Davalı cevabında, 2013 yılında tarlasına silajlık mısır ektiğini, ancak davacıdan sulama hizmeti almadığını, tarlasını Ilgın Belediyesine ait kaplıca atık suyuyla suladığını, bunun için kepçe getirtip tarlasına su yolu açtırdığını, boruları kendisinin döşediğini, böylece davacı birlikten hiçbir hizmet almadığını, 2014/182 esas sayılı kararın davacıdan hizmet alıp sulama yaptığına ilişkin olmayıp, sadece ekim yaptığına ilişkin olduğunu belirterek, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuş, davalı vekili dosyaya sunduğu 04/01/2016 tarihli beyan dilekçesinde 2013 yılında aşırı kuraklık olduğunu, gölde su olmadığını ve müvekkilinin atık su ile sulama yaptığını ileri sürmüş, davalı 10/01/2016 günlü oturumda tanık ifadelerine karşı beyanında ise, tarlasının yanındaki kanala hem gölden hem de kaplıca suyundan su geldiğini, tarlasına su verilmesi için davacı birliğe başvurduğunu, ancak kepçe olmadığı için kendisine su vermediklerini, bunun üzerine belediyeden kepçe getirterek kendi...
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; bilirkişiden dava konusu 2018 yılı dönemine ait bedellerden tahakkuk tarihlerinde yürürlükte bulunan ilgili mevzuat hükümlerine göre Şanlıurfa İli Jandarma Genel Komutanlığı ve bağlı birliklerin bulunduğu mahaldeki yerler için belirlenen en düşük su ve atık su tarife ücretinin azami yüzde elli fazlası olması gerektiği dikkate alınarak atık su bedeli ile su bedellerinin su satış tarifesi ile protokol hükümlerinde belirtilen dönemler nazara alınarak meskende su bedelinin 2,10 TL, atık su bedeli 1.05 TL, köy tarifesi meskende su bedeli 0,52 TL, atık su bedeli 1,05 TL olarak belirlenmiş ve davaya konu dönemler bilirkişinin raporuna ekli çizelge ve hesap tablosunda ayrı ayrı hesaplanarak davalı idarenin 2018 yılının 12 ayına ait iade etmesi gereken tutarın 798.543,57 olduğu, Kanunun Ek 2 nci maddesinin son cümlesinde açıkça belirtilmediği ve davacının kanunda sayılan kamuya ait eğitim kurumları...
Somut olaya gelince; mahkemece alınan ilk bilirkişi raporunda, aylık su tüketim miktarının 250 metreküp olduğu belirtilmiş; ikinci raporda ise, aylık su tüketim miktarının 632 metreküp olduğu kabul edilerek hesaplama yapılmıştır. Mahkemece yeni bir bilirkişi incelemesi yaptırılmaksızın ikinci rapor benimsenerek karar verilmiştir. İlk bilirkişinin düzenlediği rapor ile hükme dayanak yapılan ikinci bilirkişi raporu arasında, kaçak su bedelinin hesabı yönünden çelişki bulunmaktadır. Çelişkili raporlara dayanılarak karar verilemez. Hal böyle olunca, mahkemece kaçak su bedelinin hesabı yönünden ilk bilirkişinin düzenlediği rapor ile ikinci bilirkişi raporu arasındaki çelişkinin üçüncü kez bilirkişi incelemesi yaptırılarak giderilmesi, toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna uygun bir şekilde karar verilmesi gerekirken, eksik araştırma ve soruşturma ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir....
-3- Mahkemece bilgisine başvurulan bilirkişi tarafından düzenlenen 24.11.2014 tarihli bilirkişi raporunda, ..." dava konusu aboneliğin kayıtlı olduğu adreste kanalizasyon sistemi bağlantısı bulunmaması nedeni ile davalı kurum tarafından davacıya iade edilen atık su bedelinin 541,392 m3 olduğu, atık su kullanımının, normal su kullanımın yarısı kadar olduğu göz önüne alındığında, davacının abonelik tarihinden itibaren satın aldığı su miktarının 1.082,784 m3 olması gerektiği, bu miktarın mekanik sayacın ölçmüş olduğu 1.318,00 m3 miktardan düşülmesi sonucu kalan 235,216 m3 su miktarının bedel ödemeksizin kullanılmış su miktarı olacağı, buna göre davacının sorumlu tutulabileceği bedelin 457,26 TL olduğu..." belirtilmiştir. Oysa hesaplamanın tutanak tarihinde yürürlükte ... Tarifeler Yönetmeliği hükümlerine göre yapılması gerekir....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılarak atık su ve kanalizasyon boru hattı geçirilen taşınmazın irtifak hakkı karşılığı ile kesilen ağaç bedellerinin tahsili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi, davalı idare vekilince verilen dilekçe ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup uyuşmazlık anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü. - K A R A R - Dava, kamulaştırmasız el atılarak atık su ve kanalizasyon boru hattı geçirilen taşınmazın irtifak hakkı karşılığı ile kesilen ağaç bedellerinin tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı idare vekilince temyiz edilmiştir. Bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Alınan rapor yasa hükümlerine uygundur....
./02/2009 günü atık su basması sonucunda sigortalının işyerinde meydana gelen ....125,00 TL'lik hasar bedelinin müvekkili ... şirketi tarafından sigortalıya ödendiğini, bu hasarın ... İş Merkezi'nin atık su logarlarının dolup taşması sonucu meydana geldiğini, iş merkezi yönetim müdürü olan davalının sorumluluğunun olduğunu iddia ederek ....125,00 TL'nin 06/04/2009 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davaya konu hasarda ... İş Merkezinin, iş merkezi yöneticisinin kusurunun olmadığını, müvekkilinin kat maliki bile olmadığını, kat malikleri kurulu kararını gerektiren işlerde husumetin kat malikine yöneltilmesi gerektiğini savunarak davanın reddini talep etmiştir. Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davanın ... İş Merkezi yöneticisi olan davalı ...'ın şahsen kendisine yönelik açılmış olduğu, sorumluluğun ......
Somut olaya gelince, davacı taraf davalı kurum tarafından haksız olarak tahakkuk ettirilen kaçak su bedelini ödediğini, oysa kaçak su kullanmadığını öne sürerek davalı kuruma ödenen bedelin istirdadını istemiştir. Mahkemece, kaçak su bedelinin hesabı yönünden bilirkişi incelemesi yaptırılmamış, davalı tarafından tahakkuk ettirilen bedelin yönetmeliğe uygun olduğu kabul edilerek karar verilmiştir. Kaçak su bedeli hesabının belirlenmesi hâkimin hukuki bilgisi ve genel hayat tecrübelerine göre değerlendirebileceği bir konu olmayıp, uzman bilirkişi incelemesini gerektiren teknik bir konu olduğu kuşkusuzdur. Eksik araştırma ve soruşturma ile karar verilemez....
Kahve ve Hazır Gıda Sanayi Ticaret Limited Şirketine ait işyerinin "İşyeri Paket Sigortası" ile sigortaladığını, 27/03/2015 tarihinde müvekkili tarafından sigortalanan işyerin, davalının atık su şebekesinin bakım ve kontrollerini yapmaması nedeniyle oluşan patlama nedeniyle su bastığını, su basması nedeniyle oluşan 67.000,00 TL zarar bedelinin sigortalıya ödendiğini, dava dışı sigortalının söz konusu tarihleri kapsar şekilde ... Sigorta Anonim Şirketi nezdinde de sigorta sözleşmesi akdettiğinin, buna göre müvekkili tarafndan akdedilen sözleşmenin TTK'nun 1468 maddesi kapsamında kısmi sigorta hükmünde olması nedeniyle, ilk sigortacı olan ... Sigortan Anonim Şirketinden yapılan ödemenin 47.574,59 TL'sinin Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/421 E. sayılı kararı ile ......
TÜKETİCİ MAHKEMESİ TARİHİ : 16/09/2014 NUMARASI : 2014/238-2014/1344 Taraflar arasındaki alacak davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı vekili dilekçesinde; müvekkili olan davacının, davalı kuruma başvurarak kuyu suyu kullanmak maksadı ile abonelik aldığını, bu abonelik ile yapılan faturalandırma işleminin yasal dayanaktan yoksun olduğu gibi faturalardan anlaşılacağı üzere fatura bedeline kullanım bedeli haricinde katı atık toplama bedeli ve katı atık bertaraf bedeli adı altında bedel yansıtıldığını, davalı kurumun müvekkil adına düzenlemiş olduğu atık su bedelinin katı atık toplama bedelinin, katı atık bertaraf bedelinin haksız ve yasaya aykırı olduğunun tespiti ile müvekkilinin bu güne kadar davalı kuruma ödemiş olduğu bedellerden...
Toplu Yapı Sitesinde yapılan incelemeye binaen yerinde tanzim edilen 08/09/2021 tarihli yoklama tutanağında, 43 adet ticarethane nitelikli taşınmazın bulunduğu bilgisine yer verildiği, ayrıca 43 adet ticari nitelikli taşınmaza ait ayrı ayrı su aboneliği bulunmadığının tespit edildiği, bu tespite istinaden Bornova Belediye Başkanlığının site yönetimine ait su aboneliğinde sadece bir(1) adet işyeri için en düşük tarife olan 7/1 grup derece karşılığına denk gelen 72,00-TL ile tahakkuk yapıldığı ve daire/hane çarpan sayısı ile tahakkuk yapılmadığı, bu kapsamda mevcut faturalara yıllarca sadece tek bir ticarethane bedeli ile katı atık ücretinin eksik ve hatalı olarak tahakkuk yapıldığı hususlarının tespit edildiği, bu tespite istinaden davalı Bornova Belediyesi tarafından Ekim 2021 tarihi itibariyle davacı site bünyesindeki bağımsız bölümler dikkate alınarak katı atık ücreti belirlendiği ve su faturasına 1.063,81-TL olarak yansıtılması üzerine, davacı tarafından, makul olmayan fiyat artışı...


