WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 14 Haziran 2026

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ:İcra Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Borca itiraz Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki davacı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire'ye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü: K A R A R Şikayet konusu yapılmayan hususların temyiz incelemesinde nazara alınamayacağına, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, temyiz olunan kararda yazılı gerekçelere göre yerinde bulunmayan temyiz sebeplerinin reddiyle usul ve kanuna uygun Mahkeme kararının İİK'nun 366. ve HUMK'nun 438. maddeleri uyarınca ONANMASINA, taraflarca HUMK'nun 388/4....

ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2020/407 Esas KARAR NO : 2022/581 DAVA : İflas (Adi Takipten Doğan İtirazın Kaldırılması Ve İflas (İİK 156)) DAVA TARİHİ : 07/09/2020 KARAR TARİHİ : 15/06/2022 Mahkememizde görülmekte olan İflas (Adi Takipten Doğan İtirazın Kaldırılması Ve İflas (İİK 156)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ------. sayılı dosyasından başlattıkları haciz yoluyla icra takibini ---- tarihinde İİK m.43, f.2 hükmüne dayanarak iflas yoluna çevirdiklerini, bunun üzerine İcra Müdürlüğü tarafından tebliğe çıkartılan ---- senetlerine------ emrinin borçlu şirketin ----- tarihinde usulüne uygun olarak tebliğ edildiğini, ödeme emrine karşılık borçlu şirket vekili tarafından itiraz dilekçesi sunulduğunu, itiraz dilekçesinde borca, borcun sebebine ve fer'ilerine yönelik herhangi bir itirazda bulunulmadığını, borçlunun itirazının borçlu şirketin borca batık olmadığı, bu yüzden hakkında iflas takibi başlatılamayacağı yönünde olduğunu...

in takibe dahil edilmesi üzerine, adı geçenlerin icra mahkemesine başvurarak, terekenin borca batık olması nedeniyle miras hükmen reddedilmiş sayıldığından, takip borcundan dolayı sorumlu olmayacaklarını, ayrıca İİK'nun 170/b maddesinin göndermesi ile aynı Kanun'un 71/2 ve 33/a maddelerine dayalı olarak takibin kesinleşmesinden sonraki dönemde zamanaşımının gerçekleştiğini ileri sürerek takibin iptalini talep ettikleri, mahkemece, talep borca itiraz olarak nitelendirilip dosyanın işlemden kaldırıldığı, daha sonra yasal sürede yenilenmemiş olması nedeniyle de 6100 sayılı HMK'nın 150/5. maddesi gereğince, davanın açılmamış sayılmasına karar verildiği anlaşılmaktadır. Mirasçıların icra mahkemesine başvurusu, İİK'nun 16. maddesi kapsamında şikayet olup, HMK anlamında dava niteliği taşımaz. Şikayette yargılama usulü ise İİK'nun 18. maddesindeki hükümlere tâbidir....

Somut olayda, her ne kadar ödeme emrine ilişkin tebligatın Tebligat Kanunu'nun 17. maddesine aykırı olarak borçluya tebliğ edildiği görülmüş ise de, borçlu vekilinin 12.08.2015 tarihinde icra müdürlüğüne verdiği dilekçe ile borca itiraz etmesi nedeniyle TK'nun 32. maddesi gereğince en geç bu tarihte tebliğ işlemine muttali olduğunun kabulü gerekeceğinden, 27.08.2015 tarihinde icra mahkemesine yaptığı şikayet İİK'nun 16/1. maddede öngörülen yasal yedi günlük süreden sonradır. O halde, mahkemece istemin süre aşımı nedeniyle reddi gerekirken, esası incelenerek yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir. SONUÇ : Alacaklının temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 19.09.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi....

nun 35. maddesine göre tebliğ edildiği, borçlu vekilinin 04/11/2015 tarihinde icra müdürlüğüne yaptığı borca, faize ve ödeme emri tebliği usulsüzlüğüne ilişkin başvurusunun, müdürlükçe 06/11/2015 tarihinde süresinde itiraz edilmediği gerekçesiyle reddine karar verildiği, yine borçlu vekilinin aynı gerekçelerle 20/11/2015 tarihinde icra müdürlüğüne itirazda bulunduğu ve icra mahkemesine de şikayette bulunduğu anlaşılmıştır. Ödeme emri tebliğ işleminin usulsüzlüğü iddiası, İİK'nun 16. maddesi kapsamında şikayet olup, aynı maddenin 1. fıkrası uyarınca, öğrenme tarihinden itibaren yedi günlük sürede icra mahkemesine yapılmalıdır....

İcra takibi itiraz eden borçlu hakkında mirasçı sıfatı ile yapılmaktadır. Borçlu mirası reddettiğinden murisin borcundan sorumlu olmadığını ileri sürerek takibin durdurulmasını ve hacizlerin kaldırılmasını talep etmektedir. Bir diğer ifade ile borçlu olmadığını ileri sürmektedir. Hukuk Genel Kurulu’nun, 19.11.2014 tarih ve 2013/12-2240 Esas 2014/929 Karar sayılı kararında, borçluların mirası reddetmeleri nedeniyle borçlu olmadıklarına yönelik iddialarının borca itiraz olup, ödeme emri tebliği üzerine yasal sürede yapılması gerektiği kabul edilmiştir. Dairemizce, anılan karar doğrultusunda içtihat değişikliğine gidilerek, Hukuk Genel Kurulu’nca kabul edilen ilke benimsenmiştir. “İmzaya itiraz dışındaki diğer bütün itirazlara borca itiraz denir. Mesela ödeme, …sıfat itirazı gibi…....

ŞİKAYET Şikayetçi icra mahkemesine başvurusunda; adi ortaklık hakkında takip başlatıldığını, adi ortaklığın tüzelkişiliği dolayısıyla taraf ehliyeti olmadığını, takibin husumet yönünden reddi ve ödeme emrinin iptali gerektiğini, borca, yetkiye ve ferilerine itiraz ettiklerini, ödeme emri tebliğinin usulsüz olduğunu, borca ve ferilene yapılan itirazın süresinde olduğunun kabul edilerek takibin durdurulmasına karar verilmesini talep ettiklerini belirterek takibin husumet ve yetki yönünden reddine, usulsüz tebligat nedeniyle icra takibinin ve ödeme emrinin iptaline, borca itirazların kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Alacaklı cevap dilekçesinde; adi ortaklığın yaptığı ticari faaliyetler sonucu doğan hak ve borçlarının ortaklığa ait olacağını, icra müdürlüğüne süresi içerisinde yapılmayan borca ve yetkiye itirazların icra dairesi yerine icra mahkemesinde ileri sürülmesinin sonuç doğurmayacağını belirterek şikayetin reddine karar verilmesini talep etmiştir. III....

SUÇ : Bedelsiz kalan senedi kullanma Bedelsiz senedi kullanma suçundan sanığın mahkumiyetine yönelik hüküm, katılan vekili, sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü; Katılanın suça konu senedin 23.750 TL'lik kısmını ödemesine rağmen, sanığın senedi katılana iade etmediği ve bedelsiz kalan senedin tamamı için 06/02/2006 tarihinde icra takibine geçtiği iddia olunan olayda; yüklenen suçun takibi şikayete bağlı olup, 5237 sayılı TCK'nın 73. maddenin 2. fıkrasına göre şikayet süresinin zamanaşımı süresini geçmemek koşuluyla, şikâyet hakkı olan kişinin fiili ve failin kim olduğunu bildiği veya öğrendiği günden başlayacağı, katılan vekilinin, 27.02.2006 tarihinde Erzurum İcra Hukuk mahkemesinde borca kısmi itiraz ettiği ve dilekçesinde ödeme emrinin 20.02.2006 tarihinde tebliğ edildiğini belirtmesi karşısında, bedelsiz kaldığı belirtilen senedin tahsiline yönelik olarak icra takibi sonucu katılana tebliğ edilen ödeme emrinin tebliğ tarihi olan 20.02.2006...

Borçlu süresinde İcra Müdürlüğü'nde takibe itiraz etmiş, dilekçesinde borca itirazı yanında, hapis hakkı kullanılan menkullerin kıymet takdirleri yapılmadan defterinin tutulması ve bilahare de takibe geçilmesi işleminin Yasa ve Usule aykırı olduğu nedeniyle rehin hakkına itiraz etmiş, aynı nedenle İcra Mahkemesi'nden de hapis hakkı ile ilgili icra memuru işleminin şikayet yolu ile iptalini istemiştir. Mahkemece alacaklının talep edebileceği kira alacağı miktarı tespit edilmiş, kullanılacak hapis hakkı miktarı saptanarak hüküm altına alınmıştır. Karar taraf vekillerince temyiz edilmiştir. İİK'nun 270. maddesinde; “Kiralayan evvelce yapılması lazım gelen icrai takibi yapmadan haiz olduğu hapis hakkının muvakkaten muhafazası için İcra Dairesi'nin yardımını isteyebilir....

Maddesi uyarınca borçlu tarafından yapılan itiraz üzerine durdurulması gerekir. Aynı kanunun 193. Maddesi uyarınca takibin durdurulması kararı ise iflasın açılması halinde sözkonusudur. İflasın açılması durumunda durdurma kararı yasadan kaynaklanan bir icra müdürlüğü işlemidir. Burada borca itiraz yoktur. İcra Müdürlüğünün işlemine karşı, ancak icra mahkemesinde şikayet veya itiraz yoluna başvurulabilir. Somut uyuşmazlıkta, davacı işçi iş sözleşmesinden kaynaklanan alacakları için iflasın ertelenmesi davası açan ve davası reddedildiği için iflasın açılmasına karar verilen davalı şirket aleyhine icra takibinde bulunmuş, davalı şirket vekili iflası kararı ile birlikte takibe itiraz etmiş ve İcra Müdürlüğü tarafından iflasına karar verilen davalı şirket hakkında icra takibi yapılamayacağı gerekçesi ile icra takibinin İİK.’un 193 maddesi uyarınca durdurulmasına karar verilmiştir....

UYAP Entegrasyonu