CEVAP: Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; Dava konusu ... plakalı araç ... tarihinde davacı tarafından satın alındığını, araç, davacıya hasarsız, boyasız ve ayıpsız olarak teslim edildiğini, davacı aracı bu tarihten beri kullandığını, dava zamanaşımına uğradığını, Eğer iddia edilen ayıp varsa, bu ayıp davacının kullanımından kaynaklı kaza ya da araca yapılan bir darbeden meydana gelmiş olabileceğini, eğer bir kazaya karıştıysa araç, sigorta kapsamında onarılmış olma ihtimali bulunmadığını, aracın durumu misli ile değişime uygun olmadığını, bu nedenlerle haksız davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava, ayıp nedeniyle misli ile değişim istemine ilişkindir. Taraflar arasında araç satımına dair ticari ilişki mevcut olup, davalı ... şirketinin ..., ......
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, asıl davada taraflar arasında imzalanan sözleşme kapsamında mal tesliminden dolayı malın ayıplı olduğu iddia edilerek nakte çevrilen teminat mektup bedellerinin iadesi, karşı davada sözleşmeden dönülerek bedel iadesi olmadığı takdirde misliyle değişimi istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1.Taraflar arasında imzalanan 21.05.2008 tarihli sözleşme hükümleri. 2. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 26 ncı maddesi (818 sayılı Borçlar Kanununun 19 uncu maddesi.) "Taraflar, bir sözleşmenin içeriğini kanunda öngörülen sınırlar içinde özgürce belirleyebilirler." şeklindedir. 3. TBK'nın 112 nci maddesinde (818 sayılı Borçlar Kanununun 96 ncı maddesi.) "Borç hiç veya gereği gibi ifa edilmezse borçlu, kendisine hiçbir kusurun yüklenemeyeceğini ispat etmedikçe, alacaklının bundan doğan zararını gidermekle yükümlüdür." şeklindedir. 3....
Tüm dosya kapsamında yapılan incelemede, dosya kapsamına ve denetime uygun alınan bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere; Araçtaki ayıbın üretim hatasından kaynaklandığı ve gizli ayıp niteliğinde olup garanti kapsamında onarıldığı görülmektedir. Davacı, tercihini onarım yönünde kullanmış bulunduğundan ve araçtaki arıza da arızalı parçaların değişimi ile garanti kapsamında giderilmiş olduğundan ,araç garanti kapsamında ayıplı motor yenisi ile komple değiştirildiği için ücret ödenmemiş, kaskoda yapılmadığı için bir değer kaybı söz konusu olmadığı, dava ve keşif tarihi itibariyle araçta herhangi bir arızada bulunmadığından davacı aracın misli ile değişimi veya bedel iadesi talebinde bulunamayacağı anlaşılmıştır. Bu durumda davanın reddine karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur....
; Dava konusu araçta üretimden kaynaklı ayıp niteliğinde herhangi bir arıza bulunmadığından, davacı tarafından araçta var olduğu iddia edilen boya sorunu dış etkenler veya kullanım hatasından kaynaklandığından davacının iddiaları hukuka ve gerçeğe aykırı olduğundan, herhalde huzurdaki davanın reddine, Kabul anlamına gelmemek üzere, mahkemece ayıbın üretimden kaynaklandığı sonucuna varılırsa öncelikle Yargıtay kararları doğrultusunda araçta takyidat varsa bedel iadesi ya da misli ile değişim istenemeyeceğinin kabulü ile diğer seçimlik haklar doğrultusunda karar verilmesine; takyidat yok ise de ücretsiz onarımla giderilebilecek ve mevzuat kapsamında araçtan beklenen faydayı azaltacak bir ayıp olmadığı dikkate alınarak araç değişimi taleplerinin seçimlik hakların orantılı kullanılması ilkesi çerçevesinde reddine, ücretsiz onarım ya da bedel indirimi yönünde hüküm kurulmasına, yukarıdaki taleplerin kabul edilmeyip aracın ayıpsız misli ile değişime karar verilir ise, kanun yollarına başvuru...
veya bedel iadesi taleplerinde bulunması haksız ve kötü niyetli olduğunu ve açıklanan nedenlerle davanın reddini talep ve beyan etmiştir....
Ayrıca; davacı dava dilekçesinde; makinelerin ayıpsız misliyle değiştirilmesini, misli mümkün değilse teslim edilen makinelerin bedelinin belirlenerek teslim ve taahhüt edilmesi gereken makinelerin sözleşmedeki bedelinden ellerindeki makinelerin bedeli oranında indirilmesini, hiç teslim edilmeyen buhar jeneratörünün sözleşme satış bedelinden indirilmesini ve sözleşme ile belirlenen taahhütlere aykırılık nedeniyle davalının 30.000 Amerikan Doları ceza tazminat ödenmesini talep etmiş, harca esas değer olarak da 40.000,00 TL bedel göstermiştir. Davacı dava dilekçesinde bu 40.000,00 TL'lik bedel içerisinde talep ettiği kalemler için ne kadar bedel istediğini açıklamamıştır....
Davalılar ise araçta bir ayıp bulunmadığını, davadaki talebin garanti şartlarına aykırı olduğunu, davaya konu araçta bir ayıp olsaydı dahi değiştirilmesi veya bedel iadesi talep edilemeyeceğini, davaya konu araçtaki arızanın onarıldığını ileri sürerek davanın reddini talep etmişlerdir. Dosya başlangıçta miktar eksik belirtilerek naip hakimce görülmüş, söz konusu aracın bedeli belirlendikten sonra eksik harç tamamlanıp dosya heyete tevdi edilmiştir. Dava konusu araçta makine mühendisi eşliğinde inceleme yapılmış, bilirkişiden; dava konusu araçta üretimden kaynaklı ayıp bulunup bulunmadığı, ayıbın gizli mi açık ayıp mı olduğu , araçtan beklenen faydayı ortadan kaldırıcı nitelik bulunup bulunmadığı, ayıbın niteliği giderilebilir olup olmadığı, giderilebilir ise onarım maliyetinin ne miktarda olduğu, buna göre bedelde indirimin mi diğer seçimlik hakların mı hakkaniyetli olduğu hususunda rapor düzenlenmesi istenilmiştir....
TEMYİZ EDEN : Davalı vekili HUKUK GENEL KURULU KARARI Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü: Dava, 4077 sayılı kanuna dayanılarak, tüketici tarafından üreticiye karşı açılmış olup; mobilyadaki ayıp nedeniyle bedel iadesi istemine ilişkindir....
Taraflar arasındaki uyuşmazlık konuları, davacının davalıdan satın aldığı aracın ayıplı olup olmadığı, ayıplı ise söz konusu ayıbın gizli olup olmadığı, aracın ayıpsız misli ile değişim koşullarının oluşup oluşmadığı, taraflar arasındaki satış sözleşmesinin iptali ile ödenen 180.000,00 TL bedelin iadesi şartlarının oluşup oluşmadığı ile davacı tarafından harcanan servis bedelleri ve masraflarının ve aracın serviste kaldığı süre boyunca kullanılamaması nedeniyle uğranıldığı iddia edilen zararın miktarı, bu tutarın davalılardan talep edilip edilmeyeceği ile davacının hak düşürücü sürede açılıp açılmadığı ve davacının süresi içerisinde ayıp ihbarında bulunup bulunmadığı noktalarındadır. HMK'nın 116. maddesine göre kesin yetki kuralının bulunmadığı hâllerde yetki itirazı, ilk itiraz olup ilk itirazların hepsi cevap dilekçesinde ileri sürülmek zorundadır; aksi hâlde HMK'nın 117/1. maddesi uyarınca dinlenemez. Bunun yanı sıra dilekçelerin karşılıklı verilmesinden sonra ön inceleme yapılır....
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, dava konusu ayıplı olduğu iddia edilen cep telefonunun ayıpsız misliyle değiştirilmesi aksi halde ödenen bedelin iadesi istemine ilişkin olup, uyuşmazlık davacının, satın almış olduğu cep telefonunda iddia edildiği şekilde ayıp olup olmadığı, ayıplı ise ayıbın niteliğinin ne olduğu(gizli-açık ayıp), ayıp sebebi ile muayene ve ihbar yükümlülüğünün davacı tarafça yerine getirilip getirilmediği, niteliğine göre ayıbın davacı tarafa cep telefonunu iade ederek ödediği bedeli talep hakkı verip vermeyeceği, bu talep yerinde görülmezse ayıp sebebi ile cep telefonu bedelinden indirim yapılmasının gerekip gerekmediği, indirim yapılacaksa miktarının ne olduğu, davalının cep telefonunu bu şartlar altında kabule zorlanıp zorlanamayacağı, davalı .....Ltd. Şti. ile Artı Bilg. Satış ve Eğitim Hizm. İnş. Mak. San. AŞ'ye husumet yöneltilip yöneltilemeyeceği hususlarında olduğunun tespitine karar verildi....


