Davalı vekilinin temyiz dilekçesine eklediği ödeme belgesi ve temyiz dilekçesinde, davalının dosya kapak hesabı olan 1.341 TL'yi 19.01.2015 Pazartesi tarihinde icra dosya numarasını da bildirmek suretiyle ... Şubesinden ....İcra Müdürlüğü'nün .... nezdindeki hesabına banka havalesi ile yatırdığını belirtmiştir. Ödeme belgeleri borcu sonlandıran belgelerden olup yargılamanın her aşamasında dikkate alınmalıdır. Mahkemece, davalı tarafın temyiz dilekçesine eklediği ödeme dekontu değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekmektedir. Karar bu nedenle bozulmalıdır. SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davalının temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428 ve İİK.nın 366.maddesi uyarınca kararın BOZULMASINA ve istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 15/06/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....
İcra Dairesi'nin 2013/3298 Esas nolu dosyasında ilamlı icra yoluyla ve faize dair alacaklarını saklı tutarak takip başlattıklarını, teminat mektubunun davalı tarafından 03.04.2013 tarihinde davacıya iade edildiğini, anılan takip dosyasında yaptırdıkları kapak hesabına göre takip tarihi olan 15.02.2013 tarihi ile ödeme tarihi olan 03.03.2013 tarihi arasında faiz alacaklarının 37.359,03 TL olarak hesaplandığını, davacı şirketin faize dair alacağını saklı tuttuğu için bu sefer davalı aleyhine davaya esas Ankara 8. İcra Dairesi'nin 2014/12605 Esas nolu dosyasında kapak hesabına göre hesaplanan faiz alacağını tahsil amacıyla başlattığı icra takibine davalının itiraz ettiğini belirterek, itirazın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir....
CEVAP Alacaklı vekili cevap dilekçesinde; şikayetin süresinde yapılmadığını, icra emrinin hatalı tanzim edilmediğini, itirazın iptali davasında verilen kararın kesinleştiğini, borçlunun dosya borcunun tamamının ödendiğine dair hiçbir somut delil sunmadan, icra dosyasının kapak hesabının yanlışlığından bahisle, takibin önce durdurulması sonrada iptalini talep ettiğini, ilamda yazılı tahsilatın, tahsil harcı ödenmediği için kapak hesabında görünmediğini, kapak hesabının çıkarılmasında müvekkilinin herhangi bir müdahalesi olmaması sebebiyle, aleyhe yargılama gideri ve ücreti vekalete hükmedilmemesi gerektiğini beyan ederek şikayetin reddini istemiştir. III....
Takip dosyasının incelenmesinde; muteriz borçlulara 15/04/2014 tarihinde örnek 10 nolu ödeme emrinin tebliğ edildiği, borçluların, 20/04/2015 tarihinde, yasal sürede icra mahkemesine başvurarak borca itiraz ettikleri, dosya borcunun ise itiraz tarihinden sonra yapılan kapak hesabına göre, diğer borçlu ... tarafından 03/06/2015 günü itirazi kayıt ile ödendiği görülmektedir. Her dava ve şikayet, davanın açıldığı (itirazın yapıldığı) andaki şartlara göre değerlendirilir. (Hukuk Genel Kurulu’nun 2011/12-177 esas, 2011/300 karar sayılı 11.05.2011 tarihli kararı) Açıkça davadan vazgeçilmeksizin, borcun cebri icra tehdidi altında ödenmesi davayı konusuz kılmaz. Kaldı ki, somut olayda, borçluların rızaen yaptığı bir ödeme bulunmayıp, takibe konu borç diğer borçlu ciranta tarafından ödenmiştir....
Açıklanan maddi ve hukuki olgular çerçevesinde, davacının bu dosya kapsamında talep edebileceği alacak olarak sadece kabul edilen borç miktarı olan 30.345,00 TL'nin icra takip tarihi olan 23.07.2014 ilâ ödeme tarihi olan 07.08.2014 tarihleri arasında işlemiş faiz alacağı kalmıştır. Mahkemece açıklanan bu duruma göre davanın sonuçlandırılması yerine davacı tarafından yapıldığı anlaşılan icra dosyası kapak hesabına göre davanın sonuçlandırılması doğru olmadığı gibi dava tarihi itibariyle davalı borçlunun takip dosyasına konu borç aslının tamamını ödediği anlaşıldığından ortada likit bir alacağın varlığı söz konusu olmadığından icra inkâr tazminatı isteminin de reddi yerine kabulüne karar verilmiş olması doğru değildir. Kararın açıklanan nedenlerle bozulması gerekmiştir....
hizmetine istinaden borçlu ------- tarafından hizmet bedelini ödeme yükümlülüğü yerine getirmediğini, iş bu sebeple davacı şirket tarafından alacağına kavuşabilmek adına borçlu şirket hakkında icra takipleri başlattığını, davacı şirket tarafından ---- asıl alacağına istinaden------ dosya ile ilamsız icra takibi başlattığını, söz konusu takipten kaynaklanan ---- ------tarihli kapak hesabına istinaden ------ alacağı bulunduğunu, yine davacı şirketin tarafından ---- asıl alacağına istinaden----- dosya ile ilamsız icra takibi başlattığını, söz konusu takipten kaynaklanan ------- tarihli kapak hesabına istinaden ----- alacağı olduğunu,--- alacak kaydı dilekçeleri, iş bu iki takipten kaynaklanan kapak hesaplarına istinaden alacakları bildirilmiş olup, ekinde tarafların imzalamış oldukları sözleşme, ----- tarihi itibari ile icra dosyalarından alınan kapak hesapları, takibe konu faturaları eklenerek talepte bulunduklarını, ancak ------ tarafından ----- tarihinde----- alacaklarının kesinleşme...
.-------------- sayılı dosyasında takibin kesinleşip kesinleşmediği sorularak duruşma tarihi itibariyle kapak hesabı istenmiş, düzenlenen kapak hesabına göre ---------duruşma tarihi itibariyle kesinleşen alacak tutarının ---------- olduğu tespit edilmiş, ayrıntıları duruşma zaptında ve davetiyenin üzerinde dökümü yapılan depo emrinin------- --------- tarihli --------- Gazetesinde ilanen davalıya tebliğ edildiği, depo tutarının yatırılmadığı anlaşılmıştır. Dava; kambiyo senetlerine özgü iflas yoluyla takipte, takibe itiraz olmaması nedeniyle kesinleşmiş olduğundan borçlunun iflasına karar verilmesi talebi ile açılan iflas davasıdır....
Somut olayda, temyizen incelenmesi istenen karar, davacı vekili tarafından temyize konu edilen 08/04/2022 tarihli dosya kapak hesabına ilişkin 52.270,00 TL olup, anılan kararın temyiz kabiliyeti bulunmamaktadır. Buna göre, Dairemizce incelenmesi istenen Bölge Adliye Mahkemesi kararı, İİK’nun 365/1-son maddesinde belirtildiği üzere KESİN nitelikte olduğundan, 5311 sayılı Kanunla değişik İİK'nun 364. maddesi ve 6100 sayılı HMK'nın 366.maddesinin göndermesi ile uygulanması gereken aynı Kanunun 352.maddesi uyarınca temyiz başvuru talebinin (REDDİNE), 23.05.2024 gününde oy birliğiyle karar verildi....
Hakkında iflas kararı verildiği, davacı alacaklı vekilince 95 kayıt numarası ile taplam 454.981.87 TL alacak kaydı başvurusunda bulunulduğu, sunulan alacak kayıt dilekçesi ve eklerinin incelenmesinde, icra kapak hesabına dayalı belgelerden başka belge sunulmadığından talep edilen miktarın tamamının reddine kararı verildiği, sıra cetveli ilanı 09/02/2020 tarihinde ......
kaybı tespiti için yapılan ekspertiz ücreti, vekalet ----olmak üzere alacağını talep edebileceği, takibe ve davaya konu edilen 250,00 TL tutarındaki hizmet bedeli faturasının -- belirli olmadığından bu fatura karşılığı alacağın davalı sigorta şirketinden talebin yerinde olmadığı değerlendirilerek ---- kapak hesabı aldırıldığı, kapak hesabına göre davacının davalı sigorta şirketinden kısmi ödeme tarihi itibari ile 624,18 TL bakiye alacağının olduğu, davalı sigorta şirketi tarafından--- kısmi ödemede bulunulduğu,-- miktarın sehven başka dosya alacaklısına ödendiği, hizmet bedeli faturasının neye ilişkin olduğunun belirli olmadığından kısmi borca itirazın haklı olduğu, davacı tarafa kısmi ödemenin İcra Dairesince yapılmadığından itirazın iptali davası açmasında kötü niyetli olmadığı anlaşılmakla; davanın kısmen kabulüne dair karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur....


