Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tarafların ortak çocuğu Hamza'nın karar tarihinden önce 10.02.2022 tarihinde ergin olmakla onun yönünden verilen tedbir nafakasının bu tarihte kaldırılması gerekirken Hamza yönünden tedbir nafakasının kaldırılmamasının doğru olmadığı, davacı kadının, dava dilekçesinde nafakalar yönünden ÜFE/TEFE oranında yıllık artış talep ettiği, Mahkemece talebi aşar şekilde ÜFE artışına hükmedilmesinin de doğru olmadığı, hükmün sair yönlerinin usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesi ile ortak çocuk Hamza yararına hükmedilen tedbir nafakası ile nafakalara artış oranı yönünden istinaf talebinin kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının ilgili kısımlarının kaldırılmasına, ortak çocuk Hamza için dava tarihi olan 03.04.2017 tarihinden geçerli olmak ve tahsilde tekerrüre neden olmamak kaydıyla aylık 3.000,00 TL tedbir nafakasının çocuğun ergin olduğu 10.02.2022 tarihine kadar devamına, ortak çocuklar ... ve ... için hükmedilen...
Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ortak çocuk yararına hükmedilen tedbir ve iştirak nafakasının az olduğu, nafakanın her yıl ÜFE oranında artırılması gerektiği, kadının yoksulluk nafakası talebi hakkında olumlu ya da olumsuz bir hüküm kurulmamasının hatalı olduğu, kadının çalışıyor olması nedeniyle yoksulluk nafakası talebinin reddi gerektiği, kadının kusurunun bulunmadığı ve boşanma nedeniyle eşinin maddî desteğini yitireceği, bu nedenle kadın yararına maddî tazminata hükmedilmesi gerektiği, hükmedilen manevî tazminatın miktarının az olduğu gerekçesi ile kadının ortak çocuk yararına hükmedilen tedbir ve iştirak nafakası ile manevî tazminatın miktarına, yoksulluk nafakası talebi hakkında olumlu ya da olumsuz hüküm kurulmamasına, reddedilen maddî tazminata ilişkin istinaf taleplerinin kabulü ile kararın ilgili bentlerinin kaldırılmasına, yerine yeniden hüküm kurulmasına, ortak çocuk yararına hükmedilen tedbir nafakasının miktarının...
Kahramanlar'ın velâyetinin ortak çocuğun yaşı, anne ilgisine ihtiyaç duyması, davacının velâyete engel halinin bulunmaması ve çocuğun üstün yararı dikkate alınarak davacı anneye bırakılmasına, davalı baba ile çocuk arasında kişisel ilişki kurulmasına, ortak çocuk için 250,00 TL tedbir, 350,00 TL iştirak nafakasının davalı erkekten alınarak davacı kadına verilmesine, tarafların kusur durumları, ekonomik ve sosyal durumları ve boşanmakla davalının yoksulluğa düşecek olması dikkate alınarak 250,00 TL tedbir, 350,00 TL yoksulluk nafakasının davalı erkekten alınarak davacı kadına verilmesine, toplanan delillere göre boşanmaya sebep olan olaylarda ve evlilik birliğinin sarsılmasında asıl kusurlu olanın davalı olduğu anlaşıldığından boşanma sonucu davacı kadının en azından diğerinin maddî desteğini yitirmesi nedeni ile tarafların ekonomik ve sosyal durumları, kusurları, evlilik süresi ve hakkaniyet ilkesi nazara alınarak davacı kadının maddî tazminat talebinin kısmen kabulü ile, boşanma hükmünün...
Somut olayda; taraflar arasındaki anlaşmalı boşanma kararından sonra müşterek çocuk lehine olan iştirak nafakasında herhangi bir artışa gidilmemiş olup, aradan geçen sürede eğitim hayatına başlayan ve devam eden müşterek çocuğun ihtiyaçlarının artış gösterdiği açıktır. Bu durumda; tarafların gelir durumları, müşterek çocuğun yaşı, eğitim durumu ve genel ihtiyaçları doğrultusunda, anlaşmalı boşanma davasında protokol ile belirlenen iştirak nafakasının indirilmesi hakkaniyete uygun bulunmamış, bu itibarla, davanın reddine karar verilmesi gerekirken, davanın kısmen kabulü ile iştirak nafakasının yazılı şekilde indirilmesine karar verilmiş olması doğru görülmemiştir....
İstinaf Sebepleri 1.Davacı erkek vekili istinaf dilekçesinde özetle; kusur belirlemesinin hatalı olduğunu, kadının ağır kusurlu olduğunu, erkek lehine tazminatlara hükmedilmesi gerekirken kadın lehine tazminatlara hükmedilmesinin usul ve kanuna aykırı olduğunu, tazminat miktarlarının fahiş olduğunu, kadın lehine hükmedilen tedbir nafakasının kaldırılması gerektiğini, ortak çocuk lehine hükmedilen nafaka miktarlarının çok olduğunu ileri sürerek kusur belirlemesi, tazminat taleplerinin reddi, kadın lehine hükmedilen tedbir nafakası ve tazminatlar, ortak çocuk lehine hükmedilen tedbir ve iştirak nafakasının miktarı yönünden istinaf yoluna başvurmuştur. 2.Davalı kadın vekili istinaf dilekçesinde özetle; kadının kusurlu olmadığını, davanın kabul edilmesinin hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu, yoksulluk nafakasının reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu, tazminat ve iştirak nafakası miktarlarının düşük olduğunu ileri sürerek davanın kabulü, kusur belirlemesi, yoksulluk nafakasının reddi...
İstinaf Sebepleri Davalı erkek; eşine şiddet uygulamadığını, darp raporu olmadığını, eşinin babasına gel kızını al demediğini, eşini tehdit etmediğini, çocukları ile ilgilendiğini, iddiaların yalan iftira olduğunu, maddî ve manevî tazminat miktarının fahiş olduğunu, tazminat kararının yanlış olduğunu, tedbir ve yoksulluk ile tedbir ve iştirak nafakalarının fahiş olduğunu, ödeme gücünün olmadığını, nafakaların kaldırılması gerektiğini, ziynet eşyalarını kendine dükkan açarken almadığını, eşinin götürdüğünü, ziynet konusundaki tanık beyanlarının çelişkili ve kararın hatalı olduğunu iddia ederek, davanın kabulü, boşanma hükmü, kusur belirlemesi, velâyet düzenlemesi, maddî ve manevî tazminat, tedbir ve iştirak nafakası ile tedbir ve yoksulluk nafakası ve miktarları, ziynet alacağı davası yönlerinden İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması istemiyle istinaf yoluna başvurmuştur. C....
Bu durumda ıslah da söz konusu olmadığına göre, davacı-karşı davalı erkeğin maddi ve manevi tazminat talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesis edilmesi doğru görülmemiş, hükmün bozulması gerekmiştir. 4-Davalı-karşı davacı kadın lehine ön inceleme duruşmasında ara karar ile aylık 300 TL tedbir nafakası tayin edilmişken, nihai kararda bir gerekçe gösterilmeden tedbir nafakasının kaldırılmasına karar verilmiştir. Türk Medeni Kanununun 169. maddesi çerçevesinde tayin edilen tedbir nafakasının herhangi bir gerekçe gösterilmeden kaldırılması usul ve yasaya aykırı bulunmuştur. 5-Boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek taraf, kusuru daha ağır olmamak koşuluyla geçimi için diğer taraftan mali gücü oranında süresiz olarak nafaka isteyebilir. Nafaka yükümlüsünün kusuru aranmaz....
Hukuk Dairesi DAVA TÜRÜ : Karşılıklı Boşanma-Tedbir Nafakası Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda bölge adliye mahkemesi hukuk dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-davalı kadın tarafından, yoksulluk nafakasının ve tazminatların kaldırılması yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davacı-davalı kadının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir. 2-Tarafların tespit edilen ekonomik ve sosyal durumlarına, boşanmaya yol açan olaylardaki kusur derecelerine, paranın alım gücüne, ihlal edilen mevcut ve beklenen menfaatlerin kapsamına nazaran, davacı-davalı kadın yararına hükmolunan maddi tazminat azdır....
Bu nedenle, mahkemenin davacı kadını ağır kusurlu kabul etmesi ve bu kusur belirlemesine bağlı olarak kadın yararına hükmolunan tedbir nafakasının karar tarihi itibariyle kaldırılması ve yoksulluk nafakası isteminin reddine karar verilmesi isabetsiz olup, bozmayı gerektirmiştir. SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda (2.) bentte gösterilen sebeple BOZULMASINA, bozma kapsamı dışında kalan temyize konu diğer bölümlerinin ise yukarıda (1.) bentte gösterilen sebeple ONANMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.02.07.2015 (Prş.)...
Bu durumda ıslah da söz konusu olmadığına göre, davacı-karşı davalı erkeğin maddi ve manevi tazminat talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesis edilmesi doğru görülmemiş, hükmün bozulması gerekmiştir. 4-Davalı-karşı davacı kadın lehine ön inceleme duruşmasında ara karar ile aylık 300 TL tedbir nafakası tayin edilmişken, nihai kararda bir gerekçe gösterilmeden tedbir nafakasının kaldırılmasına karar verilmiştir. Türk Medeni Kanununun 169. maddesi çerçevesinde tayin edilen tedbir nafakasının herhangi bir gerekçe gösterilmeden kaldırılması usul ve yasaya aykırı bulunmuştur 5-Boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek taraf, kusuru daha ağır olmamak koşuluyla geçimi için diğer taraftan mali gücü oranında süresiz olarak nafaka isteyebilir. Nafaka yükümlüsünün kusuru aranmaz....


