"İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı tarafından, davalı aleyhine 25.02.2005 gününde verilen dilekçe ile vakıf şerhinin terkini istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 06.07.2005 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Dava, tapu kaydındaki Vakıf şerhinin terkini istemi ile açılmıştır. Davalı, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, dava kabul edilmiştir. Hükmü, davalı idare temyiz etmiştir. Dava, 1792 parsel tapu kaydına işlenen “....” vakfı şerhinin terkini istemiyle açılmıştır. Görülüyor ki, taşınmazın tapu kaydında vakıf şerhi bulunmaktadır. Kaydın geldilerinde, vakıf şerhi düşülmemiş olması eldeki davanın esas yönden incelenmesine engel teşkil etmez....
Mahkemece verilen "davanın kabulüne ve dava konusu taşınmazın kadastro tespitinin ve taşınmazdaki kullanım şerhinin iptaline, taşınmazın tapu kaydının beyanlar hanesine davacının kullanımında olduğuna dair kullanım şerhi verilmek suretiyle Hazine adına tesciline" ilişkin önceki tarihli hüküm, dahili davalı Hazine’nin temyizi üzerine Dairemizin 25.12.2014 tarih, 2014/20566 Esas, 16210 Karar sayılı ilamıyla; "davacının, davalı Hazine'ye karşı iddiasını kanıtlaması gerekirken, keşif yapılmaksızın ve davalı ...'nun Hazine’yi bağlayıcı nitelikte olmayan kabul beyanı yeterli görülerek yazılı şekilde karar verilmesinin" isabetsizliğine değinilerek bozulmuştur....
Eğer, özellikle arsa ve binalarda kira esasına göre talep varsa, taraflardan emsal kira sözleşmeleri istenmeli, gerekirse benzer nitelikli yerlerin işgal tarihindeki kira paraları araştırılıp, varsa emsal kira sözleşmeleri de getirtilerek resen emsal araştırılmalı, dava konusu taşınmaz ile emsalin somut karşılaştırması yapılmalı, üstün veya eksik tarafları belirlenmelidir. İlke olarak, kira geliri üzerinden ecrimisil belirlenmesinde, taşınmazın dava konusu ilk dönemde mevcut haliyle serbest şartlarda getirebileceği kira parası, emsal kira sözleşmeleri ile karşılaştırılarak, taşınmazın büyüklüğü, niteliği ve çevre özellikleri de nazara alınarak yöredeki rayice göre belirlenir. Sonraki dönemler için ecrimisil değeri ise ilk dönem için belirlenen miktara ÜFE artış oranının tamamının yansıtılması suretiyle bulunacak miktardan az olmamak üzere takdir edilir....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ DAVA TÜRÜ : ELATMANIN ÖNLENMESİ, YIKIM VE ECRİMİSİL Taraflar arasında görülen davada; Davacı, kayden paydaş olduğu 13880 parsel sayılı taşınmazda malik olduğu bölüm yanında diğer paydaş olan davalıdan kiralamış olduğu alanın tamamını davalının kullandığını, mülkiyetten ve kira sözleşmesinden kaynaklanan hakkını kullanmasına engel olduğunu ileri sürerek elatmanın önlenmesi, yıkım ve ecrimisile karar verilmesini istemiştir.Yargılama sırasında elatmanın önlenmesi ve yıkım talebinden feragat etmiş, dava konusu taşınmazdaki payınıda dava dışı kişiye satış yolu ile temlik etmiştir. Davalı, davacının taşınmazdaki mülkiyetten ve kira sözleşmesinden kaynaklanan haklarını üçüncü kişiye temlik ettiğini, payından ve kiralanan alandan fazla yer kullandığını belirtip davanın reddini savunmuştur....
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, on yıllık süre içinde tapu kaydına dayanarak açılan orman kadastrosuna itiraz ve orman şerhinin kaldırılması istemine ilişkindir. Dava ve temyize konu 4470 parsel sayılı taşınmazın 1994 yılında yapılan ve kesinleşen orman kadastrosunda orman sınırları dışında kaldığı belirlenerek davanın bu parsel yönünden kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik buulunmamaktadır. Ancak, 4470 parsel sayılı taşınmaz kesinleşen orman sınırları dışında kaldığı halde, tapu kaydına hukuki dayanaktan yoksun olarak konulan orman şerhinin iptaline karar verilmesi gerekirken, taşınmaz kesinleşen orman sınırları içinde kalıyormuş gibi orman kadastro tesbitinin iptaline karar verilmesi ve ormandır şerhinin kaldırılmaması infaz sırasında duraksama yaratacağından doğru değilse de bu husus hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. Bu nedenle; hüküm fıkrasının 3....
Sayılı "takibin kaldırılması talepli" dava açtığını, davanın halen derdest olduğunu, müvekkili ile davalı alacaklı vekili arasında 24/09/2020 tarihinde protokol başlıklı yazılı sözleşme yapıldığını, bu sözleşmeye göre ; müvekkilinin Bursa ili, Özlüce Mah. 4815 ada, 18 parseldeki ... adına olan taşınmazın tapu kaydındaki kat karşılığı inşaat sözleşme şerhini 02/10/2020 tarihine kadar kaldıracağını, kat karşılığı inşaat sözleşme şerhinin kaldırılmasından sonra, Davalının Bursa 17. İcra Müdürlüğünün 2020/... E....
Davacı ..., dava konusu taşınmazın davalılar ile müşterek olarak kullanımlarında bulunduğunu ileri sürerek, taşınmazdaki zilyetlik şerhinin düzeltilmesi istemiyle 02.01.2015 tarihinde dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre yerinde olmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye temyiz karar harcının temyiz edenden alınmasına, 25.06.2018 gününde oybirliği ile karar verildi....
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, üzerindeki kat karşılığı inşaat sözleşmesi şerhinin terkini istenen dava konusu 5 ve 6 numaralı bağımsız bölümlerin mülkiyetinin taraflar arasındaki sözleşme gereğince davacıya ait olduğu, bu dairelerle ilgili herhangi bir çekişme bulunmadığı, anlaşmazlık konusu olan dükkandaki payın mülkiyeti ile dava konusu bağımsız bölümlerin ilgisinin bulunmadığı, dava konusu şerhlerin davacının mülkiyete dayalı tasarruf yetkisini sınırladığı ve kaldırılmasına ilişkin isteğin yerinde olduğu gerekçesiyle, davanın kabulü ile .... İli, ... ilçesi, ...e Mahhallesi, 237 ada 6 parselde bulunan 2. kat 5 ve 6 bağımsız bölüm numaralı meskenlerin tapu kayıtlarına... İnşaat Tur. Gıda San.ve Tic. Ltd. Şti. lehine konulan kat karşılığı inşaat hakkı şerhinin kaldırılmasına karar verilmiştir....
Davalı; davanın kira sözleşmesinin hileli olarak imzalandığı ve hile iddiasına dayanması sebebi ile bir yıllık hak düşürücü sürenin geçirildiğini, davacı şirketin vekalet verdiği kişi ile davalı arasında 25.08.2008 tarihinde 20 yıllığına yapılan sözleşmenin noterden onaylandığını ve ... 4.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2008/36 esas sayılı dosyası ile kira sözleşmesinin tapuya şerh edildiğini, davacı şirketin kira sözleşmesinden haberinin olduğunu ayrıca halen vekilin de azledilmediğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Mahkemece; taraflar arasında düzenlenen 22.08.2008 tarihli kira sözleşmesinin feshine, dava konusu ... ili ...... ilçesi ...... (......) mahallesi 2354 ada 42 nolu parsel sayılı taşınmaz üzerindeki davalı lehine konulan "120.000 TL bedelle 20 yıl müddetle konulan kira" şerhinin terkinine karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir....
Gereği görüşülüp, düşünüldü: KARAR Dava, çaplı taşınmazdaki bağımsız bölüme haksız işgal nedeniyle elatmanın önlenmesi isteğine ilişkindir. Davalı, ekişmeli bölümün kendisine ait iken davacının bayiine sattığını, taşınmazdaki sattığı kişiye ait ipotek borcunu ödemesi karşılığında bu yeri kullandığını savunmuş, mahkemece davalının kiracı olduğu, bu durumda Sulh Hukuk Mahkemesinde tahliye davası açılabileceği gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiştir. Bilindiği üzere; özel yasa hükümleri saklı kalmak koşuluyla, gerek taşınır gerekse taşınmaz mallara ilişkin kira sözleşmelerinin geçerli olması hiçbir biçim koşuluna bağlı değildir. Kira sözleşmeleri yazılı veya sözlü yapılabileceği gibi zımni (üstü kapalı) olarakta vucuda getirilebilir. Yeterki taraflar kira sözleşmesinin esaslı unsurlarında anlaşmış olsunlar. Nitekim bu kural 18.3.1942 tarih 37/6 sayılı inançları birleştirme kararında açıkça vurgulanmıştır....


