WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 08 Haziran 2026

Şebnem Taymaz (Kilislioğlu) ile ... arasındaki boşanma davası 17.12.2013 tarihinde neticelenerek tarafların boşanmalarına hükmedilmiş, mal paylaşımı için açılan davaise halen devam etmektedir. ... eski eşine ait şirkette yüzde bir hisse sahibidir ve bu şirketin 23.12.2013 tarihinde yapılan toplantısında, vekaleti olmadığı halde ...'nun kendi adına hareket ederek toplantıya katıldığını ve ortaklara kar dağıtımı yapılmaması şeklinde aleyhine karar alındığını, eşinin kendisinden bu şekilde mal kaçırdığını beyan ederek, ... ve ... hakkında 23.06.2013 tarihli dilekçesi ile şikayetçi olmuştur. 2. Yapılan araştırmada, ...'nun eski eşine verdiği vekaleti 25.12.2012 tarihinde iptal ettiği, ...'na adına verdiği 26.05.2011 tarihli bir vekaletin daha bulunduğu, bu vekalet ile ...'ın toplantıya katıldığı ve vekaletnamedeki imza üzerinde yapılan kriminal incelemede imzanın ...'nun eli ürünü olduğu anlaşılmıştır. 3. ... şirketin muhasebecisi ...'...

Mahkemece, davalılar ... ve ... hakkında açılan sebepsiz zenginleşmeye dayalı dava yönünden sebepsiz zenginleşme nedeniyle iade isteminde bulunabilmek için bir tarafın mal varlığının diğer tarafın mal varlığı aleyhine çoğalması gerektiği, somut olayda bu azalma ve çoğalma davacının dava konusu .... kattan ayrılması sonucunda el çektirildiği tarihte gerçekleştiği, boşanma davasının açıldığı .../06/2006 tarihinde davacının, davalı ... ile birlikte oturduğu .... kattan el çektiği ve ayrıldığı, bu hali ile bu tarihten itibaren süresi içinde bu dava açılmadığından zamanaşımı nedeniyle ... dışındaki davalılar yönünden davanın reddine, davalı ...'a karşı açılan katkı payına ilişkin davanın usul ve yasaya uygun, denetime açık 27/.../2014 tarihli bilirkişi raporuna itibar edilerek kısmen kabulü ile ....816,... TL katkı payı alacağının davalı ...'dan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir....

Davacı ve davalının evlilik birliğinin devamı sırasında serbest iradeleri ile açtıkları müşterek banka hesabında gerekli paylaşımı anlaşarak bu orana göre yaptıklarının kabulü gerekir. Banka hesabındaki paranın tamamının müşterek hesap sahiplerinden birisi tarafından tek başına çekilmesi, paranın tamamının o hesap sahibine bağışlandığı ya da ona ait olduğu anlamına gelmez. Bundan ayrı boşanma davasının açıldığı ve mal rejiminin sona erdiği 09.06.2003 tarihinde paranın tamamı hesapta mevcut olup, boşanma kararının kesinleştiği ve evliliğin son bulduğu 03.07.2003 tarihinden yaklaşık 3 ay önce çekilen 54.341 Euro'nun bu kadar kısa bir süre içinde evin ihtiyaçlarına harcanması hayatın olağan akışına uygun düşmez ve kabul edilemez bir olgudur....

Taraflar 24.02.1982 tarihinde evlenmişler, Almanya-Solingen Asliye Hukuk Mahkemesinin boşanma davasının kabulüne ilişkin verdiği 31.01.2005 tarihinde kesinleşen kararının Denizli 2.Aile Mahkemesinin 21.05.2007 tarihinde kesinleşen 2005/4 Esas, 2006/119 Karar sayılı tanıma hükmüyle boşanmışlardır. Dava konusu 1729 ada 28 parsele ait önceki tapu kayıtları dosya arasında bulunmamakla birlikte 13.05.1998 tarihinde taksim ile tamamının davalı ... adına tescil edildiği, bilahare 18.08.2004 tarihinde dava dışı Halit Tanış'a satış suretiyle devredildiği, diğer dava konusu 285 ada 2 parseldeki 2 nolu mesken ile 17 nolu dükkanında 05.08.1986 tarihinde alım yoluyla davalı adına tescil edildiği anlaşılmıştır. Dava konusu mal varlıkları 743 sayılı TMK.nun 170. maddesi hükmüne göre taraflar arasında mal ayrılığı rejiminin geçerli olduğu dönemde alındığından aralarındaki uyuşmazlık Borçlar Kanununun genel hükümlerine göre çözüme kavuşturulmalıdır....

in mal paylaşımı sırasında ... ili ... ilçesi ... Mah ... ada ... parsel...bulunan ... numaralı dubleks meskeni müvekkile vermek istediğini söylediğini ancak müvekkilinin taşınmaz üzerinde ipotek bulunduğunu sonradan öğrendiğini, bu taşınmazın tarafların evlilikleri sırasında aile konutu olarak kullandıkları taşınmaz olduğunu, davalı banka lehine ipotek verilebilmesi için de ilgili mevzuat uyarınca dava dışı eski eşin müvekkilden yazılı muvafakat alması gerektiğini, bu nedenle dava dışı eski eşin, Türkçe bilmeyen müvekkile hesap açma işlemi için imza atması gerektiğini söyleyerek aile konutunu ipotek verilmesine yönelik muvafakat beyanı imzalattığını, geçersiz muvafakat beyanı dolayısıyla müvekkilin ipotekten sorumlu olamayacağını, ipoteğin kaldırılmasına, icra dosyasından borçlu ve sorumlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava dışı ......

Temyiz Sebepleri Davalı -davacı erkek vekili temyiz dilekçesinde; velâyet düzenlemesi açısından idrak çağındaki ortak çocuğun dinlenmediğini, davacı -davalı kadının açtığı mal paylaşımı dosyasında kendisinin çalıştığını yazılı ifadesi ve tanık beyanlarıyla belirttiklerini beyanla, kadının davasının kabulü, kusur belirlemesi, velâyet düzenlemesi, reddedilen tazminat talepleri, kadın yararına hükmedilen nafakalar ile aleyhine hükmedilen vekâlet ücreti yönünden temyiz isteğinde bulunmuştur. C.Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme: Uyuşmazlık, kadının açtığı boşanma davasında boşanma kararı verilmesinin şartlarının gerçekleşip gerçekleşmediği, tarafların kusurlu olup olmadığı, kusur oranlamasının yerinde olup olmadığı, velâyet düzenlemesinin yerinde olup olmadığı, nafakaların, tazminatların ve kadın yararına hüküm altına alınan vekâlet ücretinin şartlarının oluşup oluşmadığı noktasında toplanmaktadır. 2....

İstinaf Sebepleri Davacı mirasçıları vekili, ceza dava dosyalarının yeterince incelenmediğini, davalının 2013 yılında gönderdiği ihtarnamenin boşanma davası sürerken gönderildiğini, o tarihte henüz taraflar arasında her hangi bir mal paylaşımı anlaşmasının olmadığının gözden kaçırıldığını, dinlenen tanık beyanları ile davalının devir işlemini oyaladığı ispat edildiği halde bu beyanların gerekçede tartışılmadığını, protokol gereği devir işlemlerinin sadece murise yüklenen bir yükümlülük gibi düşünülmesinin doğru olmadığını, muris hakkında devam eden ve açılan ceza dosyaları nedeniyle ganyan bayinin devralınamayacağının düşünülmediğini, davanın kabulü gerektiğini İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve kanuna aykırı bulunduğunu ileri sürerek; kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. C....

Hüküm süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir;Taraflar 15.09.2001 tarihinde evlenmişler, 18.04.2008 tarihinde açılan boşanma davasının kabulüne ilişkin kararın 15.09.2009 tarihinde kesinleşmesi ile boşanmışlardır. Eşler arasındaki mal rejimi TMK'nun 225/son maddesi gereğince boşanma davasının açıldığı tarihte sona ermiştir. Bu durum karşısında evlilik tarihinden 4721 sayılı TMK'nun yürürlüğe girdiği 01.01.2002 tarihine kadar 743 sayılı TKM'nin 170.maddesi uyarınca eşler arasında mal ayrılığı rejimi, 01.01.2002 tarihinden boşanma davasının açıldığı tarihe kadar 4722 sayılı Kanun'un 10. maddesi gereğince, eşler başka bir mal rejimini seçtiklerini ileri sürmediklerinden TMK'nun 202. maddesine göre edinilmiş mallara katılma rejimi geçerlidir....

CEVAP Davalılar vekili, hak düşürücü ve zamanaşımı sürelerinin geçtiğini, iddiaların doğru olmadığını, tapuda devir yapılırken davacının aile sorunu olmayıp, eşiyle birlikte olduğunu, davacının tapu devrinden 4-5 yıl önce 2000-2001 yıllarında aile sorunu yaşadığını ve tekrar eşiyle bir araya geldiğini, mirasbırakanın mal varlığının bu üç taşınmazdan ibaret olmayıp, devirden yıllar sonra tarafların miras paylaşımı yaptıklarını, davacının bu dönemde aldatılmadan söz etmediğini belirterek, davanın reddini savunmuştur. III....

Temyiz Sebepleri Davalı erkek vekili temyiz dilekçesinde; müvekkilin kusurlu olmaması nedeniyle gerek boşanma davasının gerekse boşanma davasının fer'î niteliğinde olan maddî ve manevî tazminat davasının reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne ve istinaf mahkemesince maddî ve manevî tazminat miktarlarının artırılmasına karar verilmesinin doğru olmadığını ileri sürerek kusur belirlemesi, boşanma davasının kabulü ve tazminatların miktarı yönlerinden kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, açılan boşanma davasında taraflar arasında ortak hayatı temelinden sarsacak derecede ve birliğin devamında imkan vermeyecek nitelikte bir geçimsizlik bulunup bulunmadığı, geçimsizlik var ise kusurun kimden kaynaklandığı, davanın kabulünün yerinde olup olmadığı, kadın yararına hükmedilen tazminatlar noktasında toplanmaktadır. 2....

UYAP Entegrasyonu