"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Tapu İptali Ve Tescil K A R A R Uyuşmazlık, mahkemeninde nitelendirmesinde olduğu üzere bağıştan rücu nedeni ile açılan açılan tapu iptal ve tescil istemine ilişkindir. Dava, genel hükümlere göre görülen (ve bağıştan rucü nedeni ile açılan) tapu iptal ve tescil davası niteliğinde olup, mal rejiminden kaynaklanan ve Aile Mahkemesinde yargılaması yapılan davalar arasında değildir. Nitekim dava Asliye hukuk mahkemesinde açılmış ve yargılamada genel hükümlere göre, Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından sonuçlandırılmıştır....
Karşı dava yönünden temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; Davalı/karşı davacının, 4400 USD, bağıştan rücu, kendisinden olmayan çocuklar için yaptığı masraflar ve boşanma dava dosyasından kaynaklanan vekalet ücreti, masraf ve tazminat alacakları nedeni temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; Tüm dosya kapsamı birlikte incelendiğinde, davacının dava dilekçesinde mehir senedindeki bağıştan rücu talebi yönünden reddine; davalı/karşı davacının evde biriktirdiği ve sakladığı, davacı/karşı davalının evden giderken çalarak götürüdüğü iddia edilen 4.400 USD ile kendisinden olmayan çocuklar için yaptığı masraflar ve boşanma dava dosyasından kaynaklanan vekalet ücreti, masraf ve tazminat alacaklarına ilişkin yönünden de ayrı bir dava konusu olduğundan karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir....
KARAR Davacı, 2003 yılında evlenmiş olduğu davalı eşine karşı Söke 1.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2007/344 E. sayılı dosyası üzerinden boşanma davası açtığını, aynı davada davalının da cevap dilekçesine ekli listede belirtilen ziynet eşyalarının aynen iadesini, olmadığı takdirde ise bedellerinin tazminini talep ettiğini, oysa ki davalının ailesine karşı görevlerini yerini getirmediğini, bu itibarla evlilik nedeniyle davacıya hibe edilen ziynet eşyaları yönünden bağıştan rücu koşullarının oluştuğunu ileri sürerek, söz konusu ziynet eşyalarının, bağıştan rücu nedeniyle kendisine ait olduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir. Davalı, davada aile mahkemesinin görevli olduğunu, bağıştan rücu koşullarının da oluşmadığını savunarak, davanın gerek görev, gerekse esastan reddini dilemiştir....
"İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi DAVA TÜRÜ :Bağıştan Rücu Nedeniyle Alacak Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Uyuşmazlık ve hüküm Borçlar Kanununun 244. maddesinden kaynaklanan hibeden rücu sebebiyle alacak isteğine ilişkin olup inceleme görevi Yargıtay 13. Hukuk Dairesine aittir. SONUÇ: Dosyanın görevli Yargıtay 13. Hukuk Dairesi Yüksek Başkanlığına gönderilmesine oybirliğiyle karar verildi. 22.01.2009 (Prş.)...
Yokarıbaş vekili, dava konusu 183 ada 1 nolu parseldeki 4 ve 13 nolu bağımsız bölümlerin alım bedellerinin tamamının vekil edeni tarafından karşılanıp güvene dayanarak davalı eş adına tescil edildiğini, bunun gizli bağış niteliğinde olduğunu ancak sonradan davalının evi terk etmesi nedeniyle bağıştan rücu koşullarının gerçekleştiğini ileri sürerek tapu kayıtlarının iptali ile vekil edeni adına tesciline karar verilmesini istemiştir. Davalı ... Yokarıbaş vekili, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. Mahkemece, bağış işleminin resmi şekilde yapılmadığı, satış akdinde davacının taraf olmadığı, bağıştan rücu koşullarının gerçekleşmediği gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmesi üzerine; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir....
Eldeki dava ise, evlilik birliği içinde davalıya bağışlanan taşınmazın ½ hisse bedelinin, bağıştan rücu nedeniyle ödetilmesi istemine ilişkin olup, Aile 2009/13281-12910 Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yargılama Usullerine Dair 4787 sayılı Kanununun 4. maddesinde yer alan aile hukukundan kaynaklanan dava ve işlerden değildir. Somut olayda, Borçlar Kanununun 244. maddesinde düzenlenen bağıştan rücu koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediği konusundaki uyuşmazlık, Borçlar Kanunu hükümlerine göre çözümleneceğine göre, davada görevli mahkeme de Aile Mahkemesi değil, genel mahkemelerdir. Görev kamu düzenine ilişkin olup, hakim tarafından yargılamanın her aşamasında res'en göz önünde bulundurulmalıdır. O halde, mahkemece görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, işin esası incelenerek, yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. 2-Bozma nedenine göre, davacının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir....
Aile Mahkemesi, davanın bağıştan rücu nedeni ile tapu iptali ve tescil davası olduğu ve mal rejiminin tasfiyesi veya katkı alacağına dayalı talep olmadığı gerekçesiyle görevsizlik yönünde hüküm kurmuştur. Asliye Hukuk Mahkemesi ise, davacının talebinin mal rejiminin tasfiyesine yönelik olup davanın Aile Mahkemesinin görevi kapsamında kaldığından bahisle görevsizlik kararı vermiştir. Somut olayda davacının, evlilik esnasında satın alınarak yarı hissesi davalı eş adına tescil olunan taşınmazın tapu kaydının iptaline ilişkin isteği bağışlamanın geri alınması (bağıştan rücu) niteliğinde olup, Borçlar Kanununa dayanmaktadır. (818 s. Borçlar Kanunu md. 244, Türk Borçlar Kanunu md. 295) Aile Mahkemeleri, Türk Medeni Kanununun üçüncü kısmı hariç ikinci kitabında (md. 118-395) yer alan “aile hukukundan” doğan dava ve işlerde görevlidir. (4787 s. K. m. 4). Bağışlamanın geri alınmasına ilişkin davalarda genel mahkemeler görevlidir....
Öte yandan davacı, gizli bağış suretiyle çekişme konusu taşınmazın ½ payını davalıya bağışladığını ileri sürerek ehliyetsizlik ve bağıştan rücu hukuksal nedenlerine dayanarak eldeki davayı açmıştır.Davalı adına kayıtlı ½ pay davacıdan intikal etmemiştir.Bu nedenle anılan pay yönünden davacının ayni haktan kaynaklanan bir hakkı bulunmamaktadır. Diğer taraftan, dosya içeriği ve toplanan delillerden davalı adına kayıtlı ½ payın bedelinin davacı tarafından verildiği, niteliğinin bağış olduğu anlaşılmaktadır. Hâl böyle olunca,temlik tarihinde davacının ehliyetsiz olduğu, ehliyetsiz kişinin bağışta bulunamayacağı, davalı adına kayıtlı pay bedelinin davacı tarafından ödendiği gözetilmek sureti ile, davalı adına oluşan ½ payın bedelinin davacıya iadesine karar verilmesi ile yetinilmesi gerekirken, davacının ehliyetsiz olduğu gerekçesi ile taşınmazın tapu kaydının iptaline karar verilmesi doğru değildir.Davalının temyiz itirazları açıklanan nedenden ötürü yerindedir....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi K A R A R Dava, Borçlar kanununu 244. maddesinden kaynaklanan bağıştan rücu hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkin olup, Asliye Hukuk Mahkemesince karar verilmiş bulunduğundan, 2797 sayılı Yargıtay K.nun 14.maddesi gereğince temyiz incelemesi 1. Hukuk Dairesine ait bulunmaktadır. Yukarıda belirtilen nedenle dosyanın görevli sözü edilen Yüksek Daire Başkanlığına gönderilmesine, 27.05.2008 tarihinde oybirliği ile karar verildi....
belirttiği bağıştan rücu durumunun olabilmesi için de yasada belirtilen özel şartların oluşması gerektiğini, davacının dava dilekçesinde sadece ayağına almış olduğu hafif bir darbeye dayanarak bağıştan rücu etmesinin ehemmiyetli bir olay olmadığını, davacının bağıştan dönme sebebini öğrendiği tarihten itibaren bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde beyanda bulunmak veya dava açmak suretiyle bağıştan dönebileceğini, basit olayları rücu nedeni kabul etmenin bağıştan yararlanan kişiyi bağışlayanın baskısı altında tutmak sonucunu doğuracağını, davacının davalıyı şikayet tarihinden itibaren bağıştan dönme sebebini bildiği için bu tarih itibariyle dava açması gerekirken hak düşürücü süresi geçtikten sonra dava açtığını açıklayarak davanın reddini savunmuştur....


