WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 15 Haziran 2026

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Ziynet, Katkı Payı Ve Katılma Alacağı Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, asıl davanın, karşı davanın ve birleşen davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiş olup hükmün davacı/davalı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü. KARAR Davacı/karşı ve birleşen dosya davalısı ... vekili, dava dilekçesinde belirtilen taşınmaz nedeniyle alacağın tahsilini talep ve dava etmiş, karşı ve birleşen davanın reddini savunmuştur. Davalı/karşı ve birleşen dosya davacısı ... vekili, davanın reddini savunmuş, karşı dava ve birleşen dava dilekçesinde sayılan mallar nedeniyle alacak talebinde bulunmuştur....

İddianın ileri sürülüş şekline göre dava, artık değere katılma alacağı, menfi tespit ve alacak isteğine ilişkindir. Taraflar, 08.03.2007 tarihinde evlenmiş, 08.05.2008 tarihinde açılan boşanma davasının kabulüne ilişkin hükmün, 05.05.2010 tarihinde kesinleşmesiyle boşanmışlardır. Mal rejimi boşanma davasının açıldığı tarih itibarıyla sona ermiştir (TMK 225/son). Sözleşmeyle başka mal rejiminin seçildiği ileri sürülmediğinden evlilik tarihinden bu tarihten mal rejiminin sona erdiği tarihe kadar, edinilmiş mallara katılma rejimi geçerlidir (4722 sayılı yasanın 10, TMK 202/1.m)....

Kararı bir kısım birleşen dava davalıları vekili ile asıl ve birleşen dava davalısı vekili temyiz etmiştir. Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre asıl ve birleşen davada davalı .... .... vekili ve bir kısım birleşen davada davalılar vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde görülmemiştir....

Hukuk Dairesi Taraflar arasında görülen davanın yapılan yargılaması sonucunda; ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf incelemesi üzerine bölge adliye mahkemesinin yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmünün Yargıtay’ca incelenmesi davalı Hazine vekilince istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup uyuşmazlık anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü: -K A R A R- Asıl dava, taşınmazın orman kadastrosu neticesi orman sınırlarında bırakılması nedeniyle 4721 sayılı TMK.'nın 1007. maddesine dayalı tazminat, karşı dava ise taşınmazın tapusunun iptali ile orman vasfıyla Hazine adına tescili istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince asıl davanın davalı Hazine yönünden kabulüne, davalı ... idaresi yönünden ise davanın reddine, karşı davanın ise kabulüne ilişkin olarak verilen karara karşı, davalı Hazine ve davacı/karşı davalı vekilleri tarafından yapılan istinaf başvurusunun İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37....

Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Asıl ve birleştirilen davalar, ehliyetsizlik ve muris muvazaası hukuksal nedenlerine dayalı tapu iptali ve tescil, olmadığı takdirde tenkis istemine ilişkindir. 3.2. İlgili Hukuk Ehliyetsizlik: 4721 sayılı TMK′nin 9., 10., 13. ve 15. maddeleri. Muris muvazaası: 1.4.1974 tarih 1/2 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı, Türk Medeni Kanunu'nun(TMK) 706., Türk Borçlar Kanunu'nun(TBK) 237. ve Tapu Kanunu'nun(TK) 26. maddeleri. 3.3. Değerlendirme Dosya içeriğine, toplanan delillere ve bozmaya uyularak benimsenen IV. bentteki bozma gerekçelerine göre, asıl ve birleştirilen davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır VI....

TMK 862. maddesine göre ise rehin, taşınmazı bütünleyici parçaları ve eklentileri ile birlikte yükümlü kıldığından, ipotek akit tablosunda yazılı olmasa bile ipotekli taşınmazın eklentisi niteliğindeki menkuller taşınmazdan ayrı olarak hazcedilip satılamaz. Bir başka anlatımla mahcuzların eklentisi olduğu taşınmaz kaydında ipotek (rehin) olması halinde taşınmazın bütünleyici parçaları ve eklentileri haczedilmezlik kapsamındadır. TMK 862. maddesine göre ipotek akit tablosunda yazılı olmasa bile ipotekli taşınmazın eklenti niteliğini taşıyan unsurları haczedilemez, satılamaz. Eklenti TMK 686/2.-3. maddesinde tanımlanıp, açıklığa kavuşturulmuştur. Buna göre “Eklenti, asıl şey malikin anlaşılabilen arzusuna veya yerel adetlere göre, işletilmesi, korunması veya yarar sağlaması için asıl şeye sürekli özgülenen ve kullanılmasında takma veya başka bir biçimde asıl şeye bağlı kılınan taşınır maldır. Eklenti, asıl şeyden geçici ayrılmakla bu niteliğini kaybetmez....

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı asıl davanın kısmen kabulüne, birleşen davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün birleşen davada davalılar ile asıl davada davalı ..., asıl davada davalı ... ve asıl davada davalı ... vekillerince duruşmalı, asıl ve birleşen davada davacı, asıl davada davalı ..., asıl davada davalı ..., asıl davada davalılar ..., ..., ..., ... ve ... vekillerince duruşmasız olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalı ... ... ve dört arkadaşına vekaleten kendi adına asaleten avukat ..., davalı ... ile vekili avukat ..., davalı ..., davalı ... vekili avukat ..., ... vekili avukat ..., birleşen dosyada davalı ... mirasçıları vekili avukat ..., davacı ... mirasçıları vekili avukat ...'...

Davalı-davacı vekilinin diğer karar düzeltme isteklerine gelince; Mahkemece, karşı dava yönünden dava konusu 16 parsel sayılı taşınmazın edinme nedeninin tapuda 2006 yılında satış olarak gözüktüğü, aynı taşınmazın 01/01/2002 tarihinden önce karşı davalının ailesi adına kayıtlı olduğu, karşı davalının ailesinin vefatı ile mirasın kendisine intikal ettiğinin tapu kayıtlarından anlaşıldığı, karşı davalının tanık beyanlarında bu taşınmazın kardeşler arasında miras taksimi sonucu bedelsiz olarak karşı davalı ... adına kaydedildiğini beyan ettikleri, mal rejimi davalarında bir malın edinilmiş mal mı yoksa kişisel mal mı olduğu mala ödenen ivazın kaynağına göre belirleneceği, bu kaynağın ivazsız olduğu iddiasının her türlü delil ile kanıtlanabileceği, dinlenen tanık beyanlarından dava konusu taşınmazın TMK'nin 220 maddesi uyarınca karşı davalının kişisel malı olduğu gerekçesiyle karşı davanın reddine karar verilmiştir....

Asıl davada davalı üçüncü kişiler, murislerinin tapuya güvenerek taşınmazı satın aldığını murisleri ve kendilerinin iyi niyetli olduklarını; keza, birleşen davada davalı kooperatifin tapuya güvenerek yüklenici temsilcisine kredi verdiklerini ve karşılığında ipotek tesis ettiklerini, iyi niyetli olduklarını yargılamanın tüm aşamalarında belirtmelerine rağmen ilk derece mahkemesinin her iki dava yönünden de tapu iptali ve tescil ile ipoteğin kaldırılması istemlerinin kabulüne karar vermesi ve istinaf isteminin reddine karar verilmesi TMK nın 1023. maddesinde düzenlenen "tapuya güven ilkesine" aykırı olmuştur. Anılan ilkeye göre tapuya güvenen kişinin iyi niyetli olduğu karine olarak kabul edilir. Bu karinenin aksini, yani davalıların kötü niyetli olduğunu davacı tarafın ispatlaması gerekir. Görülmekte olan asıl ve birleşen davalarda, davacı taraf, “afaki” iddialar dışında davalıların kötü niyetli olduğuna dair hiçbir delil sunamamıştır....

Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki muhdesatın tespiti ve el atmanın önlenmesi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl davanın reddine, karşı davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davacı-karşı davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kısmen kabulüne, İlk Derece Mahkeme kararının kaldırılmasına, asıl davanın reddine ve karşı davanın usulden reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı-karşı davalı vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 25.04.2023 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir. Belli edilen günde temyiz eden davacı-karşı davalı vekili Avukat ....., karşı taraftan davalı-karşı davacı vekili Avukat ... geldiler. Açık duruşmaya başlandı....

UYAP Entegrasyonu