Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi uyarınca temliken tescil mümkün olmaması halinde tazminat istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369, 370 ve 371. maddeleri, 6098 sayılı TBK 470-486 maddeleri, 3....
Mahallesi, 231 ada 18 parseldeki arsa üzerinde inşa edilecek B ve C bloklarda davalı kooperatife ait 3.203,66 m2'lik dükkan alanının % 68'ine tekabül eden 2.178,48 m2’lik kısmı kapsadığının tespitine, davacının diğer taleplerinin reddine, davacı-karşı davalının davalı ... aleyhine açmış olduğu davasının reddine ve davalı-karşı davacının davasının da reddine karar verilmiştir. Hükmü, davacı şirket vekili ile davalı-karşı davacı kooperatif ve davalı ... vekili temyiz etmiştir. Dosyada yer alan bilgi ve belgelerden; dava dışı arsa sahibi ile davalı yüklenici kooperatif arasında 19.06.2001 tarihli arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi bulunduğu, yüklenicinin 231 ada 18 sayılı parsel üzerindeki binayı yapmasına karşılık, yapılacak daire ve dükkanların % 32’sinin arsa sahibine ait olacağı, % 68 oranında daire ve dükkanların da yükleniciye arsa sahibi tarafından bedel olarak arsa payı karşılığı verilmesinin kararlaştırıldığı anlaşılmaktadır....
Noterliği'nin 14.07.1997 tarih 30071 yevmiye nolu arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi düzenlendiği uyuşmazlık konusu değildir. Davalı arsa sahipleri davalarında murisleri ile davalı yüklenici arasında düzenlenen kat karşılığı inşaat sözleşmesinin geriye etkili feshi ile davalılar adına olan tapuların iptâline karar verilmesini istemiş, davalı pay satın alan üçüncü kişiler ise adlarına kayıtlı olan tapu paylarını arsa sahiplerinden satın aldıklarını iddia etmişler, bu savunmaya karşı davacı arsa sahipleri ise bu payları yüklenicinin talimatı ile davalılara devrettiklerini açıklamışlardır. Dosya kapsamına göre, davalılar adına kayıtlı olan tapuların, tapuda düzenlenen resmi satış sözleşmelerine göre davacı arsa sahipleri tarafından davalılara satışının yapıldığı görülmektedir....
"İçtihat Metni"Mahkemesi :Asliye Hukuk Hakimliği Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davacı-k.davalı vekili ile davalı-k.davacı tarafından istenmiş ve temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü: - K A R A R - Asıl dava, arsa payı karşılığı inşaat yapım sözleşmesinin feshi nedeniyle uğranılan zararlar ve kâr kaybı alacaklılarının tahsili, birleşen karşı dava ise aynı sözleşme gereği cezai şart, kira tazminatı ve imalât bedeli alacaklılarının tahsili istemine ilişkindir....
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir Asıl dava taraflar arasında imzalanan arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin geriye etkili olarak feshi nedeniyle yüklenicinin imalat bedeli ve masrafların tahsili istemine ilişkin olup karşı dava ise arsa sahibinin menfi zarar ve kira kaybı alacağına ilişkindir. 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, karşı davada davacı /asıl dava davalı vekilinin tüm asıl dava davacı karşı dava davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2- Asıl dava bakımından davacı vekilinin temyiz talebi yönünden mahkemece proje bedelinin reddine karar verilmiş ise de bu araştırma Dairemizce yeterli bulunmamıştır....
Arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin feshi, ancak taraf iradelerin birleşmesi veya mahkeme kararı ile mümkündür. Davalının sözleşmeyi fesih iradesini ihtarname ile bildirdiği, davacının da eldeki davayı açarak fesih nedeni ile talepte bulunduğu anlaşıldığından, bu davanın açılması ile fesih konusunda taraf iradelerinin birleştiği anlaşılmaktadır. Bu durumda davacı, TBK'nın 125. maddesi uyarınca taleplerde bulunabilir. Buna göre davacı, karşı tarafın sözleşmeyi haksız olarak feshettiğini ispat ettiği taktirde menfi ve müspet zararlarını talep edebilir. Ancak sözleşmenin feshinde davalı arsa sahibinin haklı olması halinde ise, ancak bu sözleşme uyarınca davalının yararlanabileceği yani davalının malvarlığında artı değer oluşturacak bir iş yapılmış ise bu işin bedeli istenebilir. Somut olayda Mahkemece sözleşmenin feshinde hangi tarafın haklı olduğu araştırılmadan davacının tüm taleplerinin hüküm altına alınması doğru görülmemiştir....
Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir. 1) Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2) Dava, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin ileriye etkili olarak feshi, eksik işlerin giderilmesi için gerekli bedel ile gecikme tazminatının tahsili istemlerine ilişkindir. Mahkemece, işin %92,86 seviyesinde ifa edildiği bu haliyle inşaat kabul edilebilir aşamaya ulaştığından sözleşmenin ileriye etkili olarak feshinin mümkün olmadığı, eksik iş bedeli ile gecikme tazminatı istemleri ancak sözleşmenin ayakta kalması halinde istenilebilecek müspet zarar kalemleri arasında olduğundan, sözleşmenin feshi ile birlikte istenemeyeceği gerekçesiyle, davacının tüm istemlerinin reddine karar verilmiştir....
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir Dava, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin arsa sahipleri tarafından feshedildiği iddiasına dayalı imalat bedelinin tahsili istemine ilişkindir. Davacı yüklenici tarafından, arsa sahibince, Tekirdağ 1.Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2005/61 esas sayılı dosyasında yanlar arasındaki sözleşmenin geriye etkili olarak feshi istemiyle dava açıldığı bildirilmiştir. Bu durumda, belirtilen dava dosyasının eldeki davayı doğrudan etkileyeceği dikkate alınarak öncelikle, 6100 sayılı HMK'nın 166. maddesi uyarınca mümkünse birleştirilmesi ya da açılmış olan o davanın HMK'nın 165. maddesi hükmü gereği bekletici sorun yapılarak sonucuna uygun bir karar verilmesi gerekirken, bu husus üzerinde durulmadan yazılı şekilde hüküm tesisinde isabet görülmediğinden kararın bozulması gerekmiştir. 2-Bozma nedenine göre, davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir....
-K A R A R- Davacı vekili, müvekkili ile davalı yüklenici arasında müvekkiline ait taşınmazlar üzerinde inşaat yapmak amacıyla düzenleme şeklinde arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi düzenlendiğini, sözleşmenin .... maddesine göre inşaatın 31.03.2007 tarihinde bitirilmesi gerektiğini, müvekkilinin üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirmesine karşın davalının süresinde inşaatı bitirip teslim etmediği gibi yapılan inşaatın sözleşme şartlarına aykırı olarak ayıplı olduğunu, davalının ihtarname keşide edilmesine rağmen verilen sürede eksiklikleri yerine getirmeyerek temerrüde düştüğünü ileri sürerek, taraflar arasında yapılan sözleşmenin feshi ile fazlası saklı olmak üzere ....000,00 TL menfi zararın davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı, davaya cevap vermemiştir....
Asıl ve birleşen dava arsa payı karşılığı inşaat yapım sözleşmesinden kaynaklanmış olup, asıl dava sözleşmenin feshi, yüklenici tarafından arsa sahibi aleyhine açılıp birleşen dava sözleşmenin aynen ifası, yapı ruhsatı alınması için yetki verilmesi, tapu iptali ve tescil ile gecikme tazminatı ve dairelerin zamanında satılamaması nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir. Yargıtay bozmasından sonra, sözleşmenin feshine ilişkin asıl davanın tefrik edilerek mahkemenin ayrı bir esasına kaydedilip yargılamanın yürütülmesi nedeniyle birleşen dava, asıl dava haline gelmiştir....


