Somut uyuşmazlıkta; Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olan davacı borçluya yurtdışından bağlanan ve yurtdışı sigorta mercii tarafından ödenmekte olan emekli maaşının haczi prosedürü tartışma konusudur. Öncelikle belirtilmelidir ki davacı borçlunun yurtdışı sigorta mercii tarafından ödenen aylığının haczedilemeyeceği yönünde 2004 sayılı Kanun’un 82. maddesinin aradığı şekilde özel bir kanun hükmü bulunmadığından, yurtdışından alınan aylığın haczi mümkündür. Ne var ki, 5510 sayılı Kanun’un 28.2.2009 tarihinde yürürlüğe giren 5838 sayılı Kanun’un 22/2-b maddesi ile değişik 93. maddesine göre, "Bu fıkraya göre haczi yasaklanan gelir, aylık ve ödeneklerin haczedilmesine ilişkin talepler, borçlunun muvafakati bulunmaması halinde icra müdürü tarafından reddedilir." Bu düzenleme İİK.'...
Mahkemece; sözleşmedeki haksız şart niteliğindeki hükümlerle tüketicinin emekli maaşına bloke konularak kredi borcu için mahsup yapılamayacağı, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 93. maddesi uyarınca maaşın haczedilemeyeceğinin açık olduğu, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 83. maddesindeki düzenlemenin hacze muvafakate ilişkin olduğu oysa somut olayda kesintinin sözleşme uyarınca yapıldığı gerekçesiyle davanın kabulüne, davacının emekli maaşı üzerindeki blokenin kaldırılmasına, bu suretle tahsil edilen 7.964,80TL'nin davacıya iadesine karar verilmiştir. Davalı vekilinin temyiz itirazları üzerine Özel Daire; “…Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacının davalı bankadan kullandığı muaccel hâle gelmiş kredi taksitlerinin emekli maaşından alınıp alınamayacağı, ödenen bedellerin geri istenip istenemeyeceğine, bu kapsamda maaş hesabının kredi taksit ödemelerini teminen sözleşme ve verilen talimat kapsamına göre bloke edilip edilemeyeceğine ilişkindir....
maddesinin 4. paragrafında davalı bankaya davacının hesapları üzerinde hapis, takas ve mahsup yetkisi tarınmış ise de, davacının emekli maaşının bankaya olan borçlarına mahsup edilmesine dair herhangi bir muvafakatname düzenlenmemiş olması ve davacının emekli maaşının kullanmış olduğu kredilere mahsup edilmesi yönünde açık bir irade beyanının bulunmaması sebebiyle, davalı bankanın davacının SGK Emekli Maaşlarının kredi borçlarına mahsup etmesi yönündeki işlemlerinin İİK 83. maddesi ve 5510 sayılı Kanun'un 93. maddesine aykırı olduğunu mütalaa ettiği, bankacılık alanında uzman bilirkişi 20/09/2021 havale tarihli ek raporunda, davalı bankanın davacının hesabına yatan SGK Maaş Ödemelerinden, dava tarihi olan 30.09.2020 tarihine kadar toplam 22.095,23-TL kesinti yaptığını ve yapılan kesintilere uygulanan yasal faiz oranı ile dava tarihi itibarıyla işlemiş faizin 3.542,63-TL olduğunu, dava tarihinden sonra da davalının davacıya ait SGK Maaş Ödemelerinden kesinti yapmaya devam ettiğini mütalaa...
Bu fıkraya göre haczi yasaklanan gelir, aylık ve ödeneklerin haczedilmesine ilişkin talepler, borçlunun muvafakati bulunmaması halinde, icra müdürü tarafından reddedilir.” 6.3.1965 günlü Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren 538 sayılı Yasa ile değişik İİK.nun 83/a maddesi gereğince borçlunun, hacizden önceki bir dönemde haczi mümkün olmayan bir mal veya hakkın haczedilebileceğine dair alacaklıyla yapmış olduğu anlaşma geçerli değildir. Anılan maddenin amacını açıklayan gerekçesinde de “borçlunun, hacizden önce sonuçlarını tahmin edemeyeceği cihetle, bir mal veya maaş yahut ücretin haczedilemeyeceği yolunda şikayette bulunmayacağını bildirmesinin, lehine olan yasa hükmünün uygulanmasından feragat etmesinin hükümsüz sayılacağı, zira bu malın ne derece haczedilemez olduğunun borçlunun ve ailesinin haciz anındaki durumlarına göre saptanabileceği” ifade olunmuştur....
Aylarına ait EKP borçları nedeni ile borçlu şirket ve davacı ... ile dava dışı 3. kişi... adına başlatılan icra takibinde 26.02.1998 tarihinde düzenlenen 1998/1117 sayılı ödeme emrinin 03.03.1998 tarihinde.... imzasına tebliğ edildiği, 17.11.2009 tarihinde davacı ...’ün ev adresinde menkul haczi yapıldığı, haczedilen menkullerin yediemin olarak eşi ...’e bırakıldığı, 14.05.2012 tarihinde ...’e ait emekli aylıkları üzerine 1998/1117 sayılı dosyadan 844.522,02 TL borç miktarı için 1/3 oranında haciz konulması kararı alındığı ve davanın 28.01.2016 tarihinde açıldığı anlaşılmaktadır....
tüketici kredisi taksitlerinin bloke edilen emekli maaşından alınıp alınamayacağı, emekli maaşına bloke konulup konulmayacağı, ödenen bedellerin geri istenip istenemeyeceğine ilişkindir....
ın 15.02.2008 tarihinde icra müdürlüğüne gelerek mal beyanında bulunduğu ve emekli maaşından kesinti yapılmasına muvafakat verdiği, anılan muvafakat gereği borçlunun emekli maaşına haciz konulması için icra müdürlüğünce işlem yapıldığı görülmektedir. Borçlunun hakkındaki takip kesinleşmeden önce verdiği muvafakatin, icra takibinin kesinleşmesinden önce olması nedeniyle 5838 sayılı Kanun'un 32. maddesi ile değişik 5510 sayılı Sosyal Güvenlik Kanunu'nun 93/1. maddesine uygun olmadığı ve dolayısıyla geçersiz olduğu anlaşılmaktadır. O halde mahkemece, yukarıda belirtilen ilkeler çerçevesinde geçersiz olan muvafakate dayalı emekli maaş haczinin kaldırılmasına karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile şikayetin reddi yönünde hüküm tesisi isabetsizdir....
nun 21.06.2013 tarihinde icra müdürlüğüne gelerek dosya borcunun tamamına icra kefili olduğu ve İİK nun'da lehine işleyecek tüm sürelerden feragat ettiği, aynı gün şikayetçiye kalemde bizzat icra emri tebliğ edildiği ve emekli maaşın tamamının haczedilmesine muvafakat ettiği, anılan muvafakat gereği borçlunun emekli maaşına haciz konulması için icra müdürlüğünce işlem yapıldığı görülmektedir. İcra kefilinin hakkındaki takip kesinleşmeden önce verdiği muvafakatin, icra takibinin kesinleşmesinden önce olması nedeniyle 5838 sayılı Kanun'un 32.maddesi ile değişik 5510 sayılı Sosyal Güvenlik Kanunu'nun 93/1. maddesine uygun olmadığı ve dolayısıyla geçersiz olduğu anlaşılmaktadır. O halde mahkemece, yukarıda belirtilen ilkeler çerçevesinde geçersiz olan muvafakate dayalı emekli maaş haczin kaldırılmasına karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile şikayetin reddi yönünde hüküm tesisi isabetsizdir....
ne yazılan haciz müzekkeresinde “borçlunun borcundan dolayı almakta olduğu maaşının vermiş olduğu muvafakat gereğince 300 TL'sine kıdem tazminatı, vergi iadeleri, nema alacakları ile her türlü yan ödemelerine borç bitinceye kadar haciz konulduğu”nun bildirildiği, borçlunun icra mahkemesine başvurusunda haczin kaldırılmasını, haciz işleminin ¼ oranı ile sınırlandırılmasını talep ettiği, mahkemece; 'borçlunun emekli değil çalışan olduğu, maaşından 300,00 TL kesinti yapılmasına muvafakat verdiği gibi çalışanın maaşına haciz konulması için muvafakatinin gerekmediği, maaş dışında nema ve maaş kavramına girmeyen yan ödemelerin tamamının kesilmesinde yanlışlık olmadığı' gerekçeleri ile şikayetin reddine karar verildiği anlaşılmıştır. 4857 Sayılı İş Kanunu'nun 35. maddesine göre işçinin almakta olduğu aylık ücretinin ancak 1/4'ü haczedilebilir....
e ait banka hesabının normal banka hesabı mı yoksa emekli maaşı alınmasına yönelik tanımlı maaş hesabı mı olduğu ve hesaplarda bloke olup olmadığı hususlarında davacı bankaya yazı yazılmış, verilen cevapta anılı hesapların mevduat hesabı olduğu, davacının emekli maaşının da bu hesaplara yattığı ve hesap üzerinde e-haciz blokesi olduğu bildirilmiştir....


