Eşyaların aynen teslimine karar verilmesi halinde, buna ilişkin kararın, infaz aşamasında eşyaların aynen teslim edilememesi halinde zaten davacının eşyaların kararda gösterilen değerlerini tahsil etmesi mümkündür. Bu açıklamalar karşısında davacıya ait olup, davalının zilyetliğinde bulunan ve davalı tarafından teslime hazır olduğu bildirilen çeyiz eşyalarının öncelikle aynen iadesi, olmadığı takdirde bedelinin tahsiline karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır. Bu sebeple temyize konu hükmün çeyiz eşyalarına ilişkin bölümünün bozulması gerektiğini düşündüğüm için sayın çoğunluğun görüşüne katılmıyorum....
Paydaşlığın giderilmesi davalarında mahkemece malın aynen bölünerek paylaştırılmasına karar verilebilmesi için taşınmazın yüzölçümü, niteliği, pay ve paydaş sayısı ve tarım arazilerinin niteliği ile imar mevzuatına göre aynen taksimin mümkün olup olmadığının araştırılması gerekir. Taşınmazın önemli ölçüde bir değer kaybına uğraması söz konusu ise aynen bölünerek paylaştırılmasına karar verilemez. Keza paydaşlar rıza göstermedikleri takdirde taşınmazın bir bölümü paylı bırakılamaz. Aynen bölünerek paylaştırmanın (taksimin) mümkün olması durumunda bölünen parçaların değerlerinin birbirine denk düşmemesi halinde eksik değerdeki parçaya para (ivaz) eklenerek denkleştirme sağlanır. Paydaşlar arasında anlaşma olmadıkça hakim kendiliğinden bazı taşınmazların bir kısım paydaşlara, kalanın diğer paydaşlara verilmesi şeklinde aynen bölünerek paylaştırmaya karar veremez....
Bu nedenle davacının satış suretiyle paylaşma istemesi davalıların aynen paylaşma istemesine engel teşkil etmez. Paydaşlığın (ortaklığın) giderilmesi davalarında mahkemece malın aynen bölünerek paylaştırılmasına karar verilebilmesi için taşınmazın yüzölçümü, niteliği, pay ve paydaş sayısı ile imar mevzuatına göre aynen bölüşmenin mümkün olup olmadığının araştırılması gerekir. Taşınmazın önemli ölçüde bir değer kaybına uğraması söz konusu ise aynen bölünerek paylaştırılmasına karar verilemez. Keza, paydaşlar rıza göstermedikleri takdirde taşınmazın bir bölümü paylı bırakılamaz. Aynen bölünerek paylaştırmanın (taksimin) mümkün olması durumunda bölünen parçaların değerlerinin birbirine denk düşmemesi halinde eksik değerdeki parçaya para (ivaz) eklenerek denkleştirme sağlanır. Davada paydaşlar arasında anlaşma olmadıkça hakim kendiliğinden bazı taşınmazların bir kısım paydaşlara, kalanın diğer paydaşlara verilmesi şeklinde aynen bölünerek paylaştırmaya karar veremez....
Bu nedenle davacının satış suretiyle paylaşma istemesi davalıların aynen paylaşma istemesine engel teşkil etmez. Paydaşlığın giderilmesi davalarında mahkemece malın aynen bölünerek paylaştırılmasına karar verilebilmesi için taşınmazın yüzölçümü, niteliği, pay ve paydaş sayısı ve tarım arazilerinin niteliği ile imar mevzuatına göre aynen bölüşmenin mümkün olup olmadığının araştırılması gerekir. Taşınmazın önemli ölçüde bir değer kaybına uğraması söz konusu ise aynen bölünerek paylaştırılmasına karar verilemez. Keza paydaşlar rıza göstermedikleri takdirde taşınmazın bir bölümü paylı bırakılamaz. Aynen bölünerek paylaştırmanın (taksimin) mümkün olması durumunda bölünen parçaların değerlerinin birbirine denk düşmemesi halinde eksik değerdeki parçaya para (ivaz) eklenerek denkleştirme sağlanır. Davada paydaşlar arasında anlaşma olmadıkça hakim kendiliğinden bazı taşınmazların bir kısım paydaşlara, kalanın diğer paydaşlara verilmesi şeklinde aynen bölünerek paylaştırmaya karar veremez....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi HÜKÜM : Aynen İnfazına Dair Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak; Gereği görüşülüp düşünüldü; 28.05.2008 tarihli asıl hükmün yüze karşı verildiği ve süresinde temyiz edilmediği, 23.2.2009 tarihli dilekçenin ise aynen infaz kararına yönelik olduğu kabul edilmekle, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkındaki Kanunun 98 ve 101. maddesi uyarınca infaz aşamasında verilen aynen infaz kararı itiraza tabi olduğundan hükümlünün itiraz dilekçesinin değerlendirilmesi için dosyanın tetkiksiz mahalline İADESİNE, 19/12/2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....
Mahkemece; davanın kısmen kabulü ile, -"Karar gerekçesinde gösterilen" altınların aynen iadesine, aynen iade edilmediği takdirde taleple bağlı kalınarak 15.000,00 TL altın bedeli alacağının dava tarihi itibariyle yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, -"Karar gerekçesinde gösterilen" ev eşyalarının aynen iadesine, aynen iade edilmediği takdirde taleple bağlı kalınarak 3.025,00 TL ev eşyası bedelinin alacağının dava tarihi itibariyle yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, - Davacıya takılan paraların iadesine yönelik talebinin reddine, karar verilmiştir. Hüküm, davalı vekilince temyiz edilmiştir. HMK. 297. Maddesi (HUMK. md. 388) gereğince; mahkemenin, hüküm fıkrasında asıl ve yardımcı taleplerin hepsi hakkında, açık ve tereddüde yol açmayacak şekilde infazı kabil karar vermesi gerekir....
Davacı vekili, dava dilekçesinde; ziynet eşyalarının aynen iadesini, mümkün olmadığı takdirde bedellerinin tahsilini istemiştir. Mahkemece, ziynet eşyalarının bedellerinin davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Ziynet eşyaları nitelikleri gereği piyasadan aynen temini mümkün olan misli eşya olduklarından aynen iadesi her zaman mümkün olabilecek türden eşyalardır. Bu nedenle, mahkemece; talep olmasına rağmen, aynen iadeye hükmedilmeksizin, sadece bedele hükmedilmesi doğru değildir." gerekçesi ile bozma kararı verilmiş, davalı vekili tarafından karar düzeltme talebinde bulunulmuştur. Dava dilekçesinde; ziynet eşyalarının aynen, olmadığında 15.000 TL bedeli talep edilmiş, hükme esas alınan bilirkişi raporunda 10 adet bilezik, 10 burma, set, 5 Cumhuriyet, 7 yarım altın ve 10 adet çeyrek altının dava tarihi itibariyle değeri 28.023 TL olarak tespit edilmiş, davacı vekili tarafından ıslah talebinde bulunulmamış, mahkemece talep gibi 15.000 TL'nin tahsiline karar verilmiştir....
Paydaşlığın giderilmesi davalarında mahkemece malın aynen bölünerek paylaştırılmasına karar verilebilmesi için taşınmazın yüzölçümü, niteliği, pay ve paydaş sayısı ve tarım arazilerinin niteliği ile imar mevzuatına göre aynen bölüşmenin mümkün olup olmadığının araştırılması gerekir. Taşınmazın önemli ölçüde bir değer kaybına uğraması söz konusu ise aynen bölünerek paylaştırılmasına karar verilemez. Keza paydaşlar rıza göstermedikleri takdirde taşınmazın bir bölümü paylı bırakılamaz. Aynen bölünerek paylaştırmanın (taksimin) mümkün olması durumunda bölünen parçaların değerlerinin birbirine denk düşmemesi halinde eksik değerdeki parçaya para (ivaz) eklenerek denkleştirme sağlanır. Davada paydaşlar arasında anlaşma olmadıkça hakim kendiliğinden bazı taşınmazların bir kısım paydaşlara, kalanın diğer paydaşlara verilmesi şeklinde aynen bölünerek paylaştırmaya karar veremez....
Bir kısım davalılar, taşınmazın satılmasını istemediklerini, aynen taksim istediklerini duruşmadaki beyanlarında belirtmişlerdir. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir. Hükmü davalılardan ... ve ... temyiz etmiştir. Paydaşlığın (ortaklığın) giderilmesi davaları iki taraflı, taraflar için benzer sonuçlar doğuran davalardır. Bu davalarda davalı da davacı gibi aynı haklara sahiptir. Bu nedenle davacının satış suretiyle paylaşma istemesi davalıların aynen paylaşma istemesine engel teşkil etmez. Paydaşlığın giderilmesi davalarında mahkemece malın aynen bölünerek paylaştırılmasına karar verilebilmesi için taşınmazın yüzölçümü, niteliği, pay ve paydaş sayısı ve tarım arazilerinin niteliği ile imar mevzuatına göre aynen taksimin mümkün olup olmadığının araştırılması gerekir. Taşınmazın önemli ölçüde bir değer kaybına uğraması söz konusu ise aynen bölünerek paylaştırılmasına karar verilemez. Keza paydaşlar rıza göstermedikleri takdirde taşınmazın bir bölümü paylı bırakılamaz....
Aile Mahkemesi'nin 2008/77 Esas, 2009/550 Karar sayılı ilamının ilk bendinde “davacı tarafın talebi olan 4 adet gremse,1 adet tek ata altın, 1 adet çeyrek altın ve 1 adet çerçevenin aynen iadesi mümkün değilse mislen teslimine” ve ikinci bendinde ise “çeyiz eşyası olarak eski eşya bilirkişisi ...'ın 15/09/2009 havale tarihli raporunda belirtilen eşyaların aynen iadesine mümkün olmadığı takdirde 2.175,00 TL çeyiz eşya bedelinin tahsiline” şeklinde hüküm kurulmuştur. İlamın hüküm kısmının aynen infazı zorunlu olup, dar yetkili İcra Mahkemesi yorum yoluyla hükmü değiştiremez. (HGK'nun 08.10.1997 tarih ve 1997/12-517 Esas, 1997/776 Karar) O nedenle, sınırlı yetkili icra mahkemesince ilamın infaz edilecek kısmı yorum yoluyla belirlenemez....


