İş Mahkemesinin 2020/356 E. sayılı dosyasındaki işlemlerle sınırlı olmak üzere ihyasına, tasfiye işlemlerini yerine getirmesi için şirketin son tasfiye memuru olan ...'in tasfiye memuru olarak atandığı, bu şirketin tasfiyesinin davacı tarafça açılan işçilik alacağı davası devam ederken gerçekleştirildiği, bu nedenle tasfiyenin bu şekilde gerçekleştirilmesinde ve işbu davanın açılmasına sebebiyet vermesi nedeniyle tasfiye memurunun kusurunun bulunduğu, davalı ... Sicil Müdürlüğü'nün yasal hasım olması ve davalı ... Sicil Müdürlüğüne atfedilecek bir kusur ve ihmalinin bulunamadığından yargılama giderlerinden davalı tasfiye memurunun sorumlu tutulması gerektiği, davalı ... Sicil Müdürlüğünün sorumlu tutulamayacağı gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı tasfiye memuru istinaf başvurusunda bulunmuştur. B....
Davalı ... vekili, tasfiye işlemlerinin tasfiye memurunun sorumluluğunda olduğunu, davanın açılmasına sebeb olmayan müvekkilinin yargılama giderlerinden sorumlu tutulamayacağını savunmuştur. Davalı şirket tasfiye memuru davaya cevap vermemiştir. Mahkemece, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre, davacı tarafından açılan davaların derdest olduğu, bu durumda davalı şirketin tasfiye işlemlerinin tam olarak sona ermediği gerekçesiyle, davalı şirketin tüzel kişiliğinin tasfiye haliyle yeniden ihyasına karar verilmiştir. Kararı, davalı şirket tasfiye memuru vekili temyiz etmiştir. 1-Dava, ticaret sicilinden kaydı silinen limited şirketin ihyası istemine ilişkindir. Anayasa'nın 36 ve HUMK'nun 73. maddeleri uyarınca taraflar dinlenmeden (taraf teşkili sağlanmadan), iddia ve savunmalarını beyan etmeleri için davet edilmeden karar verilemez....
CEVAP: Davalı ... vekili; TTK m. 32 ve ticaret sicili yönetmeliği m. 34 hükmü çerçevesinde işlem yaptığını, Tasfiye memurları tarafından tasfiye prosedürünün eksik bırakılmasının memurların sorumluluğunu gerektirdiğini, tasfiye memurunun kusurundan dolayı müvekkili sicilin sorumluluğu bulunmadığını, müvekkili müdürlük yönünden davanın reddine, aksi kanaatte olunması halinde müvekkili müdürlük aleyhine yargı gideri ve vekâlet ücretine hükmedilmemesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı Tasfiye Memuru ...'a dava dilekçesi tebliğ edildiği, cevap dilekçesi sunmadığı, davalı tasfiye memuru 13/02/2025 tarihli ön inceleme duruşmasına katılmış "davaya şimdilik bir diyeceğim yoktur. Tasfiye memuru olarak atanmam halinde ücret istemiyorum" şeklinde beyanda bulunmuştur. İLK DERECE MAHKEME KARARI: Mahkemece; ihyası istenilen şirketin sicil kaydının tasfiye sonucu kapatıldığı, son tasfiye memurunun davalı ... olduğu, mahkemece ihyası istenen şirketin hakkında İstanbul 20....
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirketin %50 hisse ile ortağı olduğunu, şirketin diğer %50 hissesinin diğer davalı ...'e ait olduğunu, şirketin 13/07/2023 tarihinde tasfiye sürecine girdiğini, davalı ...'in tasfiye memuru olarak görevlendirildiğini, davalı şirketin tasfiye sürecine girdikten sonra tasfiye sürecine ilişkin tek yetkilinin .... olduğunu, şirketin faaliyete başladığı günden bugüne pay sahibi olarak etik olmayan borçlandırıcı işlemler ile şirketin temel yapısına ve şirketin iktisadi amacına aykırılık teşkil eden bir dizi eylemde bulunduğunu, şirket kurulduktan sonra yazılan çekler ile müvekkilinden borç para aldığını ancak alınan borçların müvekkiline geri ödemediğini, davalı ...'in şahsi borçları nedeniyle şirketin varlıklarına haciz konulduğunu, kişisel mali sorunlarının şirketin varlıklarını etkilemesine ve şirketin temel yapısına zarar vermesine neden olduğunu, davalı ...'...
Buna göre tasfiye işlemleri eksik yapılmış olup, tasfiye işlemlerinin eksik yapılmasından tasfiye memuru sorumludur. Somut olayda; ----- esas sayılı dosyasının incelenmesi üzerine; tasfiye halindeki şirket aleyhine açılan davada şirketin ihyasının zorunlu bulunmakla davanın kabulü ile şirketin ihyasına, şirketi temsil etmek üzere son tasfiye memuru davalı ----- tayin edilmiştir. Davalı ------- yasal hasım olması dava açılmasına sebebiyet vermemesi ve davacının Asliye Ticaret Mahkemesinde açtığı davanın şirketin terkin edilmesinden önceki tarihe ait olması karşısında tasfiye memurunun dava ve icra takibinin varlığından haberdar olmasına rağmen tasfiyeyi sonuçlandırarak şirketin sicilden terkinini usul ve yasaya aykırı olarak yaptığı, davacı tarafın ihya davası açmasına sebebiyet verdiği gözönünde tutularak davalı -------- yargılama giderlerinden sorumlu tutulmamış, davalı tasfiye memuru sorumlu tutulmuştur....
nun seçildiğini, 14/08/2020 tarihli ortaklar kurulu kararı ile tasfiye işlemlerinin tamamlanması nedeni ile unvan ve işletme kaydının ticaret sicil memurluğunca silinmesine karar verildiğini ve 14/08/2020 tarihinde şirketin kapanışının sicile tescili yapılarak unvan ve işletme kaydının sicilden silindiğinin tespit edildiğini, şirketin tasfiyesinin kanuna uygun olarak gerçekleştirilmesi ve sona erdirilmesinden tasfiye memurunun sorumlu bulunduğundan, sicil müdürlüğünün bu konuda herhangi bir tetkik mükellefiyeti bulunmadığını, dolayısıyla usulüne uygun tamamlanmamış bir tasfiyeden tasfiye memurunun sorumlu olduğunu, Müdürlüğün davanın türü itibariyle yasal hasım konumunda olduğundan ve davanın açılmasına sebebiyet vermediğinden Müdürlük aleyhine yargılama gideri ve vekâlet ücretine hükmedilmemesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ...'...
Kararı davalı Tasfiye Memuru temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı Tasfiye Memurunun tüm temyiz itirazları yerinde değildir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı Tasfiye Memurunun bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 24/02/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte yazılı nedenlerle davalı tasfiye memurunun sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı tasfiye memurunun temyiz itirazlarının kabulü ile, mahkeme kararının hüküm bölümünde yer alan (6) nolu bendin hüküm fıkrasından çıkarılmasına, hükmün düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalı tasfiye memuruna iadesine, 04.12.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....
Tüm dosya kapsamı ve toplanan delillerin değerlendirilmesine göre, ihyası talep edilen şirket hakkında devam derdest dava olması sebebiyle, dava konusu şirketin tasfiyesinin tamamlanmamış olduğu anlaşıldığından davanın kabulüne, dava konusu şirketin ihyasına, son tasfiye memuru olan davalı ------ tasfiye memuru olarak atanmasına, davalı---- yasal hasım olması sebebiyle işbu davalı yönünden davacı lehine yargılama gideri ve vekalet ücreti takdirine yer olmadığına karar verilmiştir....
Davalı tasfiye memuru, davanın reddini istemiştir. Diğer davalı, davaya cevap vermemiştir. Mahkemece, davanın kabulüne ilişkin verilen karar davalı tasfiye memurunun temyizi üzerine Dairemizce düzeltilerek onanmıştır. Bu kez, davalı tasfiye memuru karar karar düzeltme isteminde bulunmuştur. Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı tasfiye memurunun HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı tasfiye memurunun karar düzeltme isteğinin HUMK’nun 442. maddesi gereğince REDDİNE, alınması gereken 50,45 TL karar düzeltme harcı peşin ödenmiş olduğundan yeniden alınmasına yer olmadığına, 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK'nun 442/3. maddesi hükmü uyarınca, takdiren 219,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyen davalı tasfiye memurundan alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, 26.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....


