Dava, davacının, davalı bankadan aldığı kredilere karşılık olmak üzere emekli maaşı hesabına konulan blokenin kaldırılması ve yapılan kesintilerin iadesi istemine ilişkin olup, mahkemece yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiştir. 5510 sayılı Yasa'nın 93. maddesi uyarınca gelir aylık ve ödeneklerin, 88. maddeye göre takip ve tahsili gereken alacaklar ile nafaka borçları dışında haczedilemeyeceği, bu fıkraya göre haczi yasaklanan gelir, aylık ve ödeneklerin haczedilmesine yönelik taleplerin, borçlunun muvafakati bulunmaması halinde, icra müdürü tarafından reddedileceği öngörülmüş, yine İİK'nın 83/a maddesi uyarınca haczi caiz olmayan mallar ve haklar ve kısmen haczi caiz olan şeyler bakımından aynı Yasa'nın 82. ve 83. maddelerinde yazılı mal ve hakların haczedilebileceğine dair önceden yapılan anlaşmaların muteber olmadığı belirtilmiştir....
nın yanında işçi olarak çalışması nedeniyle, şikayetçi işverene borçlunun almakta olduğu maaşının 1/4'ünün haczine dair maaş haciz müzekkeresi gönderildiği, kesinti yapılmaması nedeniyle, İİK'nun 355 ve devamı maddeleri gereğince üçüncü şahıs şikayetçinin mal varlığına haciz konulduğu, şikayetçinin icra mahkemesine başvurarak, haciz müzekkeresi tebliğ işleminin usulüne uygun olmadığını, ilk haciz konulan icra takip doyasındaki borç kapanmadan diğer icra takip dosyalarından dolayı maaş haczi uygulanmayacağından, gönderilen müzekkerelerde yazılı borç miktarından sorumlu olmadığını ileri sürerek hacizlerin kaldırılmasını talep ettiği, mahkemece, şikayetin kabulü ile maaş haczi için gönderilen tebligatın iptaline ve şikayetçinin mallarına konulan hacizlerin kaldırılmasına karar verildiği anlaşılmıştır. Borçlunun maaş ve ücretinin haczi, İİK'nun 355 ve devam eden madde hükümlerine göre yapılır....
Ancak, İİK'nun 83/a maddesi gereğince; "İİK'nun 82 ve 83. maddelerinde yazılan mal ve hakların haczolunabileceğine dair önceden yapılan anlaşmalar muteber değildir" hükmüne karşın, 28.2.2009 tarihinde yürürlüğe giren 5838 Sayılı Kanunun 32. maddesi ile 5510 Sayılı SGK'nun 93/1. maddesinde yapılan değişiklikle, bu fıkraya göre haczi yasaklanan gelir, aylık ve ödeneklerin haczedilmesine ilişkin taleplerin, borçlunun muvafakatı yok ise icra müdürü tarafından resen reddedileceği düzenlemesi getirilmiştir. Bu açıklamadan da anlaşılacağı üzere, haczedilmesi mümkün olmayan maaşın haczine muvafakat edilmesi halinde, bu muvafakata geçerlilik tanınarak anılan gelirlerin haczi mümkün hale getirilmiştir. 28.2.2009 tarihinden önceki muvafakatın ise, Dairemizin süreklilik arz eden içtihatlarında da belirtildiği üzere, ancak takibin kesinleşmesinden ve emekli maaşına haciz uygulanmasından sonra olması halinde geçerli olacağı gözden uzak tutulmamalıdır....
İcra Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 10/04/2015 NUMARASI : 2015/217-2015/231 Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü: İİK.nun 83. maddesi gereğince, kısmen haczi mümkün olan maaş veya ücretten, borçlu ve ailesinin geçinmesi için icra müdürünce lüzumlu olarak takdir edilen miktar indirildikten sonra kalan kısmın haczi mümkündür. Ancak haczedilecek miktar maaş veya ücretin ¼’ünden az olamaz. Bir diğer anlatımla, haczedilecek miktar en az ¼ olup, borçlunun maaş veya ücretinin miktarı ile kendisinin ve ailesinin geçinmesi için gerekli kısım nazara alınarak haczedilebilecek miktarın belirlenmesi gerekir....
Somut olayda; alacaklı tarafından iki adet bonoya dayalı olarak borçlu aleyhine 23.11.2006 tarihinde kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla takip başlatıldığını, örnek 10 ödeme emrinin 27.11.2006 tarihinde borçluya tebliğ edilerek takibin kesinleşmiş olduğu, 20.12.2006 tarihinde borçlunun Sosyal Sigortalar Kurumundan aldığı emekli maaşının 1/4'ünün haczi için müzekkere yazıldığı ve borçlunun emekli maaşının 1/4'ünün haczedilerek Şubat/2007' den itibaren emekli maaşından aylık 118TL kesinti yapıldığı, borçlunun emekli maaşı üzerine 20.12.2006 tarihinde konulan haciz devam ederken borçlunun 02.07.2007 tarihinde icra dairesine başvurarak emekli maaşı üzerinde haciz dahi olsa emekli maaşından aylık 500TL'nın haczine muvafakat ettiği, bu muvafakat uyarınca 08.01.2008 tarihinde borçlunun emekli maaşı üzerine aylık 500TL haciz konulduğu anlaşılmaktadır....
kendilerine ulaşmadığını ve usulsüz tebligata dayanılarak araçları üzerine konulan haciz işleminin iptali istemi ile icra mahkemesine başvurduğu, mahkemece şikayetin reddine karar verildiği anlaşılmıştır.Borçlunun maaş ve ücretinin haczi İİK'nun 355 ve devam eden madde hükümlerine göre yapılır....
İcra Müdürlüğü'nün 2014/3184 Esas ve 2014/3179 Esas numaralı takip dosyalarından borçlunun emekli maaşına konulmuş bir haciz olup olmadığı belirlenip, haciz konulduğunun tesbiti halinde borçlunun emekli maaşının haczi için geçerli bir muvafakati bulunmadığı da nazara alınarak oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir. SONUÇ : Borçlunun temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 29.04.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi....
-b maddesine göre; "Bu fıkraya göre haczi yasaklanan gelir, aylık ve ödeneklerin haczedilmesine ilişkin talepler, borçlunun muvafakati bulunmaması halinde, icra müdürü tarafından reddedilir." Bu düzenleme, İİK'nun 83/a maddesine göre özel nitelikte olduğundan, Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından ödenen gelir, aylık ve ödeneklerin haczinde, takibin kesinleşmiş olması şartıyla 28.....2009 tarihi sonrasında borçlunun haciz tarihinden önce hacze muvafakati geçerlidir. Ancak, borçlu tarafından verilecek bu muvafakatin herhangi bir koşula bağlı tutulmaması gerekmektedir. Aksi halde, şarta bağlı tutulan muvafakat geçerli olmayacak ve bu nedenle , emekli maaşının haczi yapılamayacaktır....
B..nda 29.03.2009 tarihine kadar belediye başkanlığı görevini yaptığını, belediye başkanı olmadan önce başka bir kamu kurumunda emekli sandığına tabi olarak çalıştığını, 2006 yılında emekli olduğunu ancak 2004 ve 2006 yılları arasında belediye başkanlığı görevini yaptığı sırada davalı belediye tarafından Sosyal Güvenlik Kurumuna ödenmesi gereken kurum karşılığı emekli keseneğinin ödenmediğinin bildirildiğini ve anılan kesintinin emekli ikramiyesinden yapıldığını belirterek sözkonusu kesintiler toplamının belediyeden tahsilini, ödenmeyen 2009 yılı Şubat ve Mart ayları maaş alacağının hüküm altına alınmasını talep etmiştir. Davalı G.. B.. vekili, davalının emekli sandığı kesenekleri de dahil sosyal güvenlik kurumuna olan tüm borçlarını yapılandırdığını, davacının maaş alacağı bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur. Dahili davalı Sosyal Güvenlik Kurum vekili davanın reddini talep etmiştir....
Bu nedenle borçlunun maaş haczine muvafakatinin iptalini talep etmiş olması sonuca etkili olmayıp, başvuru bu hali ile muvafakate dayalı olarak yapılan maaş haczinin kaldırılması talebi olarak değerlendirilmeli ve bu kapsamda incelenmelidir. İİK'nun 83. maddesi gereğince kısmen haczi mümkün olan maaş ve ücretten borçlu ve ailesinin geçinmesi için icra müdürünce lüzumlu olarak takdir edilen miktar indirildikten sonra kalan kısmın haczi mümkündür. Ancak aynı maddenin 2.fıkrasında haczedilecek miktarın maaş ve ücretin 1/4'ünden az olamayacağı belirtilmiştir. Ayrıca, kanun, borçlunun maaş veya ücretinin 1/4'ünün herhalde haczedebileceğini hükme bağlamıştır. Buna göre ücretin tamamı borçlu ve ailesinin geçinmeleri için yeterli olmasa bile, icra memuru bunun 1/4'ünü mutlaka haczetmek zorundadır. İcra memuru haczedeceği miktarın azami sınırını belirlerken borçlunun ve ailesinin ihtiyacını göz önünde bulunduracaktır....


