WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 08 Haziran 2026

Bu nedenle davacının satış suretiyle paylaşma istemesi davalıların aynen paylaşma istemesine engel teşkil etmez. Paydaşlığın giderilmesi davalarında mahkemece malın aynen bölünerek paylaştırılmasına karar verilebilmesi için taşınmazın yüzölçümü, niteliği, pay ve paydaş sayısı ve tarım arazilerinin niteliği ile imar mevzuatına göre aynen taksimin mümkün olup olmadığının araştırılması gerekir. Taşınmazın önemli ölçüde bir değer kaybına uğraması söz konusu ise aynen bölünerek paylaştırılmasına karar verilemez. Keza paydaşlar rıza göstermedikleri takdirde taşınmazın bir bölümü paylı bırakılamaz. Aynen bölünerek paylaştırmanın (taksimin) mümkün olması durumunda bölünen parçaların değerlerinin birbirine denk düşmemesi halinde eksik değerdeki parçaya para (ivaz) eklenerek denkleştirme sağlanır. Paydaşlar arasında anlaşma olmadıkça hakim kendiliğinden bazı taşınmazların bir kısım paydaşlara, kalanın diğer paydaşlara verilmesi şeklinde aynen bölünerek paylaştırmaya karar veremez....

Bu nedenle davacının satış suretiyle paylaşma istemesi davalıların aynen paylaşma istemesine engel teşkil etmez. Paydaşlığın giderilmesi davalarında mahkemece malın aynen bölünerek paylaştırılmasına karar verilebilmesi için taşınmazın yüzölçümü, niteliği, pay ve paydaş sayısı ile imar mevzuatına göre aynen bölüşmenin mümkün olup olmadığının araştırılması gerekir. Taşınmazın önemli ölçüde bir değer kaybına uğraması söz konusu ise aynen bölünerek paylaştırılmasına karar verilemez. Keza paydaşlar rıza göstermedikleri takdirde taşınmazın bir bölümü paylı bırakılamaz. Aynen bölünerek paylaştırmanın (taksimin) mümkün olması durumunda bölünen parçaların değerlerinin birbirine denk düşmemesi halinde eksik değerdeki parçaya para (ivaz) eklenerek denkleştirme sağlanır. Davada paydaşlar arasında anlaşma olmadıkça hakim kendiliğinden bazı taşınmazların bir kısım paydaşlara, kalanın diğer paydaşlara verilmesi şeklinde aynen bölünerek paylaştırmaya karar veremez....

Davacı vekili dava dilekçesinde dava konusu 6 ve 10 nolu bağımsız bölümlerin tarafların miras bırakanı Haslar adına kayıtlı bulunduğunu, tarafların taşınmazların taksimi konusunda anlaşamadıklarını belirterek aynen taksim suretiyle ortaklığın giderilmesini istemiştir. Davalı da dava konusu taşınmazların aynen taksim suretiyle ortaklığının giderilmesini istemiş satış talebinde bulunmamıştır. Dava konusu taşınmazların kat mülkiyeti kurulu binanın 6 ve 10 no'lu bağımsız bölümleri olduğu tarafların ortak miras bırakanı Haslar adına kayıtlı bulunduğu tapu kayıtlarının incelenmesinden anlaşılmaktadır. Ortaklığın giderilmesi davalarında taşınmazların her birinin ayrı ayrı değerlendirilerek aynen taksiminin mümkün olup olmadığının araştırılması gerekir. Bağımsız bölüm şeklindeki dairelerin nitelikleri itibariyle aynen taksimi mümkün bulun-madığından her birinin bir paydaşa (ortağa) verilmek suretiyle taksimine karar verilemez....

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi HÜKÜM : Mahkumiyet Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak; Gereği görüşülüp düşünüldü; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun dairemizcede benimsenen 05/10/2010 tarih ve 2010/7-183 Esas ve 2010/186 karar sayılı ilamında belirtildiği üzere;yerleşik yargısal kararlarda ve öğretide,hükümle verilen tedbir kararlarının temyiz edilebileceğinin kabul edildiği bu doğrultuda temyizi olanaklı olmayan bir hükümle bağlantılı olarak verilen “erteli cezanın TCK’nın 95/2 maddesi uyarınca verilen aynen infazına”dair tedbirin hükme her yönüyle temyiz edilebilme yeteneği kazandırdığı,buna göre yukarıda açıklanan nedenlerden ötürü,bahse konu kararında temyiz incelemesine tabi bulunduğu anlaşılmakla, Yerinde görülmeyen sair itirazların REDDİNE, ancak, 5237 sayılı TCK’da geçmişteki para cezalarına dair ilamların aynen infazına yönelik herhangi bir düzenleme bulunmadığı, aynı Kanunun 51/7. maddesinde belirtilen ertelenen cezanın aynen...

Dava, çeyiz ve ziynet eşyalarının aynen iadesi,olmadığı takdirde bedelinin tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece, davalı ... Arıcan yönünden davanın husumet nedeni ile reddine,davalı ... aleyhine açılan davanın kabulüne karar verilmiş,hüküm davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir Ziynet ve çeyiz eşyası alacağı davasında davacının seçimlik hakkı bulunmaktadır. Davacı ziynetlerin aynen teslimini isteyebileceği gibi sadece bedelinin tahsilini ya da her ikisini birlikte terditli olarak da isteyebilir. Mahkemece davacının talebi gözetilmelidir. Yürürlükten kaldırılan 1086 sayılı HUMK’nun 74.maddesi ve bunun karşılığı olarak düzenlenen 6100 sayılı HMK’nun 26.maddesi hükmüne göre hâkim, talepten başkasına veya fazlasına hüküm veremez. Olayımızda; Davacı tercih hakkını kullanarak ziynet ve çeyiz eşyalarının aynen iadesini olmadığı takdirde bedelinin tahsilini istemiştir....

Bu nedenle, yerel mahkemece sanığın erteli mahkumiyetinin aynen infazına karar verilmesi isabetli ise de; 765 sayılı TCY'nın 95/2. maddesi yerine, 5237 sayılı TCY'nın 51/7. maddesi uyarınca aynen infaz kararı verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.” şeklinde belirtildiği üzere, sanığın önceki cezasının 647 sayılı Kanun'un 6. maddesi uyarınca ertelenmiş para cezası olduğu ve denetim süresinde kasıtlı suç işlemesi nedeniyle 765 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 95/2. maddesi uyarınca erteli para cezasının aynen infazına karar verildiği gözetilmeden, itirazın reddi yerine, karma uygulamaya yol açacak şekilde 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'na göre adli para cezalarının ertelenemeyeceğinden söz edilerek itirazın kabulü ile erteli para cezasının aynen infazına dair kararın kaldırılmasına karar verilmesinde isabet görülmemiştir." denilmektedir....

-YTL'nin tedbir kararıyla teslimi gereken 14.5.2001 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle tahsilini talep etmiş, yargılama sırasında ise eşyaların aynen iadesinin mümkün olmadığını belirterek bedelinin tahsilini istemiştir. Mahkemece istemin kısmen kabulüne ve söz konusu eşyaların aynen teslim yada bedeli olan 3.302.-YTL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınıp, davacıya verilmesine karar verilmiştir. Çeyiz eşyaları misli eşyalardan ise de davacının seçimlik hakkı olup, bu eşyaları aynen isteyebileceği gibi sadece bedelinin tahsilini veya terditli olarak eşyaların mevcut olması halinde aynen, olmaması halinde bedelinin tahsilini de isteyebilir.Hakim taleple bağlı olup, bu talep dışında karar veremez....

Mahkemece, dosya kapsamına göre; davanın kısmen kabulü ile; 21.01.2014 havale tarihli bilirkişi raporunda açıklanan kişisel eşyanın davalıdan alınarak davacıya aynen iadesine, aynen iadenin mümkün olmaması halinde bedelleri toplamı 4.850,00 TL'nin dava tarihinden itibaren uygulanacak yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir. Hükmü, taraf vekilleri temyiz etmiştir. Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davalının temyiz itirazları yerinde değildir. Davacının temyiz itirazına gelince; uyuşmazlık, boşanma davasından bağımsız olarak açılmış eşler arasındaki eşya iadesi istemine ilişkindir. Çeyiz eşyaları misli eşyalardan ise de, davacının seçimlik hakkı olup, bu eşyaları aynen isteyebileceği gibi sadece bedelinin tahsilini veya terditli olarak eşyaların mevcut olması halinde aynen, olmaması halinde bedelinin tahsilini de isteyebilir....

Aynen iadesi mümkün olmayanların bedelleri isteneceğinden, hüküm yerinde ziynetlerin her birinin değerinin ayrı ayrı gösterilmesi gerekir. Davacı, dava dilekçesinde aynen iadenin mümkün olmaması halinde talep ettiği bedeli açıkça gösterdiğine göre, gösterilen bu bedeller yerine, "aynen iadenin mümkün olmaması halinde teslim günündeki bedele" hükmedilmesi bedel bakımından talebin aşılması sonucunu hasıl eder. Bu ise talepten fazlaya hüküm verilemez şeklindeki usul kuralına (HMK m. 74) aykırı düşer. O nedenle, aynen iadenin mümkün olmaması halinde dava dilekçesinde gösterilen bedele hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması da usul ve yasaya aykırı bulunmuştur. SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda (1.) ve (2.) bentlerde gösterilen sebeplerle BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 26.04.2016 (Salı)...

İİK'nun 24/4.maddesi gereğince; taşınır tesliminde, borçlunun yedinde bulunmazsa ilamda yazılı değeri alınır hükmü bulunsa da aynen iadeye karar verilmesi halinde iade edilecek eşyaların cinsi, niteliği, özellikleri, gram ağırlığı vb. gibi özelliklerinin ayrıntılı belirtilmesi gerekir. Mahkemece; ziynet eşyaları ile ev ve çeyiz eşyalarının aynen iadesine (ayar, adet, gram, cins ve neler olduğu hükümde tek tek belirtilerek), olmadığı takdirde miktarın hüküm altına alınmasına karar verilmesi gerekirken, aynen iade talebine ilişkin hüküm kurulmadan yalnızca ziynet ve eşyaların bedeline ilişkin hüküm kurulmuş olması doğru görülmemiş olup, bu husus bozmayı gerektirmiştir....

UYAP Entegrasyonu