WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 05 Haziran 2026

Hukuk Dairesi Taraflar arasındaki karşılıklı boşanma davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl davanın kabulüne, karşı davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmiştir. Kararın davalı-karşı davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı-karşı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I....

ettiği, canı istediği zaman geri döndüğü, kadının eski eşi ile sık sık görüştüğü, eski erkek arkadaşları ile öpüştüğünü gösteren fotoğraflarını sakladığı, fiziksel, duygusal, psikolojik, ekonomik şiddet içeren ve sadakat yükümlülüğüne aykırı, güven sarsıcı, muhtemelen zina boyutundaki davranışları nedeniyle temelinden sarsılmış olduğu, müvekkilin tek bir kusuru dahi bulunmadığı, davacı müvekkilinin, müşterek konutu ve Türkmenistan’dan ayrılmasını terk misali gösteren iddiaların da doğru olmadığını, yıpranan müvekkilin, evlilik birliğinin kadın ile devamında bir fayda olmadığı kanaati ve çalışmakta olduğu projenin sona ermesi nedeniyle Türkiye’ye dönüş yaptığı, bu durumun terk olarak nitelendirilmesi mümkün olmadığı, davacı müvekkilinin, çalışma olanağı kalmayan, üstelik sorunlu bir evlilik nedeniyle Türkmenistan’da kalmasını beklemek ne taraflar, ne de ortak çocuk için sağlıklı olmadığı gibi, bu durumun çarpıtılması da kabul edilemeyeceği, asıl dava yönünden maddî ve manevî tazminat talepleri...

ın akli maluliyet nedeniyle engelli olduğu, davacının daha önce Maçka Asliye Hukuk Mahkemesinin 2008/62 Esas, 2009/185 Karar sayılı kararı ile boşanma davası açtığı, bu davanın davacının feragat etmesi nedeniyle reddedildiği,erkeğin tam kusurlu olduğu,davacı erkek tarafından açılan boşanma davasının kabulü ile 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 166 ıncı maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca tarafların fiili ayrılık nedeniyle boşanmalarına, davalı lehine hükmedilen aylık 750,00 TL tedbir nafakasının karar kesinleşinceye kadar devamına, karar kesinleşmesinden itibaren davalı kadın için hükmedilen aylık 750,00 TL nafakanın yoksulluk nafakası olarak devamına, 20.000,00 TL maddî tazminatın davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 30.000,00 TL manevî tazminatın davacıdan alınarak davalıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, ... için kararın kesinleşmesinden itibaren aylık 700,00 TL iştirak nafakasının davacıdan alınarak davalıya verilmesine karar verilmiştir....

Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; kadının kanun yolu itirazı olmadığından izafe edilen kusurların kesinleştiği, dinlenen davalı- davacı tanıklarından Menekşe'nin beyanı ve erkek tarafından sunulan CD içerisindeki video kaydından anlaşılacağı üzere kadının "evi sık sık terk ettiği ve ortak çocuğa sürekli şiddet uyguladığı", gerçekleşen ve kesinleşen duruma göre evlilik birliğinin çekilmez hale gelmesinde erkek eşin az kadının ise ağır kusurlu olduğu, boşanma sebebiyle mevcut veya beklenen menfaatleri zedelenen ve kişilik hakları saldırıya uğrayan erkek eş yararına maddî ve manevî tazminata hükmedilmesi gerektiği, kadın yararına hükmedilen tazminatların ağır kusurlu olması nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiği, tarafların ortak çocuğu velâyeti hususunda Mahkemece aldırılan sosyal inceleme raporunda davacı annenin çocuğa bir kez şiddet uyguladığı, bir kere daha tekrarlamadığı ve ayrılık sürecinden itibaren çocuğun anne yanında...

Başka bir anlatımla bunların davalı tarafın zilyetlik ve korumasına terk edilmesi olağan durumla bağdaşmaz. ./.. Diğer taraftan, ziynet eşyası rahatlıkla saklanabilen, taşınabilen, götürülebilen türden eşyalardandır. Bu nedenle evden ayrılmayı tasarlayan kadının bunları önceden götürmesi, gizlemesi her zaman mümkün olduğu gibi evden ayrılırken üzerinde götürmesi de mümkündür. Bunun sonucu olarak normal koşullarda ziynet eşyalarının kadının üzerinde olduğunun kabulü gerekir. Davacı, dava konusu ziynet eşyasının varlığını, evi terk ederken bunların zorla elinden alındığını ve götürülmesine engel olunduğunu, evde kaldığını ispat yükü altındadır. Somut olayda; davacı vekili gerek boşanma dosyasında gerek ziynet eşyası iade istemli iş bu yargılama dosyasında altınların davalı tarafından bozdurulduğunu iddia etmiş; bu beyanlarını gerek boşanma dosyasında gerek iş bu yargılama dosyasında dinlenen tanık beyanlarıyla ispatlamıştır....

Davalı vekili cevap dilekçesi ile; davacının kendisine takılan takıları bozdurup anne ve kardeşlerine yardımda bulunduğunu, evi terk ederken de kalan takılarla birlikte tüm eşyalarını alarak evden ayrıldığını, bunun yanında davacının evlilik öncesi ya da sonrasında hiçbir işte çalışmadığını savunarak davanın reddini savunmuştur. Mahkemece; davacının ziynet eşyalarının zorla elinden alındığını, ayrılırken bunları götürmesine zorla engel olunduğunu kanıtlayamaması, yemin teklifi deliline dayanılmayacağını bildirmesi nedeniyle ziynet eşyaları yönünden davanın reddi ile dava konusu .... plâka sayılı araç yönünden katılma alacağı davasının kabulüne karar verilmiş, hüküm davacı tarafından ziynet eşyaları yönünden temyiz edilmiştir....

Davacı vekili temyiz dilekçesinde, ziynet eşyalarının evdeki kasada olduğunu, anahtarının da davalı da olması nedeniyle müvekkilinin ziynetlerini yanına alamadan evden ayrıldığını belirterek; hükmün bozulmasını talep etmiştir....

Asliye Ceza Mahkemesi 2008/339 Esas sayılı dosyasında kamu davası açıldığını, kadının evi terk edip fiilen evliliği sona erdirdiğini, ... ilçesinde bulunan torununa bakmak için evden ayrıldığı sürelerin çok uzun olması, evindeki asli vazifeleri yok sayması nedeniyle erkeğin sitem ettiği için tartıştıklarını, kadının erkeği yaraladığını ve küçük düşürücü beyanlarda bulunup hakaret ettiğini, olay tarihinin 2018 Ramazan bayramının ikinci günü olduğunu, Ramazan ayını neredeyse yalnız geçiren erkeğin siyasi parti başkanlığı, belediye meclis üyeliği yaparken, ev hanımı olan eşinden ev işleri, çamaşır, ütü, yemek vs. konularında anlayışlı olmasını uygun lisan ile istediğini, fakat eşinin evliliği bitirme kararı aldığını, kavgaya zemin hazırladığını düşünmediğini, mal varlığını azaltmak değil beraber çiftçilik yaptıkları ağabeyinin tarımsal faaliyetlerle daha rahat ilgilenmesi nedeniyle devrettiğini belirterek, 4721 sayılı Kanun'un 166 ncı maddesi gereğince kadının davasının reddine, karşı davanın...

Hukuk Dairesinin 21.10.2021 tarihli ve 2021/6289 esas, 2021/7512 karar sayılı kararı ile Bölge Adliye Mahkemesince, davacı karşı davalı kadının istinaf sebepleri kusur belirlemesi, yoksulluk nafakasının miktarı, tazminat taleplerinin reddi yönünden, davalı karşı davacı erkeğin istinaf sebepleri ise kadının davasının kabulü ve kusur belirlemesi yönünden sınırlandırılarak yapılan inceleme sonucunda kadının tam kusurlu olduğu gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesince erkeğin davasında verilen boşanma hükmünün istinaf edilmeyerek kesinleştiğinden kadının boşanma davası konusuz kalmakla kadının boşanma davasında karar verilmesine yer olmadığına ve fer'îlere ilişkin hüküm kurulduğu, Bölge Adliye Mahkemesince; davacı karşı davalı kadın tarafından, erkeğin kabul edilen boşanma davasına yönelik de istinaf kanun yoluna başvurulduğu gözetilmeksizin, kadının istinaf başvurusunu sadece kusur belirlemesi, yoksulluk nafakasının miktarı, tazminat taleplerinin reddi yönünden inceleyerek karar verilmesi doğru...

ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 18/12/2014 NUMARASI : 2013/173-2014/739 Taraflar arasında görülen davada;Davacı, 342 ada 5 sayılı parsel sayılı taşınmazda bulunan maliki olduğu mesken niteliğindeki 6 nolu bağımsız bölümü oğlu dava dışı Pamir'e gelini davalı ile evlenmesi nedeniyle 01.07.2007 tarihinde kiraladığını, ancak oğlunun gelini ile aralarının açılması nedeniyle taşınmazı 19.06.2009 tarihinde terk ettiğini ve aralarındaki kira sözleşmesinin de 01.07.2009 tarihinde karşılıklı olarak feshedildiğini, 04.07.2011 tanzim ve 08.07.2011 tebliğ tarihli ihtara rağmen davalının taşınmazı boşaltmadığı gibi herhangibir bedel de ödemediğini, davalının oğlu aleyhine boşanma davası açtığından bahisle davalı aleyhine ....................

UYAP Entegrasyonu