Somut olaya gelince; eşler, 27.04.2009 tarihinde evlenmiş, 04.08.2010 tarihinde açılan boşanma davasının kabulüne ilişkin hükmün kesinleşmesiyle boşanmışlardır. Mal rejimi boşanma davasının açıldığı tarih itibarıyla sona ermiştir( TMK 225/son). Sözleşmeyle başka mal rejiminin seçildiği ileri sürülmediğinden evlilik tarihinden mal rejiminin sona erdiği tarihe kadar edinilmiş mallara katılma rejimi geçerlidir(4722 sayılı yasanın 10, TMK 202.m). Tasfiyeye konu 41 UV 180 plakalı araç, eşler arasında edinilmiş mallara katılma rejiminin geçerli olduğu 27.01.2010 tarihinde satın alınarak, davalı eş adına tescil edilmiştir. Mal rejiminin tasfiyesinde eşlerin bağlı bulunduğu rejime ilişkin hükümler uygulanır(TMK 179.m). Tasfiyeye konu aracın 18.000-TL ye alındığı hususunda taraflar arasında ihtilaf bulunmamaktadır....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ :Boşanma Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm boşanma davası ve vekalet ücreti yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle davalı kadın tarafından harcı verilerek usulüne uygun olarak açılmış mal rejiminin tasfiyesi ve ziynet eşyasına yönelik bir dava ve karşı davasının bulunmamasına göre yerinde bulunmayan temyiz isteğinin reddiyle usul ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine peşin alınan harcın mahsubuna ve 103.50 TL. temyiz başvuru harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 22.11.2012 (Per.)...
Aile Mahkemesi TARİHİ :17.12.2013 NUMARASI :Esas no:2013/742 Karar no:2013/802 Taraflar arasındaki "boşanma" ve "karşı boşanma" ile "mal rejiminin tasfiyesi" davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davalı-davacı tarafından kusur belirlemesi, tazminatlar ve nafakalar yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: Dosyadaki yazılara ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı harcın temyiz edene yüklenmesine, peşin alınan harcın mahsubuna ve 123.60 TL. temyiz başvuru harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 28.03.2014 (Cuma)...
"İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi DAVA TÜRÜ :Karşılıklı Boşanma Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davacı-davalı kadın tarafından, mal rejiminin tasfiyesi ve eşya alacağı yönünden; davalı-davacı koca tarafından, kusur belirlemesi, nafakalar ve manevi tazminat yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davalı-davacı kocanın temyiz itirazları yersizdir. 2-Davacı-davalı kadının temyiz itirazlarının incelemesine gelince; a)Mal rejiminin tasfiyesine ilişkin istem hükmün boşanma bölümü temyiz edilmeyerek kesinleşmiş bulunduğundan incelenebilir duruma gelmiştir....
Taraflar, 21.11.1997 tarihinde evlenmiş, 22.11.2006 tarihinde açılan boşanma davasının kabulüne ilişkin hükmün kesinleşmesiyle boşanmışlardır. Eşler arasında başka mal rejimi seçilmediğinden 01.01.2002 tarihine kadar mal ayrılığı (TKM.nin 170. m), bu tarihten mal rejiminin sona erdiği boşanma davasının açıldığı tarihe kadar (TMK.nun 225/2. m) yasal mal rejimi olan edinilmiş mallara katılma rejimi geçerlidir (TMK.nun 202.m). Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; Dava konusu edilen malvarlıklarından 1655 parsel numaralı taşınmaz 14.07.2001 tarihinde ifraz yolu ile davalı adına tescil edilmiş, 27.06.2002 tarihinde ise dava dışı üçüncü şahsa satılmıştır. Diğer dava konusu edilen 389 ada 7 parsel sayılı taşınmaz ise 05.07.2002 tarihinde davalı adına tapuya tescil olup, 06.09.2004 tarihinde dava dışı üçüncü şahsa satılmıştır....
İddianın ileri sürülüş şekline göre dava, katkı payı alacağı isteğine ilişkindir. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nda mal rejiminin tasfiyesi davaları için herhangi bir zamanaşımı süresi düzenlemesi getirilmemiştir. Bu gibi durumlarda TMK’nin 5. maddesi yollamasıyla 6098 sayılı TBK uygulanmalıdır. Zira; TBK'nin 646.maddesine göre Borçlar Kanunu, Medeni Kanun'un tamamlayıcısı olarak kabul edilmiştir. Buna göre, TBK'nin 146. maddesinde yer alan 10 yıllık zamanaşımı süresi mal rejiminin tasfiyesi davalarında da uygulanmalıdır. Nitekim Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun (17.04.2013 tarihli ve 2013/8-375 Esas, 2013/520 Karar sayılı kararı) ve Dairemizin uygulaması da bu yöndedir. Her ne kadar, Dairemiz önceki uygulamalarında, edinilmiş mallara katılma rejiminin boşanmayla sona ermesi durumunda, TMK'nin 178. maddesindeki 1 yıllık zamanaşımı süresini kabul etmiş ise de; Yargıtay HGK'nin yukarıda açıklanan içtihadı doğrultusunda görüş değişikliğine gidilmiştir....
Mal rejimi boşanma davasının açıldığı tarih itibarıyla sona ermiştir (TMK mad. 225/son). Sözleşmeyle başka mal rejiminin seçildiği ileri sürülmediğinden evlilik tarihinden 4721 sayılı TMK'nin yürürlüğe girdiği 01.01.2002 tarihine kadar mal ayrılığı (743 sayılı TKM mad. 170), bu tarihten mal rejiminin sona erdiği tarihe kadar ise edinilmiş mallara katılma rejimi geçerlidir (4722 sayılı Yasa mad. 10, TMK mad. 202/1). Mal rejiminin tasfiyesinde eşlerin bağlı bulunduğu rejime ilişkin hükümler uygulanır (TMK mad. 179)....
ve bu parayı kısa sürede harcadığı bildirildiğine, davalının ise bu parayı 3 yıl içinde çocuklarına harcadığını ve çocuklarıyla birlikte babasının evinde kaldığını açıkladığına, söz konusu paranın boşanma davasının açıldığı ve mal rejiminin sona erdiği 22.05.2007 tarihinden yaklaşık 1 yılı aşkın bir süre önce hesaptan paranın çekildiği anlaşıldığına, bu paranın bir kısmını daha evlilik birliğiyle mal rejimi sona ermeden aile birlikteliği süresi içinde harcandığı belirlendiğine, kalan kısmının ise mal rejiminin sona erdiği boşanma dava tarihinden sonra harcandığına, bu isteğin bağış nedeniyle değil, esasen davalı tarafından çocuklar için paranın tüketildiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi gerekirken bağışlandığı görüşüyle dava reddedilmiş ise de, bu isteğe ilişkin dava redle sonuçlanmış olup, hüküm sonucu itibariyle doğru bulunduğuna, sigorta primleri yönündeki yerel mahkemenin gerekçesinin Dairece de uygun görüldüğüne göre davacı vekilinin yerinde bulunmayan tüm temyiz itirazlarının...
Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesinin 2018/501 E., 2018/538 K. sayılı kesinleşen kararıyla protokolün ve ilaveten duruşmada alınan beyanların tarafların hür iradesiyle imzalandığı, protokol hükümlerinin ve alınan beyanların boşanma kararında yer aldığı, mal rejiminin tasfiyesi bakımından protokol ve mahkeme huzurunda bildirilen beyanlar ile taraflar arasında düzenleme yapıldığı hususunda tereddüt bulunmadığı, davacı tarafından boşanma davasında mal rejimine ilişkin beyanda bulunulduğu, mahkeme içi ikrarla taraflar arasındaki mal rejiminin tasfiyesi ile ilgili düzenleme yapıldığı, 4721 sayılı Kanunu'nun 2 inci maddesinde "Herkes, haklarını kullanırken ve borçlarını yerine getirirken dürüstlük kurallarına uymak zorundadır....
Şöyle ki; taraflar 04.06.1966 tarihinde evlenmişler, 10.09.2008 tarihinde açılan boşanma davasının kabulü ve hükmün 23.02.2011 tarihinde kesinleşmesiyle boşanmışlardır. 4721 sayılı TMK'nun 179. maddesine göre mal rejiminin tasfiyesinde eşlerin bağlı olduğu rejime ilişkin hükümler uygulanacaktır. Taraflar arasında başka bir mal rejiminin seçildiği ileri sürülmediğine göre, evlenme tarihinden 4721 sayılı TMK'nun yürürlüğe girdiği 01.01.2002 tarihine kadar mal ayrılığı, bu tarihten mal rejiminin sona erdiği boşanma davasının açıldığı tarihe kadar TMK'nun 202. maddesine göre yasal edinilmiş mallara katılma rejimine tabi olacaklardır. Eşler arasındaki mal rejimi TMK'nun 225/2. maddesine göre boşanma davasının açıldığı 10.09.2008 tarihi itibariyle sona ermiştir....


