WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 17 Haziran 2026

Tüm dosya kapsamı birlikte incelendiğinde davacı tarafın dava dilekçesinde 2177 ada 84 parselde 1 nolu bağımsız bölüm yönünden taşınmazın bedelinin tamamının kişisel malları ile karşılandığı belirtilerek bedelinin tamamının davalıdan tahsilini talep ettiği, tapu iptal ve tescil talebi olmadığı anlaşıldığından, Mahkemece, talep alacak isteğine ilişkin olmasına rağmen talep dışında bağıştan rücu şartlarının oluştuğundan tapu iptal ve tescil kararı verilmesi hatalı olmuştur (HMK mad. 26). O halde, Mahkemece, davanın, iddianın ileri sürülüş şekline göre, mal rejiminin tasfiyesinden kaynaklanan alacak isteğine ilişkin olduğu gözetilerek, iddia ve savunma çerçevesinde taraf delillerinin toplanarak sonucuna göre karar verilmesi gerekir. 3. Davacı vekilinin altınlara yönelik temyiz itirazlarının incelemesine gelince; Yemin; bir tarafın mahkeme önünde belirli bir vakıanın doğruluğu konusunda yasanın öngördüğü şekilde yaptığı beyandır....

CEVAP Davalı, hak düşürücü sürenin geçtiğini, ilgili yükümlülüklerin yerine getirilmesine ilişkin bağışçıdan kaynaklanan bir imkânsızlık olduğunu, davacının bağıştan dönmesini gerektirir yeterli ve geçerli bir sebebinin bulunmadığını belirtip davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Seferihisar Asliye Hukuk Mahkemesinin 03/12/2019 tarihli, 2014/331 Esas, 2019/496 Karar sayılı kararıyla, davalı Vakfın sözleşmede belirtilen edimlerini yerine getirmediği, bağıştan dönme koşullarının gerçekleştiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF 1. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. 2....

KARAR Dava, bağıştan rücu hukuki sebebine dayalı tapu iptali ve tescil, ikinci kademede tazminat istemine ilişkindir. Taraflar arasında imar uygulamasından kaynaklanan bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. 2797 sayılı Yargıtay Kanununun 6723 sayılı Kanunun 21. maddesi ile değişik 60/3. maddesi gereğince, Yargıtay Büyük Genel Kurulunun Hukuk Dairelerinin işbölümünü düzenleyen 26/01/2022 tarihli ve 2022/1 sayılı Kararına ve davanın açıklanan niteliğine göre temyiz inceleme görevi Yargıtay (1.) Hukuk Dairesine ait bulunmaktadır. Ne var ki; Yargıtay 1. Hukuk Dairesince de görevsizlik kararı verildiğinden 2797 sayılı Yargıtay Kanununun 6644 sayılı Kanunla değişik 60. maddesine göre görevli Dairenin belirlenmesi için dosyanın Yargıtay Hukuk İşbölümü İnceleme Kuruluna sunulması gerekmiştir....

Bilindiği üzere, bağıştan dönme (rücu) bağışlayanın tek yanlı, bağışlanana varması gereken beyanıyla geriye etkili (makable şamil) olarak hukuki ilişkiye son veren yenilik doğurucu bir haktır. Bağışlayan koşullu veya mükellefiyetli şekilde bağışta bulunmuşsa, bağışlanandan hukuka, ahlaka aykırı veya imkansız olmadığı sürece 818. sayılı Borçlar Kanunu'nun (BK) 241. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK) 291. maddesi uyarınca koşul veya mükellefiyetin yerine getirilmesini isteyebilir. Haklı bir neden olmaksızın yerine getirilmemesi halinde de BK.nın 244/3. TBK.nın 295. maddesine dayanarak bağıştan dönme hakkını kullanıp verdiğini geri isteyebilir. Hemen belirtmek gerekir ki; bağış sözleşmesindeki koşul veya mükellefiyetin niteliğinin, kapsamının yerine getirilme zamanının tam olarak tespiti büyük önem taşır. Bu itibarla salt kullanılan sözlerin değil, tarafların gerçek iradelerinin ve bağışlayanın asıl amacının ortaya çıkarılması gerekir....

Mahkeme davayı evlilik birliği içerisindeki eşler arasında yapılan ve satış görünümündeki bağıştan rücu olarak niteleyerek ispatlanamadığından davanın reddine karar vermiştir. Dava, istek ve olayın gelişimi gözönünde tutulduğunda katkı payı alacağı ya da edinmiş mallara katılma alacağı talebiyle bir ilgisi bulunmayıp BK.nun md. 244'e dayalı tapu iptal ve tescil davasıdır. Dava, mal rejiminin tasfiyesinden kaynaklanan alacak isteğine ilişkin bulunmadığına göre; uyuşmazlığın çözümünde Aile Mahkemesi görevli olmayıp, görevli mahkemenin genel usul hükümlerine göre belirlenmesi gerekir. Görev kamu düzenine ilişkin olup yargılamanın her aşamasında kendiliğinden gözönünde tutulur....

, gözetim ve saygılı davranma gibi yükümlülüklerini ağır şekilde ihlal ettiğini, ayrıca taşınmazların bir başkasına satılmaması şartıyla bağış yapıldığından şarta aykırı davranıldığını, bağıştan rücu şartlarının gerçekleştiğini, iddianın ispatlandığını, davalı ...’nın davacıyı zarara uğratmak amacıyla diğer davalı ile el ve işbirliği içerisinde hareket ettiğini, davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir. 2....

Uyuşmazlığın katkı payı alacağı istemine ilişkin olmadığı gibi davacının mal rejiminin tasfiyesini amaçlayan bir talebinin bulunmadığı nazara alındığında, davanın bağıştan rücu talebine dayalı olarak açıldığı anlaşılmıştır. Bu nedenle Borçlar Kanunu’ndan kaynaklanan uyuşmazlığın genel görevli Asliye Hukuk mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 6100 Sayılı HMK.’nun 21. ve 22. maddeleri gereğince ... 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin YARGI YERİ OLARAK BELİRLENMESİNE, 14.11.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi....

O halde, tapu iptal ve tescile konu taşınmazın dava tarihi itibariyle belirlenen değeri üzerinden hesaplanacak nispi peşin harcın eksik kalan kısmı tamamlatılmadan, yargılamaya devam edilerek, yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir. 2-Davacınm bağıştan rücu, olmazsa alacak istekli davasına yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; Davacı erkeğin birleşen davası bağıştan rücu niteliğinde olup, Borçlar Kanununa dayanmaktadır. Talep, Aile Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yargılama Usullerine 4787 sayılı Kanunun 4. maddesinde yer alan aile hukukundan kaynaklanan dava ve işlerden olmayıp, bu istek ile ilgili asliye hukuk mahkemesi görevlidir. Görev kamu düzenine ilişkin olup, yargılamanın her aşamasında re'sen gözetilir. Bu bakımdan, davacı erkeğin bu talebi ile ilgili olarak görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, işin esasının incelenmesi ve yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir....

Bağıştan rücu isteği ayrı bir dava konusu olup, Aile Mahkemeleri’nde bakılmaz. Bu konuda Genel Mahkemeler görevli olup, bağıştan rücu davasının açılıp açılmaması davacının taktirine bağlıdır. Bu davayla bir ilgisi bulunmamaktadır. O halde, aracın edinilmiş mal olduğu, davacıda bağış, irade ve kastı bulunmadığı gözetilerek davacının katılma alacağının hesaplanıp hüküm altına alınması için bozma sevk edilmesi gerekirken, bağış (gizli bağış) olduğu görüşünden hareketle Yerel Mahkeme hükmünün onanması biçiminde gerçekleşen değerli çoğunluğun görüşlerine açıklanan nedenlerle katılmıyorum. 19.11.2013 .......

Asliye Hukuk Mahkemesi ise, taraflar arasındaki mal varlığının tasfiyesinin söz konusu olduğu, tasfiyeden sonra bağıştan rücu şartlarının gerçekleşip gerçekleşmediğinin değerlendirilmesi gerektiği, bu yönden delillerin değerlendirilmesinin aile mahkemesine ait olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiştir. 4787 sayılı Aile Mahkemelerinin Kuruluş Görev ve Yargılama Usullerine Dair Kanunun 4. maddesinde; 4721 sayılı Türk Medenî Kanununun ikinci kitabındaki üçüncü kısım hariç olmak üzere, TMK’nın 118 - 395 maddelerinden kaynaklanan bütün davalara Aile Mahkemesinde bakılacağı hükme bağlanmıştır....

UYAP Entegrasyonu