Yukarıda yapılan açıklamalar ışığında davalı tasfiye memurunun ve diğer davalı şirket müdürünün TTK m. 541 ve 553 hükümleri uyarınca sorumluluklarından bahsedebilmek için, dava konusu alacağın varlığını bilmelerine rağmen yükümlülüklerini kusurlarıyla ihlal ederek şirket mevcudunu haksız olarak dağıtmak ve tasfiyeyi sonlandırmak suretiyle davacıya zarar vermiş olmaları gerektiği, davalı tasfiye memurunun dava konusu alacaktan tasfiye öncesinde haberdar olduğuna dair dosyada bir delilin bulunmadığı, söz konusu alacak davasında davalı tasfiye memuru ----- tarihli duruşma için tebligat düzenlendiği, buna göre bu tarih itibarıyla alacaktan haberdar olduğunun kabul edilebileceği, bu konuda davacı tarafça dosyaya aksine bir delil sunulmadığı, aynı şekilde diğer davalı şirket yetkilisininde tasfiye memurunun seçiminde özensiz ve kusurlu davrandığının ispat edilemediği, yine aynı şekilde tasfiye sürecinde TTK m. 541/4 uyarınca haksız olarak ödenen bir tutarın bulunup bulunmadığının da dosya kapsamından...
Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 26/01/2016 tarih ve 2015/1003-2016/37 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı tasfiye memuru ... vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin işçilik alacakları ile ilgili olarak ... San. ve Tic. Ltd. Şti'ne karşı dava açtığını, dava açıldıktan sonra davalı tasfiye memurunun bilerek şirketin tasfiyesini tamamladığını, müvekkilinin açtığı işçilik alacakları davasında şirketin ihyasına yönelik dava açmak üzere süre ve yetki verildiğini ileri sürerek, şirketin ihyasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili, müvekkilinin yasal hasım olduğunu yargılama giderlerinden sorumlu tutulamayacağını belirtmiştir....
Ek tasfiye işlemlerinin de aynı tasfiye memuru tarafından yapılması uygun görülmüş ve yeni bir tasfiye memuru atanmamıştır. Davalı -----, yasal hasım konumunda olup, tasfiyenin usulsüz kapatılmasından dolayı kusur ve sorumluluğu bulunmamaktadır. Bu nedenlerle, bu davalı harç, yargılama giderleri ve karşı yan vekalet ücretinden sorumlu tutulmamıştır. Diğer davalı tasfiye memurunun sorumluluğuyla ilgili olarak yapılan incelemede, ihyası istenen şirketin tasfiyesinin ------sayılı dosyasının açılış tarihinin tasfiyenin tamamlanmasından önceye ilişkin olduğu, bu durumda davalı tasfiye memurunun ihya davası açılmasına sebebiyet verdiği anlaşılmakla, harç, yargılama giderleri ve karşı yan vekalet ücretinden sorumlu tutularak, davanın ve birleşen dosya davasının kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur....
Sicil Memurluğu, yasal hasım konumunda olup, tasfiyenin usulsüz kapatılmasından dolayı kusur ve sorumluluğunun bulunmadığı, diğer davalı tasfiye memurunun sorumluluğuyla ilgili olarak, ihyası istenen şirketin tasfiyesinin 12.05.2016 tarihinde tamamlandığı, vergi borçlarının tahakkuk tarihinin tasfiyenin tamamlanmasından önceye ilişkin olduğu, bu durumda davalı tasfiye memurunun ihya davası açılmasına sebebiyet verdiği gerekçesiyle davanın kabulü ile Ticaret Sicilden tasfiye sonucu terkin edilen tasfiye halinde Vınas Dış Ticaret Ltd. Şti.'nin davacı kuruma olan vergi borçlarının tahsili işlemleri ile sınırlı olmak üzere ihyası ile İstanbul Ticaret Siciline yeniden tesciline, ek tasfiye işlemlerinin daha önceki tasfiye memuru olan ... tarafından yürütülmesine, ek tasfiye bitinceye kadar tasfiye memurunun görevinin devam etmesine, kararının İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünce tescil ve ilanına karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A....
Davacı, davalı şirket tasfiye memuru tarafındangörevi süresince şirket ortaklarına hiçbir şekilde ulaşamadığını, ortaklardan hiçbir geri bildirim veya işbirliği alamadığını, tasfiye işlemlerini yürütmesinin imkansız olduğunu, görevini ifa etmesinin mümkün olmadığından bahisle davalı şirketin tasfiye memurluğundan çekilme talebinde bulunulmakla, dava konusu olayda davacı tasfiye memurunun tasfiye halindeki davalı şirketin ortakları ve son yönetim kurulu başkan ve üyesi ile iletişim kuramamasının şirketin tasfiye işlemlerini yürüten davacı tasfiye memuru açısından görevden çekilmeye haklı neden oluşturduğu anlaşıldığından, davalı şirketin tasfiye işlemlerinin tamamlanarak tasfiyenin kapatılması için tasfiye memurunun görevi gereği şirket ortak ve son yöneticileri ile irtibata geçerek görevinin gereklerini yerine getirebilmesi mümkün olduğundan, davacı açısından görevden çekilme talebinin haklı nedene dayanması nedeniyle talebin kabulü ile davacının davalı şirketin tasfiye memurluğundan çekilmesine...
Bölge Adliye Mahkemesince, tasfiyenin tamamlanarak şirketin terkin edildiği tarihte rücu davasının henüz açılmadığı, davacı tarafından tasfiye halindeki şirket aleyhine açıldığı anlaşılan iş davasının derdest olduğu, derdest olan bu davada taraf teşkilinin sağlanarak yargılama yapılmasının sağlanması bakımından, tasfiye halindeki şirketin ihyasını talep etmekte hukuki yarar bulunduğu, tasfiye işlemleri tamamlanıp ticaret sicilinde ilan edildiği tarihte, tazminat davasına konu iş kazası bulunduğundan bu durumu bilebilecek durumda olan tasfiye memurunun tasfiyeyi kapatması ve HMK'nın 326. maddesi dikkate alındığında yargılama giderlerinden davalı tasfiye memurunun sorumlu tutulması gerektiği gerekçesi ile davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermiştir. Karar, davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir....
Bölge Adliye Mahkemesince, tasfiyenin tamamlanarak şirketin terkin edildiği tarihte rücu davasının henüz açılmadığı, davacı tarafından tasfiye halindeki şirket aleyhine açıldığı anlaşılan iş davasının derdest olduğu, derdest olan bu davada taraf teşkilinin sağlanarak yargılama yapılmasının sağlanması bakımından, tasfiye halindeki şirketin ihyasını talep etmekte hukuki yarar bulunduğu, tasfiye işlemleri tamamlanıp ticaret sicilinde ilan edildiği tarihte, tazminat davasına konu iş kazası bulunduğundan bu durumu bilebilecek durumda olan tasfiye memurunun tasfiyeyi kapatması ve HMK'nın 326. maddesi dikkate alındığında yargılama giderlerinden davalı tasfiye memurunun sorumlu tutulması gerektiği gerekçesi ile davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermiştir. Karar, davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir....
nin tasfiye işlemlerinin sona erip ermediğinin sorulması, 2) Tasfiye işlemi tamamlanmamışsa, tasfiye memurunun kimlik ve adres bilgilerinin sorulması ve gerekçeli kararın tespit edilen tasfiye memurunun adresine yöntemince tebliğ edilmesi, 3) Tasfiye işlemi tamamlanmış ve tasfiye sonu kararı ile şirket ticaret sicilinden terkin edilmiş, tüzel kişiliği son bulmuşsa davalı ... Tekstil İth. İhr. San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin ihyasının sağlanması için davacıya uygun süre verilmesi, 4) İhya olunduktan sonra gerekçeli kararın adı geçen davalı şirkete yöntemince tebliğ edilerek temyiz süresi geçtikten sonra ve gerektiğinde Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 432. (HMK 366.) maddesindeki prosedür işletildikten sonra gönderilmek üzere, Dosyanın mahalline GERİ ÇEVRİLMESİNE, 02/04/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi....
Yapılacak iş, davalı şirketin usulüne uygun ------sayılı ilamı ile davalı şirketin ihya edilerek taraf teşkilinin sağlanması için hükmün bozulmasına karar verilmiş, mahkemece bozmaya uyulmuş, ------ ilamı ile davalı şirketin ihyasına karar verilmiş ise de ihya edilen davalı şirkete bir tasfiye memurunun atanmadığı ve mahkeme gerekçeli kararının TK. 35. maddesi uyarınca tebliğ edildiği, dolayısıyla usulüne uygun bir ihyadan ve usulüne uygun bir tebliğden söz edilemeyeceği anlaşılmaktadır. Yapılacak iş, davalı şirketin usulüne uygun olarak ihyası ve tasfiye memuru atanması için davacıya uygun bir süre vermek, tasfiye memuru atandığı taktirde usulüne uygun şekilde tasfiye memuruna tebligat yapılarak taraf teşkilini sağlamak, söz konusu şirketin sunacağı delilleri değerlendirmek ve sonucuna göre karar vermekten ibarettir...."...
Şti.’nin 29/12/2016 tarihinde tasfiyeye girdiği ve tasfiye memurunun davalı ... olduğu ve tasfiye sonunda 22/12/2017 tarihinde anılan şirketin ticaret sicilden tasfiye sonu terkin olduğu, İzmir 11. İş Mahkemesi'nin 2017/15 Esas sayılı dosyasında davacı tarafından ihyası talep edilen şirket aleyhine açılan davada Mahkemece anılan şirketin ihyasına yönelik dava açmak üzere süre verildiği, söz konusu dosyada taraf teşkilinin sağlanması yönünden davacı tarafın bu davayı açmakta hukuki yararının bulunduğu, davalı ... Müdürlüğünün işbu davada yasal hasım konumunda olduğundan yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumluluğun bulunmadığı, tasfiye usulüne uygun şekilde tamamlanmadan şirketin terkin edilmiş oluşuna göre davalı tasfiye memurunun yargılama gideri ve vekalet ücretinden sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne Tasfiye Halinde Egem Özel Eğitim Hizmetleri Basım Yayın Matbaacılık Bilgi İşlem Turizm Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.’nin İzmir 11....


