[ Madde 1 ] "İçtihat Metni" Davacı, Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespiti ile sağlık yardımından faydalanma hakkı bulunduğuna, sağlık karnelerinin iadesine, İlaç bedel tutarı olan 3.621.743.494 liradan dolayı borçlu olmadığnın tespitine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme, ilâmında belirtildiği şekilde davanın reddine karar vermiştir....
K A R A R 1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmüm dayandığı kanuni gerektirici nedenlere göre davalı Kurumun aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddine, 2-Dava, davacının askerlik borçlanmasının ve 506 sayılı Yasa’ya tabi isteğe bağlı sigortalılığının geçerli olduğunun tespiti ile 1.8.2008 tarihinden itibaren de yaşlılık aylığı bağlanması istemine ilişkindir. Mahkemece istemin kabulüne karar verilmiştir....
K A R A R Dava, davacının 1.7.1986-9.5.1991 tarihleri arasında 1479 sayılı Yasa kapsamında sigortalı olduğunun tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir....
K A R A R Dava, davacının 1479 sayılı Yasa kapsamında sigortalılık başlangıç tarihinin vergi kaydı başlangıç tarihi olan 01/01/1987 tarihinden itibaren tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kabulüne, davacınının 01/01/1987-03/10/2010 tarihleri arasını kapsayan 22/03/1985 yürürlük tarihli ve 3165 sayılı kanun ile değiştirilen 1979 sayılı yasanın 24....
CEVAP 1.Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının 2001 yılına kadar çalıştığını, 2001 yılında kendi isteğiyle işten ayrıldığını, 2001 yılında işten ayrıldıktan sonra bağkur kapsamında taksi çalıştırdığını, Bağ-Kur sigortalılığı ile 4/a sigortalılığının aynı anda olamayacağını, resmi belgede üstünlük gereği bağkur kapsamında geçirilen sürelerin 4/a sigortalıymış gibi sayılarak çifte sigortalı kabul edilemeyeceğini, Bağ-Kur sigortalılığının davacının iddia ettiği 1980-2017 arasındaki süreyi kestiğini, 2001 öncesi çalışmalara ilişkin hizmet tespitinin zaman aşımına uğradığını, davacının Bağ-Kur'lu olduğu dönemde gerek eski çalışması gerekse oğlunun da müvekkili şirkette çalışması nedeni ile rast gele zamanlarda iş yerine uğrayıp çalışanlarla ve şirket yöneticileri ile sohbet ettiğini, bunun bağkur çalışması olarak kabul edilemeyeceğini, kaynak operatörlerinin mesleki yeterlilik belgesi zorunluluğu kapsamında yeterlilik belgesi almaları gerektiğini, davacının mesleki yeterlilik...
Mahkemece, davanın kabulü ile, davacının davalı kuruma 4.980,00-TL borçlu olmadığının tespiti ile ödemiş olduğu 4.980,00 TL prim borcu ile ödenmemiş olan 2.500,80TL maaşın davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir. 6100 sayılı HMK'nın 326.maddesine göre Kanunda yazılı hâller dışında, yargılama giderlerinin, aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verilir. Davada iki taraftan her biri kısmen haklı çıkarsa, mahkeme, yargılama giderlerini tarafların haklılık oranına göre paylaştırır. Aleyhine hüküm verilenler birden fazla ise mahkeme yargılama giderlerini, bunlar arasında paylaştırabileceği gibi, müteselsilen sorumlu tutulmalarına da karar verebilir....
Yapılacak iş; öncelikte davacının ... dosyasının bütünüyle getirtilerek davacının 20.4.1998 tarihi itibariyle tescilinin hangi tarihteki işlemle yapıldığını belirlemek, eğer tescil işlemi 20.4.1998 tarihinden sonraki tarihlerde geriye doğru yapılan bir işlemle yapılmış ise önceden oluşan 506 sayılı Yasa'ya tabi sigortalılık statüsü sonradan yapılan geriye doğru bir işlem ile bozulamayacağından 506 sayılı Yasa'ya tabi sigortalılığa geçerlilik tanımak davacının ... sigortalılık kapsamına 20.4.1998 tarihinde yapılan bir işlem ile alındığı anlaşılır ise 20.04.1998 tarihinde SSK’lı olarak bildiriminin yapıldığı işyerine ait dönem bordolarına göre yukarıda anılan Kurum yazısında belirtilen 15.04.1998 tarihinde SSK’lı çalışmasına ara verip vermediğini kısaca ... tescil tarihinde SSK’ya tabi çalışmasına ilişkin bildiriminin olup olmadığını Kurumdan sormak, çalışmaya ara verdiğinin tespiti halinde ise önceden başlayan sigortalılığı ... sigortalılığı olacağından davanın reddine karar vermekten...
Eldeki dosyada, davacı Kurumca iptal edilen 02.11.2009-10.12.2009 tarihleri arasındaki hizmetlerinin geçerli olduğunun tespiti, aksi yöndeki Kurum İşleminin iptali ve 29.980,43 TL borçlu olmadığının tespiti istemlerine ilişkin açılan davanın kabulüne karar verilmiştir. Mahkemece yapılan araştırma ve inceleme hüküm kurmaya yeterli ve elverişli değildir....
Dairemiz kararında; "...Eldeki davada, davacının çalışma olgusunun aydınlatılamadığı, davaya konu talebin somutlaştırılmadığı anlaşılmakla; Mahkemece, çalışmanın başlangıç ve bitiş tarihleri, çalışmasının tam zamanlı olup olmadığı, hangi işyerinde ne iş yapıldığı, davalıya ait olduğu iddia edilen çiftlik evinde kaç hayvan olduğu, çiftlik evinin arazisinin kaç dönüm olduğu, davacının bakmakla yükümlü olduğu davalıya ait başka arazilerinin olup olmadığı, var ise onların büyüklüklerinin ne olduğu, gece iş yerinde kalınıp kalınmadığı, başka çalışan olup olmadığı, iş yerine kimlerin gelip gittiği, komşularının kimler olduğu eksiksiz bir şekilde açıklığa kavuşturulacak şekilde davacıya açıklattırılarak talebi somutlaştırılmalı; davacıya ait tarım bağkur sigortalılığı nedeni ile kendisine ait arazisinin ve kendisine ait tarım işlerinin olup olmadığı, davalıya ait çiftlik arazisinin kaç dönüm olduğu, başka taşınmazlarının olup olmadığı, hayvan sayısının ne kadar olduğu, devamlı işçi istihdam etmesini...
Yukarıda izah edilen gerekçelerle davacının dava konusu dönemde kesintisiz olarak davalıya ait işyerinde hizmet akdine dayalı olarak sigortalı çalıştığı, işten ayrılış tarihi itibariyle 5 yıllık hak düşürücü süre içinde hizmet tespiti davasının açıldığı anlaşıldığından, bu nedenle hizmet tespiti davasının kabulüne yönelik bozma kararı yönünden çoğunluk görüşüne katılmadığımdan hizmet tespiti kararının onanması gerektiği düşüncesindeyim....


