Zira, cezai şart, asıl borca ilişkin fer'i haklardandır. Asıl borç hükümsüz olunca, cezai şart da hükümsüzdür. Buna göre geçerli bir şekilde kurulmuş arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinde yer alan dönme cezası da geçerlidir. 3.Dava konusu olayda davalıların murisi yüklenici ile davacı arsa sahibi arasında Salihli 1. Noterliğinde 05.09.2013 tarihinde yapılan "Düzenleme şeklinde gayrimenkul satış vaadi ve kat karşılığı inşaat sözleşmesi" yasada gösterilen şekilde yapılmış olup geçerlidir. Bu durumda, mahkeme kararının gerekçesinde yeralan "Somut olayda, davacı ile davalı arasında resmi şekilde tanzim edilen kat karşılığı inşaat sözleşmesinde 'taraflardan cayan olursa 30000tl cayma bedeli ödenecektir.' şeklindeki şartın dönme cezası düzenlenmiştir....
S. gelmiş, davalı tarafından gelen olmadığından, onların yokluğunda duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. -K A R A R- Davacılar vekili, taraflar arasında arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi imzalandığını, yüklenici tarafından süresinde inşaat bitirilemeyince tadil sözleşmesi yaptıklarını, buna göre işin 18 ayda bitirilememesi halinde dükkan için 3.000,00 TL ve 6 daire için 500,00 TL'den 3.000,00 TL olmak üzere toplam aylık 6.000,00 TL cezai şart öngörüldüğünü, kira geliri kaybına da uğrandığını, inşaatın süresinde bitirilmediğini ve oturma ruhsatı alınmadığını ileri sürerek, şimdilik 78.000,00 TL maddi tazminat ve 1.000,00 TL kira tazminatının tahsilini istemiş, ıslah dilekçesi ile de dava değerini 5.416,67 TL artırarak 83.416,67 TL'nin tahsilini istemiştir....
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan deliller ve tüm dosya içeriğine göre; taraflar arasında imzalanan sözleşmeye konu taşınmazların davacı daşında başka hissedarlarının da olduğu, davalı yüklenicinin tüm hissedarlarla inşaat sözleşmesi imzalamadığı ve yüklenici davalının herhangi bir inşaat faaliyetine başlamadığı hususunda taraflar arasında bir uyuşmazlık bulunmadığı, TMK'nın 692. maddesi uyarınca arsa payı karşılığı sözleşme yapılması hususunda tüm arsa sahiplerinin birlikte hareket etmesinin zorunlu olduğu, bu nedenle taraflar arasındaki sözleşmenin geçersiz olduğu, ayrıca geçersiz sözleşme nedeni ile cezai şart talep edilemeyeceği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile taraflar arasındaki sözleşmenin geçersiz olduğunun tespitine, davacının cezai şart talebinin ise reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir....
Kararı, davalı vekili, Fer’i müdahiller vekilleri temyiz etmiştir. 1) Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin yanında temyiz eden fer'i müdahil vekillerinin tüm, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir. 2) Dava, Arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin feshi ve gecikme cezasının tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin geriye etkili feshine ve gecikme tazminatının tahsiline karar verilmiştir. Fesih isteminin yanında dava konusu edilen gecikme tazminatı müspet zarar niteliğinde olup, taraflarca aksi kararlaştırılmadığı sürece sözleşmenin geriye etkili feshiyle birlikte istenemez. Bu nedenle gecikme tazminatı isteminin reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, belirtilen sebeple hükmün bozulması gerekmiştir....
Taraflar arasındaki 21.03.2005 tarihli ek sözleşmenin 3/d maddesindeki iki adet villanın kararlaştırılan tarihte işlerin tamamlanmaması durumunda arsa sahiplerine bırakılacağına dair düzenleme cezai şart niteliğindedir. Ek sözleşmede 23.06.1997 tarihli kat karşılığı inşaat sözleşmesi hükümleri saklı tutulduğuna ve davacılar da ana sözleşmeye dayanarak cezai şart isteminde bulunduklarına göre, ayrıca 21.03.2005 tarihli ek sözleşmeye dayanılarak mükerrer şekilde cezai şart isteminde bulunamazlar. Bu nedenle bilirkişiler tarafından 410.815,00 TL olarak belirlenen eksik ve kusurlu işlerin giderilme bedellerinin tamamının tahsiline karar verilmesi gerekirken, yükleniciye ait iki adet villanın arsa sahiplerine bırakıldığının kabulü ile bu villaların imalât bedelleri düşülmek suretiyle, kalan miktarın eksik ve kusurlu işlerin giderilme bedeli olarak tahsiline karar verilmesi de yanlış olmuştur. Kararın bu nedenlerle bozulması gerekmiştir....
Şti ile 10/02/2011 tarihinde arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin akdedildiğini, sözleşmeye göre, yüklenicinin inşaatı en geç 30/12/2011 tarihine kadar eksiksiz olarak bitirip teslim edeceğini beyan ve taahhüt ettiğini, davalının kat karşılığı inşaat sözleşmesine ilişkin hiçbir edimini ifa etmediğini belirterek taraflar arasındaki arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin feshi ile ....Mahallesi, 210 cilt, 22180 sayfa, 8703 parselde kayıtlı taşınmazın davacı müvekkili için daha önceki hisse oranında tapusunun iptali müvekkili adına tescili ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa hükmedilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı tarafından cevap dilekçesi sunulmamıştır. III....
Bozma ilamına uyalarak yapılan yargılama sonucunda, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, taraflar arasındaki arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi uyarınca, sözleşmeye konu taşınmazların davalı yükleniciye devredildiği, ancak davalının inşaat yapma edimini yerine getirmediği, arsa üzerine yapılan inşaatın % 0,... seviyesinde kaldığı, bu itibarla, davacı arsa sahiplerinin, sözleşmenin feshi ile tapu iptal ve tescil isteminde haklı oldukları, ancak, yüklenicinin borcu nedeniyle üçüncü kişilere satıldığı tespit edilen taşınmazlar yönünden tapu iptal ve tescil isteminde bulunamayacakları gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile ....02.2007 tarihli arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin geriye etkili olarak feshine, davalı adına kayıtlı bulunan 2998 ada ... ve 3020 ada ... no'lu parsellerin tapu kaydının iptali ile davacı ... adına tesciline, diğer taşınmazlara yönelik istemlerin reddine karar verilmiştir. ....
Asıl davada davalı-karşı davada davacılar vekili, asıl davada davacı yüklenicinin sözleşme uyarınca yapması gereken imalatları tam olarak yapmadığını, müvekkiline ait villalarda eksik ve ayıplı işler bulunduğundan müvekkilinin cezai şart ve kira tazminatı alacağı bulunduğunu ileri sürerek, 5.800,00 TL cezai şart alacağı ile dairelerin teslimi gereken 30.03.2003 tarihinden itibaren 40.000,00 TL kira tazminatının faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, 14.07.2008 tarihli ıslahla 30.03.2003 tarihinden dava tarihine kadar her bir müvekkili için 359.875,00' şer TL olmak üzere toplam 719.750,00 TL kira tazminatının davacı-karşı davalıdan tahsili ile asıl davanın reddini istemiş, 20.10.2011 tarihli dilekçe ile de, davacı-karşı davalı tarafından imal edilen villalar, ihata duvarları ve yollardaki eksik ve ayıplı imalat bedeli olan 1.915.837,36 TL ile cezai şart ve kira tazminatının tahsili koşuluyla tescile karar verilmesini istemiştir....
- K A R A R - Davacı vekili, davacı yüklenici ile davalı arasında ....01.2006 tarihli arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi imzalandığını, davalının edimlerini yerine getirmeyerek davacıyı vekaletten azlettiğini ve sözleşmeyi tek taraflı şekilde feshettiğini, davacının sözleşmenin .... maddesine dayalı olarak ödediği ....000,00 TL'nin ve .... maddesinde düzenlenmiş 50.0000,00 TL cezai şartın tahsili için başlattığı ... takibinin ise davalının haksız itirazı neticesinde durduğunu ileri sürerek, itirazın iptali ile %... ... inkar tazminatının tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davacının davasının haksız ve kötüniyetli olduğunu savunarak, davanın reddi ile %... kötüniyet tazminatının tahsilini istemiştir....
"İçtihat Metni" Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davacılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü: - K A R A R - Dava, 07.05.1999 tarihli kat karşılığı inşaat yapım sözleşmesinin feshi, cezai şart, kira alacağı ve manevi tazminatın tahsili talebiyle açılmış, mahkemece davanın reddine dair verilen karar davacılar vekilince temyiz edilmiştir. Dava konusu 2 nolu parselin müşterek mülkiyet şeklinde tapuda kayıtlı olduğu ve davacılar dışında başka hissedarlarının da bulunduğu, diğer hissedarlar ile de sözleşme yapıldığı anlaşılmaktadır....


