MEZKUR İHBARNAMEDE; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 51. maddesinde sadece hapis cezalarının ertelenmesi ve erteli hapis cezasının aynen infazına ilişkin hususların düzenlendiği, anılan maddede para cezalarının ertelenmesi ve aynen infazı konusunda ise bir düzenleme bulunmadığı, yerleşik Yargıtay içtihatlarına göre de, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun yürürlüğe girdiği 01.06.2005 tarihinden önce işlenilmiş suçlardan dolayı verilmiş erteli adli para cezalarının aynen infazının mümkün olmadığı gözetilmeden sanık aleyhine sonuç doğuracak surette yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediğinden, 5271 sayılı CMK'nın 309. maddesi gereğince anılan kararın bozulması lüzumunun ihbar olunduğu anlaşılmıştır. GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Kanun yararına bozma istemine dayanan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın ihbar yazısı incelenen dosya içeriğine göre yerinde görüldüğünden kabulü ile; ... 7....
İlk derece mahkemesince davalının ziynet eşyalarının, ev eşyalarının, kıyafet ve çeyiz eşyalarının kısmen kabulü ve canlı hayvan talebinin kabulü ile davalıdan alınarak davacıya aynen iadesine, aynen iadenin mümkün olmaması halinde bedellerinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, kararın davalı tarafından istinaf edilmesi üzerine bölge adliye mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir....
Davacı vekili, ... ada ... no'lu parsel üzerindeki 1. kat 8 no'lu bağımsız bölümün 2/3 hisse ile ... ve 1/3 hisse ile ... adına kayıtlı olduğunu, paydaşların vefat etmesi nedeni ile elbirliği mülkiyetine tabi olup, taşınmazın kullanımı konusunda anlaşmaya varılamadığını ileri sürerek, aynen taksimi mümkün ise aynen, değilse satılarak ortaklığının giderilmesini istemiştir. Davalı hazine vekili, kanıtların toplandığını bildirmiştir. Diğer davalılar duruşmalara katılmamışlar ve yazılı beyanda bulunmamışlardır. Mahkemece, ... ada ... no'lu parselin aynen taksimi mümkün olmadığından satılarak ortaklığının giderilmesine karar verilmiştir....
Ancak, 1- Mükerrir sanık hakkında, cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verilmesi ile yetinilmesi gerekirken, cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin 2 yıl süreyle uygulanmasına hükmedilmesi, 2- Sanığın erteli para cezasının aynen infaz edilip edilmeyeceği konusunda mahkemesine bildirimde bulunulması yerine aynen infazına karar verilmesi, Yasaya aykırı, sanık ...'...
Bugün dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü: 1- Davalıların temyiz itirazlarının incelenmesinde; Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun olan hükmün onanmasına karar verilmesi gerekmiştir. 2- Davacının temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; Davacının talebi davaya konu ziynet eşyalarının aynen iadesi, olmadığı takdirde infaz tarihindeki bedelinin tahsiline ilişkin olup, aynen iadeye karar verildiğinde aynen iadenin mümkün olmaması halinde İİK m. 24 gereğince işlem yapılacağının tabii bulunmasına ve bu nedenle terditli olan ikinci talepte davacının hukuki yararının bulunmaması nedeniyle davacının aynen iade talebi gözetilerek ziynet eşyalarının aynen iadesine karar verilmesi ile yetinilmesi gerekirken mahkemece, HMK m. 26 gözetilmeksizin talebin dışına çıkılarak dava tarihindeki bedele hükmedilmesi...
Çeyiz eşyaları misli eşyalardan ise de, davacının seçimlik hakkı olup bu eşyaları aynen isteyebileceği gibi sadece bedelinin tahsilini veya terditli olarak eşyaların mevcut olması halinde aynen olmaması halinde bedelin tahsilini de isteyebilir. Hakim taleple bağlı olup bunun dışında davacı dava açmaya zorlanamaz. Öte yandan davacı başkasının kullandığı ve kötü bir görüntü yaşatan eşyayı almak zorunda bırakılamaz. Aynen iade hususu taraflarca ittifak etmeleri halinde düşünülen bir çözüm tarzı olup olayda tarafların ittifakı bulunmamaktadır. Bu durumda mahkemece bilirkişi raporundaki hesaplama doğrultusunda talep edilen eşyaların bedelinin tahsiline karar vermek gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmadığından hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir....
Çocuk Mahkemesine ihbarda bulunulmasına karar verildiği ve bu kararın temyiz edilmeden kesinleştiği, sonra mahkemece her ne kadar bu ilamın aynen infazı için ihbarda bulunulmasına karar verilmiş ise de; 765 sayılı TCK'nın 95/2. maddesi uyarınca aynen infaza karar verme görevi sonraki hüküm mahkemesine aittir diyerek, Akhisar 1. Asliye Ceza Mahkemesince 12.01.2010 tarihli ek karar ile lehe yasa değerlendirmesine girilmeden evrak üzerinden erteli hükmün aynen infazına ilişkin karar verildiği ve verilen bu kararın infaza ilişkin olduğu anlaşıldığından, bu karara karşı 5275 sayılı Yasanın 98-101. maddeleri uyarınca itiraz yolu açık olup temyiz olanağı bulunmadığından, sanık ... savunmanının bu konudaki temyiz isteğinin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK'nın 317. maddesi gereğince isteme aykırı olarak REDDİNE, 5271 sayılı CMK'nın 264/1....
Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık HÜKÜMLER : Mahkumiyet, erteli ilamın aynen infazı Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü: Hükümlü sanığın ibraz ettiği temyiz dilekçelerinin ......
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Elektrik enerjisi hırsızlığı HÜKÜM : Mahkumiyet Dosya incelenerek gereği düşünüldü; Sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkum olduğu anlaşıldığından, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilmesi için aranan, 5271 sayılı CMK.nun 231/6. maddesinin (a) bendinde yazılı “kasıtlı bir suçtan mahkum olmama” koşulunun bulunmaması nedeniyle, sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemeyeceği belirlenerek yapılan incelemede; 5237 Sayılı TCK’da erteli adli para cezalarının aynen infazına ilişkin bir düzenleme bulunmadığından bu kanun uyarınca hüküm kurulması halinde, adli para cezasına ilişkin erteli cezaların aynen infazına karar verilmesi mümkün değil ise de, kararda sanığın Kadirli Asliye Ceza Mahkemesi'nin 05.11.2004 tarih, 2004/438-1028 esas-karar sayılı ilamı ile kasten yaralama suçundan verilen APC'na ilişkin erteli mahkumiyetinin aynen infazına karar verilmediği, bu ilamın aynen...
Sulh Ceza Mahkemesinin 1999/1397 esas, 2001/929 karar sayılı ilamı ile verilen erteli para cezasının aynen infazına karar verilmesi, Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebepten dolayı istem gibi BOZULMASINA, Ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden CMUK.nun 322. maddesi gereğince, 1. bend 4. paragrafındaki erteli para cezasının aynen infazına dair kısmın çıkarılması suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 27.10.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi....


