WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 21 Haziran 2026

Muhaceret (göç) yoluyla gelen Türk soylu kişilerin iskân Kanunları çerçevesinde Türk Vatandaşlığına alınması işlemleri de telsik niteliğinde olup, aynı hüküm ve sonuçları meydana getirirler. Telsik geçmişe etkili değildir. Türk Vatandaşlığı telsik kararının hüküm ifade ettiği andan itibaren kazanılmış olur. Sonuç olarak bu tarihten önceki zamana ait fiillerinde ve işlemlerinde ilgili (Türk Vatandaşlığını kazanmış kişi) yabancı muamelesi göreceğinden, bunun sonuçlarına katlanma durumundadır. 403 Sayılı Türk Vatandaşlık Kanunu'nun davacının Türk Vatandaşlığını kazanma yoluna göre uygulanması gereken 10. maddesinde de açıkça Türk Vatandaşlığına alınma; yetkili makamın bu konudaki karar tarihinden itibaren hüküm ifade edeceği kuralını içermektedir.Yukarıda açıklanan maddi ve hukuki olgulara göre sadece borçlanma tarihinde Türk Vatandaşı olma yeterli olmayıp, borçlanılmak istenilen sürenin geçtiği dönemde de Türk Vatandaşı olunmasının gerekli olduğu kuşkusuzdur....

Somut olay incelediğinde, davacının 01.01.1976-01.09.1989 tarihleri arasında Bulgaristan'da çalıştığı, ... 18.İş Mahkemesinin 2013/1297 Esas sayılı dosyasında davacının sigorta başlangıç tarihinin 07.10.1989 tarihi olduğunun tespiti ile, işe giriş bildirgesinde belirtilen kişinin ... olduğunun tespitine karar verildiği ,kararın Yargıtay 21 Hukuk Dairesinin 2016/5458 Karar sayılı ilamı ile onadığı ve bu dosya içeriğinden davacının 1989 yılında zorunlu göç ile Türkiye’ye gelerek çalışmaya başladığının anlaşıldığı,Nüfus ve Vatandaşlık Müdürlüğü’nce davacının 403 sayılı Türk Vatandaşlığı Kanunu 5.maddesi uyarınca 06.10.2002 tarihinde evlenme ile Türk vatandaşlığını kazandığının bildirildiği,23.11.2015 tarihli Bulgaristan’daki çalışma sürelerini borçlanma talebinin davalı kurumun 27.11.2015 tarihli yazısı ile 2510 sayılı İskan Kanununun 6/B maddesi B bendi uyarınca göçmen olarak TC vatandaşlığına geçmediği tespit edildiği gerekçesiyle kabul edilmediği anlaşılmaktadır. ... 18.İş Mahkemesi...

her ne kadar Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten 3 ay geçtikten çok sonra yapılmış ise de, davacının söz konusu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihte zaten Türk Vatandaşlığını Türk soylu olması sebebiyle kazanmış olduğu görüldüğünden, ilk defa Türk Vatandaşlığını kazanacaklar için getirilen belli bir sürede başvuru şartının davacı açısından geçerli olmayacağının kabulü gerektiği, zira davacının başvurusunun Türk Vatandaşlığı'na geçme değil 3835 sayılı Kanun uyarınca nüfus kaydının Ahıska Türkü olarak düzeltilmesi istemine yönelik olduğu, bu durumda, öz kardeşleri Ahıska Türkü olarak kabul edilerek Türk Vatandaşlığına alınan davacının 3835 sayılı Kanun uyarınca nüfus kaydının Ahıska Türkü olarak düzeltilmesi isteminin Azeri Türkü olduğu gerekçesine dayalı olarak reddine ilişkin işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir....

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İş Mahkemesi Davacı, Kurum işleminin iptaliyle Türk vatandaşlığını kaybetmeden önceki borçlanmaya esas tüm sürelerinden dilediği kadarını borçlanmaya hakkı olduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir. Hükmün, davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi....

Dava dosyasının incelenmesinden, Almanya'da yaşayan 19/08/1980 doğumlu Türk asıllı davacının vatansız (Heimatlos) durumda kaldığı, davacının annesi, babası ve kardeşleriyle birlikte Türk vatandaşı olarak Almanya'nın Münster kendinde yaşadığı dönemde Alman makamlarının tanıdığı vatandaşlık hakkından yararlanmak için iradesi dışında babası tarafından Türk vatandaşlığından ayrılma başvurusunda bulunulduğu, Alman vatandaşlığını iktisap ettiği, babası tarafından imzalanan Türk vatandaşlığından çıkma izin belgelerinin işleme konulmaması nedeniyle Alman vatandaşlığına hiç başvuruda bulunmamış konuma düşerek yeniden Türk vatandaşlığına alındığı, bu durumdan bilgi sahibi olmaksızın 17/09/2019 tarihinde Gaziantep Valiliğine başvurmak suretiyle yeniden Türk vatandaşlığından çıkma başvurusu neticesinde de vatansız konumuna düştüğü ileri sürülerek Türk vatandaşlığından çıkmaya yönelik babası tarafından imzalanan belgelerin Münster Başkonsolosluğu tarafından işleme konulmayarak Alman vatandaşlığını...

maddesinde "Mülga 403 sayılı Türk Vatandaşlığı Kanununun 25 inci maddesinin (a), (ç), (d) ve (e) bentleri uyarınca Türk vatandaşlığını kaybetmiş olan kişiler başvurmaları halinde, millî güvenlik bakımından engel teşkil edecek bir hali bulunmamak kaydıyla, Türkiye'de ikamet etme şartı aranmaksızın Bakanlar Kurulu kararı ile yeniden Türk vatandaşlığına alınabilirler." hükmü yer aldığından, davacının istemesi halinde bu maddeden yararlanabileceği de açık olduğu gerekçesiyle dava reddedilmiştir....

D A N I Ş T A Y ONUNCU DAİRE Esas No : 2021/1968 Karar No : 2021/2017 YETKİLİ YARGI YERİNİN BELİRLENMESİ KARARI Davacı … tarafından, Türkiye'de yasal ikamet izni ile beş yıldan fazla bir süredir ikamet ettiğinden dolayı 5901 sayılı Türk Vatandaşlığı Kanunu'nun 11. maddesi uyarınca Türk vatandaşlığını kazanmak üzere müracaat etmek istediğinden bahisle 5901 sayılı Kanun'un Uygulama Yönetmeliğinin 71. maddesi hükümleri doğrultusunda adına düzenlenecek olan ikamet sürelerini ve yurt dışına giriş-çıkışlarını gösteren ikamet hesaplama formunun İl Emniyet Müdürlüğünden temin edilerek buna göre Türk Vatandaşlığını kazanmak üzere başvuru hakkının bulunup bulunmadığının bildirilmesi istemiyle İstanbul İl Nüfus ve Vatandaşlık Müdürlüğüne 14/09/2015 tarihinde yapılan başvurunun Türkiye'de kesintisiz 5 yıl ikamet etmiş olmak şartını sağlamadığı gerekçesiyle reddine ilişkin işlemin iptali istemiyle ... Valiliği'ne karşı açılan davada, İstanbul ......

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İş Mahkemesi Davacı, borçlanma talebinin reddine dair Kurum işleminin iptaline, Türk vatandaşlığını kaybetmeden önceki borçlanmaya esas tüm sürelerinden dilediği kadarını borçlanmaya hakkı olduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir. Hükmün, davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi....

TÜRK MİLLETİ ADINA Hüküm veren Danıştay Onuncu Dairesince gereği görüşüldü: Dava; davacının, Türk vatandaşlığına alınması istemiyle yaptığı başvurunun reddine ilişkin 11.5.2004 tarih ve … sayılı işlemin iptali istemiyle açılmıştır. … İdare Mahkemesince; 403 sayılı Türk Vatandaşlığı Kanununun, genel olarak vatandaşlığa alınma şartlarını düzenleyen 6. maddesinde, başvuru sahibinin, başvuru tarihinden geriye doğru Türkiye`de 5 yıl ikamet etmiş olması gerektiğinin hükme bağlandığı; davacının, 1995 yılından sonra 15 kez yurt dışına çıkış yaptığından, Uygulama Yönetmeliğinin 13. maddesi uyarınca 28.8.1998 tarihinden önceki döneme ilişkin Türkiye'de ikamet sürelerinin kesintiye uğradığı; bu durumda, davacının, Türk vatandaşlığına alınma istemiyle başvuru yaptığı 5.6.2003 tarihinden geriye doğru Türkiye'de 5 yıl ikamet etme şartını taşımadığından, dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir....

Somut olayda; davacının 18 yaşını ikmal ettiği 02.03.1983 tarihi ile Türk vatandaşlığından izinle çıktığı 22.05.1995 tarihi ve tekrar Türk vatandaşlığına girdiği 01.09.2008 tarihinden sonraki 3201 sayılı Kanunun 1'inci maddesinde belirtilen borçlanmaya esas süreleri talep tarihinde Türk vatandaşı olma şartı aranmaksızın 3201 sayılı Kanun kapsamında borçlanabileceği açıktır. Ancak, davacının 22.05.1995 tarihinde belgesini almak suretiyle Türk vatandaşlığından izinle çıktığı, 01.09.2008 tarihinde de yeniden Türk vatandaşlığını kazandığı anlaşılmaktadır. Davacının Türk vatandaşı olmadığı 26.03.2003-15.08.2008 tarihleri arasındaki dönemi borçlanabileceğine ilişkin ekleme açıkça hükmün değiştirilmesi niteliğinde olup, usul ve yasaya aykırı olması nedeniyle bozma nedenidir. O hâlde, davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve ek karar bozulmalıdır....

UYAP Entegrasyonu