WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 03 Haziran 2026

Dava, Nevşehir Asliye Hukuk Mahkemesi'ne açılmış; Nevşehir 2.Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından dava konusu uyuşmazlığın taraflar arasındaki boşanma ile sona eren mal rejiminin tasfiyesi kapsamında çözüme kavuşturulması gerektiği gerekçesiyle 29.01.2013 tarihinde görevsizlik kararı verilmiş, karar 30.05.2013 tarihinde temyiz edilmeden kesinleşmiştir. Dava, evlilik öncesi verilen paranın ve düğün masrafının tahsiline yönelik alacak davasıdır. O halde; evlilik öncesine ait bu talep, Borçlar Kanunu'ndan kaynaklanan uyuşmazlık niteliğinde olup, mal rejiminin tasfiyesi ile ilgili değildir. Bu tür davaların çözümü Yargıtay’ın istikrar kazanmış uygulamasına göre, 4787 sayılı Aile Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yargılama Usullerine Dair Kanunun 4. maddesi gereğince Aile Mahkemesi'ne değil, genel mahkemelere aittir. Görev, kamu düzenine ilişkin olup, yargılamanın her aşamasında dikkate alınır....

Yerel Mahkemece, TMK'nun 206. maddesi kapsamında yaptığı araştırma ve inceleme sonucu elde edilen bilgi ve belgeler ile ticaret sicil gazetesi, şirkete ait belgeler ve tüm dosya kapsamı ile TMK'nun 206. maddesindeki haklı sebeplerin somut olayda gerçekleşmediği, Mahkemece gösterilen gerekçenin usul ve kanuna uygun bulunduğu gözetilerek davacı vekilinin TMK'nun 206. maddesi gereğince, mevcut mal rejiminin mal ayrılığına dönüştürülmesi isteğine yönelik temyiz itirazları yerinde bulunmadığından reddiyle hükmün bu kısmının ONANMASINA, Davacı vekilinin katılma alacağına yönelik temyiz itirazlarına gelince, taraflar 13.10.1986 tarihinde evlenmiş olup, 29.03.2011 tarihinde açılan boşanma davasının kabulle sonuçlanması ve Uyap üzerinden alınan nüfus aile kayıt tablosuna göre, 15.11.2012 tarihinde kesinleşmesiyle boşanmışlardır. Kural olarak, boşanma kararı kesinleşmedikçe mal rejiminin tasfiyesi gerçekleştirilemez. Ancak boşanma kararının kesinleşmesinden sonra tasfiye gündeme gelir....

Dava boşanma sebebiyle mal rejiminin tasfiyesi isteğine ilişkin olduğuna göre mahkemenin davanın görülebilirlik koşulunun bulunmadığı gerekçesi bu durumda doğru olmaktadır. Ancak, davalı ... yargılama devam ederken 8.12.2007 tarihinde ölmesi üzerine davacı tarafından mirasçılık belgesine göre tüm mirasçıları davalı olarak davaya dahil edilmişler böylece taraf teşkili tamamlanmıştır. TMK.nun 225.maddesine göre eşlerden birinin ölümü halinde mal rejimi ölüm tarihinden itibaren sona erer. Davalı ...’ın yargılama devam ederken ölümü sebebiyle taraflar arasındaki mal rejimi sona erdiğine göre mahkemenin taraflardan birinin ölümünün mal rejimini sona erdirmediği gerekçesi yerinde bulunmamaktadır....

Bir eşin bütün malları, aksi ispat edilinceye kadar edinilmiş mal olarak kabul edilir (TMK 222. m). Yukarıdaki değer tespiti, belirleme ve hesaplamaların yapılabilmesi için gerek görülürse konusunun uzmanı bilirkişi veya bilirkişilerden de yardım alınmalıdır. Somut olaya gelince; eşler, 28.09.1992 tarihinde evlenmiş, 16.10.2009 tarihinde açılan boşanma davasının kabulüne ilişkin hükmün, 18.06.2012 tarihinde kesinleşmesiyle boşanmışlardır. Mal rejimi boşanma davasının açıldığı tarih itibarıyla sona ermiştir (TMK 225/son). Sözleşmeyle başka mal rejiminin seçildiği ileri sürülmediğinden evlilik tarihinden 4721 sayılı TMK'nun yürürlüğe girdiği 01.01.2002 tarihine kadar mal ayrılığı (743 sayılı TKM 170.m), bu tarihten mal rejiminin sona erdiği tarihe kadar ise, edinilmiş mallara katılma rejimi geçerlidir (4722 sayılı yasanın 10, TMK 202/1.m)....

TMK.nun 225/2 maddesi uyarınca mal rejimi boşanma davasının açıldığı 13.3.2003 tarihinde sona ermiştir. Sözleşmeyle başka mal rejimi seçilmediğinden eşler arasında 01.01.2002 tarihine kadar “mal ayrılığı” (743. Sayılı TKM.nin 170.m.), bu tarihten mal rejiminin sona erdiği boşanma davasının açıldığı tarihe kadar ise yasal “edinilmiş mallara katılma rejimi” geçerlidir (TMK.nun 202, 4722 sayılı Yasanın 10.m.). Davacı ... dava dilekçesinde, dava konusu meskenin adına tapuda kayıtlı iken anlaşmalı boşanma karşılığı davalı ...'ya devrettiğini ileri sürerek iptal ve tescil isteğinde bulunmuş, 4.10.2010 tarihli yargılama oturumunda ise, taşınmaz değerinin yarısının kendisine ödenmesini istediğini açıklamıştır. Mahkemece, bu istek katılma alacağı olarak değerlendirilerek yazılı şekilde hüküm kurulmuştur....

Somut olaya gelince; eşler, ilk olarak 11.03.2008 tarihinde evlenmiş, 08.10.2010 tarihinde açılan boşanma davasının kabulüne ilişkin hükmün, 21.01.2011 tarihinde kesinleşmesiyle boşanmışlar, ikinci olarak 13.05.2011 tarihinde evlenip, 23.09.2011 tarihinde açılan boşanma davasının kabulüne ilişkin hükmün, 13.03.2012 tarihinde kesinleşmesiyle boşanmışlardır. Mal rejimi boşanma davasının açıldığı tarih itibarıyla sona ermiştir (TMK mad.225/son). Sözleşmeyle başka mal rejiminin seçildiği ileri sürülmediğinden evlilik tarihinden mal rejiminin sona erdiği tarihe kadar, edinilmiş mallara katılma rejimi geçerlidir (4722 Sayılı Yasa mad.10, TMK mad.202/1). Tasfiyeye konu 3 nolu bağımsız bölüm, eşler arasında edinilmiş mallara katılma rejiminin geçerli olduğu ilk evlilik dönemine denk gelen 05.08.2010 tarihinde; 48 RD 106 plakalı araç ise ilk boşanma dava tarihinden sonra 25.11.2010 tarihinde satın alınarak, davalı eş adına tescil edilmiştir....

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Mal Rejimin Tasfiyesi ve Alacak Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen mal rejiminin tasfiyesiyle ilgili "davanın açılmamış sayılmasına" dair olan hüküm, davacı tarafından temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: 1-Davacı, boşanma davasıyla birlikle "mal rejiminin tasfiyesini" de talep etmiş, bununla ilgili ayrıca harç da yatırmıştır. Mahkemece, 24.06.2014 tarihinde tarafların boşanmalarına karar verilmiş, aynı kararla "mal rejiminin tasfiyesine ilişkin davanın tefriki ile ayrı bir esasa kaydedilmesine" karar verilmiş, bilahare, bu talep hakkında aynı esas üzerinden "davacının bir aylık sürede tefrik işlemlerini yapmak üzere başvuruda bulunmadığı" gerekçesiyle 27.10.2014 tarihinde verilen ek kararla davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir....

Türkiye'de bulunan bir taşınmazın paylaşılması söz konusu olduğuna göre; Türk Mahkemesinde yabancı mahkeme boşanma ve mal rejiminin tasfiyesi hakkında kararın kesin hüküm ve kesin delil gücünden yararlanmak için tanınmasına karar verilmesini istemekte, davacının hukuki yararı olduğu açıktır. Tanıma kararının verilmesinde mahkeme öncelikle Milletlerarası Özel Hukuk bağlamında bir “vasıflandırma” yapmalıdır. Vasıflandırma işi Türk Hukukunda hakimin hukukuna (lex fori) göre yapılacaktır. Mal rejiminin tasfiyesi Türk Hukukunda ve pek çok yabancı ülke hukukunda ve pek çok yabancı ülke hukukunda bir “aile hukuki ilişkisi” olarak vasıflandırılmaktadır. O halde vasıflandırmanın “eşya hukuku” ilkelerine göre değil, aile hukuku ilişkilerine göre yapılması gerekir. Bu kapsamda konu MÖHUK 15. maddesinde Türk Hukuku bakımından düzenlenmiş; evlilik malları hakkında Türkiye'de bulunan taşınmazlar için Türk Hukuku'nun uygulanacağı benimsenmiştir....

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi ... ile ... aralarındaki mal rejiminden kaynaklanan alacak davasının kısmen kabulüne, kısmen reddine dair ... .... Aile Mahkemesi'nden verilen 02/07/2014 gün ve 527/858 sayılı hükmün ...'ca incelenmesi davalı vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü: KARAR Davacı ... vekili, dava dilekçesinde belirtilen taşınmaz ve araç nedeniyle mal rejiminin tasfiyesi ile alacak isteğinde bulunmuştur. Davalı ... vekili, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, davanın kısmen kabul kısmen reddi ile, araca ilişkin ....825,00-TL, taşınmaza ilişkin ....771,...-TL olmak üzere toplam ....596,...-TL katılma alacağının karar tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmesi üzerine; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir....

Davalı ... vekili, taşınmazların edinilmesinde davacının katkısının bulunmadığını, kişisel mal olduklarını ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile 30.000,00 TL katılma alacağının karar tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Hüküm süresi içerisinde her iki taraf vekili tarafından temyiz edilmiştir. Taraflar, ... tarihinde evlenmiş; ... tarihinde açılan boşanma davasının kabulüne ilişkin hükmün, ... tarihinde kesinleşmesiyle boşanmışlardır. Mal rejimi boşanma davasının açıldığı tarih itibarıyla sona ermiştir (TMK 225/son). Sözleşmeyle başka mal rejiminin seçildiği ileri sürülmediğinden evlilik tarihinden mal rejiminin sona erdiği tarihe kadar edinilmiş mallara katılma rejimi geçerlidir (4722 sayılı yasanın 10, TMK 202/1.m)....

UYAP Entegrasyonu