"İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi DAVA TÜRÜ :Boşanma-Nafaka Taraflar arasındaki "boşanma" ve "nafaka" davasının birleştirilerek yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davacı-davalı (koca) tarafından, her iki dava yönünden; davalı-davacı (kadın) tarafından ise, tadkir edilen tedbir nafakasının miktarı yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, tarafların yerinde bulunmayan temyiz isteklerinin reddiyle usul ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenlere yükletilmesine, peşin alınan harcın mahsubuna ve 90.00'ar TL. temyiz başvuru harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle...
bu yöne davalı-davacı erkeğin de bununla ilgili vekalet ücretine ilişkin temyiz itirazları yerinde görülmemiş, davacı-davalı kadının nafaka davasının 31.07.2009 tarihinde, bununla birleştirilen boşanma davasının ise 20.08.2009 tarihinde açıldığı, tarafların boşanma davasının açılmasından sonra bir araya geldikleri ve altı-yedi ay kadar birlikte yaşadıkları, önceki olayların affedildiği, en azından hoşgörü ile karşılandığı bu sebeple boşanma davası ile nafaka davasının reddi gerektiği, ve boşanma dava tarihinden geçerli olmak üzere davacı-davalı kadın ve müşterek çocuk Nazlı yararına uygun miktarda tedbir nafakasına hükmedilmesi gerektiği, ayrıca davacı-davalı kadının açtığı tasarruf yetkisinin sınırlandırılması davası reddedildiğine göre, bu davanın reddi sebebiyle davalı-davacı erkek lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinden bahisle hüküm bozulmuş, her iki taraf karar düzeltme talebinde bulunmuştur. 1-Temyiz ilamında yer alan açıklamalara göre tarafların aşağıdaki bentlerin kapsamı...
Davacı kadın vekili temyiz dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesi tarafından takdir edilen tedbir, iştirak ve yoksulluk nafakası miktarları ile tazminat miktarlarının yetersiz olduğunu beyan etmek suretiyle kararın bozulmasını talep etmiştir. 2.Davalı erkek vekili temyiz dilekçesinde özetle; kusur belirlemesi, davacı lehine nafaka ve tazminat takdir edilmesinin de usul ve yasaya aykırı olduğunu beyan etmek suretiyle boşanma haricinde diğer yönlerden kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık açılan boşanma davasında taraflar arasında ortak hayatı temelinden sarsacak derecede ve birliğin devamında imkan vermeyecek nitelikteki geçimsizliğe sebebiyet veren kusurun kimden kaynaklandığı kadın yararına nafaka ve tazminat takdirinin ve miktarlarının isabetli olup olmadığı, çocuklar için hükmedilen nafakaların miktarının hakkaniyete ve dosya kapsamına uygun olup olmadığı,noktasında toplanmaktadır. 2....
Bu husus gözetilmeden davacı kadın lehine maddi ve manevi tazminat ile yoksulluk nafakasına hükmedilmesi doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir. 3-Davacı kadın dava dilekçesinde nafaka istemediğini beyan etmiş, tahkikat aşamasında 22.01.2015 tarihli celsede nafaka talebinde bulunmuştur. Tedbir nafakası dava sonuçlanıncaya kadar her zaman talep edilebileceğine göre talep tarihi olan 22.01.2015 tarihinden itibaren tedbir nafakasına hükmedilmesi gerekirken, 23.06.2015 tarihli celsede, dava tarihinden itibaren kadın lehine tedbir nafakasına hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir. SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda 2. ve 3. bentlerde gösterilen sebeplerle BOZULMASINA, bozma kapsamı dışında kalan diğer bölümlerin ise yukarıda l. bentte gösterilen sebeple ONANMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 24.10.2017 (Salı)...
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Boşanma Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı kadın tarafından tedbir ve yoksulluk nafakasının miktarı ve reddedilen manevi tazminat yönünden; davalı vasisi tarafından ise tedbir ve yoksulluk nafakası yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davacı kadının tüm, davalı erkeğin tedbir nafakasına yönelik temyiz itirazları yersizdir. 2-Mahkemece; davacı kadının yoksulluk nafakası talebinin kabulüne karar verilmiştir. Davalı erkeğin dava tarihinde ... 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 30.12.2010 tarihli ve 2007/370 esas, 2010/561 sayılı kararı ile 8 yıl 4 ay hapis cezasının infazı için ceza infaz kurumunda bulunduğu anlaşılmaktadır....
"İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesiu DAVA TÜRÜ :Boşanma - Nafaka Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm her iki dava yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: 1-Davalı-davacı koca, reddedilen boşanma davasına yönelik temyizinden 04.04.2012 havale tarihli dilekçesi ile feragat ettiğinden davalı-davacı kocanın reddedilen boşanma davasına yönelik temyiz isteminin reddine, 2-Tarafların nafaka davasına yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre yerinde bulunmayan temyiz isteğinin reddiyle usul ve kanuna uygun olan hükmün onanmasına karar verilmesi gerekmiştir....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Boşanma ve Tedbir Nafakası Taraflar arasındaki "boşanma" davası ile davalı tarafından bağımsız olarak açılan "nafaka" davasının birleştirilerek yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davacı-davalı tarafından temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle boşanma davasında, dava tarihinden itibaren, davalı-davacı eş ve müşterek çocuklar için Türk Medeni Kanununun 169. maddesi çerçevesinde tayin edilen nafakalarla, kadının birleştirilen nafaka davasının kabulü sonucu Türk Medeni Kanununun 197. maddesi çerçevesinde takdir edilen nafakaların boşanma davası süresince mükerrer tahsile yol açmayacak şekilde hüküm tesis edildiğinin anlaşılmasına, karar başlığında davacının adının kayda uygun olarak yazılmasına karşın, hükmün diğer bölümlerinde “...” olarak...
Buna göre tedbir nafakası, TMK'nın 169 ve 197. maddelerinde düzenlenmiştir. Bu maddeler nafaka, boşanma ve ayrılık davası açılmadan önceki dönemde evlilik birliğinden doğan yükümlülüklerin taraflarca yerine getirilmemesi, birlikte yaşamaya ara verilmesi hâlinde ve boşanma ve ayrılık davası açılması sırasında, hak sahibinin mali yönden desteklenmesi suretiyle evlilik birliğini kurtarmak amacıyla öngörülmüştür. Her iki madde arasındaki farka gelince; TMK'nın 169. maddesi uyarınca takdir edilen tedbir nafakası, açılan boşanma davası kapsamında alınan geçici nitelikteki bir önlem olarak hâkim tarafından yargılama sırasında kaldırılmadığı takdirde boşanma davasında verilen kararın kesinleşmesi ile sona erer. Oysa TMK'nın 197. maddesi uyarınca talep edilen nafaka bağımsız bir talep ve bağımsız bir davanın konusu olarak, eşlerin ayrı yaşama durumunun devamı süresince geçerli olur....
Somut olayda, davalı tarafından eldeki dava öncesi davacı aleyhine açılan bir boşanma davası mevcut ise de, ... Aile Mahkemesinin 26.05.2014 tarihinde kesinleşen ... sayılı ilamı ile boşanma davasının reddine karar verildiği, söz konusu kararda müşterek çocuk için kararın kesinleşme tarihine kadar aylık 1.500 TL tedbir nafakasına hükmedildiği anlaşılmaktadır. İştirak nafakası boşanmanın çocuklarla ilgili sonuçlarından biridir. Tarafların evliliği halen devam ettiğine göre, eldeki ./.. -2- davada talep edilen nafaka, tedbir nafakasının tahsiline ilişkindir. Mahkemece nafaka türünün yanlış nitelendirmesi talebin esasını değiştirmez. O halde, mahkemece; davanın tedbir nafakası olarak nitelendirilmesi gerekirken, hukuki nitelemede hataya düşülerek, iştirak nafakası olarak nitelendirilmesi ve yazılı şekilde hüküm tesis edilmiş olması doğru görülmemiştir....
Tedbir nafakasında eslerin birliğin giderlerine güçleri oranında emek ve malvarlıkları ile katkıda bulunmaları gerekir (TMK Md. 186/son). Davacı eşin ekonomik durumunun davalı (kocadan) daha iyi olması davalı (kocayı) tedbir nafakası yükümlülüğünden kurtarmaz. Ancak, hükmedilecek nafakanın miktarını tayinde bu husus dikkate alınmak zorundadır. Böylece "hakkaniyet" ilkesine uygun bir nafaka tespit edilebilir (TMK. Md. 4). Somut olayda davalının, davacı aleyhine boşanma davası açtığı ve başka bir kadınla birlikte yaşadığı sabit olup davacının ayrı yaşamada haklılığı kanıtlanmıştır....


