Sulh Hukuk Mahkemesince ayrı ayrı görevsizlik kararı verilmesi nedeni ile yargı yerinin belirlenmesi için gönderilen dosya içindeki tüm belgeler incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Dava, haksız rekabet iddiasına dayalı tazminat istemine ilişkindir. Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesince, uyuşmazlığın taraflar arasında yapılmış olan kira sözleşmesinden kaynaklandığı gerekçesi ile görevsizlik yönünde hüküm kurulmuştur. Bakırköy 5. Sulh Hukuk Mahkemesi tarafından ise davacının talebinin kira ilişkisi sona erdikten sonra, dava konusu taşınmazın bedelsiz ve kira ilişkisi yenilenmeksizin davalı tarafın mağdur edilmemesi için tahsis edilen taşınmazdaki, tahsis koşulları sona erdiği gerekçesiyle haksız işgale dayalı açılan men'i müdahale ve ecrimisil davası olduğu anlaşıldığından, uyuşmazlığın asliye ticaret mahkemesinde görüleceği gerekçesiyle, görevsizlik yönünde hüküm kurulmuştur....
Eğer, özellikle arsa ve binalarda kira esasına göre talep varsa, taraflardan emsal kira sözleşmeleri istenmeli, gerekirse benzer nitelikli yerlerin işgal tarihindeki kira paraları araştırılıp, varsa emsal kira sözleşmeleri de getirtilerek emsal araştırılmalı, dava konusu taşınmaz ile emsalin somut karşılaştırması yapılmalı, üstün veya eksik tarafları belirlenmelidir. İlke olarak, kira geliri üzerinden ecrimisil belirlenmesinde, taşınmazın dava konusu ilk dönemde mevcut haliyle serbest şartlarda getirebileceği kira parası, emsal kira sözleşmeleri ile karşılaştırılarak, taşınmazın büyüklüğü, niteliği ve çevre özellikleri de nazara alınarak yöredeki rayice göre belirlenir. Sonraki dönemler için ecrimisil değeri ise ilk dönem için belirlenen miktara ÜFE artış oranının tamamının yansıtılması suretiyle bulunacak miktardan az olmamak üzere takdir edilir....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : İcra Takibine İtirazın Kaldırılması Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacılar tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü. K A R A R Dava, itirazın kaldırılması istemine, ilişkindir. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş, karar davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir. Davacı kiralayanlar, haciz istemli icra takibi ile kiracıları olan borçluların, Kasım 2014 ay kira parası 14,000 doların TL karşılığı 31.397,80 TL’yi ödemedikleri iddiasıyla aleyhlerine 11.11.2014 tarihinde icra takibi başlatmış ve davalı borçlu kiracılara 7 gün süreli ödeme emri gönderilmiştir....
Davalı davanın reddine savunmuştur. 1-Dosya kapsamına, toplanan delillere, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verilmiş olmasına ve takdirde de bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki sair temyiz itirazları yerinde değildir. 2-Davacının takibe konulan senetlerden dolayı borçlu olmadığının tespitine ilişkin temyiz itirazına gelince; davada dayanılan ve hükme esas alınan 01.01.2008 başlangıç tarihli ve 5 yıl süreli kira sözleşmesi konusunda taraflar arasında bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Kira sözleşmesinde kira bedelinin senetler karşılığı ödeneceği ve 5 yıllık senetlerin düzenlenerek kiralayan davalıya teslim edileceği de taraflar arasında uyuşmazlık konusu değildir. Kira sözleşmesi imzaladıktan sonra davalı ile dava dışı diğer paydaşlar taşınmazdaki paylarını 08.08.2010 ve 12.08.2010 tarihlerinde paylarını dava dışı ...'ye satmışlardır....
Derece, 90.000,00 TL bedelli ipoteklerin tesis edildiğini, davalı şirket tarafından söz konusu ipotekler dayanak gösterilerek dava dışı muris ..., dava dışı .... Ltd. Şti, ... ve ... aleyhinde Alaşehir İcra Müdürlüğü'nün 2019/5667 Esas sayılı dosyası üzerinden ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile takip başlatıldığını, dava dışı muris ...'...
Davalı, dava konusu taşınmazın 165.000,00 TL bedelle, ticari amaçla, iyiniyetli olarak, tapu kaydına güvenilerek satın alındığını, paranın muris Kadri ve oğlu...' e elden ödendiğini, taşınmazı satın alacak maddi gücünün bulunduğunu, dava dışı mirasçı...' e eşi nedeniyle uzaktan akraba olduğunu, taşınmazın... tarafından kiraya verildiğini, kira bedellerinin ise genellikle elden ödendiğini belirterek, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, çekişme konusu 7528 ada 3 parsel sayılı taşınmazdaki payını muris tarafından muvazaalı olarak davalıya temlik edildiği gerekçesi ile davalı adına kayıtlı payın yarısının tapusunun iptali ile miras payları oranında davacılar adına tesciline karar verilmiştir. Karar, davalı tarafından süresinde duruşma istekli temyiz edilmiş olmakla; tebligat gideri yatırılmadığından duruşma isteği reddedilip Tetkik Hakimi ...' ın raporu okundu, düşüncesi alındı, dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi KARAR Dava, çekişme konusu taşınmaz kaydında bulunan " Bu parselin ormanla ilişkisi vardır." şerhinin kaldırılması istemine ilişkin olup, Orman yönetimi davanın tarafı bulunduğundan hükme yöneltilen temyiz itirazlarının incelenmesi için dosyanın Yüksek 20.Hukuk Dairesi Başkanlığına gönderilmesine, 14.06.2007 tarihinde oybirliği ile karar verildi....
DAVA Alacaklı/ kiralayan vekili dava dilekçesinde; 2021 yılı mart ayı kira bedeli nedeniyle davalı aleyhine icra takibi başlattıklarını, borçlu kiracının süresi içinde takibe itiraz etmediğini, yasal süre içinde ödeme yapılmadığını ileri sürerek borçlu kiracının taşınmazdan tahliyesini talep etmiştir. II. CEVAP Borçlu/kiracı vekili cevap dilekçesinde; pandemiden etkilendiğini, sözleşmede mücbir sebeple gecikmelerden sorumlu olunmayacağının kararlaştırıldığını, taşınmazdaki ayıplardan dolayı taşınmazı gereği gibi kullanamadığını, kira ödeme yükümlülüğünün askıda olduğunu, Sulh Hukuk Mahkemesinde uyarlama davası açtıklarını, mahkemece kira bedelleri hususunda tedbir kararı verildiğini, dava tarihi olan Aralık 2020 tarihinden itibaren 100.000 TL olarak belirlendiğini, takibe konu ayın Mart 2021 olduğunu, dolayısıyla vade yeni belirlendiğini ve temerrüt koşullarının oluşmadığını, bu nedenle davanın reddini talep ettiklerini ayrıca talep konuları aynı olduğundan ... 4....
İdaresinin temyiz itirazlarına gelince; Davada davacı idare, dava konusu taşınmaza ilişkin kamulaştırma nedeniyle tescil kararı aldıklarını ve hükmün kesinleştiği, kamulaştırma bedelinin de davalı kişilere ödendiğini, ne var ki, söz konusu hükmün infazı ve tescili için Tapu Sicil Müdürlüğüne başvurduklarında kayıtta vakıf şerhi bulunduğunu, bu şerh kaldırılmadıkça tescil işlemenin yapılamıyacağının bildirildiğini, esasen vakıf şerhinin silinmesi için gerekli taviz bedelinin de kamulaştırma bedeli ile birlikte davalı kişilere ödenmiş olması nedeniyle sebepsiz zenginleştiklerini ileri sürerek, bilirkişiler aracılığı ile belirlenecek miktarın tapu maliki davalılardan faizi ile birlikte tahsilini, vakıf şerhinin terkinini istemiştir. Mahkeme vakıf şerhinin silinmesi isteminin reddine, yazılı bedelin davalılardan alınmasına karar vermiştir....
Davalılar ise cevaben, taşınmazdaki şerhin tesis edildiği tarih ile dava tarihi arasında 60 yıllık bir zaman bulunduğunu, taşınmazın satın alındığı tarihte söz konusu fazlalık şerhinin de bulunmadığını, taşınmazı iyiniyetle iktisap ettiklerini beyan ederek, davanın reddine karar verilmesini talep etmişlerdir. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne, dava konusu 52 ada 5 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının beyanlar hanesindeki Hazine fazlalığının paya dönüştürülerek, bu taşınmazdaki davacı hissesinin 320800/504600, ...'nın hissesinin 45950/504600, ... hissesinin 45950/504600, ... hissesinin 22975/504600, ... hissesinin 22975/504600, ... hissesinin 22975/504600, ... hissesinin 22975/504600 olduğunun tespitine, ... 8....


