SUÇ : Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma HÜKÜM : Uyarlama yapılmasına yer olmadığına, hükmün aynen infazına Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan hükümlü hakkında uyarlama yapılmasına yer olmadığına ve erteli mahkumiyet hükmünün kesinleşmesinden sonra denetim süresi içerisinde yeni bir suç işlemesi nedeniyle, erteli cezanın aynen infazına dair verilen kararlar, hükümlü tarafından temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü; Hükümlü, hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan uyarlama yapılmasına yer olmadığına ve erteli mahkumiyet hükmünün aynen infazına dair verilen kararları temyiz etmiş olmasına karşın, uyarlama yapılmasına yer olmadığına ilişkin karara ilişkin tebliğnamede görüşe yer verilmediğinden, bu konuda ek tebliğname düzenlendikten sonra incelenmek üzere Dairemize gönderilmesi için dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'na TEVDİİNE, 23/01/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak; Gereği görüşülüp düşünüldü; 5237 sayılı TCK'nun 51 maddesinde erteli adli para cezalarının aynen infazının öngörülmemesi nedeniyle sanık hakkındaki erteli ağır para cezasını içeren ilamın aynen infazına karar verilemeyeceğinin gözetilmemesi, Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, ancak bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden CMUK'nun 322 maddesi gereğince hüküm fıkrasında bulunan "sanığın ilamdaki erteli cezasının 765 Sayılı TCK'nun 95/2 maddesi gereğince aynen infazına" ilişkin bölümün karardan çıkartılması suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 23.11.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi HÜKÜM : Sanığın mahkumiyetine dair, Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak; Gereği görüşülüp düşünüldü; Sair temyiz itirazlarının reddine, Ancak; Sanık hakkında aynen infazına karar verilen hükmün 06.03.2007 tarihinde kesinleştiği ve bir yıl denetim süresi belirlendiği, yargılama konusu suçun ise 16.12.2006 tarihinde deneme süresinden önce işlendiği gözetilmeden önceki erteli hapis cezasının aynen infazına karar verilmesi, Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden CMUK'nun 322. maddesi gereğince, hükümden erteli hapis cezasının aynen infazına ilişkin paragrafın çıkarılması suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 15.11.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi....
Ancak; Hükümde, aynen infazına karar verilen adli sicil kaydındaki erteli mahkumiyetin kesinleşme tarihinin, şimdiki suçun işlenme tarihinden sonra olması nedeniyle 5237 sayılı TCK.nun 51/7.maddesi gereğince aynen infaz kararı verilemeyeceğinin gözetilmemesi, Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 1412 sayılı CMUK.nun 321.maddesi gereğince BOZULMASINA, ancak bu aykırılığın aynı Kanunun 322.maddesine göre düzeltilmesi mümkün olduğundan; Erteli mahkumiyetin aynen infazına ilişkin bölümün hüküm fıkrasından çıkartılmasına karar verilmek suretiyle, sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 09/10/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi HÜKÜM : Açıklanması geri bırakılan hükmün aynen infazına dair Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak; Gereği görüşülüp düşünüldü: 5271 sayılı CMK'nin 231/11. maddesi uyarınca sanık tarafından denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlemesi halinde, açıklanması geri bırakılan hükmün aynen açıklanmasına karar verilmesi gerektiği ve verilecek kararda hükmün denetime imkan verecek ve infaz kabiliyeti olacak şekilde yeniden kurulması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde açıklanması geri bırakılan hükmün aynen infazına karar verilmek suretiyle CMK'nin 231/11. maddesine aykırı davranılması, Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 31/05/2016 gününde oy birliğiyle karar verildi....
Ceza Dairesinin, 28.05.2014 tarihli ve 2014/20795 Esas, 2014/14846 Karar sayılı ilamında "647 sayılı Yasanın 6 ncı maddesi uyarınca ertelenmiş olan mahkumiyetin, 765 sayılı TCK’nın 95 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca aynen infazına karar verilmesi gerektiğine, bu durumun karma uygulamaya neden olmayacağına ve sonraki hükmü veren mahkemece de aynen infaz kararı verilebileceğine ilişkin Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 27.12.2011 tarihli ve 2011/8-183, 2011/304 sayılı kararı dikkate alınarak, sanık .... hakkındaki erteli cezanın 765 sayılı TCK’nın 95 nci maddesinin ikinci fıkrası yerine, 5237 sayılı TCK’nın 51 nci maddesinin yedinci fıkrası uyarınca aynen infazına karar verilmesi... bozmayı gerektirmiş" şeklinde belirtildiği üzere, sanık hakkındaki hapis ve adli para cezalarının 647 sayılı Kanun’un 6 ncı maddesi gereğince ertelendiği, bu nedenle 765 sayılı Kanun'un 95 nci maddesinin ikinci fıkrasına göre aynen infaz kararı verilmesi gerektiği gözetilmeksizin, yazılı şekilde karar verilmesinde...
Ağır Ceza Mahkemesinin 05/07/2018 tarihli ve 2018/220 esas, 2018/355 karar sayılı kararıyla 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmesi nedeniyle bu sürenin 2 katı olan 12 yıl 6 aylık sürenin aynen infazına karar verilmesi gerektiği, bu sürenin ise 21/10/2017-21/04/2030 tarihleri arasındaki sürenin aynen infazına karar verilmesi gerektiği, bu sürenin ise hak ederek tahliye tarihini geçemeyeceği için 21/10/2017-21/09/2018 tarihleri arasını kapsadığı, hükümlünün şartla tahliyenin geri alınması suretiyle aynen infazına karar verilecek sürelerin 23/05/2016-23/03/2017 tarihleri arası 300 gün, 21/10/2017-21/09/2018 tarihleri arası 335 gün olduğu, bu sürelerin toplamının 635 gün olduğu, ... 2....
Bu nedenle davacının satış suretiyle paylaşma istemesi davalıların aynen paylaşma istemesine engel teşkil etmez. 4. Paydaşlığın giderilmesi davalarında mahkemece malın aynen bölünerek paylaştırılmasına karar verilebilmesi için taşınmazın yüzölçümü, niteliği, pay ve paydaş sayısı ve tarım arazilerinin niteliği ile imar mevzuatına göre aynen taksimin mümkün olup olmadığının araştırılması gerekir. Taşınmazın önemli ölçüde bir değer kaybına uğraması söz konusu ise aynen bölünerek paylaştırılmasına karar verilemez. Keza paydaşlar rıza göstermedikleri takdirde taşınmazın bir bölümü paylı bırakılamaz. 5. Aynen bölünerek paylaştırmanın (taksimin) mümkün olması durumunda bölünen parçaların değerlerinin birbirine denk düşmemesi halinde eksik değerdeki parçaya para (ivaz) eklenerek denkleştirme sağlanır. Paydaşlar arasında anlaşma olmadıkça hakim kendiliğinden bazı taşınmazların bir kısım paydaşlara, kalanın diğer paydaşlara verilmesi şeklinde aynen bölünerek paylaştırmaya karar veremez. 6....
Ancak, davacı kadın dava dilekçesinde “Ziynetlerin aynen iadesini, mümkün olmadığı takdirde bedelinin tahsilini” talep etmiş, daha sonra talebini ıslah ederek aynen iadesi, mümkün olmaması halinde bedeline yasal faiz işletilmesini” talep etmiştir. O halde, davacının aynen iade talebinin de kabulüne karar verilmesi gerekirken, davacı kadının aynen iade talebi konusunda olumlu/olumsuz bir karar verilmemiş olması doğru görülmemiş, hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir. SONUÇ: Temyiz edilen bölge adliye mahkemesi kararının yukarıda gösterilen sebeple BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde yatırana geri verilmesine, dosyanın ilgili bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine gönderilmesine oybirliğiyle karar verildi. 25.02.2020 (Salı)...
ertelenmesi söz konusu olmayıp, ertelenmiş adli para cezalarının aynen infazı müessesine yer verilmediğinden, sanığın daha önce mahkum edildiği adli para cezasının aynen infazına karar verilmeyeceği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması Kanuna aykırı, sanık müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu cihetin yeniden duruşma yapılmaksızın CMUK.nın 322. maddesine göre düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasındaki "ertelenmiş cezanın aynen infazına" ilişkin cümle çıkarılmak suretiyle sair yönleri usul ve kanuna uygun olan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 28.02.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....


