Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak; Gereği görüşülüp düşünüldü; Yerinde görülmeyen sair itirazların reddine, ancak, 5237 sayılı TCK' da geçmişteki para cezalarına dair ilamların aynen infazına yönelik herhangi bir düzenleme bulunmadığı ,aynı Kanunun 51/7. maddesinde belirtilen ertelenen cezanın aynen infazına dair düzenlemenin ancak hapis cezalarına yönelik kurulan hükümle ilgili olarak uygulanabileceğinin nazara alınmadan Dinar Asliye Ceza Mahkemesinin 2004/77 esas, 2005/222 karar sayılı ilamı ile verilen erteli 4.571,00 YTL ağır para cezasının aynen infazına karar verilmesi yönünde talepte bulunulması, Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu yeniden yargılamayı gerektirmediğinden CMUK'nın 322.maddesi gereğince, hükümden erteli para cezasının aynen infaz...
aynen infazına ilişkin bölümün çıkarılarak sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan kararın DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 30.6.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi....
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak; Gereği görüşülüp düşünüldü; 5237 sayılı TCK.nda geçmişteki para cezalarına dair ilamların aynen infazına yönelik herhangi bir düzenleme bulunmadığı, aynı Kanunun 51/7. maddesinde belirtilen ertelenen cezanın aynen infazına dair düzenlemenin ancak hapis cezalarına yönelik kurulan hükümlerle ilgili olarak uygulanabileceğinin belirtildiği nazara alınmadan sanık hakkında önceden verilen erteli adli para cezasının aynen infazına karar verilmesi, Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu nedenle yerinde olduğundan, hükmün 5320 Sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUK’nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, ancak, bu husus yeniden duruşma yapılmaksızın aynı Kanunun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan; hüküm fıkrasında yer alan para cezasının aynen infazına ilişkin bölümün çıkarılarak sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan kararın DÜZELTİLEREK ONANMASINA...
Maddesinde belirtilen erteli cezanın aynen infazına dair mevcut düzenlemenin ise ancak hapis cezalarına yönelik olarak kurulan hükümlerle ilgili olarak uygulanabileceği nazara alınmadan erteli ağır para cezasının aynen infazına karar verilmesi, Bozmayı gerektirmiş sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı .istem gibi BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı kanunun 322. maddesi uyarınca; hükümden mağdura vekalet ücretinin verilmesi ve erteli para cezasının aynen infazına ilişkin kısmın çıkartılması suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 16.03.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi....
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak; Gereği görüşülüp düşünüldü; 5237 sayılı TCK'unun 51/7 maddesinde hapis cezasına mahkum olan ve bu cezası ertelenen hükümlünün denetim süresi içerisinde kasıtlı bir suç işlemesi halinde ertelenen cezanın kısmen veya tamamen infaz kurumunda çektirilmesine karar verileceği şeklinde düzenlemeye yer verildiği, erteli adli para cezasının aynen infaz edileceğine dair bir düzenleme bulunmadığından sanığın ağır para cezasından ibaret olan erteli mahkumiyetinin aynen infazına karar verilemeyeceğinin gözetilmemesi, Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden CMUK'nun 322. maddesi gereğince, hüküm fıkrasındaki bu konu ile ilgili sanığın 06.12.1999 ... ve 1999/69-60 karar sayılı ilamına ilişkin erteli ağır para cezasına aynen infazına dair kısmın hükümden çıkarılması ve sair kısımların aynen...
bu yeniden yargılamayı gerektirmediğinden CMUK’nın 322. maddesi gereğince, hükümden erteli para cezasının aynen infazına ilişkin paragrafın çıkarılması suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 19/01/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi....
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, paylı mülkiyet ilkelerine tabi taşınmaz üzerindeki ortalığın aynen taksim yolu ile giderilmesi istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1. Paydaşlığın (ortaklığın) giderilmesi davaları iki taraflı, taraflar için benzer sonuçlar doğuran davalardır. Bu davalarda davalı da davacı gibi aynı haklara sahiptir. Bu nedenle davacının satış suretiyle paylaşma istemesi davalıların aynen paylaşma istemesine engel teşkil etmez. 2. Paydaşlığın giderilmesi davalarında mahkemece malın aynen bölünerek paylaştırılmasına karar verilebilmesi için taşınmazın yüzölçümü, niteliği, pay ve paydaş sayısı ve tarım arazilerinin niteliği ile imar mevzuatına göre aynen taksimin mümkün olup olmadığının araştırılması gerekir. Taşınmazın önemli ölçüde bir değer kaybına uğraması söz konusu ise aynen bölünerek paylaştırılmasına karar verilemez. Keza paydaşlar rıza göstermedikleri takdirde taşınmazın bir bölümü paylı bırakılamaz. 3....
Bu nedenle davacının satış suretiyle paylaşma istemesi davalıların aynen paylaşma istemesine engel teşkil etmez. Paydaşlığın giderilmesi davalarında mahkemece malın aynen bölünerek paylaştırılmasına karar verilebilmesi için taşınmazın yüzölçümü, niteliği, pay ve paydaş sayısı ve tarım arazilerinin niteliği ile imar mevzuatına göre aynen taksimin mümkün olup olmadığının araştırılması gerekir. Taşınmazın önemli ölçüde bir değer kaybına uğraması söz konusu ise aynen bölünerek paylaştırılmasına karar verilemez. Keza paydaşlar rıza göstermedikleri takdirde taşınmazın bir bölümü paylı bırakılamaz. Aynen bölünerek paylaştırmanın (taksimin) mümkün olması durumunda bölünen parçaların değerlerinin birbirine denk düşmemesi halinde eksik değerdeki parçaya para (ivaz) eklenerek denkleştirme sağlanır. Paydaşlar arasında anlaşma olmadıkça hakim kendiliğinden bazı taşınmazların bir kısım paydaşlara, kalanın diğer paydaşlara verilmesi şeklinde aynen bölünerek paylaştırmaya karar veremez....
Köyü, 363, 380, 464, 495 ve 901 parsel sayılı taşınmazlar üzerindeki ortaklığın aynen taksim suretiyle giderilmesi istemi ile dava açmış, sonra talebini 07.07.2008 tarihli ıslah dilekçesi ile, dava konusu taşınmazlar üzerindeki ortaklığın aynen taksim mümkün değilse satış suretiyle giderilmesi şeklinde değiştirmiştir. Davalı ... vekili, aynen taksim şartları oluşmadığından ortaklığın satış suretiyle giderilmesini savunmuştur. Davalı ..., ortaklığın aynen taksim suretiyle giderilmesini savunmuştur....
Bu nedenle davacının satış suretiyle paylaşma istemesi davalıların aynen paylaşma istemesine engel teşkil etmez. Paydaşlığın giderilmesi davalarında mahkemece malın aynen bölünerek paylaştırılmasına karar verilebilmesi için taşınmazın yüzölçümü, niteliği, pay ve paydaş sayısı ve tarım arazilerinin niteliği ile imar mevzuatına göre aynen taksimin mümkün olup olmadığının araştırılması gerekir. Taşınmazın önemli ölçüde bir değer kaybına uğraması söz konusu ise aynen bölünerek paylaştırılmasına karar verilemez. Keza paydaşlar rıza göstermedikleri takdirde taşınmazın bir bölümü paylı bırakılamaz. Aynen bölünerek paylaştırmanın (taksimin) mümkün olması durumunda bölünen parçaların değerlerinin birbirine denk düşmemesi halinde eksik değerdeki parçaya para (ivaz) eklenerek denkleştirme sağlanır. Paydaşlar arasında anlaşma olmadıkça hakim kendiliğinden bazı taşınmazların bir kısım paydaşlara, kalanın diğer paydaşlara verilmesi şeklinde aynen bölünerek paylaştırmaya karar veremez....


