57/6. maddesindeki 'işlediği fiille ilgili olarak hastalığı yüzünden davranışlarını yönlendirme yeteneği azalmış olan kişi hakkında birinci ve ikinci fıkra hükümlerine göre yerleştirildiği yüksek güvenlikli sağlık kuruluşunda düzenlenen kurul raporu üzerine, mahkum olduğu hapis cezası, süresi aynı kalmak koşuluyla, kısmen veya tamamen, mahkeme kararı ile akıl hastalarına özgü güvenlik tedbiri olarak uygulanabilir' şeklindeki düzenlemeler birlikte değerlendirildiğinde 'hafif derecede zeka geriliği' saptanan ve bu akıl hastalığı nedeniyle işlediği fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneği azalmış olan suça sürüklenen çocuk hakkında hırsızlık ve iş yeri dokunulmazlığının ihlali suçlarından verilecek cezalarda 5237 sayılı TCK’nın 32/2. maddesinde gösterildiği biçimde indirim de yapıldığı halde, suça sürüklenen çocuğa verilen hapis cezasının tamamı veya bir kısmı için yüksek güvenlikli sağlık kurumunda koruma ve tedavi altına alınmasına karar verilip verilemeyeceğinin tartışılması...
Türk Medeni Kanununun 405`inci maddesinde "Akıl hastalığı veya akıl zayıflığı sebebiyle işlerini göremeyen veya korunması ve bakımı için kendisine sürekli yardım gereken ya da başkalarının güvenliğini tehlikeye sokan her ergin kısıtlanır.” hükmü, aynı Kanunun 409`uncu maddesinin ikinci fıkrasında ise; "Akıl hastalığı veya akıl zayıflığı sebebiyle kısıtlamaya ancak resmî sağlık kurulu raporu üzerine karar verilir. Hâkim, karar vermeden önce, kurul raporunu göz önünde tutarak kısıtlanması istenen kişiyi dinleyebilir." hükmü yer almaktadır. Somut olayda dosyanın yapılan incelemesinden, kısıtlı adayı....`ın 01.10.2020 tarihli ... Eğitim ve Araştırma Hastanesi`nin tek hekim tarafından verilen raporu dikkate alınarak davanın kabulüne karar verildiği anlaşılmaktadır....
Y A R G I T A Y K A R A R I Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Davacı vekili dava dilekçesinde; kısıtlı adayı ...’un Türk Medeni Kanunun 405.maddesinde düzenlenen akıl hastalığı ve aynı Yasanın 406.maddesinde düzenlenen malvarlığını kötü yönetmesi nedeniyle, vesayet altına alınmasını talep etmiş, mahkemece, 406. madde yönünden herhangi bir araştırma yapılmaksızın sadece akıl hastalığı nedeniyle vasi tayini istemine ilişkin olarak mahkeme hakiminin duruşmadaki gözlemine dayanılarak davanın reddine karar verilmiştir. Türk Medeni Kanununun 409/2. maddesinde, akıl hastalığı veya akıl zayıflığı sebebiyle kısıtlamaya ancak resmi sağlık kurulu raporu üzerine karar verilebileceği, hakimin karar vermeden önce, kurul raporunu gözönünde tutarak kısıtlanması istenilen kişiyi dinleyebileceği hükme bağlanmıştır. Mahkemece; kısıtlanması istenilen ...’un dosyadaki bilgi ve belgeler ile birlikte ilgili ......
için Adli Tıp Kurumu'nun ilgili İhtisas Dairesinden veya Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesinden sanığın TCK'nın 32. maddesi kapsamında, akıl hastalığı nedeniyle işlediği fiilin hukukî anlam ve sonuçlarını algılayıp algılayamadığı veya bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinde önemli derecede azalmaya neden olacak bir akıl hastalığının bulunup bulunmadığı ya da aynı maddenin ikinci fıkrası uyarınca akıl hastalığı derecesinde olmamakla birlikte işlediği fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin azalıp azalmadığı hususlarında rapor alınarak, sonucuna göre hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken, eksik kovuşturmaya dayanılarak yazılı şekilde mahkumiyet hükmü kurulması, Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin bu sebepten dolayı BOZULMASINA, 04/02/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....
İhtisas Kurulunun 03.08.2012 tarihli raporunda yalnızca ruh sağlığının bozulup bozulmadığı hususunun belirtilip diğer hususlarla ilgili görüş bildirilmediğinin ve ... 24.05.2013 günlü, 19.06.2013 tarihli raporlarının tek hekim tarafından düzenlenmesi nedeniyle hükme esas alınmaya yeterli olmadığının anlaşılması karşısında, mağdurenin durumu ve gelişimi ile ilgili tüm kayıtların eğitim gördüğü rehabilitasyon merkezinden getirtilip mağdureyi takip eden uzmanların görüşlerini de içeren tüm belgeler temin edildikten sonra mağdurenin Adli Tıp Kurumu ilgili ihtisas kuruluna sevki sağlanarak suç tarihi itibariyle akıl hastalığı veya akıl zayıflığı olup olmadığı, akıl hastalığı veya zayıflığı varsa bunun hekim olmayanlarca da anlaşılıp anlaşılamayacağı, beyanlarına itibar edilip edilemeyeceği, kendisine karşı işlenen eylemin ahlaki kötülüğünü idrak edip edemeyeceği, beden veya ruh bakımından kendisini savunabilecek durumda olup olmadığı hususlarında rapor alındıktan sonra tüm deliller birlikte...
ın hükümden sonra verdiği dilekçe ile mevcut şikayetinden vazgeçmesi karşısında, mağdureye tayin edilen vekilin hükmü temyize hakkı bulunmadığından, vaki temyiz isteminin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek 1412 sayılı CMUK'nın 317. maddesi uyarınca REDDİNE, Sanık müdafii ile O Yer Cumhuriyet Savcısının temyiz istemlerinin incelenmesine gelince; Mağdure hakkında düzenlenip mahkemece hükme esas alınan raporların usulüne uygun teşekkül etmeyen heyetçe verildiğinin anlaşılması karşısında mağdurenin Adli Tıp Kurumu ilgili ihtisas kuruluna sevk edilerek suç tarihi itibariyle akıl hastalığı veya akıl zayıflığı olup olmadığı, kendisine karşı işlenen eylemin ahlaki kötülüğünü idrak edip edemeyeceği, fiile karşı mukavemete muktedir olup olmadığı, bu durumunun beden veya ruh bakımından kendisini savunmasına mani olacak mahiyet ve derecede bulunup bulunmadığı, beyanlarına itibar edilip edilemeyeceği, akıl hastalığı veya zayıflığı varsa bunun hekim olmayanlar ile çevresinde yaşayanlar ve...
in bozma üzerine yapılan yargılaması sonunda; sanık hakkında akıl hastalığı nedeniyle ceza verilmesine yer olmadığına ve güvenlik tedbiri uygulanmasına dair ... Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 20.10.2010 gün ve 2010/91 Esas, 2010/81 Karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtayca incelenmesi sanık müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü: Delilleri takdir ve gerekçesi gösterilmek suretiyle verilen akıl hastalığı nedeniyle ceza verilmesine yer olmadığına ve sanık hakkında güvenlik tedbiri uygulanmasına dair hüküm usul ve kanuna uygun olduğundan, sanık müdafiin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 15.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....
-K. sayılı ilamı ile onanmasına karar verildiği, sanığın yargılama aşamasında akıl hastalığı ile ilgili herhangi bir beyanda bulunmamasına rağmen temyiz dilekçesi ve ek temyiz dilekçelerinde 5237 sayılı TCK'nın 32. maddesi kapsamında akıl hastası olduğunu belirttiğinin anlaşılması karşısında, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 04/07/2017 tarih ve 2017/37234 sayılı itiraz istemi yerinde olduğundan KABULÜ ile; Dairemizin 09/05/2017 tarih ve 2015/17634 -2017/4967 E....
Hukuksal Değerlendirme: Bir nolu isteme yönelik incelemede; akıl hastalığı nedeniyle kusur yeteneği bulunmadığı saptanan sanığın, savunması tespit edilip, yükletilen suça ilişkin tüm kanıtlar gösterilip tartışıldıktan sonra, suçun kanıtlanması halinde TCK'nın 32/1 ve 57. maddeleri uyarınca akıl hastalarına özgü güvenlik tedbirlerine hükmolunması, kanıt bulunmaması halinde ise beraat kararı verilmesi gerektiği gözetilmeden, doğrudan ceza verilmesine yer olmadığına ve güvenlik tedbiri uygulanmasına karar verilmesi hukuka aykırıdır....
Ancak; Akıl hastalığı nedeniyle kusur yeteneği bulunmadığı saptanan sanık hakkında tehdit suçundan kamu davası açılıp, yükletilen suça ilişkin tüm kanıtlar gösterilip tartışıldıktan sonra, suçun kanıtlanması halinde TCK'nın 32/1 ve 57. maddeleri uyarınca akıl hastalarına özgü güvenlik tedbirlerine hükmolunması, kanıt bulunmaması halinde ise beraat kararı verilmesi gerektiği gözetilmeden, akıl hastalığı nedeniyle takipsizlik kararı verildiği halde güvenlik tedbirine hükmolunması, Kanuna aykırı, O Yer Cumhuriyet Savcısının, temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden, HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 20.05.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....


