Karşı davacının bağıştan rücu davasıda mevcut değildir. Bu durumda, karşı davacı ...'nin ... ada ... nolu parseldeki ... ve ... nolu dükkanlarla ilgili olarak açmış olduğu mal rejiminin tasfiyesine ilişkin davanın reddedilmesi gerekirdi. Esasen, Dairemizin 2010 ila 2013 yılının ilk yarısına kadarki istikrar kazanmış uygulamalarında bu yolda idi. Ne varki, Dairenin gizli bağışla ilgili kararlılık kazanmış uygulaması: 2013 yılı Haziran ayından itibaren zaman zaman muhalefetli, bazen mahalli mahkemenin kabul kararları onama, bazende yerel mahkemenin kabulleri bozma şeklinde tecelli etmekte olup olayın özelliğine göre gizli bağışla ilgili temel kuralın aksine; dava dilekçesindeki yada mahkemeye sunulan cevap ve cevaba cevap dilekçelerindeki bazı sözcüklere göre değişkenlik göstermektedir....
Somut olayda; davacının, davalıyla evli olduklarını, davalı aleyhine Çorum Aile Mahkemesinde açtığı 2010/562 Esas sayılı boşanma davasının halen derdest olduğunu, davalının kendisiyle evlenmesine ... göstermesi için davaya konu taşınmazın 1/2 hissesini davalıya bağışlayarak tapuda devrettiğini, ancak davalının haksız eylemleri sonucu söz konusu taşınmazla ilgili olarak bağışlamadan rücu ettiğini belirterek, taşınmazdaki 1/2 hissenin iptali ile kendi adına tescilini istediği anlaşılmaktadır. Bağışlama ve bağıştan rücu Borçlar Kanunu'nun 240 vd. maddelerinde düzenlenmiştir. Bağıştan dönme, bağışlayanın tek taraflı bağışlanana varması gerekli beyanıyla geriye yürürlü olarak hukuki ilişkiye son veren yenilik doğurucu bir haktır....
ın ise davacının eğitimi nedeniyle tazminat ödeyeceğinden dolayı davalıya devrettiğini bildirdiklerinin görüldüğü, devir işleminde bedel ödenmediği konusunda çekişme bulunmadığı, bedel ödenmeksizin eşler arasında yapılan devir işlemlerinin kural olarak, Borçlar Kanunu gereğince gizli bağış olarak kabul edildiği, TMK'nun 220/2 maddesi gereğince karşılıksız kazandırmalar kişisel mal kapsamında yer almakta olup, yasa gereği davalının kişisel mal varlığı kesiminde bulunan dava konusu mal varlığı değerlerinin tasfiyesinin mümkün olamayacağı, TMK'nun 230.maddesi gereğince davalının edinilmiş malından kişisel malına giden değer denkleştirmesinin söz konusu olmadığı, davacının bağıştan rücu iddiasında da bulunmadığı açıklanarak mal rejiminin tasfiyesi sonucu davacının davalıdan katkı, değer artış payı yada artık değere katılma alacağı hakkının bulunmadığı kanaati ile davanın reddine karar verilmiştir....
CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın idari yargının görev alanına girdiğini, yasal süresi içerisinde davanın açılmadığını, süre bakımından da davanın reddinin gerektiğini, davacının M plaka tahsisi karşılığında müvekkili Belediyeye bedel ödediğine dair herhangi bir belge bulunmadığını, müvekkili kayıtlarında davacının sadece bağış yaptığının göründüğünü, dava yoluyla iadesi istenilen paranın, bağış olması nedeniyle bağıştan rücu isteminin süresi içerisinde talep edilmesinin gerektiğini, bu sürenin de geçtiğini savunarak davanın reddini istemiştir. III....
CEVAP Davalı-davacı kadın vekili cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazın müvekkiline bağışlanmış olduğunu, bağıştan rücu koşullarının bulunmadığını, kaldı ki dava konusu taşınmazın alımı sırasında da müvekkilinin yurt dışında bulunan yakınlarının yardım paralarının mevduat hesabında biriktirilmesi, kalan tutarın da ziynetlerin bozdurulması ile elde edilen bedel sonucunda alındığını; aracın ise bedelinin müvekkilinin ailesi tarafından yapılan bağışlarla karşılanmasına rağmen 04.10.2004 tarihinde satılarak bedeline ... erkek tarafından el konulduğunu, işletmelerin ortak çocukları adına açıldığını ve zarar etmesi üzerine kapatılmış olduğundan müvekkilinin sorumlu olmadığını; emeklilik maaşı ile miras yoluyla intikal eden bir malın ya da paranın bulunmadığını, kabul anlamına gelmemekle birlikte, esasen davanın reddini savunmuş, devamla ... erkek lehine olası bir alacak halinde 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 236 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca takas uygulamasının...
Bilindiği üzere; bağıştan dönme (rücu) bağışlayanın tek taraflı bağışlanana varması gerekli beyanıyla geriye yürüyerek (makable şamil) hukuki ilişkiye son veren yenilik doğurucu bir haktır. Bağışlanan bağışlayana veya yakınlarına karşı bir cürüm işlerse veya yasa gereği yapmakla zorunlu olduğu ödevlerini önemli surette aksatırsa yahut bağışlamayı sınırlayan ödevleri haklı bir sebep olmaksızın yerine getirmezse bağışlayan bağıştan dönme (rücu) sebebini öğrendiği tarihten itibaren bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde beyanda bulunmak veya dava açmak suretiyle bağıştan dönebilir. Bağıştan dönme (rücu) 6098 s. Türk Borçlar Kanununun 295. (818 s....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi Taraflar arasındaki bağıştan rücu hukukuna ilişkin davada Malatya 1. Aile ve 2. Sulh Hukuk Mahkemelerince ayrı ayrı görevsizlik kararı verilmesi nedeni ile yargı yerinin belli edilmesi için gönderilen dosya içindeki tüm belgeler incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Davacı, 28/03/2005 günlü dilekçesinde davalı gelininden evlilik anında bağışlanan ziynet eşyalarından bağıştan rücu nedeniyle 1.245.475.000.- TL.nın davalıdan alınmasını talep etmektedir. Uyuşmazlık, B.Y.nın 244. maddesine göre açılan bağıştan rücu istemi olduğuna ve davalının eşinden 1998 yılında boşandığının da anlaşılmasına göre B.Y.nın 244/3. maddesi gereğince açılan davanın genel hükümlere göre Sulh Hukuk Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekir. SONUÇ: Yukarıda belirtilen nedenlerle; H.Y.U.Y.’nın 25. ve 26. maddeleri gereğince Malatya 2. Sulh Hukuk Mahkemesinin YARGI YERİ OLARAK BELİRLENMESİNE 20/03/2006 gününde oybirliğiyle karar verildi....
Davacı her ne kadar bağıştan dönmek istediğini 7.11.2003 tarihinde açtığı tapu iptal davası ile ortaya koymuş ise de bağştan rücu koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediği ancak açılan ve 18.7.2006 tarihinde kesinleşen mahkeme kararı ile saptanmış bulunmaktadır. Salt bağıştan rücu ettiğini davalıya bildirilmiş olması, davacının eldeki davadaki gibi talepte bulunmasına olanak verecek nitelikte olmayıp, ayrıca bağıştan rücu koşullarının oluşup oluşmadığınında saptanması gerekir. Davaya konu olayda bağıştan rücu koşullarının var oludğu 18.7.2006 tarihinde kesinleşen mahkeme kararıyla belirlenmiş olup, davacı ancak bu tarihten itibaren talepte bulunma hakkına sahiptir. Eldeki dava ie 3.7.2007 tarihinde tapu iptal davasının kesinleşme tarihi olan 18.7.2006 tarihindeh itibaren 1 yıllık süre geçmeden açıldığından davanın süresinde açıldığının kabulü gerekir....
Davalılar davacının eşini aldatması üzerine evden ayrıldığını, ziynetlerini giderken yanında götürdüğünü savunmuş, yargılama aşamasında boşanma davasının kesinleşmesiyle davacı kadının eşini aldattığının sabit olduğunu, bağıştan rücu koşullarının oluştuğunu, davanın bu nedenle reddi gerektiğini bildirmiş ve bağıştan rücu davası açmışlardır. Bağıştan rücu davasının ... 1.Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2003/659 esas numarasında kayıtlı iken gönderme kararıyla dosyanın Aile Mahkemesine gönderildiği anlaşılmaktadır. Davalı koca tarafından açılan bağıştan rücu davasının sonucu görülmekte olan alacak davasını etkileyeceğinden sonucunun beklenmesi ve ondan sonra karar verilmesi için hükmün bozulması gerekmiştir. SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile HUMK.nun 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edenlere iadesine, 25.1.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....
"İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi KARAR Dava, Tapuda bağış suretiyle gerçekleştirilen temliki tasarruflar hakkında; TBK'nın 290, 291, 292, 293, 294 ve 295. maddelerine dayanılarak (bağışlamadan rücu koşullarının gerçekleştiği, koşullu bağıştan koşulun yerine getirilmemesi nedeniyle rücu, rücu koşuluyla bağıştan vazgeçme) açılan tapu iptali istemine ilişkindir. Davanın açıklanan niteliğine göre hükmü temyizen inceleme görevi, yürürlükte bulunan işbölümü uyarınca Yargıtay 1. Hukuk Dairesinindir. SONUÇ: Dosyanın görevli Yargıtay 1. Hukuk Dairesi Başkanlığına GÖNDERİLMESİNE, 07/09/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi....


