Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; 1-Akıl hastalığı nedeniyle kusur yeteneği bulunmayan sanığa, CMK'nın 150/2. maddesi uyarınca zorunlu müdafi atanması gerektiği gözetilmeden, aynı Kanunun 147, 191. maddeleri gereğince yöntemince sorgusu saptanmadan hüküm tesisi, 2-Kabule göre de, Sanığın, TCK'nın 32. maddesi gereğince, "akıl hastalığı nedeniyle, işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılayıp algılayamadığı veya bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin önemli derecede azalmış olup olmadığı" hususunun sağlık kurulu raporu ile saptanması ve sonucuna göre hukuki durumunun belirlenmesi gerektiği gözetilmeden, sanık hakkında Manisa Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi tarafından 02.02.2012 tarihinde düzenlenen %56 özürlü raporu nazara alınarak sanık hakkında akıl hastalığı nedeni ile ceza tertibine yer olmadığına karar verilmesi, Bozmayı gerektirmiş,sanık ...'...
"İçtihat Metni" Cinsel taciz, basit yaralama ve tehdit suçlarından sanık ...’ın yapılan yargılaması sonunda; akıl hastalığı nedeniyle ceza verilmesine yer olmadığına dair Beşikdüzü Sulh Ceza Mahkemesinden verilen 15.11.2006 gün ve 2006/82 Esas, 2006/109 Karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtayca incelenmesi sanık müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü: Delilleri takdir ve gerekçesi gösterilmek suretiyle akıl hastalığı nedeniyle sanığa ceza verilmesine yer olmadığına, dair hüküm usul ve kanuna uygun olduğundan, sanık müdafiin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 19.04.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....
İnceleme konusu somut olayda; akıl hastalığı nedeniyle kusur yeteneği bulunmadığı saptanan sanığın, savunması tespit edilip, yükletilen suça ilişkin tüm kanıtlar gösterilip tartışıldıktan sonra, suçun kanıtlanması halinde TCK'nın 32/1 ve 57. maddeleri uyarınca akıl hastalarına özgü güvenlik tedbirlerine hükmolunması, kanıt bulunmaması halinde ise beraat kararı verilmesi gerektiği gözetilmeden, doğrudan ceza verilmesine yer olmadığına ve güvenlik tedbiri uygulanmasına karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur....
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; 1-Akıl hastalığı nedeniyle kusur yeteneği bulunmadığı saptanan sanığın, CMK'nın 191 ve 147. maddeleri uyarınca yöntemine uygun olarak savunması tespit edilip, yükletilen suça ilişkin tüm kanıtlar gösterilip tartışıldıktan sonra, suçun kanıtlanması halinde TCK'nın 32/1 ve 57. maddeleri uyarınca akıl hastalarına özgü güvenlik tedbirlerine hükmolunması, kanıt bulunmaması ve suçu işlediğinin ispatlanamaması halinde ise beraat kararı verilmesi gerektiği gözetilmeden, eksik inceleme ve yetersiz gerekçeyle doğrudan güvenlik tedbiri uygulanmasına karar verilmesi, 2- Kabule göre de; akıl hastalığı nedeniyle hakkında ceza verilmesine yer olmadığına ve akıl hastalarına ilişkin güvenlik tedbirlerinin uygulanmasına karar verilen sanığın, CMK’nın 325/1. maddesi uyarınca sebebiyet verdiği yargılama giderlerinden sorumlu olduğu hususu gözetilmeden, yargılama giderlerinin Hazine üzerine...
Eğitim ve Araştırma Hatanesi’nin 06.09.2018 tarih ve 8871 sayılı sağlık kurulu raporu ile sanığın TMK’nın 405. maddesi uyarınca akıl hastalığı ve zayıflığı nedeniyle işlerini göremediği, korunma ve bakımı için yardım gerekmesi nedeniyle vasi tayininin uygun olduğunun belirtildiği, nitekim rapor doğrultusunda oğlu ...’in sanığa vasi olarak atandığı, yine; müşteki ile vasinin, sanığın akıl hastası olduğuna dair 05.03.2019 tarihli duruşmada alınan beyanları karşısında; 5237 sayılı TCK'nın 32. maddesi uyarınca müşteki ...’e yönelik 14.05.2009 tarihli hırsızlık suçuna yönelik olarak; sanığın fiili işlediği sırada akıl hastalığı veya zayıflığı nedeniyle eylemin hukuksal anlam ve sonuçlarını algılama veya davranışlarını yönlendirme yeteneğini tamamen kaldıracak veya önemli ölçüde azaltacak şekilde akıl hastalığının ve cezai ehliyetinin bulunup bulunmadığı hususunda Adli Tıp Kurumu İlgili İhtisas Dairesi'nden rapor alındıktan sonra sonucuna göre hukuksal durumunun değerlendirilmesinde zorunluluk...
Ancak; a) Akıl hastalığı nedeniyle cezai ehliyeti bulunmayan sanığa görevlendirilen zorunlu müdafisinin yokluğunda karar verilmek suretiyle CMK’nın 188/1. maddesine aykırı davranılarak, sanığın savunma hakkının kısıtlanması, b) Akıl hastalığı nedeniyle hakkında ceza verilmesine yer olmadığına ve akıl hastalarına ilişkin güvenlik tedbirlerinin uygulanmasına karar verilen sanığın, CMK’nın 325/1. maddesi uyarınca sebebiyet verdiği yargılama giderlerinden sorumlu olduğu hususu gözetilmeden yargılama giderlerinin Hazine üzerine bırakılmasına karar verilmesi, Kanuna aykırı ve katılan ... vekilinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, tebliğnameye uygun olarak HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 25/11/2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜM : Mahkumiyet Gereği görüşülüp düşünüldü: Dosya arasında mevcut Bakırköy Ruh Sağlığı ve Sinir Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nin 07.05.2013 tarihli tek hekim raporunda sanıkta "madde entoksikasyonu"nun tespit edildiğinin ve bu durumun bir akıl hastalığı ya da akıl zayıflığı olmadığının belirtildiğinin ancak UYAP ortamında yapılan araştırmada sanığın adli sicil kaydında suç tarihine yakın tarihlerde işlediği başka suçlardan TCK.nin 32. maddesi uyarınca akıl hastalarına özgü güvenlik tedbirlerine hükmedildiğinin anlaşılması karşısında, sanığın TCK.nın 32. maddesi gereğince suç tarihinde işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama yeteneğini ortadan kaldıran veya bu fiille ilgili davranışlarını yönlendirme yeteneğinin önemli derecede azalmasına yol açan bir akıl hastalığı ve yüklenen suç yönünden cezai ehliyetinin bulunup bulunmadığı konusunda Adli Tıp Kurumunun...
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi HÜKÜM : Akıl Hastanesine özgü güvenlik tedbiri uygulanması, Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak; Gereği görüşülüp düşünüldü; Yerinde görülmeyen diğer itirazların reddine, ancak; 1) Sanığın akıl hastalığı yönünden adli tıp kurumu veya tam teşekküllü ruh ve sinir hastalıkları hastanesinden heyet raporu alınmadan yazılı şekilde hüküm tesisi, 2) Akıl hastası olan sanık hakkında, 5237 sayılı TCK'nin 32/1.maddesi gereğince ceza verilmesine yer olmadığına da hükmolunması gerektiğinin gözetilmemesi, 3) Sanığın cezai ehliyet durumu dikkate alınarak hakkında 5237 sayılı TCK'nin 32/1. maddesinin uygulanması karşısında, 5271 sayılı CMK'nin 150/2.maddesi uyarınca zorunlu müdafii atanmadan savunmasının alınması suretiyle savunma hakkının kısıtlanması, 4) 5271 sayılı CMK'nin 325/1.maddesi gereğince akıl hastalığı nedeniyle koruma ve tedavi altına alınmasına yönelik güvenlik tedbirine hükmedilen sanığın yargılama giderlerinden...
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Kasten yaralama HÜKÜM : Ceza verilmesine yer olmadığına ve akıl hastalarına özgü güvenlik tedbirlerinin uygulanmasına dair Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak; Gereği görüşülüp düşünüldü: Yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine, ancak; 1) Akıl hastalığı nedeniyle cezai ehliyeti bulunmadığı anlaşılan sanığın 5271 sayılı CMK'nin 191. ve 147. maddeleri uyarınca yöntemine uygun olarak savunması alınmadan, müdafii tayiniyle yetinilerek, akıl hastalarına özgü güvenlik tedbirlerine hükmolunması suretiyle savunma hakkının kısıtlanması, 2) Sanığın suç tarihi itibariyle 5237 sayılı TCK'nin 32. maddesi kapsamında akıl hastalığı bulunup bulunmadığının, Adli Tıp Kurumu ilgili İhtisas Dairesinden veya tam teşekküllü Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesinden ya da Tıp Fakültelerinin Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı Başkanlıklarından alınacak sağlık kurulu raporu ile tespiti gerekirken...
Ancak; 1-Sanığın, CMK’nın 147 ve 191. maddeleri uyarınca yöntemince sorgusu yapılmadan, akıl hastalığı nedeniyle ceza verilmesine yer olmadığına ve güvenlik tedbiri uygulanmasına karar verilmesi, 2- Akıl hastalığı nedeniyle kusur yeteneği bulunmadığı saptanan sanık hakkında, yükletilen suçlara ilişkin tüm kanıtlar gösterilip tartışıldıktan sonra, suçların kanıtlanması halinde TCK'nın 32/1 ve 57. maddeleri uyarınca akıl hastalarına özgü güvenlik tedbirlerine hükmolunması, kanıt bulunmaması halinde ise beraat kararı verilmesi gerektiği gözetilmeden, yetersiz gerekçeyle güvenlik tedbiri uygulanmasına karar verilmesi, 3- Kabule göre de; Hakkında akıl hastalarına özgü güvenlik tedbiri uygulanan sanığın, CMK'nın 325/1. maddesi uyarınca yargılama giderlerinden sorumlu tutulması gerektiğinin gözetilmemesi, Kanuna aykırı,sanık ... vasisinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, tebliğnameye uygun olarak, HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak...


