"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeni ile boşanma KARAR Adalet Bakanlığı Bilgi İşlem Dairesi Başkanlığı'nın 30.12.2013 tarih ve 9919 sayılı yazıları ile; dosyadaki tüm belgelerin taranarak sisteme aktarılması, dosyanın elektronik ortamda Yargıtay'a gönderilmesinin sağlanması, dosyada fiziki imkansızlık nedeniyle taranamamış belge varsa dosyanın fiziki olarak gitmesi seçeneğinin seçilerek temyiz formunun buna göre doldurularak, dosyanın fiziki olarak gönderilmesi gerektiği belirtilmiştir. Elektronik olarak Dairemize gönderilen dava dosyasının UYAP ortamında incelenmesinde; dosyanın taranarak elektronik ortama kısmen aktarıldığı, bir kısım belgelerin tam okunmadığı gibi dosyanın bu haliyle denetime elverişli bulunmadığı görülmüştür....
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; erkeğin, bağımsız konut tesis etmediği, kadına nedeni belli olmayan borçlar yüzünden kredi çektirdiği, bu kredilerin ödemelerini kadının yaptığı, kadına fiziksel şiddet uyguladığı, alkol alıp taşkınlık yaptığı bu haliyle erkeğin tam kusurlu olduğunun anlaşılmasına göre davanın kabulüne, tarafların evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeniyle boşanmalarına, kadının işten ayrıldığı tarih olan 30.11.2021 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere 300,00 TL tedbir nafakasına, davalı kadının evlilik birliğindeki durumuna göre yoksulluğa düşeceğinden kadın yararına yoksulluk nafakasına hükmedilmesine, ancak tarafların evlilik süresinin kısa olması, yaşları, boşanma hükmünden sonra çıkması muhtemel ihtilafların önüne geçilmesi hususları ve tarafların sosyal ve ekonomik durumları değerlendirilerek kadın yararına 10.000,00 TL toptan yoksulluk nafakasına, kadının mevcut veya beklenen menfaatleri...
DAVA Davacı erkek vekili dava dilekçesinde özetle; tarafların 2008 yılında görücü usulü ile evlendiklerini, anlaşmalı olarak 2012 yılında boşanma davası açtıkları ve yerel Mahkemece boşanmalarına karar verildiği ancak itiraz süresi içerisinde davalı eşin akıl hastalığını öne sürerek boşanmaya itiraz ettiğini ve bunun üzerine Yargıtay tarafından kararın bozulduğunu, akabinde erkeğin geçimsizliğe dayalı olarak açtığı davada tekrar boşanmaya hükmedildiğini, itiraz üzerine nihayetinde akıl hastalığı kapsamında boşanabileceği yönünde Yargıtay tarafından bozma kararı verildiğini, bu sebeplerle yaklaşık 6 yıldır resmi olarak evli, fiili olarak ayrı mecburen hayatlarını sürdürdüklerini, kadının akli dengesinin yerinde olmadığını, erkek için çekilmez hal aldığını iddia ederek, kadının akıl hastalığı nedeni ile boşanmalarına karar verilmesine talep ve dava etmiştir. II....
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; taraflar arasında davalı erkeğin kusurlu tutum ve davranışları nedeniyle geçimsizlik bulunduğu, davalı erkeğin, davacı kadına psikolojik ve sözel şiddet uyguladığı, hakaretlerde bulunduğu, davacı kadını aşağıladığı bu şekilde evlilik birliğinin temelinden sarsılmasında davalı erkeğin tam kusurunun bulunduğu gerekçesi ile davanın kabulü ile tarafların evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeni ile boşanmalarına, davacı kadının maddî, manevî tazminat ve nafaka talepleri olmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı erkek vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B....
Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin 17.05.2021 tarihli ve 2020/658 Esas, 2021/1144 Karar sayılı kararıyla; davacı erkeğin boşanma davasında verilen boşanma hükmüne karşı istinaf başvurusunda bulunulmadığından boşanma hükmünün kesinleştiği, İlk Derece Mahkemesi tarafından boşanmaya sebebiyet veren olaylarda erkeğin ağır kusurlu olduğundan bahisle kadın yararına maddî tazminata hükmedilmişse de, davanın akıl hastalığı nedenine dayalı boşanma davası olduğu, davalı kadının evlilik birliğinin temelinden sarsılması hukuki nedenine dayalı bir boşanma davasının bulunmadığı, yalnızca özel boşanma sebebine dayalı olarak açılan davada davacı aleyhine kusur izafesinin mümkün olmadığı, erkeğin boşanmaya sebep olan olaylarda kusursuz olduğunun kabulünün gerektiğinden bahisle davacı erkek vekilinin kusur belirlemesine yönelik istinaf itirazının kabulüyle İlk Derece Mahkemesi karar gerekçesinin belirtilen şekilde düzeltilmesine, davacı erkek tarafından sunulan dava dilekçesinin, davalı asıla 07.08.2017...
CEVAP Davalı-davacı kadın vekili cevap ve birleşen dava dilekçesinde özetle; evlendikten 5. seneden sonra aralarında ufak tefek tartışmalar yaşanmaya başladığını, bu tartışmaların giderek dozunu arttırdığını, boşanma nedeni ile davalının kendisinden aldığı ve kendisine ait olan 22 ayar altın bilezik, bir adet reşat altın, bir adet altın zincirin bedelinin mahkememiz tarafından tespit edilerek tarafına verilmesini belirterek, asıl davanın reddi ile birleşen davanın kabulüne, tarafların 4721 sayılı Kanunun 166 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeniyle boşanmalarına, kadın yararına 1.500,00 TL tedbir ve yoksulluk,100.000,00 TL manevî tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir. III....
DAVA Davacı kadın vekili dava dilekçesinde özetle; erkeğin kadını kaçırdığını, kadının tutsak hayatı yaşadığını, dışarı çıkarken erkeğin ailesinin kadının yanında geldiğini, evlendikten sonra ailesiyle görüştürmediklerini, annesinin hastalığı zamanında göndermedikleri gibi vefatında da mezarına göndermediklerini iddia ederek davanın kabulüne, evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeniyle tarafların boşanmalarına, ortak çocuğun velâyetinin anneye verilmesine, çocuk yararına aylık 500,00 TL iştirak ile kadın yararına aylık 500,00 TL yoksulluk nafakasına, kadın yararına yasal faizi ile birlikte 200.000,00 TL manevî tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı erkek süresinde cevap dilekçesi sunmamıştır. III....
Aile Mahkemesi TARİHİ : 09/04/2015 NUMARASI : 2014/409-2015/264 Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: Taraflardan kadının akıl hastalığı sebebiyle boşanma davasına karşılık, kocanın açmış olduğu evlilik birliğinin temelinden sarsılma sebebine dayalı karşılıklı boşanma davalarında, mahkeme 07.05.2013 tarihli kararı ile; her iki boşanma davasının kabulüne, tarafların tazminat isteklerinin reddine, davacı-davalı kadın lehine 200 TL tedbir nafakası verilmesine, kadının yoksulluk nafakası ile erkeğin nafaka isteklerinin reddine hükmedilmiş, hükmü davalı-davacı erkek kadının boşanma davası, fer'iler ve alacak davası yönünden temyiz etmiş, Dairemizin 17.02.2014 tarihli ilamı ile hüküm kadının tam kusurlu olması nedeniyle erkek lehine manevi tazminata hükmedilmesi (TMK. mad. 174/2) gerektiği, davacı-davalı kadının dava dilekçesinde...
Murafaa isteyenin bu talebinden vazgeçmesi nedeni ile duruşma talebinin reddine, temyiz incelemesinin dosya üzerinden yapılmasına karar verilerek, bugün dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü: 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle kısıtlı davacı erkeğin yerleşim yeri vesayet makamının olduğu yer (Keşan) mahkemesinin davayı görmeye yetkili olduğunun anlaşılmasına göre (TMK m. 411, 412/1-2) davalının yetkiye yönelik temyiz itirazları yersizdir. 2-Akıl hastalığı nedeniyle kısıtlı olan erkek tarafından Türk Medeni Kanununun 166/1. maddesi uyarınca boşanma davacı açılmış, davacı erkek vasisi husumete izin alarak davaya muvafakat etmiş ve tarafların boşanmalarına karar verilmiştir....
DAVA Davacı kadın vekili dava dilekçesinde özetle; davacı kadın tarafından evlilik birliğinin sarsılması nedeni ile boşanma ve fer'îlerine ilişkin talepte bulunarak boşanma davası açıldığı, yargılama sırasında tarafların boşanma ve fer'îleri konusunda anlaşmaları nedeni ile, evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeniyle tarafların anlaşması sonucu 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun ) 166 ncı maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca boşanmalarna karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı erkek vekili cevap dilekçesinde özetle; evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeniyle tarafların anlaşması sonucu 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun ) 166 ncı maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca boşanmalarna karar verilmesini talep etmiştir. III....


