Alacaklı ... tarafından ... 4.Aile Mahkemesi’nin 2013/293 E. sayılı boşanma davasındaki yargılama sırasında 10.10.2013 tarihinde verilen dava tarihinden itibaren davacı kadın için aylık 1000 TL, müşterek çocuk için ise aylık 500 TL tedbir nafakasına hükmedilmesine ilişkin ara karara dayanılarak ... 11.İcra Müdürlüğünün 2013/9816 E. sayılı dosyasında dava tarihi olan 04.04.2013 tarihinden itibaren birikmiş 10.500 TL birikmiş nafaka ve faizi ile devam eden aylar nafakasının talep edildiği, borçlunun yetkiye ve borca itirazı üzerine takibin durduğu, alacaklın yetki itirazının kaldırılması için açtığı davanın ... ... icra daireleri yetkili olduğundan bahisle reddedilmesi üzerine, dosyanın yetkili icra dairesine gönderildiği, ... ... 4.İcra Müdürlüğünün 2014/14841 E.'...
Boşanma davalarında tarafların kusurlarının belirlenmesi, boşanmanın eki niteliğinde bulunan maddî-manevî tazminat, yoksulluk nafakası gibi taleplerin sağlıklı değerlendirilerek doğru karar verilebilmesi, bu davaların birlikte görülmesi ve delillerin birlikte değerlendirilmesiyle mümkündür. Bu nedenle, davalar arasında bağlantı bulunduğuna göre, eldeki boşanma davası ile açılmış olan diğer boşanma davasının birleştirilerek görülmek suretiyle davaların esası hakkında hüküm kurulması için Bölge Adliye Mahkemesince birleştirme talebi gözetilerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ve dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesi gerektiğinden Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesi gerekmiştir. VI....
Temyiz Sebepleri 1.Davacı kadın vekili temyiz dilekçesinde özetle; tazminatların az olduğunu, tedbir nafakasının kaldırılmasının doğru olmadığını, müvekkilinin yoksulluk nafakası talebinin reddinin hatalı olduğunu belirterek; tedbir nafakasının kaldırılması, kadının yoksulluk nafakası talebinin reddi ve tazminat miktarları yönünden kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. 2.Davalı erkek vekili temyiz dilekçesinde özetle; kadının kusurlu olduğunu, kadının tazminat taleplerinin reddi gerektiğini, miktarların fazla olduğunu belirterek; kusur belirlemesi ve tazminatlar yönünden kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe 1....
Davacı kadın vekili temyiz dilekçesinde özetle; yoksulluk nafakasının kaldırılması kararı ile maddî ve manevî tazminat miktarlarının az olduğu yönünden kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. 2.Davalı erkek vekili temyiz dilekçesinde özetle; tazminat miktarlarının fazla olduğu yönünden kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, boşanma davasında kadın yararına hükmedilen tazminatların miktarlarının hakkaniyete uygun olup olmadığı, kadın yararına yoksulluk nafakası şartlarının gerçekleşip gerçekleşmediği noktasında toplanmaktadır. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 4721 sayılı Kanun'un 4 üncü, 174 üncü maddesi birinci ve ikinci fıkrası, 175 inci ve 176 ncı maddesi, 6098 sayılı Türk Boçlar Kanunu'nun 50 ve 51 inci maddeleri. 3....
İhbar edilen D. ise cevap dilekçesinde; kendisine tedbir talebiyle başvuran kadının dilekçesinde boşanma davası açıldığı yönünde açıklama bulunduğunu hatırlamadığını, nafakaların 30.07.2010 tarihinden itibaren başlatılmış olmasının, büyük bir olasılıkla kadının o tarihte kocasından fiilen ayrılarak Ankara'da bulunan anne ve babasının yanına sığınmış olduğu düşüncesine dayandığını, kaldı ki, daha önce Yunak'ta davacı tarafından bir boşanma davası açılmış olsa bile, kadının zoraki olarak sığındığı yer mahkemesinden bazı önlemlerin alınmasını istemesinin ve hakim tarafından da bazı önlemlerin alınmış olmasının yasaya aykırı bir durum sayılamayacağını, davacının icra takibine ve hacze maruz kalmasının ise tamamen bilgisi dışında olduğunu, tedbir nafakasının, esasa kaydedilerek görülmesi gerekli olan bir dava olarak düşünülmemesi gerektiğini, nihai karar niteliğinde olmayan bu tedbirlerin değişen durumlara göre azaltılması veya kaldırılmasının mümkün olduğunu, nitekim boşanma davasına bakan...
Hukuk Dairesi DAVA TÜRÜ : Boşanma - Tedbir Nafakası Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda bölge adliye mahkemesi hukuk dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı kadın tarafından zina hukuki sebebine dayalı davasının reddi, kusur belirlemesi, tedbir nafakasının kaldırılması, çocuk yararına ergin olduğu tarihe kadar tedbir nafakasına hükmedilmesi ile yoksulluk nafakası talebinin reddi, manevi tazminatın miktarı, maddi tazminat isteminin değerlendirilmemesi, bölge adliye mahkemesince yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücretine hükmedilmemesi yönünden temyiz edilerek; temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması istenilmekle; duruşma için belirlenen 22.02.2022 günü temyiz eden davacı ... ve karşı taraf davalı ... geldiler. Gelenlerin konuşması dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için duruşmadan sonraya bırakılması uygun görüldü....
İstinaf Sebepleri Davalı erkek vekili istinaf dilekçesinde özetle; yaşanan olayların af kapsamında kaldığının göz önüne alınmadığını, tedbir nafakasının karar ile kaldırılmasının usul ve yasaya uygun olduğunu belirterek davanın kabulü, kusur belirlemesi ile kadın yararına hükmedilen tazminatlar yönünden İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması istemi ile istinaf başvurusunda bulunmuştur. C....
Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesince davalı- davacı kadın yararına tedbir nafakasına hükmedilmesi doğru ise de davalı- davacı kadın asıl davada cevap dilekçesi, birleşen davada dava dilekçesi ile aylık 700,00 TL tedbir nafakası talebinde bulunduğu halde İlk Derece Mahkemesince talep aşılarak davalı- davacı kadın lehine 21.01.2022 tarihinden geçerli olmak üzere karar tarihine kadar aylık 1.000,00 TL tedbir nafakasına, karar tarihi itibariyle aylık 700,00 TL'ye düşürülmesine karar verildiği, bu nedenle davacı- davalı erkeğin, davalı- davacı kadın yararına hükmedilen tedbir nafakasının miktarına yönelik istinaf isteminin kabulü ile İlk Derece Mahkemesinin ilgili hükmünün kaldırılarak yerine yeniden esas hakkında hüküm kurmak suretiyle davalı- davacı kadın yararına 21.01.2022 tarihinden boşanma hükmünün kesinleşme tarihine kadar geçerli olmak üzere aylık 700,00 TL tedbir nafakasına, erkeğin sair istinaf taleplerinin...
Dava dilekçesinde davalının ayrı yaşamada haklı olmadığı iddia edilerek daha önce hüküm altına alınan tedbir nafakasının kaldırılması talep edilmiş, mahkemece davanın kabulüne dair veren karar davalı vekilince temyiz edilmiştir. Akhisar Asliye 1. Hukuk Mahkemesinin 2004/93 E. 2005/ 126 K. sayılı ilamı ile eldeki davanın davalısı ...'in ayrı yaşamada haklı olduğu kabul edilerek tedbir nafakasına hükmedilmiş, daha sonra Akhisar 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin (Aile Mahkemesi Sıfatıyla) 2007/254 E.- 2008/45 K. sayılı ilamı ile nafakanın artırılmasına karar verilmiştir....
O halde; boşanma davası ilamında, davacı Meryem yararına yoksulluk nafakasının toptan olarak ödenmesine karar verildiği (TMK.176/1) ve bu kararın kesin hüküm niteliğinde olduğu sabit olup; kesinlik kazanan bir hükmün sonuçlarının ortadan kaldırılması yargılamanın iadesi ile mümkündür. Bunun dışında hükmün sonuçlarını ortadan kaldırmak, mümkün değildir. Açıklanan nedenlerle, mahkemece; boşanma davasında, yoksulluk nafakasının toptan olarak ödenmesine karar verildiği (TMK.'nun 176/1.maddesi) gözetilip, kesin hükmün varlığı nedeniyle (yoksulluk nafakası talebine dair) davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yasaya aykırı olacak şekilde, yazılı gerekçe ile davacı kadın yararına irat şeklinde yoksulluk nafakası takdiri yönünde hüküm tesisi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir....


