İdare Mahkemesince; davacının, hukuka aykırılığı yargı kararı ile tespit edilen işlem nedeniyle, 19/04/2007-12/01/2010 tarihleri arasında görevinin başında bulunamayarak, bu döneme ilişkin maaşlarını, davalı idarenin kusuru sebebiyle alamadığı dikkate alındığında, belirtilen tarihler arasında yoksun kaldığı maaş tutarının ödenmesinin gerektiği, döner sermaye ek ödemesi yönünden ise; döner sermaye işletmesine fiilen katkı sağlayan personele ödenmesi öngörülen ek ödemenin, açıkta kaldığı dönem için, davacıya ödenmesinin mümkün olmadığı gerekçesiyle, 19/04/2007-12/01/2010 tarihleri arasında yoksun kaldığı maaşlarının tahakkuk ettirilmesi gereken tarihlerden itibaren uygulanacak yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine, döner sermaye ek ödemelerinin ödenmesine karar verilmesi isteminin ise reddine karar verilmiştir....
oranında yararlandırıldığı, Tıp Fakültesi kadrosunda bulunan uzmanlık eğitimi görenlere ise % 100 oranında ödeme yapıldığının anlaşıldığı, 2547 sayılı Yükseköğretim Yasasının 58/a maddesinde, öğretim elemanlarına ödenecek döner sermaye payının gösterildiği, Yasada kadroya atanma şartının aranmayıp sadece görevli olanlardan bahsedildiği, dava konusu olayda davacı, Tıp Fakültesinde görevlendirilmiş olduğundan ve Tıp Fakültesi kadrosunda bulunan araştırma görevlileri ile aynı görevi yaptıklarından % 50 oranında döner sermaye payı verilmesinin açıkça hukuka aykırı olduğu, olayda döner sermaye payı her ayın ilk haftası içinde ödenmekte olup, davacı da döner sermaye payının % 100 oranında ödenmesi istemiyle 17.3.1994 tarihinde başvurmuş, istemi 2.5.1994 günlü yazı ile reddedilmiş, bu işlem davacıya 3.5.1994 günü tebliğ edilmiş ve 4.5.1994 tarihinde dava açıldığına göre, 2577 sayılı Yasanın 12....
ve dava etmiştir....
verildiği, davalı idarece yapılan hesaplama sonucu bahsedilen tarihlerde davacıya ödenebilecek ek döner sermaye miktarının 133.803,10TL olarak hesaplandığı görülmüş olup, davacının mahrum kaldığı ek döner sermaye miktarı olan 133.803,00 TL'nin hak ediş tarihlerinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesi gerektiği sonucuna varıldığı gerekçesiyle, Davacının ek döner sermaye ücreti ödenmesi isteminin kabulüyle ile 133.803,00-TL maddi tazminatın hak ediş tarihlerinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı idarece davacıya ödenmesine; maaş ve sabit döner sermaye ücretine ilişkin 25.650,00 TL yasal faiz ödenmesine ilişkin kısmı yönünden davanın süre aşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir....
Sağlık kurum ve kuruluşlarında Bakanlıkça belirlenen hizmet sunum şartları ve kriterleri de dikkate alınmak suretiyle, bu ödemenin oranı ile esas ve usûlleri; personelin unvanı, görevi, çalışma şartları ve süresi, hizmete katkısı, performansı, tetkik, eğitim-öğretim ve araştırma faaliyetleri ile muayene, ameliyat, anestezi, girişimsel işlemler ve özellik arz eden riskli bölümlerde çalışma gibi unsurlar esas alınarak Maliye Bakanlığının uygun görüşü üzerine Sağlık Bakanlığınca çıkarılacak yönetmelikle belirlenir." hükmüne, aynı maddenin ikinci fıkrasında ise; "Bakanlık merkez teşkilatı ile Türkiye Halk Sağlığı Kurumu (laboratuvarlar hariç) ve Türkiye Kamu Hastaneleri Kurumunun merkez teşkilatında görev yapanlar dışındaki personele, döner sermaye gelirlerinden, ... ... ... dördüncü fıkra uyarınca Bakanlık döner sermaye hesabına aktarılan tutardan birinci fıkrada belirtilen esaslar çerçevesinde bir ayda yapılacak ek ödemenin tutarı, ilgili personelin bir ayda alacağı aylık (ek gösterge dâhil...
Kurum ve Kuruluşlarında Görevli Personele Döner Sermaye Gelirlerinden Ek Ödeme Yapılmasına Dair Yönetmelik uyarınca, tavan ek ödeme tutarına esas (7) katsayı üzerinden ödeme yapıldığı, davalının unvanına uygun katsayının bu olup-olmadığının belirlenmesi ile eldeki davada davalıya döner sermaye payından alması gereken miktardan fazla bir ödemenin yapılıp yapılmadığı, dolayısıyla sebepsiz zenginleşme olgusunun gerçekleşip gerçekleşmediği, hususlarının araştırılması gerekmektedir....
TÜRK MİLLETİ ADINA Hüküm veren Danıştay Sekizinci Dairesince işin gereği görüşüldü: Uyuşmazlık, … Üniversitesi … Tıp Fakültesinde Yardımcı Doçent kadrosunda görev yapan ve 6.10.1992 tarihinde doçent ünvanını alan davacının 31.12.1989 tarihinden sonra doçent ünvanını aldığından bahisle doçent ünvanı üzerinden değil, işgal ettiği Yardımcı Doçent kadro ünvanı üzerinden döner sermaye katkı payından yararlandırılmasından doğmuştur. 2547 sayılı Yüksek Öğretim Kanununun 58. maddesinin 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile değişik 4. fıkrasında; "Her eğitim ve öğretim, araştırma ve uygulama birimi veya bölümü ile ilgili öğretim elemanlarının katkısıyla toplanan döner sermaye gelirlerinin en az yüzde otuzu, o kuruluş veya birimin araç, gereç, araştırma ve diğer ihtiyaçlarına ayrılır....
yayımı tarihinden itibaren 31.12.1989 tarihine kadar, kadro şartı aranmaksızın profesörlüğe yükseltilecek olanlar ile doçent ünvanını kazanmış olanların bulundukları kadrolarda, doçent ve profesör ünvanlarının sağladığı bütün hak ve yetkilerden yararlanacakları, aynı yasanın 375 sayılı KHK ile değişik Döner Sermaye başlıklı 58....
Genel hayat tecrübesi ve kültürünün sonucu olarak herkes gibi hakimin de bildiği konularda bilirkişi dinlenmesine karar verilemeyeceği gibi, hakimlik mesleğinin gereği olarak hakimin hukuki bilgisi ile çözümleyebileceği konularda da bilirkişi dinlenemez. Her halde seçilecek bilirkişinin mesleği itibarıyla konunun uzmanı olması gerekir. Somut olayda, mahkemece yargılama sırasında bilgisine başvurulan “tıbbi histoloji ve kadın doğum uzmanları” bilirkişilerin raporları doğrultusuda karar verilmiştir. Rapor düzenleyen bilirkişilerin döner sermaye ödemeleri konusunda uzman olmadığı bu nedenle bilirkişi olarak dinlenemeyeceği kuşkusuzdur. Uzman bilirkişi tarafından davalıya yapılan döner sermaye ödemelerinin yersiz olup olmadığı, mevzuata uygunluğu ve miktarının denetime elverişli bir şekilde hesaplanması gerekir....
Davalı cevabında, kendisinin ek ödeme için bir talebi olmadığını, kurs sırasında ek ödemenin kesileceğinin de bildirilmediğini, 60 günlük sürenin geçtiğini belirterek davanın reddini dilemiştir. Mahkemece; 60 günlük dava açma süresi geçtikten sonra dava açıldığından bahisle davanın reddine karar verilmiş, hükmü davacı vekili temyiz etmiştir. Dosya kapsamından, davalıya yapılan ödemenin daha önce bu yolda alınmış bir idari karara dayandığı iddia ve ispat edilmediği anlaşılmaktadır. Davalıya yapılan ödemenin hatadan kaynaklandığı ve hatalı ödemenin 2007 Ocak-Haziran ayları arasında tarihinde yapıldığı ve davanın ise 25.03.2009 tarihinde açıldığı sabittir. BK.nun 62. maddesi gereğince, borç olmayanı rızası ile ödeyen kimse yanlışlığa düştüğünü ispat ettiği takdirde ödediğini geri isteyebilir. Bu madde de belirtilen yanlışlık eda ile ilgili olup, edada bulunanda bağışlama irade ve arzusunun bulunmadığını gösteren bir yanılmadır....


