"İçtihat Metni" Taraflar arasındaki dava, ödenen atık su kanal katılım bedelinin iadesi istemine ilişkindir. Uyuşmazlığın niteliğine ve tarafların sıfatına göre, dosyanın temyiz incelemesi, Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin görevine girmektedir. SONUÇ: Yukarıdaki açıklanan nedenlerle, dosyanın görevli Yargıtay 3. Hukuk Dairesi Başkanlığı’na GÖNDERİLMESİNE, 19.03.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....
Asliye Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 14/04/2015 NUMARASI : 2014/235-2015/146 - K A R A R - Uyuşmazlığın su ve atık su bedelinin tahsili konulu alacak talebinden kaynaklanmasına göre kararın temyiz incelemesi Dairemizin görevi dışında olup, Yüksek 3. Hukuk Dairesinin görevi dahilindedir. 11.04.2015 tarihinde Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren 6644 sayılı kanunla değişik 2797 sayılı Kanun'un 60.maddesi uyarınca görevli dairenin belirlenmesi için dosyanın Hukuk İşbölümü İnceleme Kurulu'na gönderilmesi gerekmektedir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle dosyanın Yüksek 1.Başkanlığa sunulmasına, 25.11.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi....
(Atık Su Arıtma Tesisi Projesi Hizmeti) alımına ait 2012/50950 ihale kayıt numaralı sözleşmenin imzalandığı, sözleşmenin 2. Maddesinde idarenin ... Belediye Başkanlığı yüklenicinin ... Proje olduğu, 5. Maddesinde sözleşme konusu işin ... (Adana) Atık Su Arıtma Tesisi Projesi olduğu, 6. Maddesinde ise sözleşme türü ve bedelinin toplam götürü bedelinin 80.250,00-TL olarak belirlendiği, 09/04/2013 tarih ve AAT00023 belge numaralı Adana ili ... ilçesi Atık Su Arıtma Tesisi Projesi Onay Formu'nun düzenlendiği, ... Proje Müşavirlik Mühendislik.... Ltd. Şti.nce ... Belediye Başkanlığı aracılığıyla 09/07/2013 tarih ve A-036759 sıra numaralı 94.695,00-TL (KDV Dahil) tutarlı faturanın düzenlendiği, bu aşamada Türkiye Cumhuriyeti Adana Valililiği İl Mahalli İdareler Müdürlüğü'nün 12/03/2014 tarih ve 01/13 numaralı kararında (... ilçesinin 6360 sayılı kanunun geçici 1. Maddesinin 8....
ayıplı makine ve ekipmanların sovtaj değerinin bulunup bulunmadığı, davacının davalıdan sözleşme kapsamında varsa ayıp nedeniyle tazminat talep edip edemeyeceği, edebilecek ise miktarı hususlarında bilirkişi heyetinden HMK'nun 279/2. maddesine uygun olarak açıklamalı rapor tanziminin istenilmesine karar verilmiş, bilirkişiler ***'nın mahkememize sunmuş olduğu *** tarihli raporlarında özetle; Taraflar arasında akdedilmiş olan *** tarihli Atık Su Arıtma Tesisi Yapım Sözleşmesi kapsamında tarafların edimlerini ifa etmiş olduğuna, davacı tarafın ödemeleri yaptığına, davalı tarafın ise sözleşmede belirtilen işi bitirip teslim etmiş olduğuna, Tesisin teslimi ve çalıştırılması sonrasında, Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü tarafından yapılan kontrollerde, atık su analiz raporları sonucunda, Su Kirliliği Kontrol Yönetmeliğinde belirtilen pH, askıda katı madde ve kimyasal oksijen ihtiyacı parametrelerinin sınır değerleri aştığının tespit edildiğine, atık su arıtma tesişinin bir bütün halinde değerlendirilmesi...
KARAR Davacı, davalı Bakanlığa bağlı muhtelif birimlerin su abonesi olduğunu, ancak davalının tahakkuk eden su ve atık su bedelini ödemediğini ileri sürerek 59.579.227.000 Tl. su ve atık su bedeli bakiyesi gecikme cezası ve gecikme cezasının KDV.si olmak üzere toplam 215.562.818.729 TL.nın tahsiline, asıl alacağa 26.6.2003 tarihinden itibaren gecikme zammı uygulanmasını ve KDV.si eklenmesini istemiştir. Davalı, davacının talebinin ayrıntılı açıklama içermediğini, zamanaşımı süresinin dolduğunu, ... Temizlik Vergisi kapsamında bulunan atık su bedelinin istenemeyeceğini, davacının kuruluş kanununda 6183 sayılı yasaya atıfda bulunulmaması nedeniyle gecikme cezası istenemeyeceğini savunarak davanın reddini dilemiştir....
"İçtihat Metni"Asliye Hukuk Mahkemesi KARAR Davacı su ihtiyacını kendisinin karşıladığını, Yer Altı suları kullanma belgesi olduğunu, abone olması gerektiği düşüncesi ile kuruma abone olduğunu, ancak davalının tüketim bedeli almasının yasal dayanağının olmadığını ileri sürerek yanlışlıkla ödedikleri bedelin iadesi için eldeki davayı açmıştır. Bilirkişi tahakkuk eden faturalarda atık su bedeli olmadığını tespit etmiştir. Taraflar tacir olup, tükettiği su bedelinin iadesine yönelik talebinin inceleme merci Yargıtay 19. Hukuk Dairesine aittir. Ancak bu konuda 19. Hukuk Dairesince de görevsizlik kararı verildiği görülmüştür. SONUÇ: Dairemizin görevsizliğine aynı konuda 19.Hukuk Dairesince de görevsizlik kararı verildiğinden görev uyuşmazlığının çözümlenmesi için dosyanın Yüksek Birinci Başkanlığına GÖNDERİLMESİNE, 5.2.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi....
"İçtihat Metni"Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi - K A R A R - Davacının tacir olmamasına ve uyuşmazlığın atık su bedelinin tahsili istemine ilişkin bulunmasına göre temyiz incelemesi Dairemizin görevi dışındadır. SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle dosyanın temyiz incelemesini yapmakla görevli Yüksek 13.Hukuk Dairesi Başkanlığına gönderilmesine, 24.01.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi....
"İçtihat Metni" Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi Nosu : 505-647 - K A R A R - Uyuşmazlık, atık su bedelinin tahsili isteminden kaynaklanmakta olup, temyiz incelemesi Dairemizin görevi dışındadır. SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle dosyanın temyiz incelemesini yapmakla görevli Yüksek 13.Hukuk Dairesi Başkanlığına gönderilmesine, 20.07.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi KARAR TARİHİ :13.4.2010 ÜÇÜNCÜ ŞAHIS : Uyuşmazlık sözleşmeden kaynaklanan atık su bedelinin tahsili için icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Bu durumda temyiz incelemesi dairemizin görevi dışında bulunduğundan dosyanın görevli Yargıtay 3. Hukuk Dairesine gönderilmesine, 22.6.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....
KARAR Davacı, davalıya bağlı muhtelif birimler ile aralarında yapılan abonelik sözleşmesi gereğince oluşan su ve atık su borçlarının ödenmediğini, gecikme zammı ve KDV si ile birlikte 53 082 500 899 TL nin davalıdan tahsiline asıl alacağa 26.6.2003 tarihinden itibaren 6183 sayılı yasa uyarınca gecikme zammı ve KDV uygulamasına karar verilmesini istemiştir. Davalı, zamanaşımının dolduğunu, atık su bedelinin kendilerinden istenemeyeceğini, 6183 sayılı yasanın uygulanmasının mümkün olmadığını savunarak davanın reddini dilemişlerdir....


