WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 03 Haziran 2026

Dava, tespit davası şeklinde açılmış ancak mahkemece delil tespiti olarak değerlendirilmiş ve değişik işler esasına kaydedilerek talep reddedilmiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 400. maddesinde düzenlenen delil tespiti, ileride açılacak veya açılmış olan bir dava ile ilgili delillerin bazı şartlar altında zamanından önce toplanıp emniyet altına alınmasını sağlamak için kabul edilmiş bir kurumdur. Tespit davası başlı başına bir dava iken delil tespiti bir dava içinde kullanılacak delillerin tespiti için başvurulan bir yoldur. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun Geçici 3. maddesi gereğince, bölge adliye mahkemelerinin göreve başlama tarihinden önce aleyhine temyiz yoluna başvurulmuş olan kararlar hakkında, kesinleşinceye kadar 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 427. ila 454. madde hükümlerinin uygulanmasına devam olunacaktır. Aynı Kanun'un 427. maddesinde de temyizi kabil kararlar sayılmış; nihai kararların temyiz edilebileceği belirtilmiştir....

İtiraza uğrayan delil tespiti raporuna itibar edilemez. Delil tespiti isteyenin haklarını korumak için zorunluluk varsa veya acele hallerde mahkemece karşı tarafa tebligat yapılmadan delil tespiti yapılabilir, ancak bu durumda mahkemece delil tespiti tutanağının ve bilirkişi raporunun bir sureti derhal karşı tarafa tebliğ edilmelidir. Dava öncesinde yaptırılan tespit dosyasında delil tespit tutanağı ve bilirkişi raporu davalıya tebliğ edilmemiştir. Davalı tarafa tebliğ edilmeyen delil tespiti dosyasındaki bilirkişi raporu esas alınarak hüküm verilemez....

in temsilci olarak atanması talebine ilişkin olup, mahkemece talep HMK'nın 400 ve devamı maddelerine uygun görülerek yerinde delil tespiti yapılıp, bilirkişi raporu alınmış ve davacıların inşaatın gelmiş olduğu seviye itibari ile yüklenicinin edimini üstlenme talebinin reddine dair verilen karar, yasal süresi içerisinde davacılar tarafından temyiz edilmiştir.Bu davada olayları anlatmak taraflara, olayın hukuki yorumunu yapmak ise mahkemeye aittir. Davacının talebi TBK'nın 113. maddesinde düzenlenen nama ifaya ilişkin olup, delil tespiti hükümlerine göre değerlendirme yapılıp karar verilemez. Mahkemece değişik iş defterine kaydedilerek HMK 400 ve devamı maddeleri delil tespiti hükümlerine göre değerlendirilip hüküm kurulması doğru olmamıştır. O halde mahkemece yapılacak iş, talebin nama ifa niteliğinde olması nedeniyle dosyanın esasa kaydının sağlanıp, yazılı yargılama hükümlerine göre yargılama yapılıp hüküm verilmesinden ibarettir....

Delil tespitinin konusunu maddi vakıalar oluşturur ve bilirkişi raporunda belirtilen zarar miktarı davacı lehine kazanılmış hak doğurmaz. Yani delil tespiti kesin delil niteliğinde değildir. Somut olayda; davacılar vekili tarafından, davadan önce yaptırılan delil tespiti dosyasına sunulan bilirkişi raporunda; davacıların ürününün zarar gördüğü ve zararın miktarı bildirilmiştir. Delil tespiti dosyasının içeriğinden, bu raporun davalı yana tebliğ edildiği ve davalı vekilinin de anılan rapora itirazlarını içeren dilekçe sunduğu, yargılama aşamasında da yapılan delil tespitini kabul etmediklerini belirttiği anlaşılmaktadır. Bu nedenle, tespit dosyasına sunulan bilirkişi raporu, davalılar aleyhine bir delil olarak kabul edilemez....

Delil tespiti tek başına bir dava olmadığından, aynı kanunun 185. maddesinde sayılan sonuçları doğurmayacağı gibi, bu talebe karşı üçüncü kişiler müdahale edemez ve karşı dava da açılamaz. Kural olarak, delil tespiti karşı taraf da hazır olmak üzere (her iki tarafın huzurunda) yapılır. Fakat, karşı taraf, usulüne uygun biçimde davet edildiği halde, gelmezse delil tespiti gıyabında yapılır. Mahkeme, delil tespitinin karşı tarafın yokluğunda yapılmasına da karar verebilir. Delil tespitinin karşı tarafın yokluğunda yapılmış olması halinde, mahkeme, dilekçeyi ve delil tespiti tutanağı ile varsa bilirkişi raporunun bir suretini derhal karşı tarafa tebliğ etmek zorundadır (m. 372/I-II). Aksi halde, karşı tarafa tebliğ edilmemiş olan delil tespiti tutanağı, davada delil olarak kullanılamaz. Delil tespiti kararı, nihai bir karar olmadığından temyiz edilemez. Fakat karşı taraf, delil tespiti kararı icra edilinceye (delil tespiti yapılıncaya) kadar delil tespiti kararına itiraz edebilir....

Bu sebeple mahkemece davalı tarafın yokluğunda yapılan delil tespiti ile alınan ve itiraza uğrayan, yetersiz delil tespiti bilirkişi raporunun hükme esas alınması usul ve yasaya aykırıdır....

Tespit davası başlı başına bir dava iken delil tespiti bir dava içinde kullanılacak delillerin tespiti için başvurulan bir yoldur. Nitekim davaya konu olayda istek dava şeklinde değil Mahkemenin değişik işler esasına kaydedilerek değerlendirilmiştir. 6100 sayılı HMK'nın Geçici 3. maddesi gereğince, bölge adliye mahkemelerinin göreve başlama tarihinden önce aleyhine temyiz yoluna başvurulmuş olan kararlar hakkında, kesinleşinceye kadar 1086 sayılı HUMK'nın 427 ila 454. madde hükümlerinin uygulanmasına devam olunacaktır. Aynı yasanın 427. maddesinde de temyizi kabil kararlar sayılmış; nihai kararların temyiz edilebileceği belirtilmiştir. Delil tespiti kararı nihai kararlardan olmadığından temyizi mümkün değildir. Açıklanan bu nedenle temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir....

Sulh Hukuk Mahkemesi Talep eden vekili tarafından, 21.06.2022 tarihinde verilen dilekçeyle delil tespiti istenmesi üzerine yapılan inceleme sonunda; istemin hukuki yarar yokluğundan reddine dair kesin olarak verilen 22.06.2022 tarihli çekişmesiz yargı işinin İzmir Bölge Adliye Mahkemesince 1. Hukuk Dairesince istinaf yoluyla incelenmesi delil tespiti isteyen vekili tarafından talep edilmiştir. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesince istinaf talebinin 6100 sayılı HMK'nın 352. maddesi gereğince usulden reddine dair kesin olarak verilen kararın delil tespiti isteyen tarafından temyiz edilmesi üzerine İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi tarafından 18.10.2022 tarihli ek kararı ile temyiz talebinin reddine karar verilmiştir. Temyiz talebinin reddine dair ek kararın delil tespiti isteyen vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya ve içeriği incelenerek gereği görüşülüp düşünüldü....

Delil tespiti dosyasının içeriğinden, bu raporun davalı yana tebliğ edilmediği, davalı yanın yargılama aşamasında delil tespitini kabul etmediği,davanın reddini istediği anlaşılmaktadır. Bu nedenle, tespit dosyasına sunulan bilirkişi raporu, davalı aleyhine bir delil olarak kabul edilemez. Mahkemenin, yeni bir bilirkişi incelemesi yaptırmaksızın, delil tespiti dosyasına sunulan bilirkişi raporuna dayanarak hüküm oluşturması anılan nedenlerle isabetli bulunmamıştır. Bu durumda, mahkemece yapılacak iş; başka bir uzman bilirkişiye yeni bir bilirkişi raporu hazırlatmak, davalı yanın itirazlarını karşılayan, Yargıtay ve taraf denetimine elverişli rapor hazırlamasını sağlamak; oluşacak sonuç dairesinde bir karar vermektir. Yeterli inceleme ve araştırma yapılmadan delil tespiti raporuna dayanılarak hüküm kurulması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir....

yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden 6100 sayılı HMK.nun geçici 3/2. maddesi delaletiyle 1086 sayılı HUMK.nun 438/7. maddesi gereğince delil tespiti dosyası giderlerinin davanın kabul ve red oranına göre yargılama giderlerine eklenerek hükmün düzeltilmesi uygun görülmüştür....

UYAP Entegrasyonu