Gelir paylaşımlı inşaat sözleşmelerinde, sözleşmenin kurulması anında, bağımsız bölümlerin satışından ne kadar gelir elde edileceğinin bilinmesi mümkün değildir. Yani Taraflar arasındaki gerçek amaç, arsanın satışı değil, bunun üzerine yapılacak bağımsız bölümlerin 3. kişilere satışından gelir elde etmek ve bundan pay almak, tarafların gerçek iradesinin arsanın satışı olduğu bağımsız bölümlerin 3. kişilere satışından arsa sahibine sorumluluğu bulunmadığını ileri sürmek tarafların gerçek iradeleriyle bağdaşmamaktadır. Yani arsa sahibi gerçekte bağımsız bölümleri 3. kişilere satılmasını istemekte ve bu amaçla yükleniciyle sözleşme akdetmektedir. Satıcı arsa sahibinin, alıcı 3. kişilere karşı borcu ifa yükümlülüğü altında bulunduğu kabul edilmiştir....
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, asıl davada taşınmaz satışına dayalı maddi ve manevi tazminat; karşı davada ise aynı taşınmaz satışından kaynaklı alacak istemine ilişkindir. 2....
ile sözleşmeyi feshetmek, işin devamı için eksik ve ayıplı işleri 3....
E. sayılı davası yönünden; eksik ve ayıplı imalat bedellerinden kaynaklanan munzam zarar 150.000-TL nin talep edildiği, eksik ve ayıplı işler toplam bedelinin 221.112,48-TL olduğu, geçici kabulde davalının çağırıldığı halde gelmediği ve yer almadığı, eksik ve ayıplı imalat bedellerinin İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesinin .../... E. sayılı dosyasında; eksik ve ayıplı imalatlardan kaynaklanan munzam zarar talebinin 150.000-TL olduğu, bu davada talep edilen 150.000-TL ’nin dışında geri kalan (221.112,48-TL-150.000=) 71.112,48-TL olduğu, bu miktarın da ek dava olan .../... E. sayılı dosya da kabul edilmesi gerektiği, davalılar ... İnş. Ltd. Şti. ve ... Ltd....
Zira davalılar, ilgili uzamaların müvekkilden kaynaklı olmadığını pekala bilmektedir....
-Davacı yanın gönderdiği 08.09.2020 tarihli e-posta mesajında özetle, kendilerine hala ödeme yapılmadığı, dolar fiyatlarının değiştiği, parçacıların kendilerinden 14.500 TL fiyat farkı istediği, kendilerinden satın alınan parçaların montajından sorumlu olmadıkları, projenin kendi projeleriymiş gibi üstlerine yıkılmaya çalışıldığı, son tartışmada ...’e parçacıların paralarının verilmesi talimatı verilmesine rağmen ihtarname ile karşılaştıkları belirtilerek şu ifadelere yer verilmiştir: “Şu anda muhasebecim tarafından tarafıma haberimiz olmadan size verdiğimiz ürünlerin iadesi yapılmadan, iadesi ile ilgili aramızda hiçbir anlaşma olmadan, makine parçaları sizde olduğu halde, ürünleri üç aydır kullandığınız halde bize 01.09.2019 tarihli malzeme satmış gibi fatura kestiğinizi e-arşiv siteminden öğrenmiş bulunmaktayız. Bu işlem hukuksuzdur ve hükümsüzdür. Tüm yasal haklarımızı saklı tutuyoruz. Bize herhangi bir şey satmadınız ve makine parçası teslim etmediniz. ......
Mobilya mağazasında satış temsilcisi olarak 1,5 yıl çalıştığını, .....'nın vermiş olduğu belli iskonto oranlarında indirim yaptıklarını, onun dışında indirim yapmadıklarını, indirimin sebebinin ..... bölgesinde bir ........
Dava; taraflar arasında düzenlenmiş olan 29 Mayıs 2018 tarihli "Gemi Alım-Satım Sözleşmesi” kapsamında davacının davalı/ satıcı tarafa ödediği bedelin faizi ile birlikte iadesi istemine ilişkindir. Taraflar arasındaki ihtilaf, sicile tescilli bir geminin satışından kaynaklanmakta olup, taraflararasındaki temel uyuşmazlık ise işbu satışın geçerli olup olmadığı ve buna bağlı olarak satış bedeli olarak ödenen miktarın iadesinin mümkün olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. Davacı taraf sözleşmeye aykırılık sebebiyle devrin geçerli olmadığını iddia etmekte iken, davalı taraf ise, 11 Haziran 2018 tarihli “... Gemisi Kabul Tutanağı” ile geminin mülkiyetinin sözleşmeye uygun bir şekilde devrinin gerçekleştiğini savunmaktadır....
Geçersiz sözleşmeye dayalı olarak ödeme yapıldığı takdirde, ödenen bedellerin ise sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre iadesi gerekmektedir. Mahkemece, tüm davalılar arasında adi ortaklık ilişkisi olduğu kabul edilerek, davalı Müflis .......
Gelir paylaşımlı inşaat sözleşmelerinde, sözleşmenin kurulması anında, bağımsız bölümlerin satışından ne kadar gelir elde edileceğinin bilinmesi mümkün değildir. Yani Taraflar arasındaki gerçek amaç, arsanın satışı değil, bunun üzerine yapılacak bağımsız bölümlerin 3. kişilere satışından gelir elde etmek ve bundan pay almak, tarafların gerçek iradesinin arsanın satışı olduğu bağımsız bölümlerin 3. kişilere satışından arsa sahibine sorumluluğu bulunmadığını ileri sürmek tarafların gerçek iradeleriyle bağdaşmamaktadır. Yani arsa sahibi gerçekte bağımsız bölümleri 3. kişilere satılmasını istemekte ve bu amaçla yükleniciyle sözleşme akdetmektedir. Satıcı arsa sahibinin, alıcı 3. kişilere karşı borcu ifa yükümlülüğü altında bulunduğu kabul edilmiştir....


