"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : İtirazın iptali Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı itirazın iptali tazminat davasına dair karar, davacı vekili tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Davacı alacaklı tarafından, davalı borçlu hakkında, kira alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibi nedeniyle düzenlenen ödeme emrine davalı borçlunun yasal süresinde itiraz etmesi üzerine, davacı alacaklı itirazın iptali ve %40 icra inkar tazminatı isteminde bulunmuştur. Davalı cevabında davacıya 30.000 TL ödeme yaptığını, 3,000 TL borcunun depozito bedelinden mahsubu gerektiğini savunmuştur....
Davacı, davalının fabrikasından çıkan atık sular nedeniyle kırmızı biber ekmiş olduğu taşınmazın sular altında kaldığını ve mahsulünün zarar gördüğünü, zararının tahsili amacıyla başlattığı takibe davalının itiraz ettiğini belirterek yapılan itirazın iptali ile icra inkar tazminatına hükmedilmesini istemiştir. Davalı davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, itirazın iptali ile asıl alacağın %20'si tutarında icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline hükmedilmiştir. Takibe konu alacak, haksız eylemden kaynaklanmaktadır. Haksız eyleme konu zararın miktarı başlangıçta belirli olmayıp, çözümü yargılamayı gerektirmektedir. Bu nedenle, likit bir alacaktan söz edilemez. Şu durumda, olayda uygulama yeri bulunmayan İ.İ.K'nun 67/2. maddesi gereğince davalının icra inkar tazminatı ile sorumlu tutulmasına yasal olanak bulunmamaktadır....
İcra Müdürlüğünün 2013/7496 Esas sayılı dosyasında yapılan itirazın iptaline, takibin devamına, alacağın likit olmaması nedeniyle icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiş,hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir. İK’nın 67.maddesinin 2.fıkrası hükmünce, icra-inkar tazminatına hükmedilebilmesi için borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması gerekir. Burada borçlunun kötüniyetli itiraz etmiş bulunması yasal koşullardan değildir. İnkar tazminatı, aleyhinde yapılan icra kovuşturmasına itiraz edip duran ve işin itirazla çabuk bitirilmesine engel olan borçluya karşı konulmuş bir yaptırımdır. Bunlardan ayrı, alacağın likit ve belli olması gerekir. Daha geniş bir açıklama ile borçlu tarafından alacağın gerçek miktarı belli, sabit ve belirlenmek için bütün unsurlar bilinmesi mümkün nitelikle olması yeterlidir....
Davalı vekili cevabında, müvekkilinin davacıya borcu bulunmadığını, alacak likit olmadığından icra inkar tazminatı talep edilemeyeceğini belirterek davanın reddini istemiştir. Mahkemece iddia, savunma ve toplanan delillere göre davacının davalıdan 4.119.67.-TL.alacağı bulunduğu, talebin haklı olduğu gerekçesiyle davalının itirazının iptali ile takibin devamına, koşulları oluşmayan icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından icra inkar tazminatı yönünden temyiz edilmiştir. İtirazın iptali davalarında davacı alacaklı lehine tazminata hükmedilebilmesi için davalının itirazında haksız olması ve alacağın likit bulunması gerekir. Satım sözleşmesine konu davalının ticari defterinde kayıtlı alacak, davalı tarafından hesaplanabilir ve bilinebilir nitelikte olduğundan likittir. Bu nedenle davacı alacaklı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle reddinde isabet görülmemiştir....
İcra Müdürlüğü’nün 2007 / 2653 sayılı icra dosyası ile Kasım 2005-Mart 2007 arası aylar kirası ile aylık 62 TL’den Nisan-Mayıs-Haziran 2007 ayları kira farkı 6.272 TL'nin tahsili için haciz ve tahliye istekli icra takibi yapmış, davalının takibe itiraz etmesi üzerine itirazın iptali ve takibin devamı yönünden işbu dava açılmıştır. Davalılar vekili davanın reddine karar verilmesini savunurken davacının % 40 icra inkar tazminatına mahkum edilmesini de talep etmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonucu davalı kiracının Mart 2007 ayına kadar kira bedellerinin ödenmiş olması nedeniyle Nisan-Mayıs-Haziran 2007 ayları kira farkı yönünden davanın kısmen kabulü ile 186 TL kira alacağı üzerinden itirazın iptaline karar verilmesine rağmen davanın reddedilen kısmı üzerinden davalıların talep etmiş olduğu icra inkar tazminatı konusunda olumlu-olumsuz bir karar verilmemesi doğru görülmediğinden hükmün icra inkar tazminatına hasren bozulması gerekmiştir....
Mahkemece, davanın kabulü ile Tuzla İcra Müdürlüğünün 2004/283 esas sayılı dosyasına davalının vaki itirazının iptaline, icra takibinin aynen devamına, şartları bulunmadığından icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiş; hüküm,, davacı ve davalı tarafından temyiz edilmiştir. 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının tüm temyiz itirazının reddi gerekir. 2-Davacı itirazın iptali ile birlikte inkar tazminatı talebinde bulunmuştur. İİK. 67. maddesi hükmüne göre dava konusu alacak likit ve muayyendir. Bu nedenle mahkemece, davacı lehine inkar tazminatına hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde bu kalem isteğin reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. 3-Davacı 509.000 DM karşılığı 435.016.914.000 Tl. üzerinden icra takibi yapmış borçlunun itirazı üzerine itirazın iptali ile %40 oranında inkar tazminatı istemiştir....
Gerekçe: 1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir. 2-Taraflar arasındaki uyuşmazlık, icra inkar tazminatı şartlarının oluşup oluşmadığı noktasında toplanmaktadır. İtirazın iptali davasında borçlunun haksızlığına karar verilmesi halinde ve alacaklının talep etmiş olması şartıyla, borç miktarının Kanunda gösterilen orandan az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına hükmedilir. İcra inkar tazminatına karar verilebilmesi için alacağın belirli ya da belirlenebilir olması gerekir. Ancak, hak tartışmalı ise icra inkar tazminatına hükmedilemez. Alacağın likit olması şartıyla itirazın iptali davası sonunda borçlunun itirazının kısmen kabulü halinde dahi, kabul edilen kısım bakımından icra inkar tazminatına hükmedilmelidir. İcra inkar tazminatı, asıl alacak bakımından söz konusu olur....
Ancak, hak tartışmalı ise icra inkar tazminatına hükmedilemez(Yargıtay HGK. 4...borcun bir kısmına itiraz etmek istediğinde, itiraz ettiği kısmı açıkça göstermek zorundadır. Borçlu buna uymaz ve borcun tamamına itiraz ederse, itirazın iptali davası sonucunda borçlu olduğu miktar bakımından icra inkar tazminatı ödemekle yükümlüdür. Alacağın likit olması şartıyla, itirazın iptali davası sonunda borçlunun itirazının kısmen kabulü halinde dahi, kabul edilen kısım bakımından icra inkar tazminatına hükmedilmelidir. İcra inkar tazminatı, asıl alacak bakımından söze konu olur. İşlemiş faiz isteği yönünden icra inkar tazminatına hükmedilmesi mümkün değildir....
Mahkemece yapılan yargılama toplanan deliller, benimsenen bilirkişi raporuna göre, davanın kabulüne, itirazın iptali ile takibin 4.956.00 TL’ye takip tarihinden tahsil tarihine kadar yıllık %29 oranını aşmayacak şekilde ve değişen oranlarda ticari faiz uygulanmak suretiyle devamına, davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiş, hüküm icra inkar tazminatı talebinin reddinin doğru olmadığı gerekçesiyle davacı vekilince temyiz edilmiştir. Dava konusu alacak taraflar arasındaki ticari ilişki nedeniyle düzenlenen faturaya dayalı bir alacak olduğundan likit (bilinebilir, hesaplanabilir, belirlenebilir) niteliktedir. Bu durumda mahkemece İİK.nun 67/2.maddesi uyarınca talepte gözetilerek davacı yararına icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekirken bu yöndeki talebin reddi isabetsiz ise de, belirtilen yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden 438/7.maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür....
İcra Müdürlüğü'nün 2012/11069 sayılı takip dosyasına davalı tarafından yapılan itirazın kısmen iptaline, 5.510,00 TL net kıdem tazminatı fark alacağı, 4.825,51 TL net ihbar tazminatı fark alacağı, 6.499,05 TL net 4 aylık işe başlatmama tazminatı, 3.079,90 TL net 4 aylık boşta geçen süre ücret alacağı farkı ile 216,18 TL faiz alacağı toplamı üzerinden takibin devamına ve icra inkar tazminatı talep koşulları oluşmadığından inkar tazminatı takdirine yer olmadığına karar verilmiştir. Somut olayda davacı işçi, işe başlatılmaması nedeniyle boşta geçen dört aylık süre ücreti, dört aylık işe başlatmama tazminatı farkı, kıdem tazminatı farkı, ihbar tazminatı farkı ile işlemiş faiz alacağını talep etmiş, davalı işverenin takibe itirazı üzerine itirazın iptali ile icra inkar tazminatına hükmedilmesini istemiştir. Davacının iş sözleşmesinin haksız olarak feshedildiği tarihte aldığı ücret taraflar arasında ihtilaflı değildir. Davacının ücret alacağı, işverence bilinebilecek durumdadır....


