WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 05 Haziran 2026

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Boşanma Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı kadın tarafından temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: Mahkemece ... 1. Sulh Ceza Mahkemesi`nde davalı erkek hakkında davacı kadına yönelik kasten yaralama suçu nedeniyle açılan davada, davalı erkeğin beraatine karar verilmesi nedeniyle davacı kadın tanığının beyanının dikkate alınmadığı ve davacı kadının müşterek konutu evlilik birliğinden kaynaklanan yükümlülüklerini yerine getirmemek için terk etmesi sebebiyle tam kusurlu olduğu gerekçesiyle davacı kadının açtığı boşanma davasının reddine karar verilmiştir. Ceza mahkemesince verilen beraat kararı delil yetersizliğine dayanmaktadır. Bu sebeple verilmiş bir beraat kararı hukuk hakimini bağlamaz (6098 s. TBK.md.74)....

un da tehdit suçundan cezalandırılmaları gerektiğini belirtmiş ise de, iddianamede bu sanıklar hakkında tehdit suçundan cezalandırılmaları talep edilmediği ve mahkemece de bu hususta karar verilmediğinden, Cumhuriyet savcısının bu sanıkların tehdit suçundan cezalandırılmaları gerektiğine yönelik temyiz talebinin REDDİNE, Cumhuriyet Savcısı ve katılan vekilinin sanıkların mala zarar verme suçundan beraatlerine yönelik temyizleri nedeniyle yapılan incelemede: Sanıkların hep birlikte olay yerine gelerek sanık ...'un boşanma davası devam ettiği için fiilen ayrı yaşadığı eşi olan, müşteki ...'u eve götürmek istediklerini söyledikleri, sanıkların olay anında ellerinde sopaların bulunduğu, tarafların bu nedenle tartıştıkları eve dönme teklifine ...'...

evine gittiğini, bu süreçte davalının kendi adına kayıtlı ancak eşinin kullandığı telefon hattını da kapattırdığı, evlilik boyunca davalının evlilik yaşamını olumsuz etkileyen sürekli bir alkol sorunu ve şans oyunları oynama alışkanlıklarının bulunduğunu, tartışmalar sırasında davacının annesine "kızın avukat, versin boşanma dilekçesini" tarzı sözler kullandığını, ayrıca davacıya hakaret ettiğini, evi terk ettikten sonra maddî-manevî ilgisini kestiğini, mecburen davacının Danimarka'da yaşayan ailesinin yanına döndüğünü ve Türkiye'deki eğitimi orada birebir sayılmadığı için yeniden hukuk fakültesine devam ettiğini ve öğrenci olduğunu bu nedenle 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (4721Sayılı Kanun) 166 ıncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeniyle tarafların boşanmalarına, ortak çocukların velayetlerinin müvekkiline verilmesine, aylık 5.000,00 TL tedbir ve yoksulluk nafakası, müşterek çocuk lehine aylık 5.000,00 TL tedbir ve iştirak nafakası...

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıdaki başlıkta tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Irak Devleti boşanma hükümleri kapsamında açılan iş bu davada, davacı ve davalı tanık beyanlarının taraflardan duyuma dayalı olup taraflar arasında anlaşmazlık bulunduğunun ıspatlanamadığı, her ne kadar taraf vekillerince, tarafların boşanma konusunda anlaştıklarını beyan ederek tarafların boşanmalarına karar verilmesi talep edilmiş ise de, anlaşmalı boşanma davasına ilişkin olarak tarafların bizzat hazır edilerek beyanlarının alınması gerektiği, davalının, davalı vekilinin beyanından Irak'a dönmüş olması nedeniyle beyanının alınması mümkün olmadığının anlaşıldığından ıspatlanamayan davanın reddine, ortak çocuklara ...,... lehine ayrı ayrı 150,00 TL, davacı lehine aylık 200,00 TL tedbir nafakasının kararın kesinleşmesine kadar devamına, karar kesinleştiğinde tedbir nafakasının kaldırılmasına karar verilmiştir IV. İSTİNAF A....

Tarafların evliliği sürecinde davalı koca tarafından eşi aleyhine, kadının sık sık evi terk etmesi ve şiddetli geçimsizlik nedeniyle boşanma davası açılmış, bu davada mahkemece geçimsizliğin kadın ile koca arasında olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Bu davadan sonra davacı kadın tarafından evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeniyle davalı aleyhine boşanma davası açılmış, koca ise karşı dava ile zina nedeniyle boşanmaya karar verilmesini istemiştir....

DAVA ... erkek vekili dava dilekçesinde; kadının balayında erkeğin eşine yaklaşmak istediği bir zamanda "şerefsiz" diyerek eline ne geçirdiyse fırlattığını, balayı dönüşü aynı davranışlara devam ettiğini, erkeği hakir gördüğünü, sürekli aşağılayıp hakaret ettiğini, bir gün kahvaltıda erkeğin yüzüne çay fırlattığını, ev işi yapmadığını, yatak odasından çıkmayıp telefonla meşgul olduğunu, güven sarsıcı Whatsapp paylaşımları olduğunu, eski nişanlısını aradığını, bu durum nedeniyle tarafların tartıştıklarını ve kadının evi terk ettiğini, terk etmesinin akabinde evde eski nişanlıya hitaben yazılmış şiirler bulunduğunu, "çocuğunu doğurmak istemiyorum" deyip çocuğu aldırmak için hastaneye gittiğini, çocuğun doğumunu haber vermediklerini, erkeğin komşulardan doğumu haber alıp hastaneye gittiğini ve orada kadının babasının erkeği öldürmekle tehdit edip çocuğu görmesini engellediğini iddia ederek tarafların evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeniyle boşanmalarına, ortak çocuğun velâyetinin...

C.Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesi’nin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflardan her biri, yapmış olduğu usul işlemlerini kısmen veya tamamen aynı davada ancak bir kez ıslah yoluna başvurabileği, davanın tamamen ıslahıyla davacının talep sonucunu değiştirip, bambaşka bir talep de ileri sürebileceği, ... kadın vekilinin 20.10.2017 tarihli ıslah dilekçesinde zina sebebine dayalı olarak açtığı boşanma davasını evlilik birliğinin erkeğin sadakatsiz eylemleri nedeniyle temelinden sarsılması nedeniyle boşanma davası olarak ıslah ettiğini, aynı dilekçe ile ayrıca verilecek nafakanın enflasyon artışı uygulanmasını ve ayrıca nafakanın aylık ödenmesine ya da toptan 100.000,00 TL toptan nafakaya hükmedilmesinin de talep edildiği, yapılan ıslah işleminin hukuka uygun olduğu; İlk Derece Mahkemesince erkeğin sadakat yükümlülüğünü ihlal şeklinde güven sarsıcı davranışta bulunarak evi terk ettiğinin sabit olduğunun belirlendiği, belirlenen kusur taktirinde, asıl davada boşanma...

olmadığından bu konuda hüküm kurulmasına yer olmadığına, boşanma nedeniyle tarafların çeyiz eşyası, ev eşyası, kişisel eşya gibi herhangi bir alacak ve evlilik birliği içinde edinilen malvarlığı değerlerinden dolayı hiçbir alacak ve hak taleplerinin olmadığı dikkate alınarak bu hususlarda hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilmiştir....

Davacı vekili, dava dilekçesinde müvekkil tarafların birbirlerine boşanma davalarını açmadan kısa bir süre önce davalı eski eşi tarafından önce dövülmüş akabinde birkaç gün evde hapsedilmiş ve ardından evden gönderilmiş ve daha sonra müşterek evin anahtarının değiştirilmiş olması nedeniyle eve tekrar giremediğini, şahsi eşyaları ve çeyizlerinin evde kaldığını, ziynet eşyalarının ise emanet olarak kayınvalidede olduğu için geri alamadığını belirterek dava dilekçesinde belirtilen çeyiz ve ziynet eşyalarının mevcutsa aynen, değilse bedelinin tahsilini istemiştir. Davalı ise davacının iddiasının mesnetsiz olduğunu, dövüldüğünün ispat edilmesi gerektiğini, evden kendi rızası ile ayrıldığını, ziynetleri de giderken götürdüğünü, çeyiz eşyalarının bir kısmının mevcut olduğunu belirterek altın takılar hariç yedimizde bulunan eşyaları boşanma davası sonucunda iadeye hazır olduklarını belirterek davanın reddini savunmuştur....

Zina, hayata kast, pek kötü veya onur kırıcı davranış, suç işleme veya haysiyetsiz hayat sürme, terk ve akıl hastalığı belirli olgulara dayandıklarından özel boşanma sebeplerini oluştururlar ve sınırlı sayıdadırlar. Buna karşılık, evlilik birliğinin sarsılması (TMK m. 166/1,2) ile eşlerin anlaşması (m. 166/3) ve fiili ayrılık (m. 166/4) ise belli bir olguyu göstermeyen ve önceden belirlenemeyen nitelikte olduklarından genel boşanma nedenlerini oluştururlar (Gençcan, Ö: Boşanma Tazminat ve Nafaka Hukuku, Ankara 2017, s. 120-121). Diğer yandan, bir olay evlilik ilişkisi üzerindeki etkisine bakılmaksızın boşanma hakkını verebiliyorsa, mutlak boşanma sebebinden; boşanma sebebi olarak gösterilen olgunun açılmış davada ispat edilmesi boşanma kararı verilmesi için yeterli değilse nispi boşanma sebebinden söz edilir....

UYAP Entegrasyonu