WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 21 Haziran 2026

TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: MADDİ OLAY VE HUKUKİ SÜREÇ : Davacılar murisi … 20/01/1978 tarihinde vefat etmiştir. Ayrıca 04/07/1938 tarihli protokolün 1. maddesi gereğince Türk vatandaşlığını seçtiğini teyit etmediğinden Bakanlar Kurulu'nun 19/09/1979 tarih ve 1552 sayılı kararıyla Türk vatandaşlığını kaybetmiştir. Sonrasında, … vekili Av. … tarafından, müvekkilinin Türk vatandaşlığını kaybettiğine ilişkin olarak tesis edilen işlemin iptali istemiyle İçişleri Bakanlığı'na karşı dava açılmış ve bu dava sonucunda Danıştay Onikinci Dairesinin 02/07/1981 tarih ve E:1979/4548, K:1981/1579 sayılı kararıyla dava reddedilmiştir. Anılan karara karşı … vekilleri Av. … ve Av. … tarafından yapılan karar düzeltme başvurusu ise Danıştay Onuncu Dairesinin 08/11/1982 tarih ve E:1982/1268, K:1982/2212 sayılı kararıyla reddedilmiştir....

Hakimin son oturumda tutanağa yazdırıp tefhim ettiği karar (hüküm sonucu), esas karar olup, sonradan yazılan gerekçeli kararın hüküm sonucu ve gerekçe bölümünün bu karara aykırı olmaması gerekir. Oysa zaptın 28/04/2014 günlü oturumda tefhim edilen hüküm sonucu ile gerekçeli kararın gerekçe bölümünün aykırı olduğu duruşma tutanağı ve gerekçeli kararın incelenmesinden açıkca anlaşılmaktadır. Bu aykırılığın giderilmesi suretiyle gerçeğe ve hukuka uygun bir karar verilmesi gereği açıktır. Ayrıca, davacının talebinde... ülkesindeki çalışmalarını borçlanmak istediği ve kararda dadavacının, 11/05/1972 tarihinden 26/08/1980 tarihinde Türk Vatandaşlığını kaybettiği tarihe kadar...'...

Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı ... vekili davalı ... aleyhine açtığı davada, davacının 15.04.1964 olan doğum tarihinin ay ve ... saklı kalmak kaydıyla 1960 olarak düzeltilmesini talep etmiş, mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir. Dosyada mevcut nüfus kayıt örneğinden, davacının 403 sayılı Türk Vatandaşlığı Kanununun 20. maddesi uyarınca Bakanlar Kurulunun 23.11.1998 ... ve 98/12106 sayılı kararı ile Türk vatandaşlığından çıkmasına izin verilmesi üzerine Türk vatandaşlığını kaybettiği ve bu sebeple nüfus kaydının kapatıldığı anlaşılmaktadır. 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Yasasının 14. maddesinde; "Nüfus kaydının kapatılması; ölüm, gaiplik, Türk vatandaşlığının kaybı, evlenme, boşanma, evlat edinilme, soybağının düzeltilmesi veya reddi gibi olaylar nedeniyle bir kaydın üzerinde işlem yapılamaz hale getirilmesidir. Kaydın kapatılmasına ilişkin sebep ortadan kalktığında veya kaydın açılmasını gerektirecek yeni bir sebep ortaya çıktığında kayıt yeniden açılır....

İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:... sayılı kararıyla; bir Türk Vatandaşı ile en az üç yıldan beri evli olan ve evliliği devam eden yabancıların Türk Vatandaşlığını kazanmak üzere başvurabilecekleri, davacının Türk Vatandaşı … ile 27/03/2009 yılında evlendiği Türk Vatandaşı eşinin 25/11/2013 tarihinde vefat ettiği, başvuru tarihi olan 23/09/2014 tarihinde davacının kanunun aradığı evliliğin devam ediyor olması şartını taşımadığının anlaşıldığı, davalı idarece tesis edilen dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. TEMYİZ_EDENİN_İDDİALARI : Davacı tarafından, Türk vatandaşı ile olan evliliğinin ölüm ile sonlandığı, bu evliliğin formalite olduğundan bahisle iptaline ilişkin işleme karşı dava açtığı, bu davada işlemin iptaline karar verilmesi sonrasında dava konusu işleme esas başvuruyu yapabildiği, evlilik tarihinden itibaren aralıksız şekilde Türkiye'de ikamet ettiği ileri sürülmektedir....

403 sayılı Türk Vatandaşlık Yasasının 20’inci maddesine göre izinle Türk Vatandaşlığından çıkarılanların, aynı Yasanın 23’üçüncü maddesine göre çıkma belgesini teslim aldığı tarih itibarıyla Türk Vatandaşlığını kaybetmiş sayılacağından, somut olayda 25.04.2003 tarihi itibarıyla çıkma belgesini teslim alan davacının, aynı tarih itibarıyla Türk Vatandaşlığını kaybetmiş sayılması gereği gözetilmeksizin, 01.10.1986- 30.09.2006 tarihleri arasındaki süreyi borçlanabileceğinin tespitine karar verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. 2- Yapılmış bir borçlanma işlemi bulunmadan, sigorta başlangıcına ilişkin Mahkeme kabulü yerinde değildir....

SONUÇ : Hüküm fıkrasının ikinci paragrafının tamamen silinerek, yerine; “Davacının, yurtdışında Türk vatandaşlığında geçen borçlanmaya esas sürelerini talep tarihinde Türk vatandaşı olma şartı aranmaksızın 3201 sayılı Kanuna göre borçlanma talep tarihindeki prim tutarı üzerinden borçlanma hakkı olduğunun tespitine, aksine Kurum işleminin iptaline,” cümlesinin yazılmasına ve hükmün bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, aşağıda yazılı temyiz harcının davacıdan alınmasına, 08.10.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi....

Mahkemece, davanın kabulü ile davacının Türk Vatandaşlığını kaybetmeden önceki borçlanmaya esas süreleri 5510 sayılı Yasa'nın 4/b maddesi kapsamında başvuru tarihindeki günlük asgari prim miktarı üzerinden borçlanma hakkı olduğunun tespitine karar verilmiştir. 6100 sayılı HMK'nın "Taleple Bağlılık İlkesi" başlıklı 26.maddesine göre Hâkim, tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır; ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Duruma göre, talep sonucundan daha azına karar verebilir. Hâkimin, tarafların talebiyle bağlı olmadığına ilişkin kanun hükümleri saklıdır....

Mahkemece, davanın kabulü ile davacının Türk Vatandaşlığını kaybetmeden önceki borçlanmaya esas süreleri 5510 sayılı Yasa'nın 4/b maddesi kapsamında başvuru tarihindeki günlük asgari prim miktarı üzerinden borçlanma hakkı olduğunun tespitine karar verilmiştir. 6100 sayılı HMK'nın "Taleple Bağlılık İlkesi" başlıklı 26.maddesine göre Hâkim, tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır; ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Duruma göre, talep sonucundan daha azına karar verebilir. Hâkimin, tarafların talebiyle bağlı olmadığına ilişkin kanun hükümleri saklıdır....

TEMYİZ_EDENİN_İDDİALARI : Davacı tarafından, Türk vatandaşlığını kazanma şartlarının tamamını sağladığı, eşinin ve kendisinin evlenmeden önceki hayat tarzları nedeniyle takdir yetkisi kullanılarak tesis edilen dava konusu işlemin hakkaniyete uygun olmadığı, eşi hakkındaki suç kayıtlarının esas alınmasının cezaların şahsiliği ilkesine aykırı olduğu, Türk örf ve adetlerine aykırı davranış sergilediklerine ilişkin herhangi bir tespitin bulunmadığı ileri sürülmektedir. KARŞI_TARAFIN_SAVUNMASI : Davalı idare tarafından temyiz isteminin reddi ile İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği savunulmaktadır. DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ... DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir....

Bu çerçevede, Romanya vatandaşı iken 2014 yılında Türk vatandaşlığını da kazanan davacının Romanya Iulıu Hatieganu Tıp ve Eczacılık Üniversitesinden 29/09/2009 tarihinde mezun olduğu, 16/05/2013 tarihinde anılan diplomanın denkliğinin kabul edildiği ve 05/11/2015 tarihinde diplomanın tescil edildiği hususları birlikte değerlendirildiğinde; 6197 sayılı Kanun'un geçici 3. maddesinde yer alan düzenlemenin yürürlüğe girdiği 31/05/2012 tarihi itibarıyla diploma denkliği yapılmayan, diploması tescil edilmeyen ve hatta Türk vatandaşlığını da henüz kazanmamış bulunan davacının, söz konusu madde kapsamına girmediği ve anılan Kanun'un 5. maddesi ile getirilen şartlar aranmaksızın eczane açabilmesine olanak bulunmadığı açıktır. Nitekim anılan Kanun'un geçici 3. maddesinin getiriliş amacı da buna uygundur....

UYAP Entegrasyonu