WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 05 Haziran 2026

İlk derece mahkemesince, davalı-karşı davacının cevap dilekçesi/karşı dava dilekçesinde de belirttiği üzere, davalı-karşı davacı kadının dava tarihinden 3 yıl önce hastalığa yakalandığı, evlilik birliğinin giderlerine emek ve malvarlığı ile katılmadığı, kendisine dahi kayın validesinin baktığı, ancak kendisinin ve ailesinin isteği ve rızası ile müşterek konutu terk ederek ailesinin yanına Kurtalan'a yerleştiği, birlikte yaşamaktan kaçındığı ve bu nedenlerle daha fazla kusurlu olduğu değerlendirilmiş ise de; dosya içinde mevcut hastahane kayıtları ile uzman raporlarına göre kadının bu hastalığa yakalanmasında kendi kusurunun bulunmadığı, evlilik öncesinde de bu hastalık nedeniyle bir uzman tanısının da bulunmadığı sabittir....

Temyiz Sebepleri Davalı erkek vekili temyiz dilekçesinde; müvekkilin kusurlu olmaması nedeniyle gerek boşanma davasının gerekse boşanma davasının fer'î niteliğinde olan maddî ve manevî tazminat davasının reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne ve istinaf mahkemesince maddî ve manevî tazminat miktarlarının artırılmasına karar verilmesinin doğru olmadığını ileri sürerek kusur belirlemesi, boşanma davasının kabulü ve tazminatların miktarı yönlerinden kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, açılan boşanma davasında taraflar arasında ortak hayatı temelinden sarsacak derecede ve birliğin devamında imkan vermeyecek nitelikte bir geçimsizlik bulunup bulunmadığı, geçimsizlik var ise kusurun kimden kaynaklandığı, davanın kabulünün yerinde olup olmadığı, kadın yararına hükmedilen tazminatlar noktasında toplanmaktadır. 2....

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosya içerisinde bulunan tanık beyanları ve telefon arama ve mesaj kayıtlarıyla da sabit olduğu üzere davacının sadakat yükümlülüğüne aykırı davrandığı, evi terk ederek başka biriyle kaçtığı, beraber yaşanılan süreçte davacıyı sevmediğini, başkasını sevdiğini çevresindekilere de anlattığı, başkalarının yanında davacıya hakaret ettiği, başka biriyle olan ilişkisi nedeniyle eviyle ve çocuğuyla ilgilenmemeye başladığı sabit olduğundan, davalının zina eylemi nedeniyle sadakat yükümlülüğüne aykırı davranması nedeniyle tarafların 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun(4721 sayılı Kanun'un) 161 inci maddesi gereğince boşanmalarına yönelik davacının talebinin kabulü ile tarafların boşanmalarına, ayrıca davalının davacıya hakaret etmesi, evi terk edip gitmesi ve başka biriyle olan ilişkisi nedeniyle eşine ve çocuğuna yönelik sorumluluklarını yerine getirmemiş olması gerekçesi ile davacının 4721 sayılı...

DAVA Davacı-karşı davalı erkek vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ile yaklaşık 20 yıldır evli olduklarını, davalının evi terk etmesi üzerine geçen süreçte herhangi bir nedenle bir araya gelmediklerini, Rize Aile Mahkemesinin 2015/424 Esas 2015/494 Karar sayılı dosyasıyla evlilik birliğinin sarsılması nedeniyle boşanma davası açtığını, sağlık problemleri nedeniyle dosyayı takip edememesi nedeniyle davadan feragat ettiğini, feragat nedeniyle reddine dair karar verildiği, davalının yaklaşık 20 yıldır ortak konutu terk etmesi nedeniyle evliliğin fiilen sona erdiğini, defalarca eve dön çağrısı yapmasına rağmen evine dönmediğini, davalının ağır kusurlu olup evi terk etmesi ve 15 yıl boyunca kati surette bir araya gelememiş olmaları nedeniyle boşanma davası açtığını, davalı tarafından nafaka davası açıldığını, mahkemenin 400,00 TL nafakaya hükmettiğini belirterek, fiili ayrılık nedeniyle açılan davanın kabulüne, davalı ile boşanmalarına, davalı lehine hükmedilen 400,00 TL tedbir nafakasının...

Tazminata konu olan olayla da tarafların kusur durumlarına gelince: Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastaneleri Psikiyatri Anabilim Dalı Başkanlığının 29.08.2005 tarihli yazısı, 29.08.2005 ve 21.11.2005 tarihli müşahede raporlarından ve davacı tanık beyanlarından; davacının, 07.04.2006 evi terk tarihinden önce davalı eşini alkol tedavisi için iki kez doktora götürdüğü, davacının bu gayret ve desteklerine rağmen davalı kocanın alkol alışkanlığını bırakmadığı ve sorumsuz davranışlarına devam ederek, evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına neden olan ve tazminat gerektiren olaylarda tam kusurlu olduğu anlaşılmıştır. Davalı eşin kendi isteği ile alkol tedavisi için hastaneye yatarak tedavi görmesi, ancak olumlu bir sonuç alamaması olayı, davacının 07.04.2006 tarihinde davalının kusuru nedeniyle evi terk etmesinden sonra gerçekleştiğinden, bu aşamada davacının kocasının rahatsızlığı ile ilgilenmemekten kaynaklanan bir kusuru olduğunun kabulü mümkün değildir....

Tazminata konu olan olayla da tarafların kusur durumlarına gelince: Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastaneleri Psikiyatri Anabilim Dalı Başkanlığının 29.08.2005 tarihli yazısı, 29.08.2005 ve 21.11.2005 tarihli müşahede raporlarından ve davacı tanık beyanlarından; davacının, 07.04.2006 evi terk tarihinden önce davalı eşini alkol tedavisi için iki kez doktora götürdüğü, davacının bu gayret ve desteklerine rağmen davalı kocanın alkol alışkanlığını bırakmadığı ve sorumsuz davranışlarına devam ederek, evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına neden olan ve tazminat gerektiren olaylarda tam kusurlu olduğu anlaşılmıştır. Davalı eşin kendi isteği ile alkol tedavisi için hastaneye yatarak tedavi görmesi, ancak olumlu bir sonuç alamaması olayı, davacının 07.04.2006 tarihinde davalının kusuru nedeniyle evi terk etmesinden sonra gerçekleştiğinden, bu aşamada davacının kocasının rahatsızlığı ile ilgilenmemekten kaynaklanan bir kusuru olduğunun kabulü mümkün değildir....

Temyiz Sebepleri 1.Davacı erkek vekili, davalının ortak evi terk ettiğini, evlilik birliği yükümlülüklerini yerine getirmediğini, davalının kusurlu olduğu gibi, emekli ve geliri olduğunu, ayrı yaşamaya haksız olarak sebebiyet verdiğini, kararın usul ve kanuna aykırı bulunduğunu beyanla; davanın reddi, kusur belirlemesi, kadın yararına hükmedilen tedbir nafakası ve miktarı yönünden kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. 2.Davalı kadın vekili, davacının kusuru nedeniyle tarafların ayrı yaşadığını, kararda davacının kusurunun belirtilmesi gerekirken hiç değinilmediğini, müvekkilinin kusurunun olmadığını, hükmedilen tedbir nafakası miktarının az olduğunu, kararın usul ve kanuna aykırı bulunduğunu beyanla; kusur belirlemesi, kadın yararına hükmedilen tedbir nafakası miktarı yönünden kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe 1....

CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava dilekçesindeki iddiaların doğru olmadığının fotoğraflar ve telefon kayıtları ile sabit olduğunu, tarafların evlenirken düğün borçları ödenene kadar erkeğin ailesi ile yaşama konusunda anlaştıklarını, kadının haksız yere evi terk ettiğini, erkeğin terk sonrası eşiyle görüşmek istediğinde ailenin hakaret ve tehditlerine maruz kaldığını, kadının babasının kızının sürekli ziyaret etmesini istediğini ve ev işlerini erkek eşin annesinin yaptığını iddia ederek davanın reddini talep etmiştir. III....

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalının evliliğin kendisine yüklediği görevleri yerine getirmediği, birlik görevlerine katılmaktan kaçındığı, müşterek konutu terk ettiği ve davacı kadının sağlık problemi nedeniyle var olan fiziksel duruş bozukluğuyla dalga geçerek davacıya duygusal şiddet uyguladığı, evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına sebep olan olaylarda davalının tam kusurlu olduğu, boşanma veya ayrılık davası açılınca geçici önlemleri resen alınacağı, davacının 1.034,95 TL emekli aylığı aldığı, kızına ait evde oturduğu, davalının 1.888,02 TL emekli aylığı aldığı, ayrıca şoförlük yaptığı, üzerine kayıtlı bir araç olduğu, tarafların ekonomik durumlarındaki davalı lehine fark oluştuğu, boşanma yüzünden davacının yoksulluğa düşeceği anlaşıldığından tedbir ve yoksulluk nafakası talebinin kısmen kabulüne, mevcut veya beklenen menfaatleri boşanma yüzünden zedelenen davacı lehine tarafların tespit edilen sosyal ve...

TL tedbir, kararın kesinleşmesinden itibaren aynı miktar üzerinden yoksulluk nafakası ile kadın yararına 15.000,00 TL maddî tazminat ödenmesine, kadının manevî tazminat talebinin ise erkeğin kusurlarının kadının kişilik haklarına saldırı niteliğinde olmaması nedeniyle reddine, erkeğin açtığı asıl davanın da ispatlanamaması nedeniyle reddine karar verilmiştir....

UYAP Entegrasyonu