Türk Medeni Kanununun 683.maddesine göre de eşya üzerinde kullanma, yararlanma ve tasarrufta bulunma yetkisine sahip olan malik, malını haksız olarak elinde bulunduran kimseye karşı haksız elatmanın önlenmesi istemiyle dava açabilir. Davalı köyün, haksız elatması sabit olduğuna ve çap kaydı yol bakımından iptal edilmediğine göre, mülkiyet hakkına dayalı davanın kabulü yerine yasaya uygun düşmeyen nedenlerle reddi doğru olmadığından, karar bozulmalıdır. 2010/14597 - 2011/752 SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın istek halinde yatırana iadesine, 26.01.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 25.05.2009 gününde verilen dilekçe ile elatmanın önlenmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 25.02.2010 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Dava, kadim kullanmaya dayalı elatmanın önlenmesi ve yıkılan istinat duvarının yeniden yapılması istemleriyle açılmıştır. Davalı, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, bilirkişi rapor ve krokisinde kırmızı renkle gösterilen istinat duvarını yıkmak şeklinde oluşan davalı müdahalesinin men’ine, istinat duvarını yapmak üzere davalıya on günlük süre verilmesine karar verilmiştir. Hükmü, davalı temyiz etmiştir....
Mahkemece bozma ilamına uyularak devam eden yargılama neticesinde, asıl dava davacısı ... yönünden davanın reddine, diğer davacılar yönünden elatmanın önlenmesi talebinin kabulü ile ecrimisil talebinin kısmen kabulüne, yıkım ve birleşen dava hakkında önceki hüküm kesinleştiğinden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş olup; hüküm, davalı-tereke temsilcisi-birleşen dosya davacısı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir. Asıl dava; çaplı taşınmaza elatmanın önlenmesi, yıkım ve ecrimisil, birleşen dava ise harici satın almaya dayalı tapu iptal ve tescil isteğine ilişkindir. Öncelikle belirtmek gerekir ki; bozma kararına uyan mahkeme, bozma kararı gereğince işlem yapmak ve hüküm vermek zorundadır. Öte yandan, HMK'nin 297. maddesine uygun olarak tarafların hak ve yükümlülüklerini açıkça gösteren, tefhim ile aleniyet ve hukuki varlık kazanan kısa kararla daha sonra yazılan gerekçeli kararın uygun olması zorunludur....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 03.05.2011 gününde verilen dilekçe ile elatmanın önlenmesi ve kal istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 07.03.2012 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: _K A R A R_ Dava, komşuluk hukukuna aykırı davranışın giderilmesi isteğine ilişkindir. Davalı, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, davalının sınır ihlali oluşturacak müdahalede bulunmadığı gerekçesi ile dava reddolunmuştur. Hükmü, davacı vekili temyiz etmiştir. TMK m. 683 deki "Bir şeye malik olan kimse, hukuk düzeninin sınırları içinde, o şey üzerinde dilediği gibi kullanma, yararlanma ve tasarrufta bulunma yetkisine sahiptir....
Hukuk Dairesi Taraflar arasındaki elatmanın önlenmesi ve ecrimisil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince elatmanın önlenmesi talebi yönünden davanın kabulüne, ecrimisil talebi yönünden davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacıya ait 300 ada 10 parsel sayılı taşınmazda bulunan 24. Blok, 19....
Türk Medeni Kanununun 718.maddesine göre, arazi mülkiyeti kapsamına yapılar, bitkiler ve kaynaklar da girer. Dolayısıyla, yıkımı dava konusu yapılan binada davada taraf olmayan kayıt malikinin de hakkı bulunmaktadır. Kaldı ki, davalı adına tescil edilen taşınmaz bölümlerinde de dava dışı paylı malik ...’nın Türk Medeni Kanununun 683. maddesinden kaynaklanan mülkiyet hakkı vardır. Gerek yıkımı dava konusu edilen bina sebebiyle gerekse tapu maliki olması nedeniyle HUMK'nun 73.maddesi gereğince malik ...’nın taraf olması sağlanarak iddia ve savunması tespit edilmeden aleyhine hüküm tesisi doğru değildir. Karar açıklanan nedenlerle bozulmalıdır. SONUÇ. Yargıtay Cumhuriyet Savcılığının HUMK'nun 427/6. maddesine dayalı kanun yararına bozma isteminin kabulü ile hükmün sonuca etkili olmamak üzere BOZULMASINA, ve gereği yapılmak üzere karardan bir örneğin ve dosyanın Yargıtay Başsavcılığına gönderilmesine, 11.11.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi....
Bilahare dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: KA R A R Asıl dava, elatmanın önlenmesi, ecrimisil istemine, karşı dava tapu iptali ve tescil ikinci kademede zeytin ağaçlarının bedelinin tahsili istemine ilişkindir. Davacı vekili, 839 parsel sayılı taşınmazın maliki olduğunu, dava konusu taşınmazın 7000 m2'lik kısmının rızası dışında kullanıldığını belirterek elatmanın önlenmesi ve ecrimisil isteminde bulunmuştur. Davalı - karşı davacılar dava konusu taşınmazın 40 - 50 yıldır taraflarınca kullanıldığını, iyiniyetli olduklarını belirterek tapu iptali ve tescil ikinci kademede zeytin ağaçlarının bilirkişi raporuyla tespit edilecek bedelinin tahsilini talep etmişlerdir. Mahkemece, asıl davadaki elatmının önlenmesi talebinin kabulüne, ecrisimil isteminin kısmen kabulüne, karşı davalı ...'ın tapu iptali ve tescil isteminin reddine, tazminat isteminin kısmen kabulüne, ...'...
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ DAVA TÜRÜ : ELATMANIN ÖNLENMESİ -KARAR- Mahkeme kararındaki nitelendirmeye göre dava, elatmanın önlenmesi ve yıkım, karşı dava TMK.' nun 725.maddesine dayalı temliken tescil istemine ilişkin olup, hüküm karşı davanın davacıları tarafından temyiz edilmiştir. Yargıtay Büyük Genel Kurulunun 09.02.2012 tarih ve 1 sayılı kararı ile aynen kabul edilen ve Resmi Gazetede yayımlanarak 01.03.2012 tarihinde yürürlüğe giren hukuk dairelerine ilişkin işbölümü uyarınca temyiz incelemesi Yargıtay 14.Hukuk Dairesine ait bulunmaktadır. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, dosyanın ilgisi yönünden 14.Hukuk Dairesi Başkanlığına GÖNDERİLMESİNE,26.04.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....
Davalının kusurlu olup olmaması, kasıtlı hareket edip etmemesi, elatmanın önlenmesi davasına etkili değildir. Yeter ki, davalının eylemi ile davacının zararı arasında illiyet bağı bulunsun. Davalının hiçbir kusuru olmasa dahi, elatmanın önlenmesine, eski hale getirme ve tazminata hükmedilebilir. Kural olarak davacının zararının doğmaması için bir önlem almaması da elatmanın önlenmesi davasını etkilemez. Mahkemece yapılacak araştırmalarda somut olayın özelliği, komşu taşınmazların yerleri, nitelikleri, konumları, kullanma amaçları göz önünde tutularak, normal bir insanın hoşgörü ve tahammül sınırlarını aşan bir elatmanın bulunup bulunmadığı tespit edilmelidir. Davacının sübjektif ve aşırı duyarlılığı ile değil, objektif her normal insanın duyarlılığına göre elatmaya katlanıp katlanamayacağı araştırılmalı; sonuçta katlanılabilir, hoşgörü sınırlarını aşan bir zarar veya elatmanın varlığı tespit edildiği takdirde mülkiyet hakkının taşkın olarak kullanıldığı sonucuna varılmalıdır....
Her ne kadar mahkemece bu savunma üzerinde durulmamış bölgede 18. madde uygulaması yapılıp yapılmadığı davalılara ait yapıların bu uygulama sonucu davacılara ait zemin üzerinde kalıp kalmadığı araştırılmamış ise de, savunmada ileri sürülen bu husus sabit olsa bile bir binanın imar uygulaması sonucu başkasına ait arsa üzerinde kalması o yapı sahibine temliken tescil isteme hakkı vermeyeceğinden mahkemenin davalı ve karşı davacıların Türk Medeni Kanununun 724. maddesine dayalı temliken tescil istemini reddetmiş olması doğru, bu hususa değinen temyiz itirazları yerinde değildir. Eldeki davada 6593 parsel sayılı taşınmazın malikleri olan arsa sahipleri bina sahiplerinin açtığı Türk Medeni Kanunun 724. maddesine dayalı temliken tescil davası sebebiyle davalı konumundadır. Arsa sahiplerinin açtığı elatmanın önlenmesi ve kal talepli bir dava yoktur....


