Davacı vekilinin, dava dilekçesindeki açıklamalarından hangi takibe ilişkin menfi tespit talep edildiği tam olarak anlaşılmamaktadır. Ancak sonuç olarak İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasındaki miktar yazılı olduğundan, bu dosyaya yönelik menfi tespit talep edildiği anlaşılmaktadır. Cevaba cevap dilekçesinde de aynı dosyaya yönelik takibin iptali istenmiştir. Mahkemece bankacı bilirkişi aracılığıyla inceleme yapılarak davacıların kefaleti ile davacıların bankaya olan kredi borçları her bir kredi yönünden ayrı ayrı tespit edilmiştir. Mahkemenin gerekçeli kararında ise dava konusu olup olmadığı tam olarak anlaşılamayan ... Esas sayılı dosyasının kısmen kabulüne, dava konusu olan ... sayılı dosyaya yönelik davanın reddine karar verilmiştir. Oysa davacının esasında kambiyo takibine yönelik ... Esas sayılı dosyaya yönelik menfi tespit talep ettiği, bu dosyadaki talebin de aynı icra müdürlüğünün ......
İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyası ile davalı hakkında yapılan icra takibine itirazın iptali ile icra takibinin haklı olduğunun tespitini, davalıdan %40'dan aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini talep ve dava etmiştir. Asıl davada davalı vekili asıl davaya verdiği cevap dilekçesinde özetle; davacı yanın sözleşme hükümlerine göre davalıya düşen daire ve dükkanı kat mülkiyeti tapusu alınmış olarak teslim etmekle yükümlü olduğunu, halen kat mülkiyeti tapularının alınmadığını, davacının halen yükümlülüklerini yerine getirmediğini, davacıdan söz konusu noksanlıkları tamamlamasını İstanbul 8....
Şti. tarafından başlatılan icra takibine dayanak olarak 01/06/2015 tanzim, 03/10/2015 vade tarihli 500.000,00 TL bedelli bononun gösterildiğini, ilgili icra takibi ekinde sunulan bononun farklı bir bono olduğunu, söz konůsu icra takibinin dayanağı olan bononun icra müdürlüğü kasasına girmediğini, kasada bulunan bononun 03/06/2015 tanzim tarihli 13/10/2015 vade tarihli 500.000,00 TL bedelli bono olduğunu, kasaya alınan bonoya dayalı olarak başlatılan bir icra takibi bulunmadığını, davalı tarafından başlatılan takibin hukuken geçerli bir takip olmadığını, bonoda "bedeli malen" yazılı ibaresine yer verildiğini, takip alacaklısı şirket ile kendi arasında mal tedarik edilmek üzere işbu bononun düzenlendiğini ve imzalanarak teslim edildiğini, bonoyu icraya koyan lehtar .... Tic. Ltd....
İcra Müdürlüğünün .../... E. sayılı icra takip dosyasına konu alacağın temlik edildiğine ilişkin hiçbir belge ve bilgi bulunmadığını, bu durumda davacının temlik sözleşmesine dayalı olarak ......
İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyası ile yapılan ilamsız icra takibine davalıların itirazı üzerine davacı tarafça faiz masraflar ve tüm feriler hariç olmak üzere 1.281.735,21 TL üzerinden itirazın iptaline yönelik iş bu davanın açıldığı, davacı vekilinin aşamada verdiği dilekçesi ile dava tarihi itibariyle belirtilmiş olan harca esas miktar 1.281.735,21 TL'nın 1.245.286,88 TL'sının asıl alacak, 34.709,59 TL'sının işlemiş temerrüt faizi, 1.738,74 TL'sının Bsmv olduğunu bildirdiği; iş bu davaya konu İzmir ... İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyasında takip dayanağının genel kredi sözleşmesi olduğu ve davalı tarafın savunmalarında mükerrer takip olarak bildirilen İzmir ......
Asliye Ticaret Mahkemesindeki görülen tazminat davasında ikrahın kabul edilmemesine, 1.000.000,00 TL bedelli senet yönünden sulhnamede şirketler dışında sulhnameyi imzalayan şirket yetkililerinin sulhnamedeki ifadan şahsen garantör olarak sorumlu olduklarının kabul edilmesi nedeniyle gerçek kişilerin de borçtan sorumlu olmalarına, 1.000.000,00 TL bedelli senede dayalı olarak başlatılan kambiyo takibinin teminat senedi kabul edilerek takibin iptal edilmesinden sonra sulhname ve senede dayalı olarak başlatılan icra takibinin usul ve yasaya uygun olmasına, teminat senedine dayalı alacak likid olmadığından icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmesinin yerinde olmasına, asıl davada temlik alan aleyhine hüküm kurulmamasına, HMK 329.maddesi uygulanma koşullarının oluşmamasına göre asıl davada tarafların tüm, birleşen davada davalıların tüm, davacı vekili ile temlik alan vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair istinaf itirazlarının reddine karar verilmesi gerekmiştir....
Bu nedenle ortada ceza hukuku anlamında kesinleşmiş bir mahkumiyet hükmü bulunmadığından, bonoya dayalı olarak kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla takip yapılmasında yasaya aykırılık yoktur. Öte yandan, borçlunun itfa itirazın ise, İİK'nun 169/a-1. Maddesinde belirtilen resmi veya imzası ikrar edilmiş bir belge ile kanıtlayamamıştır. O halde, Mahkemece, itirazın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile takibin iptali yönünde hüküm tesisi isabetsizdir ..." gerekçesi ile bozularak dosya yerine geri çevrilmekle yeniden yapılan inceleme sonunda mahkemece önceki kararda direnilmiştir. HUKUK GENEL KURULU KARARI Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki belgeler okunduktan sonra gereği görüşüldü: İstem, kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla yapılan icra takibinin itfa sebebiyle iptaline ilişkindir....
Öncelikle davacı iddiaları ve istinaf aşamasında davanın kabulü gerektiğine dayanak olarak sunulan Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulu 2021/2 E 2023/1 K 20.01.2023 tarihli kararı dikkate alındığında, davalı banka tarafından ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile başlatılan takibin 23.01.2018 tarihli olup, eldeki davaya konu kambiyo senetlerine mahsus yolla başlatılan takibin ise ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile başlatılan takipten önceki tarihli ve 26/12/2017 tarihinde başlatıldığı, söz konusu içtihat kararında alacağın rehinle temin edilmiş olması halinde ve ayrıca aynı alacak için verilmiş kambiyo evrakına dayalı olarak kambiyo senetlerine mahsus yolla takip başlatılması halinde, sonraki takibin iptali gerekeceğine ilişkin olduğu da gözetildiğinde, somut uyuşmazlıkta kambiyo senetlerine mahsus yolla başlatılan takibin önceki tarihli olduğu dikkate alındığında, davacılar vekilinin karar tarihinden sonra istinaf aşamasında çıkan içtihadı birleştirme kararı doğrultusunda davanın kabulü...
Davacı tarafından davalıya karşı ileri sürülen tazminat kalemlerinden üçüncüsü; davalı tarafından davalıya verildiği belirtilen tanzim tarihi olmayan 30/09/2002 ödeme tarihli 150.000,00-USD bedelli bonoya ilişkindir. Davacı, davalı tarafından kendisine verilen bu bononun zamanında ödeneceğine güvenerek, dava dışı ...Şirketi'ne 14/09/2001 tanzim ve 30/09/2002 ödeme tarihli 150.000,00-USD bedelli bir bono verdiğini iddia etmiştir. Davacı bu bonoya dayalı olarak davalı aleyhine Bakırköy ... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı takibi ile ilamsız takip başlatmış, davalının takibe itirazı üzerine Bakırköy 4 Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2013/98 esas sayılı davası ile davalı aleyhine itirazın iptali davası açılmış, bu dava İstanbul 6 Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2010/151(bozma öncesi 2004/92 esas) esas sayılı dosyası ile birleşmiştir....
Borçlu kat malikleri kurulu tarafından, yöneticiye kambiyo taahhüdünde bulunma ve borçlu -----ek başına ortaklığı borçlandırma yetkisi verilmemiş olduğundan Mahkemece, borca itirazın kabulüne karar vedildiğine göre, “takibin durdurulması” yerine “takibin iptaline” hükmedilmesi isabetsizdir.Açıklanan nedenlerle Davacı-----borca itirazının kabulü ile HMK'nun 353/1-b.2. maddesi uyarınca ------karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, Yeniden esas hakkında;Davacı ----- davasının reddine,Davacı --- borca itirazının kabulü ile -------- sayılı dosyasında davacı hakkında başlatılan takibin 169/a-5. maddesi uyarınca durdurulmasına, karar verilmiş,Kararın temyizi neticesinde;Borçluların temyiz isteminin incelenmesinde;Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de;Alacaklı tarafından bonoya dayalı olarak kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile başlatılan ilamsız takipte, borçluların; takip dayanağı bononun tahrif edildiği ve borçlu site yönetiminin çift imza ile temsil edilebileceğini belirterek...


