WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 14 Haziran 2026

İİK.nun 53.maddesine aykırılık iddiası ise kamu düzeni ile ilgili olduğundan İİK. nun 16/2.maddesi uyarınca şikayet süresiz olacaktır. Somut olayda murisin takipten önce 03.07.2013 tarihinde öldüğü ve mirası ret süresi geçtikten sonra 06.01.2014 tarihinde mirasçılar hakkında takip başlatıldığı görülmektedir. İcra takibi mirası ret süresi geçtikten sonra başlatılmış olmakla olayda İİK.nun 53.maddesinin ve dolayısıyla aynı Kanun’un 16.maddesinin uygulama yeri yoktur. Şu hale göre, borçluların başvurusu, borca itiraz niteliğinde olup, borca itirazın ise takibin şekline göre uygulanması gereken İİK.nun 62/1. maddesi uyarınca ödeme emrinin tebliğinden itibaren yasal 7 günlük sürede icra dairesine yapılması zorunludur....

Somut olayda, şikayetçi ihtiyati haciz alacaklısı olup, yaptığı icra takibine itiraz edildiği dosya kapsamından anlaşılmakta ise de, mahkemece anılan ilke doğrultusunda davacının ihtiyati haczinin ayakta olup olmadığı, borca itiraz üzerine süresinde itirazın iptali davasının açılıp açılmadığı araştırılmadan karar verilmesi isabetli görülmemiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, şikayetçi vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 27.12.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi....

İİK.nun 170/a-2 maddesi gereğince hakim, yasal sürede yapılan itiraz veya şikayet nedeniyle icra mahkemesine intikal eden işlerde, öncelikle, takip dayanağı senedin kambiyo vasfında olup olmadığını ve alacaklının kambiyo senetlerine özgü yol ile takip hakkının bulunup bulunmadığını re’sen inceleyerek, takibin iptaline karar verir. Ancak bunun için, icra mahkemesine yapılan itiraz veya şikayetin beş günlük sürede olması gerekir. Bu maddedeki düzenleme şikayet olup, şikayet hakkında İİK.nun l8. maddesi hükümleri uygulanacağından, mahkemece duruşma yapılmasına karar verilen hallerde taraflar gelmeseler bile HMK. nun 150 maddesi uygulanmadan önce takip dayanağı senedin kambiyo vasfında olup olmadığının ve alacaklının kambiyo senetlerine özgü yol ile takip hakkının bulunup bulunmadığının incelenmesi icap eder....

İcra müdürlüğüne yapılan şikayet sonuç doğurmaz. Somut olayda, borçluya, ödeme emrinin 20.01.2015 tarihinde tebliğ edildiği, borçlu vekilinin ise 10.02.2015 tarihinde icra müdürlüğüne verdiği dilekçe ile ödeme emri tebligatının usulsüz yapıldığı iddiası ile birlikte yetkiye ve borca itiraz ettiği, icra müdürlüğünce tebligat usulsüzlüğünün, icra müdürlüğünce incelenemeyeceği gerekçesiyle süresinden sonra yapılan itirazın reddi ile takibin devamına karar verildiği görülmüştür. Tebliğ işlemine yönelik şikayetin icra mahkemesine yapılması gerekip, icra müdürlüğüne yapılan başvuru sonuç doğurmayacağından, memurluk kararı yasaya uygundur. Öte yandan şikayete konu tebliğ işlemi usulsüz bile olsa borçlu en geç icra müdürlüğüne itiraz dilekçesini verdiği 10.02.2015 tarihinde öğrenmiş olduğundan, 05.10.2015 tarihinde icra mahkemesine yaptığı şikayet İİK. nun 16/1.maddesinde öngörülen yedi günlük süreden sonradır....

İcra Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki borca itiraz ve şikayet uyuşmazlığından dolayı yapılan inceleme sonunda İlk Derece Mahkemesince istemin kabulü ile takibin iptaline karar verilmiştir. Kararın şikayet edilen alacaklı tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine hükmedilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı şikayet edilen alacaklı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I....

Mahkemece yerinde olarak duruşma açılmış ise de, takip talebinde ve dolayısıyla ödeme emrinde alacaklı vekili olarak Av. ... gösterilmesine rağmen, duruşma gününü içeren davetiyenin ve itiraz/şikayet dilekçesinin alacaklı vekili yerine, alacaklı asile tebliğe gönderildiği ve yargılamanın alacaklı ile alacaklı vekilinin yokluğunda sonuçlandırıldığı görülmektedir. 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 11. ve Tebligat Kanunu'nun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 18. maddeleri gereğince, vekil ile takip edilen işlerde, tebligatın vekile yapılması zorunlu olup, bu hususun mahkemece re'sen gözetilmesi gerekmektedir. O halde mahkemece, itiraz/şikayet dilekçesinin ve duruşma gününü bildirir davetiyenin, alacaklı vekiline usulüne uygun olarak tebliğ edilip, bu suretle taraf teşkili sağlandıktan sonra, işin esasının incelenmesi gerekirken, bu husus gözetilmeksizin yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir....

Mahkemece yerinde olarak duruşma açılmış ise de, takip talebinde ve dolayısıyla ödeme emrinde alacaklı vekili olarak Av. ... gösterilmesine rağmen, duruşma gününü içeren davetiyenin ve itiraz/şikayet dilekçesinin alacaklı vekili yerine, alacaklı asile tebliğe gönderildiği ve yargılamanın alacaklı ile alacaklı vekilinin yokluğunda sonuçlandırıldığı görülmektedir. 7201 Sayılı Tebligat Kanunu'nun .... ve Tebligat Kanunu'nun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin .... maddeleri gereğince, vekil ile takip edilen işlerde, tebligatın vekile yapılması zorunlu olup, bu hususun mahkemece re'sen gözetilmesi gerekmektedir. O halde mahkemece, itiraz/şikayet dilekçesinin ve duruşma gününü bildirir davetiyenin, alacaklı vekiline usulüne uygun olarak tebliğ edilip, bu suretle taraf teşkili sağlandıktan sonra, işin esasının incelenmesi gerekirken, bu husus gözetilmeksizin yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir....

Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ödeme emrinin usulüne uygun olduğu, takibe konu çekin unsurları itibariyle tam olup süresinde bankaya ibraz edildiği, tahrifata yönelik iddianın araştırılır tarafının bulunmadığı, borcun ödendiği ya da olmadığının İİK'nın 169/a maddesindeki belgelerle kanıtlanamadığı gibi takas define konu herhangi bir belge ileri sürülmediğinden istemlerin reddine karar verilmesi gerektiği, netice olarak, istinaf istemi yerinde değil ise de İlk Derece Mahkemesince (davacı tarafından hem şikayet hem de borca itiraz edilmesi nedeniyle) davanın reddi yerine sadece borca itirazın reddi yönünde hüküm tesis edilmesi yerinde olmadığından, davanın reddine, (borca itirazın reddi yönünden) icra takibi durdurulmasına karar verilmediğinden davalının tazminat taleplerinin reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A....

İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde şikayet edilen alacaklı istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Alacaklı istinaf başvurusunda; takipte yabancı para alacağının TL karşılığının gösterilmesine dair kanuni bir zorunluluk bulunmadığını, takibin şekline göre icra müdürlüğünde borca itiraz olarak ileri sürülmeyen bu iddianın icra mahkemesinde iddia edilmesinin hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olduğunu, takibin iptaline hükmedilmesinin ihtiyati haciz kararının uygulanmasının önüne geçeceğini ve verilen kararın aşırı şekilci olduğunu ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. C....

ŞİKAYET İpotek borçlusu şikayet dilekçesinde; hesap kat ihtarnamesi ile icra emri tebliğ işleminin usulsüz olduğunu, ihtarnameye yasal süre içerisinde itiraz edildiğinden hesap özetinin kesinleşmediğini ve bu nedenle alacağın yargılamayı gerektirdiğini, takip konusu ipoteğin limit ipoteği olması nedeniyle ilamlı takip yapılamayacağını ve aynı alacağa dayalı olarak daha önceden İstanbul 14. İcra Müdürlüğünün 2018/24034 E. sayılı dosyasında başlatılan icra takibi derdest olduğundan iş bu ipotekli takibin mükerrer yapıldığını ileri sürerek takibin iptalini talep etmiştir. II. CEVAP Şikayet edilen alacaklı banka cevap dilekçesinde; tebligatların usulüne uygun olduğunu, İİK'nın 150/ı maddesi gereğince şikayetçi ipotek borçlusuna ihtarname gönderilmekle takibin usulüne uygun olduğunu, şikayetçinin ihtarnameye itiraz etmesinin icra emri gönderilmesine engel olmayıp borca itirazı da bulunmadığını ileri sürerek başvurunun reddini istemiştir. III....

UYAP Entegrasyonu