Davacılar ... ve müşterekleri tarafından davalılar aleyhine Asliye Hukuk Mahkemesinde Mart 1290 tarih 9/18 defter varak sayılı ... 4000 dönüm yüzölçümlü çiftlik hakkında oluşturulan tarafları; “...” ve “....” ve “...” ve “...” sınırlı; Mart 1290 tarih 9/19 defter varak sayılı, ... 3000 dönüm yüzölçümlü çiftlik hakkında oluşturulan, tarafları; “” ve “...” ve “...” ve “...” ve “” sınırlı; Mart 1290 tarih 9/20 defter varak sayılı. ....7000 dönüm yüzölçümlü çiftlik hakkında oluşturulan, tarafları “ ve ”, “” ve “...”, “...”, “...” ve “...” ve “...” sınırlı tapu kayıtları ile bu kayıtlardan gelme Ağustos 1326 tarih 2, 3 ve 4 nolu ve Şubat 1962 tarih 1, 2 ve 3 nolu tapu kayıtlarına dayanılarak açılan tapu iptali ve elatmanın önlenmesi davası dava konusu taşınmazlar hakkında tutanak düzenlenmiş olması nedeniyle Kadastro Mahkemesine aktarılmıştır....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen asıl davacılar-karşı davalılar tarafından 02.11.2011 gününde verilen dilekçe ile elatmanın önlenmesi; bir kısım davalılar-karşı davacılar vekili tarafından 23.11.2011 gününde verilen dilekçe ile maliki yirmi yıl önce ölmüş hukuki sebebine dayalı olarak TMK'nın 713/1-2 nci fıkraları uyarınca açılan mülkiyetin aktarılmasına yönelik tapu iptali ve tescil istenmesine ilişkin davalarda verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesinde, Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesince hükmün onanmasından sonra bir kısım davalılar-karşı davacılar vekilinin karar düzeltme yolu ile ilamın incelenmesini istemesi sonucunda Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 2018/473 Esas ve 2018/625 Karar sayılı Kararıyla adı geçen Dairenin onama kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir....
Malik, malını haksız elinde bulunduran kimseye karşı istihkak davası açabileceği gibi her türlü haksız elatmanın önlenmesini de dava edebilir.” hükmünü amirdir. 4. Gerek öğretide ve gerekse yargısal uygulamalarda ifade edildiği üzere ecrimisil, diğer bir deyişle haksız işgal tazminatı, zilyet olmayan malikin, malik olmayan kötü niyetli zilyetten isteyebileceği bir tazminat olup 08.03.1950 tarih 22/4 sayılı İçtihatları Birleştirme Kararında, fuzuli işgalin tarafların karşılıklı birbirine uygun iradeleri ile kurduğu kira sözleşmesine benzetilemeyeceği, niteliği itibarı ile haksız bir eylem sayılması gerektiği, haksız işgal nedeniyle oluşan zararın tazmin edilmesi gerekeceği vurgulanmıştır. Ecrimisil, haksız işgal nedeniyle tazminat olarak nitelendirilen özel bir zarar giderim biçimi olması nedeniyle en azı, kira geliri karşılığı zarardır....
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; el atmanın önlenmesi ve ecrimisil istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (TMK) 683 üncü maddesinde; "Bir şeye malik olan kimse, hukuk düzeninin sınırları içinde, o şey üzerinde dilediği gibi kullanma, yararlanma ve tasarrufta bulunma yetkisine sahiptir. Malik, malını haksız olarak elinde bulunduran kimseye karşı istihkak davası açabileceği gibi, her türlü haksız elatmanın önlenmesini de dava edebilir" 2....
Asliye Hukuk Mahkemesince verilen ve kesinleşen ilâmın davalılar arasında bulunan ... ve ... .. ile akti ya da irsi bağlantı olup olmadığı ibraz olunan veraset belgesi ya da nüfus kayıtları ve gerektiğinde tanık sözleriyle saptanarak bunlar yönünden dahi ilâmın halefiyet yoluyla kesin hüküm teşkil edip etmeyeceği üzerinde yeteri kadar durulmalı, dava konusu taşınmazın sınırları içinde kalan dava dışı parsellerin yüzölçümleriyle kayıt kapsamının tayininde nazara alınmalı,....ve ... dışında kalan davacıların ... ve ... .. ile akti ya da irsi ilişkilerinin olmaması halinde ilâmın kendileri yönünde bağlayıcı olmayacağı düşünülerek, deliller ona göre değerlendirilmeli, taşınmazın sınırları içinde kalan diğer parseller ile ilgili verilip kesinleşen kararlar bulunduğu takdirde getirtilip incelenerek davaya etkisi üzerinde durulmalı, bilirkişi ve tanıklardan taşınmazın kimler tarafından hangi tarihten beri zilyet edildiği sorulmalı ve gerektiğinde her davacının taşınmaz içerisinde zilyet ettikleri...
Dava dilekçesindeki açıklaya ve dosya kapsıma göre dava, elatmanın önlenmesi, tapu iptal ve ecrimisil isteminden kaynaklanmaktadır....
Davacı... ve diğerleri tarafından davalılar aleyhine Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan tapu iptali ve elatmanın önlenmesi, davası davaya konu olan parsel hakkında tutanak düzenlenmiş olması nedeniyle Kadastro Mahkemesine aktarılmıştır. Kadastro Mahkemesinde çekişmeli parsel tutanağı ile dava dosyası birleştirilerek yapılan yargılama sonunda davanın reddine ve çekişmeli parselin payları oranında davalılar ... ve müşterekleri adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davacılar ... ve diğerleri vekili tarafından temyiz edilmiştir. Çekişmeli 157 ada 6 parsel taşınmazlar, kadastro tespiti sırasında Asliye Hukuk Mahkemesinde dava konusu olduğundan söz edilerek malik hanesi açık bırakılarak tespit edilmiştir....
ın istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesinin kaldırılmasına, asıl davacının tapu iptal ve tescil talebinin reddine, karşı davanın kabulüne, davacı karşı davalının 124 ada 2 parselde kayıtlı taşınmaza yapılan elatmanın önlenmesine, ecrimisil talebinin kısmen kabulüne 2.250,00 TL ecrimisil alacağının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davacı karşı davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, taraf vekillerince temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1....
Mahkemece, tapu kaydının çekişmeli parselleri kapsamadığı, bir an için kapsadığı kabul edilse bile, taşınmazların Medeni Kanunun yürürlüğünden önce tapu malikleri dışındaki kişiler tarafından 10 yıldan fazla süreyle zilyet edilmesi nedeniyle, Arazi Kanunnamesinin 20. ve 78. maddeleri gereğince tapu kaydına değer verilemeyeceği kabul edildiğine göre, dayanılan tapu kayıtlarının çekişmeli taşınmaza uyup uymadığı, başka bir anlatımla dava konusu taşınmazın davacılar ve katılan gerçek kişilere ait tapu kaydı kapsamında kalıp kalmadığı konusunda yapılan uygulamanın yetersiz olması bir yana, zilyetliğe dayanan davacı ve önceki zilyetlerin Medenî Kanunun yürürlüğe girdiği 1926 yılından önce zilyet olup olmadıkları, zilyetlikleri varsa ne zaman ve ne şekilde başladığı, zilyetliğin çekişmesiz, aralıksız, malik sıfatıyla devam edip etmediği konularındaki araştırma ve bu konuda toplanan deliller de hüküm kurmaya yeterli değildir....
Mahkemece, tapu kaydının çekişmeli parselleri kapsamadığı, bir an için kapsadığı kabul edilse bile, taşınmazların Medenî Kanunun yürürlüğünden önce tapu malikleri dışındaki kişiler tarafından 10 yıldan fazla süreyle zilyet edilmesi nedeniyle, Arazi Kanunnamesinin 20. ve 78. maddeleri gereğince tapu kaydına değer verilemeyeceği kabul edildiğine göre, dayanılan tapu kayıtlarının çekişmeli taşınmaza uyup uymadığı, başka bir anlatımla dava konusu taşınmazın davacılar ve katılan gerçek kişilere ait tapu kaydı kapsamında kalıp kalmadığı konusunda yapılan uygulamanın yetersiz olması bir yana, zilyetliğe dayanan davacı ve önceki zilyetlerin Medenî Kanunun yürürlüğe girdiği 1926 yılından önce zilyet olup olmadıkları, zilyetlikleri varsa ne zaman ve ne şekilde başladığı, zilyetliğin çekişmesiz, aralıksız, malik sıfatıyla devam edip etmediği konularındaki araştırma ve bu konuda toplanan deliller de hüküm kurmaya yeterli değildir....


