Davalı, taşınmazın satış tarihindeki değerinin talep edilebileceğini, kusurlarının bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne, dava konusu taşınmazın satış senedinin ve buna bağlı oluşturulan tapu kaydının iptal edilerek davalı belediye adına tapuya tesciline, 5.970,80-TL satış bedelinin satış tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir. 1-Davaya konu taşınmazın tapuda davalı adına kayıtlı iken davalı tarafından davacıya satışı ve tapuda devrinin yapıldığı, satış sonrasında dava dışı Orman İşletme Müdürlüğü tarafından tapuya 7.12.2006 tarihli “orman” şerhi konulduğu anlaşılmaktadır....
Davacıların satış bedelini ödemiş olması, 21.10.2008 tarihli sözleşme konusu bağımsız bölümün davacıya teslim edilmiş olması ile davalı şirketin taşınmazı davacıya devretmeye hazır olduğunu ve tapu iptal tescil talebini kabul ettiklerini beyan etmesi sonrası taraflar arasındaki harici satış sözleşmenin tapu devri ile geçerli hale gelecek olduğunun anlaşılması nedeniyle davacının öncelikle ödenen bedelin iadesi talebi dürüstlük kurallarına aykırı olduğundan tazminat isteminin reddi ile tapu iptali ve tescil talebinin kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bu sebeple bozulması gerekmiştir....
DAVA Davacı; 24.01.2017 tarihinde dava dışı kişiden, daha önce davalı firma tarafından satışı yapılan aracı satın aldığını, 04.12.2017 tarihinde seyir halinde iken çıkan yangın neticesinde aracın kullanılamaz hale geldiğini, araçta imalattan kaynaklı gizli ayıp bulunduğunu ve ayıbın garanti süresinde ortaya çıktığını, sözleşmeden dönerek bedel iadesi talebi ile gönderilen ihtarnameye rağmen davalının satışı bedelini iade etmediğini ileri sürerek, 160.500 TL satış bedeli, 295 TL çekici masrafı ve 1.145 TL ihtarname gideri olmak üzere toplam 161.938,05 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II....
"İçtihat Metni" Mahkemesi :Asliye Hukuk Hakimliği Yukarıda tarih ve numarası yazılı bozmaya uyularak verilen hükmün temyizen tetkiki davacı-k.davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü: - K A R A R - Dava, bakiye iş bedelinin tahsili, karşı dava ise ayıplı imalât nedeniyle sözleşmenin feshi ve ayıplı malın yükleniciye iadesi istemleriyle açılmış, mahkemece davanın reddine, karşı davanın kabulüne karar verilmiş, karar davacı ve karşı davanın davalısı yüklenici şirket vekili tarafından temyiz edilmiştir....
Davalı/karşı davacı vekili, satışa konu makinenin ayıplı olduğunu, bu durumu sözlü uyarı ile davacıya bildirdiklerini, ancak davacının ayıbı gideremediğini ve haksız olarak icra takibi başlattığını, sözkonusu makineyi davadan sonra 30.12.2009 tarihinde tamir için davacı şirkete gönderdiklerini, BK'nun 202. ve MK'nun 2. maddesine göre davacının haksız olduğunu belirterek, davanın reddini savunmuş, karşı davasında ise; satış sözleşmesine konu makinenin ayıplı olması nedeniyle sözleşmenin feshi ile şimdilik 10.000 TL'nin davacı/karşı davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Mahkemece, satım konusu makine bedelinin davacıya ödendiğini veya ayıplı olması nedeniyle iade olunduğunun kanıtlanamadığı gerekçesiyle asıl davanın kabulüne, karşı davanın reddine karar verilmiş, hüküm davalı -karşı davacı vekilince temyiz edilmiştir....
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE YARGILAMANIN ÖZETİ: Dava; satın alınan aracın ayıplı olduğu iddiasına dayalı sözleşmenin feshi ve bedel iadesi istemine ilişkindir. Uyuşmazlığın; dava konusu araçta üretimden kaynaklı teslim anında bir ayıp olup olmadığı, ayıp olduğu ileri sürülen değişen parça ve boyanan kısımların teslim anında mevcut olup olmadığı, ayıp var ise bu sözleşmenin feshi ve bedel iadesini gerektirip gerektirmediği hususlarından kaynaklandığı tespit edilmiştir. Tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip uyuşmazlık konuları re'sen belirlenerek taraflarca gösterilen deliller toplanmıştır....
feshi ile semenin iadesi talebi mahkememizce haklı görülerek sözleşmenin geçmişe etkili olarak feshi ile birlikte ifa kuralı gereği , ayıplı malın iadesi karşılığında , ayıplı mala ödenen bedelin istirdadına ve yine ------- vurgulandığı üzere faiz başlangıcını teslim tarihi olarak belirlenmesine,----- olarak ödenen paranın iadesi talebinin de haklı olduğu kanaati ile 4287,51 TL nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacı---- verilmesine dair, ayıplı ürenden elde edilen semerelerin ispat edilememesi de gözetilerek aşağıdaki gibi karar vermek gerekmiştir....
Çoğun içinde az da vardır kuralı gereğince davanın, ayıplı malın iadesi ve bu ayıplı mal bedelinin iadesi olarak kabul edilip tarafların tüm iddia ve savunmaları değerlendirilerek varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir. Kaldı ki mahkemece uyulan Yargıtay (kapatılan) 19. Hukuk Dairesi’nin 20.06.2016 tarihli, 2016/3863 esas ve 2016/10980 karar sayılı bozma ilamında da açıkça mahkemece, davacı kiracıya ayıplı mal satışı iddiası ile davalı satıcı aleyhine dava açması konusunda kiralayan tarafından yetki verilmiş olduğu gözetilerek işin esasına girilip, deliller eksiksiz olarak toplandıktan sonra hep birlikte değerlendirilerek varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerektiğine işaret edilmiştir. Hal böyle olunca asıl ve birleşen davada mahkemece verilen hükmün bozulması gerekmiştir....
şirketi ile yapıldığı ve dava konusu traktörün satış bedelinin iadesi talebi yönünden davalı ...'...
Model olan, ... aracın, dosya muhteviyatında sunulan bilgi belgelerin ve yapılan araç satış işleminin ayıplı veya gizli ayıplı bir satış işlemi olamayacağı, mahkemece aracın ayıplı olarak kabul edilmesi halinde ise; davaya konu aracın 25.11.2021 tarihinde ayıpsız ortalama bedelinin pazarlık dahil 600.000,00 TL olabileceği, davaya konu aracın 25.11.2021 tarihinde ayıplı ortalama bedelinin pazarlık dahil 520.000,00.TL olabileceği, TBK 227. maddesinde belirtilen Ayıp oranında indirimin ise 41.000,00 TL olabileceğinin tespit edildiği bildirilmiştir. Somut davada, davacı tarafından dava konusu aracın 3.kişiye satılmış olduğu,aracın 27.577,40-TL'ye tamir ettirildiği ancak düzelmediği,Ankarara Batı 1.Sulh Hukuk Mahkemesi'nde aracın onarım bedelinin tespit ettirildiği beyan edilerek araçtaki ayıbın giderilmesi için gerekli olan araç onarım bedelinin davalıdan tahsili talep edilmiştir....


