WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 24 Haziran 2026

İcra Müdürlüğünün 2009/26884 esas sayılı dosyasında ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla icra takibi başlatıldığını, kendisinin kefil konumunda olmayıp, sadece ipotek veren 3. kişi konumunda olduğunu belirterek, taşınmazdaki ipotek şerhinin fekki ile davalıya borçlu olmadığının tespitine ve kötü niyetli davalı bankanın %40'dan az olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir....

İdaresi vekilinin sair temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir. 2- Ancak, dava tapudaki vakıf şerhinin sicilden silinmesi istemine ilişkindir. Dava konusu 137 ada 6 parsel sayılı taşınmaz paylı mülkiyete tabi olup, davacı dışında diğer paydaşların vakıf şerhinin silinmesine dair davası yoktur. Bu nedenle, tapu kaydındaki şerhin sadece davacının payına hasren kaldırılması gerekirken HUMK.nun 72. maddesine aykırı olarak taşınmazın tamamı üzerinden şerhin terkini yasaya aykırı olduğundan hükmün bu yönden bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte yazılı nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın istek halinde yatırana iadesine, 16.06.2008 tarihinde oybirliği ile karar verildi....

Mahkemece, dosya üzerinden yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucu dava konusu taşınmazların niteliği ve yüzölçümü sebebiyle miri arazi niteliğinde olduğu ve gayri sahih vakıf niteliği taşıdığı nedeniyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Hükmü, davalı ... İdaresi vekili temyiz etmiştir. 27.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5737 sayılı Vakıflar Kanununun 18.maddesi hükmü gereğince; miri arazilerden mukataalı hayrata tahsis edilmeyenler ile aşar ve rüsumu vakfedilen taşınmazlar dışındaki icareteyn ve mukataalı vakıf şerhi bulunan gerçek ve tüzel kişilerin mülkiyetinde veya tasarrufundaki taşınmazlar taviz bedeline tabidir. Yasanın 3.maddesinde yapılan tanıma göre de, mukataalı vakıf; zemini vakfa üzerindeki yapı ve ağaçlar tasarruf edene ait olan ve kirası yıllık olarak alınan vakıf taşınmazlarını, icareteynli vakıf ise; değerine yakın peşin ücret ve ayrıca yıllık kira alınmak suretiyle süresiz olarak kiralanan vakıf taşınmazlarını ifade eder....

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi K A R A R Dava, dava konusu taşınmazın tapu kaydının beyanlar hanesinde bulunan 2/B şerhinin kaldırılması istemine ilişkin olduğundan, 2797 sayılı Yargıtay Kanununun 14.maddesi gereğince temyiz incelemesi 20.Hukuk Dairesine ait bulunmaktadır. Yukarıda belirtilen nedenle dosyanın görevli sözü edilen Yüksek Daire Başkanlığına gönderilmesine, 04.10.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi....

şirkete tebliğ edilemeden 06/02/2017 tarihinde bila ikmal döndüğü, dava konusu yapılan taşınmazların teslim ve şerhin kaldırılması için işbu davanın açıldığı anlaşılmaktadır....

e ait 127 ada 17 ve 23 parsel sayılı taşınmazların kayıtlarına vakıf şerhinin yazılması istenmiş ise de 127 ada 17 parsel sayılı taşınmazın dava açılmadan önce 12.11.1999 tarihinde satış yolu ile dava dışı Atila Okumuş adlı kişi adına kayıtlı olduğu da tapu kayıtlarının incelenmesinden görülmekle 127 ada 17 parsel sayılı taşınmaz ile ilgili davanın bu nedenle reddi gerekirken, bu taşınmazla ilgili davanın kabulüne karar verilmesi de doğru olmamıştır. Somut olayda; mahkemece bu yönler üzerinde durulmaksızın davanın yazılı olduğu şekilde kabulü doğru değildir. Karar açıklanan nedenlerle bozulmalıdır. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün temyiz eden davalılar ... ..., ... ..., ... ... ve ... yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde yatıranlara iadesine, 17.12.2009 gününde oybirliği ile karar verildi....

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacılar vekili tarafından, davalılar aleyhine 03.10.2006 gününde verilen dilekçe ile tapuda vakıf şerhinin terkini istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne, davacıların paylarına yönelik olarak vakıf şerhinin terkinine, davalılar ... ve ... ile ilgili davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine dair verilen 27.05.2008 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı ... İdaresi vekilleri tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Dava, 463 ada 13 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydındaki “..." şerhinin terkini istemi ile açılmıştır. Davalı, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, kayıtlardaki vakıf şerhi on yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra işlendiğinden bahisle dava kabul edilmiştir. Hükmü, davalı idare temyiz etmiştir. 5737 sayılı ......

tedbir şerhinin kaldırılması istenmiş, mahkemece talebin reddine karar verilmiştir....

Kiracının 2003 yılı Nisan ayından beri dava konusu kiralananda kiracı olmadığının tespitine ilişkin genel mahkemeden verilen kesinleşmiş bu hüküm icra mahkemesi yönünden bağlayıcıdır. Bu durumda genel mahkemeden verilen bu kesin hüküm karşısında taraflar arasında düzenlenen 1.5.2001 başlangıç tarihli ve 1 yıl süreli kira sözleşmesinin 2003 Nisan ayı itibariyle feshedildiğinin kabulü gerekir. Kira sözleşmesi 2003 Nisan ayı itibariyle feshedildiğine ve kiralanan tahliye edildiğine göre davalı borçlunun takip konusu 2010-2012 yılları kira paralarından sorumlu tutulmasının doğru olmadığı,bu nedenle itirazın kaldırılması ve tahliye davasının reddine karar verilmesi gerektiği bu defaki incelemeden anlaşılmakla davalının karar düzeltme isteğinin kabulüne karar verilmesi gerekmiştir....

İlke olarak, kira geliri üzerinden ecrimisil belirlenmesinde, taşınmazın dava konusu ilk dönemde mevcut haliyle serbest şartlarda getirebileceği kira parası, emsal kira sözleşmeleri ile karşılaştırılarak, taşınmazın büyüklüğü, niteliği ve çevre özellikleri de nazara alınarak yöredeki rayiçe göre belirlenir. Sonraki dönemler için ecrimisil değeri ise ilk dönem için belirlenen miktara ÜFE artış oranının tamamının yansıtılması suretiyle bulunacak miktardan az olmamak üzere takdir edilir. Somut olaya gelince; hükme esas alınan bilirkişi raporunda, 05.11.2009 ile 05.11.2004 tarihleri arasında belirlenen ecrimisil için; 2009 tarihinde tespit edilen kira bedeline ÜFE artış oranlarının geriye yönelik uygulanması sonucu ecrimisil hesaplandığı anlaşılmaktadır....

UYAP Entegrasyonu