da yaşamak istediğini söylediği ve bu nednele hafif kusurlu olduğu gerekçesi ile her iki boşanma davasının kabulü ile tarafların evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeni ile boşanmalarına, sosyal inceleme raporu, çocuğun yaş durumu dikkate alınarak müşterek çocuğun velâyetinin anneye verilmesine, baba ile şahsi ilişki tesisine, kadının yoksulluğa düşeceği, sosyal-ekonomik durumu, kadının zorunlu ihtiyaçları ve hakkaniyet ilkesi gereği kadına tedbir ve yoksulluk nafakasına hükmedilmesi gerektiği belirtilerek kadın için aylık 300,00 TL tedbir, 400,00 TL yoksulluk nafakasına, çocuk için aylık 200,00 TL tedbir, 300,00 TL iştirak nafakasına, kadının boşanmakla mevcut ve beklenen menfaatlerinin zedeleneceği, kişilik haklarına saldırı oluştuğu belirtilerek kadın yararına 20.000,00 TL maddî 20.000,00 TL manevî tazminat verilmesine, davacı-karşı davalı erkeğin manevî tazminat taleplerinin reddine, davalı-karşı davacı kadının ziynet eşyaları talebinin reddine karar verilmiştir IV....
alarak müşterek çocuğun kafasına attığını iddia ederek, tarafların evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeni ile boşanmalarına, müşterek çocuğun velâyetinin babaya verilmesine, ortak çocuk için aylık 1.000,00 TL tedbir ve iştirak nafakasına hükmedilmesini, boşanmadan sonrasında yıllık enflasyon oranında artış yapılmasını, 10.000,00 TL maddî, 25.000,00 TL manevî tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir....
Taraflar arasındaki eylemli ayrılık ve evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeni ile açılan boşanma davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince açılan davanın kabulü ile eylemli ayrılık nedeni ile tarafların boşanmalarına ve ferilerine karar verilmiştir. Kararın davalı kadın tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. Gönderme kararı sonrasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davacı ... ...'in ölümü ile evlilik birliği sona erdiğinden konusuz kalan boşanma davası hakkında karar verilmesine yer olmadığına, davanın 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun(4721 sayılı Kanun'un) 166 ncı maddesinin 4 üncü fıkrası uyarınca açılması sebebiyle kusur tespiti yapılmasına yer olmadığına karar verilmiştir....
Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi'nin 2015/38 Esas sayılı dava dosyasında kadının erkek aleyhine evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeniyle boşanma davası açtığı, erkeğin akıl hastası olması nedeniyle kendisine kusur yüklenemeyeceğinden bahisle kadın tarafından açılan boşanma davasının reddine karar verildiği, hükmün temyiz incelemesinden geçerek onandığı, erkeğin anne ve babasının davalı kadın ile anlaşamadıkları, erkeğin babasının kadına ağır sözler söylediği ve küfür ettiğini bu nedenle kadının evden ayrılmak zorunda kaldığı, kadının elinin üzerinde kesik ve kolunda yanıklar olduğunu ve bunu kayınbabasının yaptığı beyan edilmiş ise de bu davranışlar erkeğin babası tarafından gerçekleştirildiği, bu davranışlara engel olmama vakıasının ise akıl hastalığı nedeniyle kısıtlı olan erkeğe yüklenemeyeceği, davalı kadının evden haklı nedenle ayrıldığı, bu nedenle davalı kadına kusur yüklenemeyeceği gerekçesi ile asıl ve karşı davanın reddine, kadın yararına aylık 250,00 TL tedbir nafakası...
temelinden sarsılması nedeni ile boşanmalarına karar verilmesine, ortak çocuğun velâyetini erkeğe verilmesine, erkek yararına yasal faizi ile birlikte 30.000,00 TL maddî, 100.000,00 TL manevî tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir....
zorladığı davacının bunu kabul etmemesi üzerine davacıya fiziksel şiddet uygulayıp kapının önüne koyduğu, davacının abisinin yanına sığındığı davalının davacının yanına gelip yine fiziksel şiddet uyguladığı, davalının davacıya hiç bir zaman harçlık vermediğini, tarafların yaklaşık 6 yıldır ayrı yaşadığını iddia ederek tarafların evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeniyle boşanmalarına, kadın yararına aylık 1.500,00 TL tedbir ve yoksulluk nafakasına ve nafakanın gelecek yıllarda ekonomik sosyal duruma göre ne şekilde ödeneceğinin karara bağlanmasına, 150.000,00 TL maddî, 150.000,00 TL manevî tazminata hükmedilmesini talep ve dava etmiştir....
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ; tarafların 19.11.2015 tarihinde evlendikleri, bu evliliklerinden ortak çocuklarının bulunmadığı, davalı- karşı davacının davacı karşı davalıya şiddet uygulaması, müşterek konuttan kovması, davacı -karşı davalının oğlunun davalı- karşı davacıya hakaret ve tehdit etmek suretiyle evliliklerine müdahale etmesine karşı çıkmaması şeklindeki kusurlu davranışlarının neden olduğu, evlilik birliğinin ortak hayatı sürdürmeleri eşlerden beklenmeyecek derecede temelinden sarsılmasında davalı- karşı davacının davacı- karşı davalıya göre ağır kusurlu olduğu, evlilik birliğini sürdürmelerinin mümkün olmadığı anlaşılmakla, davacı- karşı davalının açtığı asıl boşanma davasının 4721 sayılı Türk Medeni Kanun’unun 166/1 nci fıkrası, davalı -karşı davacının açtığı karşı boşanma davasının ise 166/1-2 nci fıkrası, uyarınca kabulü ile tarafların evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeniyle boşanmalarına, davacı...
Davalı- davacı erkek vekili birleşen dava dosyasında dava dilekçesinde özetle;davacı kadının eşinin hacda olduğu dönemde, onun bilgisi dışında, şu anda ikamet ettikleri kendisine ait eve taşındığını, kadının maddî durumunun erkekten daha iyi olması nedeniyle kadının başkalarının yanında eşini küçük düşürmekte olduğunu, kadının 2011 yılında taşındıktan sonra eşi ile aynı odada yatmadığını, erkeğin, kadının hamile kaldığını ve çocuğu düşürdüğünü 5 yıl sonra öğrendiğini, kadının eşini rızasını almaksızın kızı ve yeğeninin yanına giderek ortak haneyi terk ettiğini, kadının lüks yaşama özentisinin olduğunu, birliğin giderlerine katkı sağlamadığını, konuttaki eşyaların erkek tarafından satın alındığını beyan ederek tarafların evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeni ile boşanmalarına, ev eşyalarının tarafına iadesine hükmedilmesini talep ve dava etmiştir. III....
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı-karşı davalının alkol kullanıp davalı-karşı davacıyı tehdit ettiği, şiddet uyguladığı, terk ederek Türkiye'ye döndüğü, tarafların uzun yıllardır ayrı yaşadıkları, evlilik birliğini temelinden sarsan ve boşanmaya sebebiyet veren olaylarda davacı-karşı davalı erkeğin belirtilen eylemleri nedeniyle kusurlu olduğu, davalı-karşı davacı kadına yöneltilen iddialara ilişkin tanık beyanlarının duyuma dayalı olduğu, kanıtlanmadığı, kusur belirlemesinde dikkate alınamayacağı, asıl dava yönünden davacı-karşı davalı erkeğin boşanma davasının reddine, karşı dava yönünden davalı-karşı davacı kadının açtığı boşanma davasının kabulüne ve tarafların evlilik birliğinin sarsılması nedeniyle boşanmalarına, boşanmaya sebep olan olaylar yüzünden kişilik hakları saldırıya uğrayan kadın yararına tarafların ekonomik ve sosyal durumları, paranın satın alma gücü, uğranılan zararın ağırlığı ve hakkaniyet gereğince...
CEVAP Davalı-davacı vekili birleşen dava dilekçesinde; nişan ve düğün masraflarını kendisinin karşıladığını, davacı-birleşen davalının daha önce evlilik yaptığını, bunu gizlediğini, kadının kıskanç olduğu ve müvekkilinin işten geç geldiğinde sorgulayıcı, şüpheci tavırlar sergilediğini, evde huzursuzluk ve tartışma çıkardığını iddia ederek asıl davanın reddine birleşen davanın kabulü ile tarafların evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeniyle boşanmalarına, 40.000,00 TL maddî, 40.000,00 TL manevî tazminatın davacı-davalı kadından alınarak müvekkiline verilmesine talep ve dava etmiştir. III....


