WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 05 Haziran 2026

Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davacı erkek tarafından terk sebebine dayalı açılan boşanma davasında davacı erkeğin ölümü nedeniyle evlilik birliğinin sona ermesi üzerine, davalı kadının boşanmaya sebebiyet veren olaylarda kusurlu olup olmadığının tespiti noktasında toplanmaktadır. 2. İlgili Hukuk 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 164 üncü maddesi, 181 nci maddesinin birinci ve ikinci fıkrası. 6100 sayılı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 inci maddesinin birinci fıkrası ve 371 inci maddesi. 3....

Taraflar arasındaki karşılıklı boşanma davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı-karşı davalı erkek vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kabulüyle kararın kaldırılmasına, yeniden esas hakkında karar vermek üzere dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. Gönderme kararı sonrasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl davanın reddine, karşı davada zina sebebine dayalı boşanma istemi ile terk hukuki sebebine dayalı boşanma isteminin reddine, evlilik birliğinin temelinden sarsılması hukuki nedenine dayalı boşanma isteminin kabulüyle tarafların boşanmalarına ve boşanmanın fer'îlerine karar verilmiştir....

Yargılamaya konu somut olayda; 1- Sanığın, hakkında terk suçundan dolayı beraat kararı verilen resmi nikahlı eşi ... ile aralarında boşanma davasının duruşmasının bitiminde ...'in, katılan ...'...

Türk Hukuku’nda boşanmanın malî sonuçları açısından kusur ve nedensellik bağı kavramları önem arz etmektedir, zira boşanma nedeniyle tazminat ödenmesine karar verilebilmesi için; bir eşin “kusurlu davranışları” ile diğer eşte “tazminatlar yönünden zarar oluşumu” arasında “nedensellik bağı” olmasını gerektirir. Daha açık bir ifadeyle eşte oluşan zarar olgusu; boşanmaya sebep olan olaylarda gerçekleştiği kabul edilen kusurlu davranışlar nedeniyle oluşmalıdır. Hâkim; olayların alışılan akışına ve yaşam deneyimlerine göre, kusurlu eşin boşanmaya sebebiyet veren eylemlerinin, diğer eşte ağır zarar yaratması arasında uygun nedensellik bağını kurduğu takdirde tazminat ödenmesine karar verebilir. 16....

"İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi DAVA TÜRÜ :Boşanma Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hüküm, davacının terk nedeniyle dava hakkının saklı tutulması bölümü yönünden temyiz edilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Davacı 08.10.2008 tarihli oturumda davasından feragat etmiştir. Feragat kesin hüküm sonucunu doğurur.(HUMK.md.95) Mahkemece yalnızca feragat nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde, davacının terkten dolayı dava hakkının saklı tutulmasına karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Ancak bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılmayı gerektirmediğinden hükmün bu yönden düzeltilerek onanması gerekmiştir....

Bugün dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü: Mahkemece, evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına yol açan olaylarda kusurun tamamen davacı-karşı davalı erkekte olduğu gerekçe gösterilerek erkeğin boşanma davasının reddine, kadının boşanma davasının kabulü ile boşanmaya karar verilmiş ise de, yapılan soruşturma ve toplanan delillerden evlilik birliğinin sarsılmasına sebep olan olaylarda erkeğe yüklenen sadakatsizlik vakıası ilk kez ön inceleme duruşması tamamlandıktan sonra 18.09.2014 tarihli dilekçe ile ileri sürülmüş olması nedeniyle kusur belirlemesinde dikkate alınamaz. Buna karşılık mahkemece kabul edilip davacı-davalı erkeğe yüklenen diğer kusurların sabit olduğu, ayrıca müşterek haneyi sık sık terk ettiği anlaşılan davalı-karşı davacı kadının da kusurlu bulunduğu anlaşılmaktadır. Bu halde taraflar arasında ortak hayatı temelinden sarsacak derecede ve birliğin devamına imkan vermeyecek nitelikte bir geçimsizlik mevcut ve sabittir....

Mahkemece, ayrı yaşamda haklılık için reddedilen boşanma davasının yeterli olamayacağı, davacının müşterek konutu terk edip gitmesi ve davalıdan kaynaklı kusurlu bir davranışın ispat edilememesi gerekçeleriyle davanın reddi yönünde hüküm tesis edilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.MK.197 ve devamı maddelerine göre davacı eş kadın için tedbir nafakasına hükmolunabilmesi için ayrı yaşamda haklılık olgusunun ipat edilmesi gerekir. Bu konuda tereddüt yoktur.Somut olayda, eldeki dava reddedilen boşanma davasından sonra açılmıştır. Davalı kocanın şiddetli geçimsizlik nedenine dayalı olarak açtığı boşanma davası taraflar arasında şiddetli geçimsizliğin ispatlanamaması nedeniyle reddedilmiştir. Boşanma davası reddedilmiş olmakla davalı (koca) kusurlu duruma düşmüş olup, bu durumda evlilik birliğini kurma görevi davalıya (kocaya) düşer....

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla, davacının evi terk ettiği, abonelikleri iptal ettirdiği, maddî olarak katkıda bulunmadığı, tekrar Edirne'ye yerleşmek için baskı uyguladığı, çok fazla alkol tükettiği, davalının bundan rahatsız olduğu, davacıyı evde istemediği, sürekli kendi ailesinin yanında yaşamak istediği, eşini bakımsız bıraktığı, davacının ailesine mesafeli, soğuk davrandığı, onları istemediği, barışmak istemediği, savurgan olduğu, davalının yeğeninin kaza yaparak terk ettiği aracın masraflarını davacının karşıladığı, davacının çocuk sahibi olmak istemesini kabul etmediği, eşit kusurlu oldukları gerekçesiyle erkek tarafından açılan boşanma davasının kabulü ile evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeniyle 4721 sayılı Kanun'un 166 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca tarafların boşanmalarına, kadın yararına hükmedilen aylık 600,00 TL tedbir nafakasının karar tarihinden itibaren aylık 800,00 TL'ye yükseltilmesine...

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı tanıklarının anlatımlarından davalının babasının davacıya şiddet uyguladığı, davalının davacıya sahip çıkmadığı, davalının düzenli bir işte çalışmadığı, davalının, davacıya ayrı bir ev açmadığı, şehir dışına çalışmaya giderken yanında götürmediği, davalının eşine sahip çıkmadığı; davalı tanıklarının anlatımlarından davacının evi terk ettiğinin anlaşıldığı yapılan açıklamalar nedeniyle davacının az kusurlu, davalının ağır kusurlu olduğu tarafların evlilik birliklerinin temelinden sarsıldığı, devamının mümkün olmadığı, davacı boşanmakla yoksulluğa düşeceğinden az kusurlu davacı lehine tarafların sosyal ve ekonomik durumları dikkate alınarak uygun tedbir ve yoksulluk nafakasına, boşanma nedeniyle davacının mevcut veya beklenen menfaatlerinin zedelendiği, davalının davacının kişilik hakkına saldırı niteliğinde bir davranışına dosya kapsamında rastlanılmadığı, gerekçesi ile davanın kabulü...

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi DAVA TÜRÜ :Karşılıklı Boşanma-Tedbir Nafakası Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davacı-davalı erkek eş tarafından her üç dava yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davacı-davalı erkek eşin, davalı-davacı kadın eşin tedbir nafakası davası ve bu dava nedeniyle verilen vekalet ücretine yönelik temyiz itirazları yersizdir. 2-Yapılan soruşturma ve toplanan delillerden mahkemeninde kabulünde olduğu üzere davacı-davalı erkek eşin, eşine fiziksel şiddet uygulayıp hakaret ettiği, davalı-davacı kadın eşin de sık sık ortak konutu terk ettiği anlaşılmaktadır....

UYAP Entegrasyonu