WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 10 Haziran 2026

evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeniyle açılan boşanma davasının reddine; 2020/163 Esas, 2020/617 Karar sayılı iş bu dava dosyası ile birleştirilen kadın tarafından 12.02.2020 tarihinde zina nedeniyle açılan boşanma davasının kabulü ile tarafların boşanmalarına, velâyetin anneye verilmesine, kadın yararına aylık 1.500,00 TL tedbir nafakasına, kadının yoksulluk nafaka talebinin reddine, çocuk yararına aylık 1.500,00 TL tedbir ve iştirak nafakasına, nafakanın her yıl TÜİK tarafından açıklanan ÜFE oranında arttırılmasına, kadın yararına 150.000,00 TL maddî, 100.000,00 TL manevî tazminata karar verilmiştir....

DAVA TÜRÜ : Karşılıklı Boşanma-Nafaka Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda bölge adliye mahkemesi hukuk dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-karşı davalı erkek tarafından, kendi davasının reddi, kadının kabul edilen davası ve fer'ileri ile birleşen tedbir nafakası davası yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: 1-Davacı-karşı davalı erkeğin, kadının birleşen tedbir nafakası davasına yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; Hukuk Genel Kurulu'nun 30.03.2005 gün ve 196-239 sayılı kararında nafaka davalarında temyiz edilebilirlik sınırının belirlenmesinde, bağlanan yıllık nafaka miktarının gözetileceği hüküm altına alınmıştır. Temyize konu birleşen tedbir nafakasının yıllık miktarı 3.600,00 TL olup, karar tarihindeki kesinlik sınırı 47.530,00 TL'yi aşmadığından 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362. maddesi gereğince temyiz sınırı altında kalan para alacağına ilişkin karar kesindir....

Hukuk Dairesi DAVA TÜRÜ : Boşanma-Nafaka Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda bölge adliye mahkemesi hukuk dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davacı-karşı davalı erkek tarafından, kendi davasının reddi ve kadının kabul edilen birleşen tedbir nafakası davası yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: 1-Davacı-karşı davalı erkeğin, kadının birleşen tedbir nafakası davasına yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; Hukuk Genel Kurulu'nun 30.03.2005 gün ve 196-239 sayılı kararında nafaka davalarında temyiz edilebilirlik sınırının belirlenmesinde, bağlanan yıllık nafaka miktarının gözetileceği hüküm altına alınmıştır. Temyize konu birleşen tedbir nafakasının yıllık miktarı 18.000,00 TL olup, karar tarihindeki kesinlik sınırı 47.530,00 TL'yi aşmadığından 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362. maddesi gereğince temyiz sınırı altında kalan para alacağına ilişkin karar kesindir....

Kural olarak boşanma kararı ile velayet kendisine verilmeyen eş, çocuğun bakım ve eğitim giderlerine gücü oranında katılmak zorundadır.(TMK m.182) Anne ve babanın bakım borcu, çocuğun ergin olmasına kadar devam eder.(TMK m.328/1) Nafaka miktarı, çocuğun ihtiyaçları ile anne ve babanın hayat koşulları ve ödeme güçleri dikkate alınarak belirlenir. Ayrıca nafakanın takdirinde birlik devam ederken çocuğun alıştığı yaşama şeklide dikkate alınır. Diğer taraftan nafaka miktarı belirlenirken, velayet hakkı kendisine tevdi olunmuş tarafın, bu görev nedeniyle emeğinin ve yüklendiği sorumlulukların karşılığı olan harcamaların da dikkate alınması zorunludur. Hakim, iştirak nafakası takdirinde; nafaka alacaklısı çocuğun ihtiyaçları ile nafaka yükümlüsü davalının gelir durumu arasındaki dengeyi kurarak, hakkaniyet ölçüsünde nafakayı artırmalıdır....

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Boşanma Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davalı erkek tarafından temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: 1-Dosyadaki yazılara ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre davalı erkeğin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir. 2-Tedbir nafakası her an doğup işleyen alacak niteliğindedir. Davacı kadın dava dilekçesinde müşterek çocuklar için nafaka istemediğini beyan etmiş, ancak 11.3.2014 tarihli dilekçesi ile çocuklar için yeniden tedbir nafakası talep etmiştir. O halde müşterek çocuklar yararına 11.3.2014 tarihinden başlamak ve boşanma hükmünün kesinleştiği tarihe kadar devam etmek üzere tedbir nafakasına hükmedilmesi gerekirken, dava tarihinden itibaren tedbir nafakası verilmesi de doğru olmamıştır....

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen nafaka davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir. Y A R G I T A Y K A R A R I Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü. Davada, davalı kocanın evlilik birliği gereklerini yerine getirmediği eşine hakaret ve şiddet uyguladığı ileri sürülerek tedbir nafakası istenilmiş; mahkemece, taraflar arasındaki boşanma davasında tedbir nafakasına hükmedildiği gerekçesiyle istemin reddine karar verilmiştir. Oysa her dava açıldığı tarihteki koşullara göre değerlendirilir. Somut olayda da, tedbir nafakasına ilişkin dava 29.09.2009 tarihinde açılmış olup, boşanma davası kapsamında 11.2.2010 tarihinde tedbir nafakasına hükmedilmiştir....

Ancak, tedbir nafakası, boşanma davasının açılmasıyla birlikte hakim tarafından hükmedilen ve gerekli görüldüğü hallerde dava sonucu kesinleşinceye kadar devam edebilen, tarafların boşanma sürecinde yaşam seviyelerinin olumsuz yönde değişmemesi açısından verilen bir nafaka türüdür. Boşanma kesinleştikten sonra ise TMK 175. madde koşulları oluşmuşsa yoksulluk nafakasına hükmedilebilir. Boşanma kesinleştikten sonra tedbir nafakasına hükmedilmesi doğru değildir. Ancak anılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün bu yönden düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir (HMK m. 370/2)....

Davalı vekili cevap dilekçesinde;taraflar arasında İstanbul 11.Aile Mahkemesi'nin 2011/814 Esas sayılı dosyasında görülen boşanma davası olup davanın halen derdest olduğunu,bu davada davacı ve müşterek çocuklar lehine tedbir nafakasına hükmedildiğini,davacı tarafça bu boşanma davasında hükmedilen tedbir nafakalarının arttırılması talebinin ise reddedildiğini,davacının da kötü niyetle bu davayı açtığını,taraflar arasında halen devam eden ve gerek davacı gerekse müşterek çocuklar için tedbir nafakasına hükmedilen İstanbul 11.Aile Mahkemesi'nin 2011/814 Esaslı dosyası bulunmakla bu davanın usul ve yasaya uygun olmadığını,bu nedenlerle derdestlik itirazının kabulü ile davanın reddine karar verilmesini talep ettiklerini,esasa ilişkin olarak ise,davacının iddialarının asılsız olduğunu,davacının taraflar arasındaki boşanma davasında müşterek çocukların okul giderlerinin yüksek olduğu ve ödemekte zorlandığını belirterek tedbir nafakasının arttırılmasını sağlamış ise de,müşterek çocuklardan Mislina...

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Boşanma-Nafaka Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı-davacı erkek tarafından kendi boşanma davasının reddi, kişisel ilişki ve bağımsız açılan nafaka davasında hükmedilen nafakaların miktarı yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: 1-Tedbir nafakası yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; Boşanmada tarafların gerçekleşen sosyal ve ekonomik durumlarına, nafakanın niteliğine, günün ekonomik koşullarına göre davacı-davalı kadın yararına takdir edilen tedbir nafakası çoktur. Mahkemece Türk Medeni Kanununun 4. maddesindeki hakkaniyet ilkesi de dikkate alınarak daha uygun miktarda nafakaya hükmedilmesi gerekir....

karada kadının nafaka talebinin reddine yönelik hüküm kurulmuş, hükmün gerekçesinde de kadının tedbir nafakası talebinin reddine karar verildiği belirtilmiştir....

UYAP Entegrasyonu